kiralık dükkana ruhsat alınamaması

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması, kiracının işyerini hiç açamamasından yıllarca süren tazminat davalarına kadar uzanan ciddi bir hukuki kriz doğurur. Sorunun kaynağı kiraya verenin gizlediği bir yapısal engelse kiracı kira borcundan kurtulabilir, sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve masraflarını geri isteyebilir; ancak kiracı yeterince araştırma yapmadan basiretsizce kiralama yapmışsa sorumluluk tam tersine döner. Bu rehberde ruhsat krizinin hukuki ayıp niteliği, fesih ve tazminat hakları ile arabuluculuk sürecini güncel Yargıtay içtihatlarıyla birlikte inceliyoruz.

Kiralanan İşyerine Belediye Neden Ruhsat Vermez? “Hukuki Ayıp” Nedir?

Bu bölümde kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun “hukuki ayıp” kavramı içindeki yeri, sözleşmede amaçlanan kullanımın önemi ve ruhsat işlemlerine ilişkin sözleşme kayıtlarının sınırları ele alınmaktadır; bu üç başlık birlikte değerlendirilmeden sorumluluğun kime ait olduğu doğru tespit edilemez.

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun hukuki temeli, kiraya verenin TBK m. 301’den doğan teslim borcuna dayanır. Aşağıdaki başlıklarda bu borcun kapsamı, “hukuki ayıp” kavramı ve sözleşmedeki ruhsat klozlarının sınırları somut Yargıtay kararlarıyla açıklanmaktadır.

Hukuki Ayıp Nedir? İşyerinin Ruhsat Şartlarını (Örn: İskan, Yangın Merdiveni, Baca İzni) Taşımaması Nedeniyle Kullanılamaması

“Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.”

“Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.”

Kiralanan yerin özel ya da kamu hukukundan kaynaklanan idari engeller, yapısal noksanlıklar veya mevzuat kısıtlamaları sebebiyle hedeflenen amaca uygun olarak kullanılamaması hukuki ayıp oluşturur. İskan, yangın merdiveni veya baca izni gibi şartların eksikliği nedeniyle işletme ruhsatının verilmemesi, kiraya verenin teslim borcunu ihlal ettiği anlamına gelir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — E. 2022/404, K. 2022/1155, T. 27.09.2022
Hukuki ayıbın genel tanımı bu kararla netleştirilmiştir: “Kiracının, kiralanana ilişkin olarak sözleşme ile amaçladığı kullanım olanağının özel ya da kamu hukukundan kaynaklanan sınırlamalar nedeni ile azalması veya engellenmesi hâlinde hukukî ayıbın varlığından söz edilir.” Bu içtihat, kiralık dükkana ruhsat alınamaması hallerinin neden hukuki ayıp kapsamında değerlendirildiğini en üst yargı organı düzeyinde teyit etmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — E. 2019/3, K. 2022/398, T. 29.03.2022
“Kiracının, kira sözleşmesini yapma amacını gerçekleştirmeyi engelleyen her türlü teslim, ayıp olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle kira konusunun ayıpsız tesliminden söz edilebilmesi için, kiracı sözleşmeyi hangi amaçla akdetmişse kira konusunun o amacı gerçekleştirmeye yönelik tarzda teslim edilmesi gerekir.” Bu ilke, kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle işletmenin faaliyete geçememesi hallerinde doğrudan uygulama alanı bulur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (I) — E. 2023/4861, K. 2024/2044, T. 01.07.2024

“Taşınmazın yapı kullanma izni olmadan ihale edilerek davalıya teslim edilmesinin hukuki ayıp niteliğinde olduğu” açıkça ifade edilmiştir. İskan belgesi bulunmayan bir taşınmazın teslimi, tek başına hukuki ayıp oluşturmaya yeterlidir; bu da kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun neden en sık rastlanan ayıp türlerinden biri olduğunu göstermektedir.

