İşyerinde tabela asma hakkı, ticari kiracılar için işletmesini tanıtmanın en temel yollarından biri olsa da, dış cephenin Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ortak alan sayılması nedeniyle ciddi hukuki sınırlara tabidir. Kiracının dükkan önüne veya bina cephesine tabela asması, ev sahibinin izniyle bile olsa apartman yönetiminin ve diğer kat maliklerinin itirazıyla karşılaşabilir; izinsiz asılan bir tabela ise hem “ortak alana müdahale” hem de “sözleşmeye aykırılık” olarak nitelendirilip sökülme ve tahliye davalarına yol açabilir. Bu rehberde işyerinde tabela asma hakkı, dış cephe kullanımı ve bu konudaki tahliye davaları Yargıtay içtihatları, mevzuat hükümleri ve doktrin görüşleri ışığında ele alınmaktadır.
Kiracının Tabela Asma Hakkı: Ev Sahibinin ve Yönetimin İzni Zorunlu mu?
İşyerinde tabela asma hakkı, kira hukuku ile kat mülkiyeti hukukunun kesiştiği karmaşık bir alandır. Bu bölümde, ticari kiracının tabela asma yetkisinin hukuki niteliği ve bu yetkinin ev sahibinden ve apartman yönetiminden alınması gereken izinlerle sınırları incelenmektedir.
Ticari Kiracının Dükkan Önüne veya Dış Cepheye Tabela Asması Hukuken Bir “Hak” mıdır?
İşyerinde tabela asma hakkı bakımından Yargıtay içtihatlarında, ticari faaliyette bulunan kişilerin faaliyetlerini duyurabilmesi ve işletmelerini tanıtabilmesi amacıyla bağımsız bölümün dış cephesine tabela asması kural olarak doğal bir hak kabul edilmektedir.
İşyerinde tabela asma hakkının kaynağını oluşturan bu ilk kararda “ticari faaliyetle uğraşanların bu işlerde kullandıkları bağımsız bölümün tavan, taban ve yan duvarlarla bağlantılı ortak yerlerine ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmayan uygun bir yere tanıtıcı nitelikte tabela veya reklam panosu asmasının doğal hakkı olduğu kabul edilip” hükmüne yer verilmiştir.
Ancak bu hak mutlak ve sınırsız bir serbesti bahşetmez; belirli yasal ve mimari kayıtlamalara bağlanmıştır.
İşyerinde tabela asma hakkının sınırlarını netleştiren bu kararda “Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre işyeri niteliğindeki bağımsız bir bölümün dış duvarına o bağımsız bölümün tavan tabliye sınırlarını aşmayacak ve diğer bağımsız bölüm maliklerinin hakkını kısıtlamayacak ve onlara rahatsızlık vermeyecek biçimde reklam panosu asılabilmesi için ilgili kat malikinin diğer kat maliklerinden izin almasına gerek yoktur”.
İşyerinde tabela asma hakkının koşullarını topluca ortaya koyan bu yedi kararda müştereken vurgulandığı üzere: “Yargıtay uygulamalarında yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararıyla konulmuş bir yasaklama bulunmaması halinde işyerini tanıtma ve reklam amacıyla bina cephesine, binanın dış görünümünü ve estetiğini bozacak şekilde abartılı boyutlarda olmamak ve ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak kaydıyla tabela ve reklam panosu asılabileceği kabul edilmektedir”.
İşyerinde tabela asma hakkına ilişkin benzer şekilde bu kararda da “Yargıtay uygulamalarında yönetim planı veya kat malikleri kurulu kararıyla konulmuş bir yasaklama bulunmaması halinde işyerini tanıtma ve reklam amacıyla bina cephesine, binanın dış görünümünü ve estetiğini bozacak şekilde abartılı ebatlarda olmamak, ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak ve diğer bağımsız bölüm malikleri ile kiracılarına rahatsızlık vermemek koşullarıyla tabela ve reklam panosu asılabileceği kabul edilmektedir” denilmiştir.
Dolayısıyla işyerinde tabela asma hakkı, tabela asma eylemi bağımsız bölüm sınırları içinde kaldığı, mimari projeyi bozmadığı ve yönetim planında aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe meşru bir tanıtma hakkıdır.
Kritik Engel: Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK 19) Kapsamında Ortak Alan Sayılan Dış Cepheye Tabela Asmak İçin Kat Maliklerinin (Site/Apartman Yönetiminin) 4/5’inin Onayı Neden Şarttır?
