Ev sahibi kiracının evine girebilir mi? Kısa cevap: hayır — kiralanan taşınmazın fiili kullanım hakkı kira sözleşmesi süresince kiracıya aittir ve ev sahibi, tapu maliki olmasına rağmen kiracının rızası olmadan içeri giremez. Bu kural o kadar güçlüdür ki ihlali halinde ev sahibi hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca hapis cezası dahi gündeme gelebilir. Bu rehberde konut dokunulmazlığının sınırlarını, evi gösterme zorunluluğunu, acil tamirat istisnasını ve kiracının kendini koruma yollarını güncel Yargıtay içtihatlarıyla birlikte inceliyoruz.
Ev Sahibinin Eve Girme Hakkı Var mıdır? Konut Dokunulmazlığı ve Özel Hayat
Bu bölümde ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun anayasal ve cezai temelleri; konut dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği ve yedek anahtar uygulamaları bakımından ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Kiralık Evin “Kullanım Hakkı” Kimdedir? Ev Sahibi “Benim Tapum, İstediğim Zaman Girerim” Diyebilir mi?
“Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.”
Kira sözleşmesinin kurulması ve taşınmazın kiracıya teslim edilmesiyle birlikte taşınmazın doğrudan ve fiili zilyetliği ile kullanım hakkı kiracıya geçer. Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabı bu noktada netleşir: kiraya verenin tapu maliki olması, kiralanan taşınmaza dilediği an serbestçe girme yetkisi vermez. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu kapsamında taşınmazın dolaysız zilyedi kiracıdır; mülkiyet hakkı, kiracının zilyetlik ve anayasal konut dokunulmazlığı hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde kullanılamaz.
Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu (TCK Madde 116): Ev Sahibinin Kiracının İzni Olmadan Eve Girmesinin Cezası Nedir?
“(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” “(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun ceza hukuku boyutu burada devreye girer: ev sahibinin kiracının rızası olmaksızın konuta girmesi halinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası; eylemin gece vakti veya cebir/tehditle işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Mağdurun rızası hilafına konuta girilmesi ve evden çıkma talebine rağmen çıkılmaması olayında, “katılanın rızası hilafına evden çıkmadığını kabul etmiştir” tespitiyle “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan” cezalandırılması gerektiği ifade edilmiştir; bu da ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna verilecek yanıtın istisnasız olduğunu göstermektedir.
“Sanığın yakınanın rızasına aykırı olarak önce apartman giriş kapısının camını, ardından konutun ahşap olan kapısını kırarak konutun içerisine girdiğinin sabit olması karşısında, sanığın sübut bulan eyleminden mahkumiyeti yerine” failin şahsi saikine dayanılarak beraat kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu karar da ev sahibi kiracının evine girebilir mi tartışmasında zorla girişin cezasız kalmayacağını teyit eder.
“Olay tarihinden iki gün öncesine kadar söz konusu evde şikâyetçinin yeğeninin oturduğu, ev içerisinde eşyaların bulunduğu ve şikâyetçinin kontrol için eve gittiği anlaşıldığından, hırsızlığın gerçekleştiği ikâmetgahın, konut olarak değerlendirilerek konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi” bozma nedeni sayılmıştır. Bu bozma kararı, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun boş görünen taşınmazlarda bile geçerliliğini koruduğunu ortaya koymaktadır.
Maliki vefat eden ve altı senedir boş duran bir eve ilişkin davada, “Suça konu eşyaların çalındığı yerin malikinin vefat ettiği ve altı (6) senedir kullanılmayan ev olduğunun anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, konut dokunulmazlığı korumasının fiilen kullanılan/kullanılabilir konutlarla sınırlı olduğunu, uzun süre boş kalmış ve terk edilmiş yerlerde bu korumanın uygulanmayabileceğini göstermesi bakımından istisnai bir örnektir.
Yedek Anahtar Krizi: Ev Sahibinin Kendisinde Yedek Anahtar Bulundurması Yasal mıdır?