Sözleşmede Amaçlanan Kullanım: Kiralanan Yerin “Restoran” Olarak Tutulup, Belediyenin “Buraya Gıda Ruhsatı Verilemez” Demesi

Kiraya verenin borcu yalnızca taşınmazı fiilen teslim etmekle son bulmaz; kiralananı sözleşmede kararlaştırılan maksada uygun ve işletilebilir şekilde teslim ve muhafaza etmesi gerekir. Taraflar arasında yer “restoran”, “fırın” veya “kafe” olarak kararlaştırılmışsa, belediyenin bu faaliyete gıda ruhsatı vermeyi reddetmesi kiraya verenin teslim borcuna aykırılık teşkil eder.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (I) — E. 2013/12203, K. 2014/5084, T. 16.04.2014
Amaca elverişli teslim ilkesi bu kararla net biçimde ortaya konmuştur: “6100 sayılı TBK’nun 301. maddesinin ifadesi ile kiraya veren; kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Kiraya veren bu borcu sadece fiili bir teslim ile ifa etmiş olmaz. Kiracı kiralananı hangi maksat için tutmuş ise kiralayan o maksada elverişli bir tarzda teslim ile mükelleftir.” Aynı doğrultuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 14.04.2026 tarihli, 2025/4135 E. ve 2026/2163 K. sayılı kararında da “kiracı, kiralananı hangi maksat için tutmuş ise kiraya veren o maksada elverişli bir tarzda teslim ile mükelleftir” ilkesi tekrarlanmıştır. Restoran veya fırın olarak kararlaştırılan bir yerin mimari projesinde baca tahsisatının bulunmaması ya da belediyece “buraya gıda ruhsatı verilemez” denilerek ruhsat talebinin reddedilmesi, kiraya verenin asli sözleşme borcunu ağır surette ihlal ettiğini gösterir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması bu tür somut amaç uyuşmazlıklarında en açık şekilde ortaya çıkar.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2015/8794, K. 2016/3531, T. 28.04.2016

Taşınmazın “restaurant olarak işletilmek üzere” kiralanmasına rağmen, belediyece kaçak eklenti bulunması ve oturma ruhsatı olmaması gerekçesiyle ruhsat verilmemesi, kiraya verenin teslim borcuna aykırılık teşkil ettiği ve anahtar tesliminin ispat yükü bakımından yazılı delille kanıtlanması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Sözleşmede “Ruhsat İşlemleri Kiracıya Aittir” Maddesi Varsa Ev Sahibi Tüm Sorumluluktan Kurtulur mu? (Yargıtay Yaklaşımı)

“Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.”

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması ihtimaline karşı kira sözleşmesine konulan “ruhsat işlemleri ve masrafları kiracıya aittir” kaydı, kiracının idari başvuru prosedürlerini, harç ve teknik çizim gibi işlemleri takip etme yükümlülüğünü ifade eder; ancak bu kloz kiraya vereni taşınmazın yapısal ve imari ayıplarından peşinen ve mutlak olarak muaf kılmaz. Yargıtay bu meseleyi iki temel denge ekseninde ele almaktadır; kiralık dükkana ruhsat alınamaması sözleşmedeki bu klozla otomatik olarak kiraya veren lehine çözülmez.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — E. 2023/3322, K. 2024/1276, T. 22.04.2024 ve İstikrarlı İçtihat
Tacir kiracının basiretli davranma yükümlülüğüne ilişkin istikrarlı içtihatta, kiracının hiçbir araştırma yapmaksızın, açıkça öngörülebilir engelleri göz ardı ederek kiralama yapması veya sözleşmede açıkça ruhsat riskini üstlenmesine rağmen gerekli yasal müracaatları hiç başlatmaması hallerinde kiraya verenin sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir (aynı doğrultuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2005, K. 2024/56, T. 08.01.2024 (I); E. 2022/6447, K. 2022/7784, T. 13.10.2022; E. 2025/4135, K. 2026/2163, T. 14.04.2026 (II)). Yargıtay bir kararında, kiralananın ön ve yan tarafındaki çıkmalar için yapı izin belgesi gerektiğini ve bu belgenin olmadığını bilerek dükkanı kiralayan tacir kiracının, sonradan ruhsat alamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi haklı nedenle feshedemeyeceğine hükmetmiştir.
Yapısal Engel ve Gizlenen Ayıp Grubu Kararlar
Kiracının basiretli davranma yükümlülüğü, kiraya verenin taşınmazdaki kaçak yapılaşmayı veya giderilmesi imkânsız hukuki ayıpları gizlemesini haklı çıkarmaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2014 tarihli, 2013/10454 E. ve 2014/5024 K. sayılı kararında (I) “binalarda yapı iskan belgelerinin bulunmaması nedeniyle belediyece işletme ruhsatlarının verilmediği, işletme ruhsatının alınabilmesi için imar durumu terk ve tevhid işlemlerinin yapılması, İSKİ, itfaiye ve sivil savunma müdürlüklerinden onay ve belgeler gerektiği, bu onay ve belgelerin kiracı tarafından sağlanmasının mümkün olmadığı” tespit edilerek kiracının feshi haklı bulunmuştur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2008/618 E. ve 2008/8506 K. sayılı kararında da “kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını ve işletilmesini olanaksız kılacak ayıplar kiralayanın tekeffülü altındadır” ve “davalı kiralayanların kiralananda ruhsatsız tadilat ve ilaveler yapmaları olayın idari yargıya intikal etmesine rağmen bu yönü davacı kiracıdan saklamaları ağır kusurlarını, hatta kasten hareket ettiklerini gösterir” denilerek kiraya verenin sorumluluğu kabul edilmiştir. Sözleşmede ruhsatın kiracıya ait olduğu yazsa dahi, kiracının yetki ve imkânını aşan bu tür yapısal engellerde kiraya veren sorumluluktan kurtulamaz; kiralık dükkana ruhsat alınamaması yapısal bir engelden kaynaklanıyorsa sözleşme kaydı kiraya vereni korumaz.