İşyerinde tabela asma hakkı kullanılırken karşılaşılan en kritik engel budur: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca ana yapının temelleri, ana duvarları, taşıyıcı sistem parçaları ve dış cepheleri her halde ortak yer sayılmaktadır. Bu nedenle işyerinde tabela asma hakkı kullanılırken dış cephenin hukuki niteliği gözardı edilemez.
“Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm malikleri ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.”
İşyerinde tabela asma hakkının KMK m.19 ile sınırlandırıldığını gösteren bu kararda “Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, yönetim planı veya kat malikleri kurulu kararıyla konulmuş bir yasaklama bulunmaması halinde işyerini tanıtma ve reklam amacıyla bina cephesini, binanın dış görünüşünü ve estetiğini bozacak şekilde abartılı ebatlarda olmamak ve ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak, komşulara rahatsızlık vermemek kaydıyla tabela ve reklam panosu asılabileceği kabul edilmektedir” tespitiyle birlikte “634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin 2. fıkrasına göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz” ilkesi teyit edilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkı KMK m.19’un iki fıkrasıyla da sınırlandırılmıştır: “634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin birinci fıkrasında, kat maliklerinin anataşınmazın mimari durumunu titizlikte korumaya mecbur oldukları belirtildikten sonra ikinci fıkrada da kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz” kuralına işaret edilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkı kullanılırken tadilat projesi ve muvafakat belgesi ibraz edilmediğinde bu kararda “634 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup” tespitiyle, “yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır” ve “yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir” tespitleri yapılmıştır.
Dikkat — 4/5 Dahi Yetersiz Kalabilir: Ortak alanın tahsis ve tecavüz niteliğindeki kullanımlarında 4/5 çoğunluğun dahi yetersiz kalacağı özel durumlar mevcuttur. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli, 2025/5183 E. ve 2025/7577 K. sayılı kararında, “ortak kullanım alanına müdahalede bulunduğu yapılan imalatlar ve ortak alana yapılan bu tecavüzün 4/5 kabul ya da muvafakatle yasal hale gelmeyeceği” ve “imalat ve tasarruflar için tüm kat maliklerinin ortak kabul yönünde iradesinin bulunmasının gerektiği” vurgulanmıştır.
Ev Sahibinin (Kiraya Verenin) Kira Sözleşmesinde Tabela Asılmasına İzin Vermesi, Apartman Yönetiminin İtirazını Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. İşyerinde tabela asma hakkı bakımından ev sahibinin (kiraya veren kat malikinin) kira sözleşmesine “kiracı dış cepheye tabela asabilir” şeklinde hüküm koyması, apartman yönetiminin ve diğer kat maliklerinin yasal itirazlarını bertaraf etmez.
“Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.”
İşyerinde tabela asma hakkının ev sahibinin izniyle bertaraf edilemeyeceğini gösteren bu kararda “her kat maliki ana gayrımenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup” ve “yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu” açıkça ifade edilmiştir.
“bilirkişi raporunda söz konusu bağımsız bölümlere yapılan dükkanın ortak alanlardan bazı yerlerin bir bağımsız bölümün kullanımına verilmesinin, ancak yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararı ile mümkün olup, bu alanlarda yapılacak her türlü inşaat ve vs. ortak alana müdahale anlamında olduğu” belirtilmiştir.
Dış cephe mülkiyeti tek başına kiraya verene değil, tüm kat maliklerine müştereken aittir. Dolayısıyla kiraya verenin tek taraflı izni diğer kat maliklerinin rızası yerine geçmez; mimari projeye veya yönetim planına aykırı bir tabela asılması halinde apartman yönetimi ve bağımsız bölüm malikleri müdahalenin men’i davası açma hakkına sahiptir.
Yönetim Planında “Dış Cepheye Tabela Asılamaz” veya “Standart Tip Tabela Asılır” Hükmü Varsa Kiracı Ne Yapmalıdır?
İşyerinde tabela asma hakkı yönetim planı hükümleriyle de daraltılabilir.
“Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir.”
İşyerinde tabela asma hakkının yönetim planı karşısındaki durumunu netleştiren bu kararda “yönetim planının taraflar arasında sözleşme niteliğinde olduğu, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu andaki malikleri ve ana taşınmazda sonradan bağımsız bölüm edinen tüm malikleri bağladığı” ve “yönetim planındaki kullanma hakkını düzenleyen 42 nci maddesinin aşıldığı, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi verildiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı” hüküm altına alınmıştır.