Kiraya veren, kiralananı kiracının fiili kullanımına tahsis etmekle yükümlüdür. Kiracının açık rızası bulunmadıkça ev sahibinin yedek anahtar bulundurması ve bu anahtarla taşınmaza giriş yapması hukuka aykırıdır. Anahtarın fiziken ev sahibinde bulunması konuta giriş yetkisi sağlamaz; ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabı burada da değişmez ve kiracının izni olmadan bu anahtarla içeri girilmesi TCK m. 116 kapsamında konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur.
Kiracı Tatile veya Memlekete Gittiğinde (Yokluğunda) Ev Sahibinin Çilingirle veya Yedek Anahtarla Eve Girmesi Hangi Suçları Oluşturur?
Kiracı tatildeyken veya memleketindeyken ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusu sıkça gündeme gelir: kiracının geçici olarak evde bulunmadığı durumlarda ev sahibinin çilingirle veya anahtarla içeri girmesi, kilit değiştirmesi ya da eşyaları çıkarması birden fazla suç tipini oluşturabilir: (1) Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu (TCK m. 116) — hak sahibinin rızası olmaksızın konuta fiilen girilmesiyle tamamlanır; (2) Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu (TCK m. 154/1).
“Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.”
Kesinleşen tahliye kararı olsa dahi bunun icra kanalıyla infaz edilmesi zorunludur: “sanığın tahliye kararını yasal yollardan işleme koyup taşınmazın tahliyesini gerçekleştirmesi gerekirken bunu yapmayıp çilingir vasıtasıyla eve girip katılanın evi bir daha kullanmaması için kapı kilitini değiştirdiği” tespit edilerek mahkûmiyet onanmıştır.
“Sanığın, kiracısı olan, 4 aydır kira borcunu ödemeyen ve ısrarla talep etmesine rağmen evi tahliye etmeyen katılanı, evden tahliyeye zorlamak için, katılanın haberi ve rızası olmaksızın evin giriş kapısının kilidini değiştirmekten ibaret eyleminin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu” hükme bağlanmıştır. Bu da ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna kira borcu bahanesiyle bile olumlu cevap verilemeyeceğini göstermektedir.
“Sanığın ısrarla talep etmesine rağmen evi tahliye etmeyen katılanı, evden tahliyeye zorlamak için, hukuki yoldan haklarını ileri sürmesi yerine, katılanın haberi ve rızası olmaksızın evin giriş kapısının kilidini değiştirmekten ibaret eyleminin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı” görülmüştür.
İspat kuralına ilişkin bir başka örnekte, “Sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerini gösterir her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği” gerekçesiyle beraat kararının onandığı görülmüştür; bu da kilit değiştirme iddialarının somut delille (tanık, kamera görüntüsü, çilingir kaydı) ispatlanması gerektiğini göstermektedir; yani ev sahibi kiracının evine girebilir mi iddiaları da ispat yükü bakımından titizlikle değerlendirilir.
Evi Satmak İsteyen Ev Sahibi ve Alıcılara/Emlakçıya Evi Gösterme Zorunluluğu
Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun bir istisnası olarak görülse de, evi satma sürecinde dahi giriş yetkisi kiracının işbirliğine bağlıdır; kanun yalnızca sınırlı ve bildirimli bir gösterme yükümlülüğü öngörür.
Ev Sahibinin Evi Satılığa Çıkarması Durumunda Kiracı Evi Müşterilere Göstermek Zorunda mıdır?
“(2) Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.” “(3) Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır.”
Evet, kiracının bu yükümlülüğü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 319. maddesinde düzenlenmiştir; ancak bu istisna, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun genel kuralını ortadan kaldırmaz. Ancak bu borç mutlak ve sınırsız bir katlanma anlamına gelmez; gösterme işlemi kiracı için münasip zamanlarda yapılmalı ve taraflar arasında hakkaniyete uygun bir denge kurulmalıdır.
“Kiralananı Gösterme İzni” İçin Mahkemeden Gün ve Saat Tespit Davası Nasıl Açılır?
Taraflar ziyaret zamanları hususunda anlaşamazlarsa, kiraya veren, taşınmazın bulunduğu yerdeki görevli Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kiralananın gösterilmesine izin verilmesi (gün ve saat tayini) talepli dava açar. Mahkemece kiracının çalışma düzeni, aile hayatı, mesai saatleri, evde yaşayan aile bireylerinin durumu, dinlenme günleri ve özel hayatın gizliliği gözetilerek; haftanın belirli gün ve saat aralıkları için gösterme izni belirlenir. Bu süreç de esasen ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun mahkeme eliyle çözümlenmesinden ibarettir.