Ruhsat Alamayan Kiracı Kirayı Ödemek Zorunda mıdır? Fesih Hakkı

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması süreci uzadıkça, kira bedelinin ve fesih hakkının kime ait olduğu sorusu giderek daha kritik hale gelir.

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması süreci uzadıkça, kiracının en çok sorduğu soru kira bedelinin akıbetiyle ilgilidir. Aşağıdaki başlıklarda kira borcunun devamı, fesih hakkının doğduğu an ve mühürleme halinde kira ilişkisinin sonu ele alınmaktadır.

Ruhsat Sürecinde (Belediye Onayı Beklenirken) Faaliyete Başlanamayan Aylar İçin Kira Borcu İşler mi?

Kural olarak kiralanan taşınmaz kiracının fiili hâkimiyetine bırakıldığı andan itibaren kira sözleşmesi yürürlüktedir. Ruhsatın alınamaması kiraya verene izafe edilemeyen idari süreçlerden veya kiracının kendi kusurundan kaynaklanıyorsa ya da kiracı taşınmazı zilyetliğinde tutmaya devam ediyorsa, kiracı kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması tek başına kira borcunu ortadan kaldırmaz; borcun akıbeti sorunun kaynağına göre belirlenir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — E. 2025/913, K. 2025/5820, T. 02.12.2025

Ruhsat alamama her zaman kiracı lehine sonuç doğurmaz: “davacı tarafça işyeri ruhsatı alınamamış olmasının idari bir işlem niteliğinde olduğu, davalılara izafe edilebilecek bir kusurun bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının daha öncesinde taşınmazın işyeri ruhsatının bulunmadığını bilebilecek durumda olduğu” ve “davacı kiracı tarafından kiralananın ayıplı olduğu bu ayıp halinin giderilmesine dair süresinde davalılara bir bildirim yapılmadığı, kiralananın mevcut haliyle benimsenerek kullanıldığı anlaşılmakla” kiracının talepleri yerinde görülmemiştir.

“Kiracı, kiralananın kullanımını etkileyen ayıpların varlığı hâlinde, bu ayıpların kiraya veren tarafından öğrenilmesinden ayıbın giderilmesine kadar geçen süre için, kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını isteyebilir.”