“yönetim planının 22/9. maddesinde ortak yerlere, tahsisli yerlere ve bina dış cephelerine ilan konulmasının yasaklandığı” vurgulanarak yönetim planı yasaklarının bağlayıcılığı benimsenmiştir.
“19/03/2015 tarihinde apartmanın dış cephesine tabela asılmasının yasaklanması hususunda karar alındığını”, “19.03.2015 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında 69/A sayılı dükkan hariç diğer bağımsız bölümlere tabela asılması yasaklandığı ve yasaklama kararının iptali için her hangi bir dava açılmadığı”, “davalının kat malikleri kurulu toplantısına katılıp muhalefet şerhi belirtmesine rağmen 634 sayılı Kanunda belirlenen süreler içerisinde toplantının iptaline ilişkin dava açmadığı” ve “söz konusu toplantıda alınan kararların mutlak butlanla batıl olması gerektirecek kararlardan olmadığı ve alınan kararların iptal edilmediği de gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı” tespit edilmiştir.
Yönetim planında açık bir yasaklama varsa veya standart tip tabela koşulu öngörülmüşse, kiracı bu kurallara harfiyen uymak zorundadır. Kat malikleri kurulunun yasaklama kararları da iptal edilmediği müddetçe geçerlidir; kiracı, yönetim planı veya kurul kararıyla belirlenen standartlara aykırı bir tabela asamaz.
İzinsiz Tabela Asılması ve Hukuki Sonuçları (Sökülme ve Tahliye)
İşyerinde tabela asma hakkı sınırlarının aşılması halinde ortaya çıkan sökülme ve tahliye riskleri bu bölümde ele alınmaktadır.
Ev Sahibinden ve Yönetimden İzinsiz Tabela Asmak “Sözleşmeye Aykırılık” veya “Ortak Alana Müdahale” Sayılır mı?
Yönetim planına, onaylı mimari projeye veya bağımsız bölüm sınırlarına aykırı olarak izinsiz tabela asılması hem kat mülkiyeti hukuku bakımından “ortak alana haksız müdahale” hem de kira hukuku bakımından “sözleşmeye aykırılık” oluşturur.
İşyerinde tabela asma hakkının ihlal edildiği tipik bir olayda “Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır” denilerek mimari projeye aykırı müdahalelerin ortak alana tecavüz teşkil ettiği saptanmıştır.
İşyerinde tabela asma hakkını aşan bir olayda dükkan kiracısının “ortak yerlerden olan dükkan dış cephesine projeye aykırı ve görüntü kirliliği yaratacak şekilde reklam panosu ve tente yaptığı”, “16 nolu bağımsız bölümün tavan sınırlarını aştığı tespit edilen reklam panosunun kaldırılmasına” ve “binanın ortak alanında kaldığı anlaşılan tentenin kaldırılmasına” hükmedilmiştir.
“MK’nın 737. maddesi gereği herkes taşınmaz mülkiyetinde doğan yetkileri kullanırken işletme faaliyeti sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınılması gerektiği amir hükmünün karşısında ortak alanlara müdahale eden davalının müdahalesinin men’i ile davanın kabulüne karar verilmiş” olduğu ifade edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. ve 737. maddeleri ile KMK’nın 18. maddesi karşısında kiracının bu eylemleri ortak alana haksız elatma oluşturduğu gibi, kiralananı özenle kullanma borcunu da ihlal eder.
Apartman Yönetiminin Şikayeti Üzerine İzinsiz Tabelanın Sökülmesi İçin Açılacak “Müdahalenin Meni ve Eski Hale Getirme” Davası Nasıl İşler?
İşyerinde tabela asma hakkı ihlal edildiğinde ortak alana tecavüz eden veya mimari projeye aykırı olan tabelalara karşı 634 sayılı KMK’nın 33. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi’nde hâkimin müdahalesi, elatmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) ve eski hale getirme davası açılır.