Kiracı Müşteriyi veya Emlakçıyı Gündüz Vakti Kendi Rızasıyla Bile Olsa İçeri Almayı Reddedebilir mi?
“Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır.”
Kiracı, önceden makul bir süre önce bildirilmeyen, plansız veya çalışma/dinlenme düzenini bozan rastgele ziyaret taleplerini TBK m. 319/3 uyarınca reddetme hakkına sahiptir. Ancak mahkeme kararıyla belirlenmiş veya taraflarca önceden mutabık kalınan uygun gün ve saatlerdeki talepler gerekçesiz olarak reddedilemez. Yine de bu durum ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabını değiştirmez; mahkeme kararı yalnızca gösterme izni verir, doğrudan giriş yetkisi vermez.
Evi Göstermeyi Israrla Reddeden Kiracıya Karşı “Sözleşmeye Aykırılık” Gerekçesiyle Tahliye Davası Açılabilir mi?
“Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur.”
Evet. Kiracının gösterme borcuna ısrarla aykırı davranması TBK m. 316 kapsamında sözleşmeye aykırılık oluşturur; ancak bu durum dahi ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna doğrudan “evet” cevabı vermez, zira tahliye için yine mahkeme kararı gerekir. Bu durumda kiraya veren, kiracıya noter kanalıyla göndereceği ihtarnamede en az otuz gün süre tanıyarak aykırılığın giderilmesini (belirlenen makul zamanlarda evin gösterilmesini), aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek tahliye davası açılacağını bildirir. Verilen süreye rağmen kiracının haksız ret tutumunu sürdürmesi durumunda Sulh Hukuk Mahkemesi’nde akde aykırılık sebebiyle tahliye davası ikame edilebilir.
Evin Tamiratı, Bakımı ve Yeniden Kiraya Verilmesi Sürecinde Ziyaret Sınırları
Tamirat, bakım veya yeniden kiralama süreçlerinde de aynı soru karşımıza çıkar: ev sahibi kiracının evine girebilir mi, yoksa yalnızca sınırlı ve önceden bildirimli bir katlanma yükümlülüğü mü söz konusudur? Aşağıdaki başlıklarda bu sınırlar somut örneklerle açıklanmaktadır.
Kiracı Çıkmadan Önce (Örn: Son 1 Ay Kala) Evi Yeni Kiralayacak Kişilere Göstermek Zorunda mıdır?
Evet. TBK m. 319/2 hükmü “sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde” kiralananın gezilip görülmesine izin verme borcunu sarih bir şekilde düzenlemiştir. Kira süresinin sonuna yaklaşıldığında (örneğin son 1 ay kala), kiraya verenin yeni bir kiracı bulabilmesi amacıyla taşınmazı adaylara göstermesine kiracı katlanmak durumundadır. Ancak bu süreçte de kiraya veren TBK m. 319/3 gereğince uygun bir süre önce haber vermeli, gösterimleri kiracının dinlenme ve kullanım hakkını asgari düzeyde etkileyecek makul aralıklarla planlamalıdır. Burada da temel soru aynıdır: ev sahibi kiracının evine girebilir mi, yoksa yalnızca önceden bildirimli gösterim mi yapabilir?
Evde Zorunlu ve Acil Bir Tamirat (Su Patlaması, Çatı Çökmesi) Gerekiyorsa Ev Sahibi İzin Almadan Girebilir mi?
“Kiracı, kiralananın ayıplarının giderilmesine ya da zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmakla yükümlüdür.”
Acil durumlarda öncelikle kiracı ile irtibat kurulmalıdır. Kiracıya derhal telefon veya sair iletişim araçlarıyla ulaşılmalı ve onay/iş birliği aranmalıdır. Kiracıya hiçbir surette ulaşılamadığı ve taşınmazın, alt kat komşuların veya binanın ağır zarar görme tehlikesinin bulunduğu zorunluluk (ıztırar) hâllerinde, kolluk veya apartman yönetimi eşliğinde tutanak tutularak sadece zararı önleyecek sınırlı müdahalede bulunulabilir; bunun dışındaki izinsiz girişler hukuka aykırılık teşkil eder; zira acil tamirat istisnası dışında ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabı yine hayırdır.