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2010/6575, K. 2010/7750, T. 05.07.2010
“Hasılat kira ilişkisinde, kiralananın teslim edilmiş olması, kiralayanın borcunu sona erdirmez. Teslimden sonra kiralayanın borcu, Borçlar Kanununun 272. maddesi uyarınca kiralananı akitte güdülen kullanma ve işletmeye elverişli bir halde bulundurma borcu olarak devam eder.” Kiralık dükkana ruhsat alınamaması taşınmazın kullanılmasını kiracıdan kaynaklanmayan bir sebeple tamamen imkânsızlaştırdığı hallerde ise “kullanma, kiracıdan kaynaklanmayan bir sebeple mümkün olmadığı takdirde” ve somut olayda işletme ruhsatı alınarak işletilmesi zorunlu olan kaynağa olumsuz sonuç sebebiyle izin verilemeyeceği saptandığından, kiracının kiralayana kira bedeli ödemesi gerekmediği hükme bağlanmıştır.

Dükkana Ruhsat Alınamayacağı Kesinleştiğinde (Belediye Reddi) Kiracının Kira Sözleşmesini “Haklı Nedenle Derhal Fesih” Hakkı

“Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir.” “Taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak, olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlar.”

Yetkili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun taşınmazın yapısal veya imari imkânsızlıkları sebebiyle kesin olarak reddedilmesi halinde kiracı, TBK m. 306/2 ve gerekirse TBK m. 331 hükümlerine dayanarak sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması kesinleştiği andan itibaren kiracı artık belirsiz bir süre beklemek zorunda değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2015/3165, K. 2016/1611, T. 03.03.2016
“Aksi durumda yani sözleşmede amaçlanan biçimde kullanmasının olanaksız olması halinde kiracı, sözleşmeyi feshe yahut kiradan uygun bir tutarın indirilmesini istemeğe yetkilidir.” Yargıtay, somut olayda kiracının seçimlik hakkını akdin feshi şeklinde kullandığını ve bu feshin haklı olduğunu tespit etmiştir. Ancak kira sözleşmesi sürekli bir sözleşme olduğundan feshin geçmişe etkili değil, ileriye etkili sonuç doğuracağı vurgulanmıştır.

Fesih İhtarnamesi: Ruhsat Alınamadığı İçin Dükkanı Erken Boşaltan Kiracı, Kalan Ayların Kirasından Sorumlu Tutulabilir mi?

“Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer.”

Bu sorunun cevabı, kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle yapılan feshin haklı olup olmadığına göre tamamen değişir; haklı fesihte kiracı korunurken haksız fesihte sorumluluk kiracıya döner. Fesih TBK m. 306 veya m. 331 çerçevesinde haklı nedene dayanıyorsa, kiracı kalan ayların kirasından ve erken çıkış tazminatından sorumlu tutulamaz. Buna karşılık fesih haksızsa sonuç tam tersinedir:

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (II) — E. 2013/12203, K. 2014/5084, T. 16.04.2014

“Haklı bir neden olmaksızın kiralananın erken tahliyesi halinde kiracı tahliye tarihine kadar kira borcu ile tahliye tarihinden itibaren de kiralananın yeniden aynı koşullarla kiraya verilebileceği süre kadar kira tazminatından sorumludur.”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (I) — E. 2023/612, K. 2023/2438, T. 02.10.2023

Feshin haksız olması sebebiyle sözleşmedeki cezai şartın işletilebileceği ve “cezai şart asıl edimin yerini alan cezai şart niteliğinde olduğundan ayrıca erken tahliye nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği” belirtilmiştir.

Bilgi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2022 tarihli, 2022/4840 E. ve 2022/6696 K. sayılı kararında, kiracının haksız dönmesi durumunda dahi kiraya verenin “bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması” gerektiği vurgulanmıştır — yani zararı azaltma külfeti karşı tarafa da yüklenir.
Dikkat — Anahtar Teslimi Şart: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre kira ilişkisinin hukuken sonlanması için yalnızca fesih ihtarnamesi göndermek veya taşınmazı terk etmek yeterli değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2024 tarihli, 2023/939 E. ve 2024/428 K. sayılı kararında “kiralananın tahliye edildiğinin kabulü için fiilen boşaltılması yeterli olmayıp anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerektiği” ve “kiracının fiili tahliye tarihine kadar kira bedeli ödemekle yükümlü olduğu” hükme bağlanmıştır. Aynı ilke Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2014 tarihli, 2013/10993 E. ve 2014/3350 K. sayılı kararında da teyit edilmiş, salt ihtar göndermenin “kiracının kira borcundan kurtulması için yeterli değildir” denilmiştir.