İşyerinde tabela asma hakkının ihlali sonrası açılan müdahalenin men’i davasında “projeye aykırılıklar tespit edilerek eski hale getirilmesine karar verildiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA” ve “bu sürede söz konusu işler yapılmadığında gideri davalıdan alınmak suretiyle icraen yerine getirilmesine” hükmedilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkının mimari projeye aykırılık teşkil ettiği bir örnekte tabelanın “asma kat penceresini tamamen kapattığı”, “ana taşınmazın mimari projesine aykırılık teşkil etmektedir” tespitiyle “eski hale getirilmesine” karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı ilke Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2022 tarihli, 2022/4264 E. ve 2022/7477 K. sayılı kararında da, “her ne kadar uyuşmazlık konusu bağımsız bölüm zemin ve asma kattan oluşup yapılan imalat bu bağımsız bölümün sınırları içinde kalıyor ise de; asma kat penceresini tamamen kapattığı alınan uzman bilirkişi raporu ile sabittir. Bu durum ana taşınmazın mimari projesine aykırılık teşkil etmektedir” şeklinde teyit edilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkı ihlallerinde toptan söküm yerine ölçülülük ilkesinin öne çıktığı bu kararda: “dava konusu davalıya ait tabelanın mevcut olan 63 cm x 188 cm ölçüleri ile davacıya ait bağımsız bölüm sınırlarına yaklaşık 25 cm taşmış olarak montaj edildiği”, “dava konusu tabelanın, davacının bağımsız bölüm kısmına tecavüz etmeyecek şekilde arsa payı kullanımını aşmayan ölçülere getirilmesi gerektiği açıkça belirtilmesine rağmen mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen yine tabelanın yerinden tamamen sökülmesi sureti ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir” tespiti yapılarak toptan söküm yerine arsa payı ve sınır hizasına çekilme vurgulanmıştır.
Benzer şekilde Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 13.12.2023 tarihli, 2023/8110 E. ve 2023/12396 K. sayılı kararında da “davalının tabelasının davacı bağımsız bölüme taşan 25 cm yönünden davanın kabulü ile davalı tabelasının mevcut yerinde tabliye kısmına raporla tespit edilen ölçüleri ve tabliye kısmını aşmamak kaydı ile asılabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken” denilerek işyerinde tabela asma hakkı bakımından aynı ölçülülük ilkesi yinelenmiştir.
“Mahkemece anataşınmaza ilişkin tabela asılmasını önleyecek kat malikleri kurulu kararı yahut yönetim planı maddesi bulunmadığının tespiti halinde Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde de öngörülen hakkaniyet kurallarına, yönetim planında belirlenen koşullara ve yukarıda değinilen ilkelere göre davacı tarafa verilen rahatsızlığı gideren ve davalının işyerini tanıtıcı tabelanın asılabileceği -davalının dış cephe mülkiyet sınırlarını aşmayan- uygun yerin bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit ettirilip ölçekli bir krokiye bağlanmak suretiyle ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiştir” denilmiştir (Aynı yönde: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 17.09.2018, 2017/3575 E., 2018/5656 K.; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 28.05.2018, 2017/2801 E., 2018/3966 K.).
İşyerinde tabela asma hakkı kapsamında birden fazla tabelanın gerekliliğini tartışan bu kararda “davalı şirketin işyerinin tanıtımı bakımından birden fazla reklam panosu veya levhanın gerekli olup olmadığının, gerekli ise sayısının, ebatlarının ve aşılabileceği uygun yerlerin bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit ettirilip ölçekli bir krokiye de bağlanmak suretiyle alınacak rapor doğrultusunda” karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkı uyuşmazlıklarında eski hale getirme kararı verilirken davalıya uygun bir süre tanınması da zorunludur: “Karar gereğinin yerine getirilmesi için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince davalıya uygun bir süre verilmemiş olması, doğru görülmemiştir” ve “6100 Sayılı HMK’nın 297. maddesinin 2. fıkrasına göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir” ifadelerine yer verilmiştir. Dava sürerken tabelanın sökülmesi halinde de dava konusuz kalabilir; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2018 tarihli, 2017/3621 E. ve 2018/5521 K. sayılı kararında bu husus dikkate alınmıştır.
Tabela İhlali Yüzünden Ev Sahibinin Kiracıya Karşı 30 Günlük İhtarname Çekerek Tahliye Sürecini Başlatması (TBK 316) Mümkün müdür?
İşyerinde tabela asma hakkı ihlal edilip kiracının bina dış cephesine projeye veya yönetim planına aykırı tabela asması, komşuları rahatsız etmesi veya ortak alana taşması durumunda kiraya veren, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 316. maddesi uyarınca akde aykırılık nedeniyle fesih ve tahliye sürecini işletebilir.
“Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.”
İşyerinde Tabela Asma Hakkı İhlal Edildiğinde Kiraya Verenin İzlemesi Gereken Süreç
- Kiracıya noter kanalıyla gönderilecek yazılı ihtarnamede, asılan tabelanın sözleşmeye, yönetim planına ve komşuluk hukukuna aykırı olduğu somutlaştırarak belirtilmelidir.
- TBK m. 316/2 uyarınca aykırılığın giderilmesi, tabelanın sökülmesi veya yasal sınırlara çekilmesi için en az otuz (30) gün süre tanınmalıdır.
- İhtarnamede, verilen süre içinde aykırılık giderilmediği takdirde kira sözleşmesinin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı açıkça ihtar edilmelidir.
- Kiracı verilen 30 günlük yasal süre içinde tabelayı usulüne uygun hale getirir veya sökerse akde aykırılık ortadan kalkacağından fesih ve tahliye davası açılamaz; süre geçtikten sonra aykırılığın devam etmesi kiraya verene fesih ve tahliye davası açma hakkı verir.
Belediye Mevzuatı (İlan ve Reklam Vergisi/Yönetmeliği) Çerçevesinde İmara Aykırı Tabelaların Zabıta Aracılığıyla Mühürlenmesi ve Sökülmesi
İşyerinde tabela asma hakkı özelinde kat mülkiyeti hukuku yönünden kat maliklerinin izin vermesi veya tabelanın KMK kriterlerine uygun olması, kamu hukuku ve idare hukuku bakımından geçerlilik sağlamaz; işyerinde tabela asma hakkı özel hukuk ile kamu hukukunun ayrı ayrı denetimine tabidir.
İlan ve Reklam Vergisi: İşyerinde tabela asma hakkı kullanılırken idari vergi yükümlülüğü de gözden kaçırılmamalıdır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir. Kanunun 13. maddesi uyarınca verginin mükellefi, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir; işyeri tabelası asılmadan önce mükellefiyet tesis ettirilerek belediyeye beyanname verilmeli ve tahakkuk eden vergi ödenmelidir.
Dikkat: Vergi beyannamesi verilmeyen, belediyeden izin alınmayan, kentsel tasarım rehberine veya imar mevzuatına aykırı düşen tabelalar hakkında belediye encümeni kararıyla idari para cezası kesilir ve zabıta ekiplerince tabelanın mühürlenmesi yahut resen sökülmesi işlemleri yürütülür; sökülme masrafı kiracıdan tahsil edilir.
Dış Cephe Kullanımı ve Cephe Reklam Alanı Anlaşmazlıkları
İşyerinde tabela asma hakkı ile bağlantılı bir diğer uyuşmazlık alanı, dış cephenin reklam amaçlı kullanımıdır.
Dükkan Üstündeki Boş Cephe Veya Kör Duvar Kime Aittir? İşyeri Kiracısı Buralara Dev Reklam Panosu Koyabilir mi?
Dükkanın üst hizasında yer alan dış cephe yüzeyleri, kör duvarlar ve sağır cepheler, 634 sayılı KMK’nın 4. maddesi gereği hiçbir bağımsız bölümün müstakil mülkiyetinde olmayıp tüm kat maliklerinin müşterek ortak alanıdır. Kiracı, dükkan sınırlarını aşarak bu alanlara dev reklam panoları yerleştiremez.
İşyerinde tabela asma hakkının sınırını aşan bir panoya ilişkin olarak “davalının tabelasını ancak ait olduğu bağımsız bölümün dış cephesini aşmayacak şekilde asabileceği” açıkça vurgulanmış ve davalı şirkete ait GRAPHX adlı panonun asılı bulunduğu yerden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İşyerinde tabela asma hakkı sınırlarını aşan bir olayda kiracının “apartmanın ortak alanlarını işgal ettiğini ve zarar verdiğini, apartmanın dış cephesini ve apartmana ait giriş tabelası alanını dahi işgal edecek büyüklükte tabela yaptırarak ortak alana ve üst katın alanını işgal ettiği” belirten iddialar incelenmiş; yönetim planına ve projeye aykırı unsurların kaldırılması esası teyit edilmiştir. Aynı kararda zemin kattaki dükkan vitrin düzenlemelerine ilişkin olarak da “bilirkişi raporu alınmak suretiyle zemin kattaki dükkan vitrin değişikliklerinin yönetim planının 2. maddesine uygun olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre” yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla işyerinde tabela asma hakkı kapsamında işyeri kiracısının tavan tabliyesini aşan boş cephelere ve kör duvarlara reklam panosu yerleştirmesi hukuken mümkün değildir; bu tür müdahaleler herhangi bir kat malikinin talebiyle derhal sökülebilir.