- Önce İletişim: Su patlaması, çatı çökmesi gibi acil hallerde önce kiracıya telefon, mesaj veya diğer iletişim araçlarıyla derhal ulaşılmaya çalışılmalıdır.
- Ulaşılamazsa Kolluk/Yönetim Eşliğinde Müdahale: Kiracıya ulaşılamaması ve taşınmaza veya komşulara ağır zarar tehlikesi bulunması halinde, kolluk kuvvetleri veya bina/apartman yönetimi refakatinde tutanak tutularak içeri girilebilir. Bu, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun tek istisnai cevabıdır.
- Sınırlı Müdahale İlkesi: Yapılacak müdahale yalnızca acil tehlikeyi ve zararı önleyecek işlemlerle (örneğin vanayı kapatmak veya patlak boruyu onarmakla) sınırlı olmalıdır; konutun denetlenmesi veya başkaca amaçlarla içeride kalınması hukuka aykırı hale gelir.
Ev Sahibinin “Evi Kontrol Edeceğim” Veya “Kombiye Bakacağım” Bahanesiyle Sürekli Ziyarete Gelmesi Taciz (Huzur Bozma) Sayılır mı?
“Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
Evet. Ev sahibinin kiralananı keyfi ve sürekli biçimde denetleme hakkı sınırsız değildir. Denetim veya bakım bahanesiyle kiracının kapısına dayanılması, habersiz gelinmesi veya haftada/ayda birden çok kez rahatsızlık verilmesi özel hayatın mahremiyetini ve konut huzurunu zedeler. Sırf rahatsızlık vermek maksadıyla yapılan bu ısrarlı fiiller, 5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçunu oluşturur. Dolayısıyla “kombiye bakma” bahanesi de ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna istisna oluşturmaz.
Aboneliklerin Kesilmesi Şantajı: Ev Sahibinin Elektrik veya Suyu Keserek Kiracıyı Evi Açmaya Zorlamasının Hukuki Yaptırımı Nedir?
Kiraya veren, TBK m. 301 uyarınca kiralananı sözleşme süresince kullanıma elverişli tutmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna dolaylı bir baskı aracı olarak abonelik kesme yoluna başvuramaz. Kiracıyı baskı altına almak, evi açmaya veya tahliyeye zorlamak amacıyla elektrik, su veya doğalgaz aboneliklerinin kapatılması ya da sayaçların söktürülmesi ağır bir sözleşme ihlalidir. Bu durum kiracıya kira bedelinden indirim talep etme, ayıbın giderilmesini isteme ve uğradığı maddi-manevi zararların tazminini dava etme hakkı verir.
Aboneliklerin kesilmesi de, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna dolaylı bir “evet” cevabı üretmez; zorla giriş girişimi ayrı bir hukuka aykırılık oluşturur. Ceza hukuku boyutunda ise bu fiil, somut olayın gerçekleşme biçimine göre TCK m. 123 (Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma) veya kiracının taşınmazdan kısmen de olsa yararlanmasını engellediği için TCK m. 154/1 (Hakkı olmayan yere tecavüz) suçunu meydana getirir.
Kiracının elektrik veya suyunu keserek barınmasını ve konuttan usulünce yararlanmasını engelleyen mülk sahibinin eyleminin cezai sorumluluk doğurduğu hükme bağlanmıştır.
Kiracının Kendini Koruması: Şikayet Yolları ve İhtarname Süreci
Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna rağmen müdahale gerçekleştiğinde, kiracının başvurabileceği somut hukuki ve idari yollar aşağıda sıralanmıştır.
Ev Sahibinin Müdahalesine (Baskınına) Karşı Kiracı Karakola Veya Savcılığa Nasıl Şikayette Bulunmalıdır?
Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna rağmen ısrarla müdahalede bulunulması halinde, kiracı adli ve idari nitelikte birden fazla yola başvurabilir:
- Adli Ceza Soruşturması: En yakın İlçe Emniyet Müdürlüğü/Karakola veya Cumhuriyet Başsavcılığı’na bizzat müracaat edilerek suç duyurusunda bulunulur. Dilekçede TCK m. 116 (Konut Dokunulmazlığının İhlali), TCK m. 154 (Hakkı Olmayan Yere Tecavüz) ve TCK m. 123 (Huzur ve Sükûnun Bozulması) maddeleri uyarınca kamu davası açılması talep edilmelidir. Varsa güvenlik kamerası görüntüleri, çilingir tutanakları, tanık beyanları ve mesaj kayıtları delil olarak sunulmalıdır. Bu şikayet süreci, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna hukuki yaptırım boyutu kazandırır.
- İdari Başvuru (3091 sayılı Kanun): Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında 3091 sayılı Kanun uyarınca ilgili Kaymakamlığa veya Valiliğe başvurularak idari yoldan tecavüzün derhal men’i talep edilebilir.
- Hukuki Başvuru (TMK m. 981-982): Türk Medenî Kanunu kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’nde zilyetliğin korunması, saldırının men’i ve zilyetliğin iadesi davaları ikame edilebilir.
“Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.” (m. 981) “Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür. Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhâl ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir. Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur.” (m. 982)
Sanıkların kapı kilidini değiştirerek konuta girmeleri eyleminde, “camı kırılan kiracı …’in zararının ev sahibi tarafından ödenmiş olmasının kiracının şikayet hakkını ortadan kaldırmadığı” tespiti yapılarak şikayet hakkının korunacağı teyit edilmiştir. Bu karar, ev sahibinin verdiği zararı sonradan tazmin etmesinin kiracının ceza şikayeti hakkını ortadan kaldırmayacağını göstermesi bakımından pratik önem taşır. Bu da göstermektedir ki ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabı, zarar sonradan tazmin edilse dahi değişmez.
Kilit Değiştirme Hakkı: Kiracı Eve Taşındığı Gün Ev Sahibinden Habersiz Kapı Kilidini (Barel) Değiştirebilir mi?
Evet. Kiracı, meşru zilyetliği süresince konut dokunulmazlığını ve özel hayatın gizliliğini temin etmek amacıyla ev sahibinden izin almaksızın kapı kilidini değiştirebilir. Kiracının ev sahibine yedek anahtar verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Kiracının tek hukuki yükümlülüğü; kira ilişkisi sona erdiğinde konutu tahliye ederken orijinal kilidi yerine takmak veya yeni anahtarları kiralayana eksiksiz teslim etmektir. Bu düzenleme de temelde aynı ilkeye dayanır: ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusunun cevabı hayır olduğu için, kiracı kendi güvenliğini bağımsız biçimde sağlayabilir.
Sürekli Taciz Edilen Kiracı Kira Sözleşmesini “Haklı Nedenle (Tazminat Ödemeden)” Tek Taraflı Olarak Feshedebilir mi?
“Taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak, olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlar.”
Evet. Ev sahibinin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, abonelikleri kestirmesi veya taciz boyutuna varan fiillerde bulunması durumunda kira ilişkisinin sürdürülmesi kiracı açısından çekilmez hale gelir. Bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 331. maddesi uygulanır. Nitekim ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna olumsuz cevap verilmesine rağmen ısrarla müdahale edilmesi, sözleşmenin çekilmez hale gelmesinin başlıca örneğidir. Ev sahibinin kusurlu eylemleri nedeniyle olağanüstü fesih yoluna başvuran kiracıdan erken tahliye tazminatı veya kalan kira bedelleri talep edilemez; aksine kiracı uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini kiraya verenden isteyebilir. Bu son çare, ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuna karşı kiracının elindeki en güçlü hukuki araçlardan biridir.
Sık Sorulan Sorular
Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
Ev sahibi kiracının evine girebilir mi sorusuyla ilgili yaşadığınız izinsiz eve girme, evi gösterme zorunluluğu veya taciz boyutuna varan müdahaleler hakkında hukuki destek almak için Av. Turgut Ekrem Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Ümraniye ve Anadolu Yakası’ndaki kira uyuşmazlıkları için Ümraniye kira avukatı sayfamızdaki hizmetlerimizi de inceleyebilirsiniz.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Bir yanıt yazın