Ruhsatsız Çalışan İşyerinin Zabıta Tarafından Kapatılması (Mühürlenmesi) Halinde Kira İlişkisinin Akıbeti

Kiralananın kamu makamlarınca mühürlenmesi ve faaliyetten menedilmesi, ayıbın kaynağına göre sonuç doğurur. Mühürleme kiraya verenin kusurundan (imar aykırılığı, yıkım kararı) kaynaklanıyorsa kiracı haklı nedenle feshedebilir; kiracının kendi kusurundan (kaçak imalat, ruhsat taahhüdünü yerine getirmeme) kaynaklanıyorsa sorumluluk kiracıya aittir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması ile ruhsatsız çalışmanın zabıtaca tespiti, birbirinden farklı ama iç içe geçen iki ayrı hukuki kriz doğurur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (I) — E. 2021/8314, K. 2022/52, T. 17.01.2022
“Kiralanan hakkında belediye tarafından yıkım ve faaliyetten men kararı verilmesi ve kiralananın mühürlenmesi nedeniyle kiracı kira sözleşmesini haklı nedenle feshederek kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığından kiraya veren tarafından haksız fesih ve erken tahliye nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği” karara bağlanmıştır. Bu karar, kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun ev sahibinin kusurundan kaynaklanan mühürlemeye evrilmesi halinde kiracının korunduğunu göstermektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (II) — E. 2023/2005, K. 2024/56, T. 08.01.2024

İstisnai bir örnekte sonuç tam tersine dönmüştür: “kaçak olan ve hakkında yıkım kararı bulunan binalar nedeniyle kiraya verenin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeceği, kiralananın mühürlenmesi nedeniyle kullanılamamasının davacı kiracının kusurundan kaynaklandığının anlaşılmasına göre” hüküm kurulmuştur.

Ev Sahibinin Sorumluluğu: Tadilat Masrafları ve Tazminat Talepleri

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması ev sahibinin kusurundan kaynaklandığında, sıra ev sahibinin mali sorumluluğuna gelir: ruhsat garantisi beyanları, tadilat masrafları ve kazanç kaybı tazminatı bu bölümde ele alınmaktadır.

Ruhsat krizinin haklı fesihle sonuçlandığı hallerde, sıra kiraya verenin mali sorumluluğuna gelir. Bu bölümde ruhsat garantisi beyanları, kiracının yaptığı masrafların iadesi ve kazanç kaybı tazminatı ele alınmaktadır.

Ev Sahibinin Beyanı: “Ben Buraya Ruhsat Alınır Garantisi Veriyorum” Demesi Hukuken Bağlayıcı mıdır?

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması riskine karşı kiraya verenin kiralananın ruhsata uygun olduğuna dair beyanları ve sözleşmesel taahhütleri, TBK m. 301 ve ayıba karşı tekeffül kuralları gereğince doğrudan bağlayıcıdır. Taşınmazın yasal engellerini gizlemek veya aldatıcı beyanda bulunmak sözleşme ihlalidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (I) — E. 2014/11384, K. 2014/14671, T. 30.12.2014
“Kiraya arz edilen bir yapının yasal mevzuata uygun bir şekilde inşa edildiğinin kabulü asıl olup, yanlış görünüm vermek veya kiralanandaki kusur ve ayıplar hakkında bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal etmek sözleşmenin ihlali niteliğindedir” tespiti yapılmıştır. Ev sahibinin “ben buraya ruhsat alınır garantisi veriyorum” demesi de, aksi somut delillerle ispatlanmadıkça, kiraya vereni bu beyanla bağlar; kiralık dükkana ruhsat alınamaması bu garantiye rağmen gerçekleşirse tazminat sorumluluğu doğar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (I) — E. 2025/1301, K. 2025/5209, T. 04.11.2025
Ruhsatın hangi tarafça alınacağı sözleşmede açıkça yazmasa dahi, taraflar arası yazışmalardan bu yükümlülüğün kiraya verende olduğu anlaşılıyorsa sonuç değişmez: “her ne kadar kira sözleşmesinde açıkça otel ruhsatının kim tarafından alınacağı belirtilmemiş ise de; taraflar arasındaki ihtarlar, sözleşme kapsamı ve otel ruhsatının davalı tarafından alınmış olması karşısında, otel ruhsatının davalı tarafından alınacağının kararlaştırıldığı ve otelin ruhsatı ile kiraya verildiğinin kabulü gerektiği” ve “davalı kiraya verenin kiralanan taşınmazı teslim etmemesinin sözleşmenin ihlali niteliğinde olduğu” ifade edilmiştir.