Cephe Kullanım Hakkı Sözleşmede Kiracıya Verilmişse Ancak Apartman Yönetimi Cepheyi Başka Bir Firmaya Kiralamışsa Hangi Hak Önceliklidir?
İşyerinde tabela asma hakkı ile cephe reklam kiralaması arasındaki öncelik meselesinde ana yapının dış cephesinin reklam amacıyla kiralanması, 634 sayılı KMK’nın 45. maddesinde emredici olarak tanzim edilmiştir.
“Anagayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar veya anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadiyle kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir.”
İşyerinde tabela asma hakkı ile dış cephenin reklam amaçlı kiralanması arasındaki ilişkiyi netleştiren bu kararda “Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre işyerlerine ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak koşulu ile tabela ve reklam panosu asılabileceğinin kabul edildiği” ve “ortak yerlerin kiraya verilmesi için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45. maddesi gereğince tüm kat maliklerinin oybirliği ile karar almaları gerekip böyle bir karar da bulunmadığından davalılara ait reklam panolarının ve logoların bağımsız bölümün tavan tabliye sınırlarını aştığı ve anataşınmazın ortak alan dış cephesinde asıldığı anlaşıldığından” bu emredici nitelik ifadeleriyle netleştirilmiştir.
Kiraya veren kat malikinin tek başına kira sözleşmesinde kiracıya cephe kullanım hakkı tanıması, diğer kat maliklerini bağlamaz ve geçersizdir. Öte yandan apartman yönetiminin dış cepheyi üçüncü bir reklam şirketine kiralayabilmesi için de tüm kat maliklerinin oybirliği kararı şarttır; oybirliği olmadan yapılan kiralama sözleşmesi geçersizdir. Kiracı ise yalnızca kendi bağımsız bölümünün tavan-tabliye sınırları içindeki alanı tanıtım amacıyla kullanma önceliğine sahiptir. Dükkan kiracısı, kira sözleşmesiyle kendisine vaat edilen cepheyi kullanamaması sebebiyle kiraya veren ev sahibine başvurarak TBK m. 301 ve devamı uyarınca ayıba karşı tekeffül, kira bedelinden indirim veya tazminat talep edebilir.
Dükkanın Önündeki Kaldırımı (Kamu Alanını) Tabela, Duba veya Totem İle İşgal Eden Kiracının Sorumluluğu
İşyerinde tabela asma hakkı, kamu alanlarını kapsamaz. İşyerinin ön cephesinde yer alan kaldırımlar, yaya yolları veya caddeler kat mülkiyetine konu taşınmazın parsel sınırları dışındaki kamuya açık kamusal alanlardır. Kaldırım üzerine konulan totemler, yönlendirme tabelaları, reklam dubaları veya ürün teşhir stantları kamu malının haksız işgali (fuzuli şagil) niteliğindedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (m. 38) ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun (İşgal Harcı) kapsamında belediyelerce idari para cezası ve işgal harcı uygulanır; engeller zabıta marifetiyle kaldırılır. Kaldırıma izinsiz konulan tabela veya dubaların yayaların takılıp düşmesine, yaralanmasına ya da görme engellilerin erişiminin engellenmesine sebebiyet vermesi halinde kiracı, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince haksız fiil tazminatından; kamu güvenliğine yönelik ağır ihlallerde ise idari ve cezai sorumluluk rejimleri de devreye girebilir.
Kiracı Çıkarken Tabelanın Akıbeti ve Masrafın İadesi
İşyerinde tabela asma hakkı, kira ilişkisinin sona ermesiyle birlikte tabelanın akıbeti ve masrafın iadesi sorununa dönüşür.
Yüz Binlerce Lira Harcanan Işıklı/Dijital Tabelanın Masrafı Tahliye Halinde Ev Sahibinden İstenebilir mi? (Faydalı Masraf Sayılır mı?)