Kiracının Dükkana Yaptığı Masraflar (Dekorasyon, Tesisat, Demirbaş) Ruhsat İptali Durumunda Ev Sahibinden Geri İstenebilir mi?

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle yapılan dekorasyon, tesisat ve demirbaş masrafları da bu bölümde ele alınan iade rejimine tabidir.

“İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.”

Evet, kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle kiraya verenin kusuruyla veya hukuki ayıp nedeniyle haklı olarak süresinden önce feshedilen sözleşmelerde kiracının yaptığı faydalı ve zorunlu masraflar geri istenebilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2013/6477, K. 2013/17429, T. 26.12.2013
Vekaletsiz iş görme hükümleri bu tür masrafların iadesinde temel dayanaktır: “davalı kiralayanın kusuru sonucu işletme ruhsatı iptal edilen davacının akdi feshedip, kiralananı boşaltmak zorunda kalması nedeniyle kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerden alıp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiralayan tarafından benimsenen imalatların yapıldıkları tarih itibariyle bedellerini vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca (BK.nun 414. mad.-TBK.nun 530. mad.) isteme hakkı vardır” ve “somut olayda kiralananın tahliyesi sonunda kiralayan yapılan imalatları benimsemiş olmakla kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir.” Aynı doğrultuda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2014 tarihli, 2013/12203 E. ve 2014/5084 K. sayılı kararında (III) da “kiracının kiralananda yaptığı değer artırıcı masrafları kiraya verenden isteme hakkı vardır. Ayrıca kiralananda kalan demirbaşların aynen iadesi mümkün olmaz ise bedelinin tahsili de istenebilir” tespiti yer almaktadır.
Kalan Süreyle Orantılı Hesap: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 17.01.2022 tarihli, 2021/8314 E. ve 2022/52 K. sayılı kararında (II), “sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça kiracının, kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu imalatların yapıldığı tarih itibariyle belirlenecek değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle elde edilecek bedeli isteme hakkı olduğu” ve erken tahliye durumunda kiracının kalan süreyle orantılı olarak sökülüp götürülemeyen imalatların bedellerini talep edebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca sözleşmedeki “yapılan masraflar kiraya verene bırakılacaktır” yönündeki feragat kayıtları, sözleşmenin kiraya verenin kusuru nedeniyle haklı olarak süresinden önce feshi hâlinde kiracıyı bağlamaz (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2013/10993 E., 2014/3350 K.).

Kazanç Kaybı Tazminatı: Ruhsat Alınamadığı İçin Faaliyete Geçemeyen İşletmenin Uğradığı Ticari Zarar (Yoksun Kalınan Kar) Kimden İstenir?

“Kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür.”

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle işletmeye hiç geçilememesi de bu tazminat kapsamına girer.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (II) — E. 2023/4861, K. 2024/2044, T. 01.07.2024
“Davalı kiraya verenin kiralananı davacıya 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 249 uncu maddesinde düzenlenen kiralanan kullanıma hazır halde teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu durumda kiracının, kusursuz olduğunu kanıtlayamayan kiraya veren davalıdan kâr kaybı zararı adı altında bir miktar paranın kendisine ödenmesini isteyebileceği” hükme bağlanmıştır.
Müspet ve Menfi Zarar Birlikte İstenemez: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30.12.2014 tarihli, 2014/11384 E. ve 2014/14671 K. sayılı kararında (II), aynı hukuki ilişki çerçevesinde kiracının hem müspet zararı (kâr kaybı) hem de menfi zararı (yapılan masraflar) birlikte talep edemeyeceği, bu iki talep türünden birinin seçilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (II) — E. 2025/1301, K. 2025/5209, T. 04.11.2025
Kâr kaybının hesaplanmasında uygulanan formül şu şekilde açıklanmıştır: “kâr kaybı; sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden, yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamının indirilerek bulunacağı” kabul edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 08.02.2016 tarihli, 2015/1969 E. ve 2016/669 K. sayılı kararında ise makul süre ve zararı azaltma külfeti vurgulanmıştır: “davacı kiracı da işyerinin mühürlenmesine müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda faaliyetini yürütebileceği aynı nitelikli başka bir taşınmazı yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir.” Nitekim TBK m. 52 uyarınca zararın artmasını önlemek zarar görenin de yükümlülüğündedir.

İskan (Yapı Kullanma İzin Belgesi) Olmadığı İçin Ruhsat Alamayan Kiracının, İskan Almayı Taahhüt Eden Ev Sahibine Karşı Hakları

İskan belgesini belirli bir tarihe kadar alacağını taahhüt etmesine rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kiraya veren, borca aykırı davranmış ve kusurlu temerrüde düşmüş sayılır. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması iskan eksikliğinden kaynaklanıyorsa kiracının izleyebileceği yol üç aşamalıdır: Kiralık dükkana ruhsat alınamaması bu şekilde bir taahhüde dayanıyorsa, kiracının izleyebileceği yol üç aşamalıdır:

  1. Mehil Verme: TBK m. 306 gereğince kiraya verene yazılı bir ihtarname keşide ederek iskanın tamamlanması için uygun bir mehil verebilir.
  2. Haklı Fesih: Verilen mehle rağmen iskan belgesi alınamaz ve ruhsat imkânsızlığı sürerse, kira sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.
  3. Talepler: Fesihle birlikte taşınmazı tahliye edip anahtarını teslim ederek peşin ödenen kira bedellerini, güvence bedelini (depozito), yaptığı zorunlu ve faydalı tadilat harcamalarını ve kiraya verenin kusuruna dayalı tazminat/kâr kaybı alacaklarını talep edebilir.

Çözüm Süreci: Arabuluculuk ve Depozito İadesi

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle sözleşme feshedildikten sonra sıra depozitonun iadesine ve dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecine gelir.

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi sürecinin son aşaması, depozitonun iadesi ve dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecidir.

Ruhsat Krizi Nedeniyle Feshedilen Sözleşmelerde Peşin Verilen Kira ve Depozito (Güvence Bedeli) Kesintisiz İade Edilmeli midir?

“Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.”

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle sözleşmenin kiraya verenin kusuruna dayalı hukuki ayıp sebebiyle haklı olarak feshedildiği ve taşınmazın anahtarlarının usulüne uygun iade edildiği durumlarda, kiracının bir borcu kalmadığından güvence bedeli ile fiilen kullanılamayan döneme ait peşin ödenmiş kira bedelleri kesintisiz iade edilmelidir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle feshedilen sözleşmelerde bu iade talebi arabuluculuk sürecinin ana konularından birini oluşturur.

Tahliye ve Masraf İadesi Krizinde İş Uyuşmazlığı: Arabuluculuk Süreci Nasıl Yürütülmelidir?

“Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.”

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması sebebiyle sözleşmenin feshi, taşınmazın tahliyesi, imalat/tadilat masraflarının tahsili, kâr kaybı tazminatı ve depozito iadesi talepleriyle sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadan evvel yetkili arabuluculuk bürosuna başvurulması zorunludur.