İşyerinde tabela asma hakkı kapsamında kiracının kendi ticari faaliyetini, unvanını veya markasını tanıtmak gayesiyle yaptırdığı ışıklı, kutu harf veya dijital tabela masrafları, gayrimenkulün kendisine kalıcı değer kazandıran “zorunlu veya faydalı masraf” niteliğinde değildir. Bu harcamalar kiracının münhasıran kendi işletme faaliyetine özgü lüks/işletme masraflarıdır.
| Masraf Türü | Niteliği | Kiraya Verenden Talep Edilebilirlik |
|---|---|---|
| Zorunlu Masraf | Taşınmazın korunması için kaçınılmaz giderler | Tamamı talep edilebilir |
| Faydalı Masraf | Taşınmazın objektif değerini kalıcı olarak artıran imalatlar | Tahliye anında yıpranma payı düşülerek istenebilir |
| Işıklı/Dijital Tabela Masrafı | Kiracının ticari unvanına özgü işletme/tanıtım gideri | Kiraya verenden talep edilemez |
Dikkat: Kiraya verenin tabela montajına onay vermiş olması, bu harcamayı faydalı masrafa dönüştürmez. Taşınmazın mülkiyetine kalıcı bir iktisadi değer katmayan tabela ve reklam panolarının masrafları tahliye aşamasında kiraya verenden (ev sahibinden) talep edilemez.
Kiracı Çıkarken Kendi Yaptırdığı Tabelayı Söküp Götürebilir mi? (Sökme Hakkı)
İşyerinde tabela asma hakkı kullanılarak monte edilen tabelanın akıbeti de önemlidir: kiracı, bedelini bizzat ödeyerek monte ettiği tabelanın malikidir. Eşya hukuku ilkeleri ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kiracının söküp alma hakkı (ius tollendi) bulunmaktadır.
Kiracı tahliye sırasında tabelasını, harflerini ve taşıyıcı karkasını söküp götürme hakkına sahiptir; kiraya veren veya bina yönetimi tabelaya el koyamaz. Ancak sökme hakkının kullanılması mutlak ve sınırsız olmayıp, ana gayrimenkulün dış cephesine, sıvasına ve ortak yerlere kalıcı fiziki zarar vermeme koşuluna bağlıdır. Sözleşmede tabelanın demirbaş olarak kiralanana bırakılacağı kararlaştırılmışsa, kiracının bu konuda söz hakkı yoktur ve tabelanın sökülüp götürülmesi hukuka aykırıdır.
Tabelanın Sökülmesi Sırasında Dış Cepheye (Montaj Yerlerine) Verilen Zararların Depozitodan (Güvence Bedelinden) Kesilmesi
İşyerinde tabela asma hakkı kullanılırken yapılan montajın sökülmesi sırasında dış cepheye verilen zararlar ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
“Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir.”
“Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır.”
Tabelanın sökülmesi esnasında dış cephe kaplamasında, kompozit panellerde veya ana duvarlarda kalıcı delikler, kırıklar, çatlaklar veya boya/sıva tahribatı meydana gelirse bu hasar olağan eskime sınırlarını aşar: ağır çelik dübeller, kaynak izleri, cephe kompozit kaplamalarının parçalanması, ısı yalıtım/mantolama tabakasının delinmesi veya dış cephe sıva ve boyasının derin hasara uğratılması “olağan kullanım yıpranması” sınırlarını aşan montaj/söküm hasarları olarak kabul edilir.
Tahliyede Depozitodan Mahsup Süreci
- Kiraya veren, tahliye anında dış cepheyi gözden geçirmek ve tabela montaj/söküm yerlerindeki hasarları gecikmeksizin kiracıya TBK m. 335 uyarınca yazılı olarak bildirmek (veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden delil tespiti yaptırmak) zorundadır.
- Tespit edilen dış cephe onarım ve eski hale getirme masrafları, olağan kullanım yıpranmasını aşan bir tazminat kalemi olarak nitelendirilir.
- Kiraya veren, dış cephenin eski hale getirilmesi için gereken makul onarım bedelini, kiracının verdiği nakdi depozitodan (güvence bedelinden) mahsup etme hakkına sahiptir.
İşyerinde Tabela Asma Hakkı ve Dış Cephe Uyuşmazlıklarında Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
İşyerinde tabela asma hakkı, kat mülkiyeti hukuku ile kira hukukunun iç içe geçtiği, kat malikleri kurulu kararları ile bilirkişi incelemesi gerektiren teknik bir alandır. Somut durumunuza özgü değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp’tan Yazınİşyerinde Tabela Asma Hakkı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hayır. Yargıtay, ticari kiracının işyerini tanıtma amacıyla dış cepheye tabela asmasını doğal bir hak kabul etmekle birlikte, bu hakkı yönetim planında aksine yasak bulunmaması, bağımsız bölümün dış cephe sınırlarının aşılmaması, mimari estetiğin bozulmaması ve komşulara rahatsızlık verilmemesi koşullarına bağlamıştır.
Hayır, her zaman gerekmez. Yönetim planında yasak yoksa ve tabela bağımsız bölümün kendi tabliye/dış duvar sınırları içinde kalan, mimari yapıyı bozmayan standart nitelikteyse 4/5 onayı aranmaz. Ancak tabela bağımsız bölüm sınırlarını aşarsa, ortak alana sundurma/kepenk gibi kalıcı bir tesisat oluşturursa veya cepheyi bütünüyle değiştirirse KMK m. 19/2 uyarınca kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası şarttır.
Ev sahibinin izni yalnızca kiracı ile kiraya veren arasındaki nisbi borç ilişkisini bağlar. Dış cephe KMK m. 4 gereği tüm kat maliklerinin müşterek mülkiyetinde olduğundan, kiraya verenin tek taraflı izni diğer kat maliklerinin itiraz hakkını ortadan kaldırmaz; yönetim planına aykırı bir tabela asılması halinde apartman yönetimi müdahalenin men’i davası açabilir.
Hayır. Yargıtay, yönetim planında yasak yoksa tabelanın doğrudan toptan sökülmesi yerine, hakkaniyet ilkesi gereği bilirkişi incelemesiyle sınırları aşmayan uygun yere çekilmesi veya ölçülerinin küçültülmesi yönünde karar verilmesini aramaktadır. İzinsiz asılmış olsa dahi ölçülülük ilkesi gözetilir.
Evet, ancak doğrudan değil. TBK m. 316 uyarınca kiraya veren önce noter kanalıyla en az 30 günlük yazılı ihtarname göndererek aykırılığın giderilmesini (tabelanın sökülmesi veya yasal sınırlara çekilmesi) istemelidir. Süre içinde aykırılık giderilmezse kiraya veren sözleşmeyi feshedip tahliye davası açabilir.
Hayır. Dükkanın üst hizasındaki boş cepheler ve kör duvarlar KMK m. 4 gereği tüm kat maliklerinin ortak alanıdır ve hiçbir bağımsız bölümün münhasır mülkiyetinde değildir. İşyeri kiracısı kendi bağımsız bölümünün tavan-tabliye sınırlarını aşan bu alanlara dev reklam panosu yerleştiremez; yerleştirirse herhangi bir kat malikinin talebiyle derhal söktürülebilir.
Hayır. Işıklı, kutu harf veya dijital tabela masrafları taşınmaza kalıcı, objektif bir değer kazandırmayan, kiracının kendi ticari unvanına özgü lüks/işletme giderleridir. Kiraya verenin onay vermiş olması bu durumu değiştirmez; tahliye sonrasında bu masrafların bedeli ev sahibinden talep edilemez.
Evet. Kiracı, bedelini kendisi ödeyerek monte ettiği tabelanın malikidir ve sökme hakkına (ius tollendi) sahiptir; sözleşmede tabelanın demirbaş olarak bırakılacağı kararlaştırılmadıkça kiraya veren tabelaya el koyamaz. Ancak söküm sırasında dış cepheye kalıcı zarar verilmemesi gerekir; verilen zararlar depozitodan mahsup edilebilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. İşyerinde tabela asma hakkı, dış cephe kullanımı ve tahliye davalarına ilişkin uyuşmazlıklarda yönetim planının, mimari projenin ve sözleşme hükümlerinin bir hukuk uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için bir avukata danışmanızı öneririz.
Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
İlgili Yazılar: İşyerinde Tadilat ve Dekorasyon Masrafları · İşyerine Yapılan Milyonluk Yatırımların Erken Tahliyede Geri Alınması · İşyerinin Kullanım Amacının Değiştirilmesi · Kiralık Dükkana Ruhsat Alınamaması · Gayrimenkul Hukuku · Hakkımızda · İletişim
Bir yanıt yazın