Dikkat: Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden doğrudan açılan davalar, HMK m. 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle açılacak her türlü tazminat ve fesih davasında bu ön koşula dikkat edilmelidir.
  1. Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu: Ruhsat alınamaması sebebiyle sözleşmenin feshi, anahtar teslimi tespiti, kira bedelinden indirim, peşin ödenen kira ve depozitonun iadesi, imalat ve tadilat masraflarının tahsili ile kâr kaybı tazminatı talepleri dava konusu edilmeden önce taşınmazın bulunduğu yerdeki yetkili Adliye Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmalıdır.
  2. Anlaşma Halinde İcra Edilebilirlik: Arabuluculuk müzakerelerinde tarafların tahliye tarihi, anahtar teslim protokolü, masraf iadesi ve bedeller üzerinde uzlaşması durumunda düzenlenen anlaşma belgesi, 6325 sayılı Kanun m. 18/B uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nden icra edilebilirlik şerhi alınarak ilam niteliğinde belge vasfı kazanır.
  3. Anlaşamama Halinde Dava Yolu: Müzakerelerde uzlaşma sağlanamazsa arabuluculuk son tutanağı düzenlenir ve kiracı haklarını Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde eda ve tazminat davasıyla ileri sürer. HMK m. 107 (belirsiz alacak davası) 7589 sayılı Kanun ile 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırıldığından, yeni açılacak davalarda masraf, tadilat ve kâr kaybı gibi zararlar bakımından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak HMK m. 109 uyarınca kısmi dava ikame edilmelidir.

Aşağıdaki tablo, kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun kaynağına göre kira borcu, fesih hakkı ve tazminat sorumluluğunun nasıl değiştiğini özetlemektedir.

Sorunun KaynağıKira BorcuFesih HakkıTazminat Sorumlusu
Kiraya verenin yapısal/hukuki engeli (iskan yokluğu, kaçak eklenti, gizlenen ayıp)TBK m. 307 uyarınca indirim veya muafiyetKiracı haklı fesih (TBK m. 306/2)Kiraya veren (masraf iadesi + kâr kaybı)
Kiracının araştırmadan, basiretsizce kiralama yapmasıKiracı tam sorumluKiracının feshi haksız sayılabilirKiracı (kiraya veren tazminattan muaf)
Kiracının kusurlu imalatı veya ruhsat taahhüdünü yerine getirmemesiKiracı tam sorumluKiracının feshi haksız, ayrıca kiraya veren de feshedebilirKiracı (kiraya verene karşı sorumluluğu devam eder)
İdari makamın öngörülemeyen, kusursuz ret kararıSomut olaya göre değişirKiracı haklı fesih (TBK m. 331) mümkün olabilirTaraflar kendi zararını üstlenir

Sık Sorulan Sorular

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması durumunda kira sözleşmesi feshedilebilir mi?
Evet. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması kiraya verenin taşınmazdaki yapısal veya hukuki bir ayıptan kaynaklanıyorsa ve bu ayıp verilen mehle rağmen giderilmiyorsa, kiracı TBK m. 306/2 uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir.
Ruhsat sürecinde faaliyete başlanamayan aylar için kira ödenir mi?
Kural olarak kiracı taşınmazı zilyetliğinde tuttuğu sürece kira ödemekle yükümlüdür. Ancak kiralık dükkana ruhsat alınamaması kiracıdan kaynaklanmayan bir sebeple tamamen imkânsız hale getirdiyse TBK m. 307 uyarınca kira bedelinden indirim istenebilir veya hiç ödenmeyebilir.
Sözleşmede “ruhsat işlemleri kiracıya aittir” yazması ev sahibini tüm sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır. Bu kloz kiracının idari başvuru ve harç takibi yükümlülüğünü ifade eder; ancak kiralık dükkana ruhsat alınamaması taşınmazın yapısal bir ayıbından veya ev sahibinin gizlediği kaçak yapılaşmadan kaynaklanıyorsa bu kloz kapsam dışıdır. Yapısal engellerde ev sahibi sorumluluktan kurtulamaz.
Ruhsat alınamadığı için dükkanı erken boşaltan kiracı kalan ayların kirasından sorumlu mudur?
Fesih haklı nedene dayanıyorsa hayır, kiracı kalan ayların kirasından sorumlu tutulamaz; kiralık dükkana ruhsat alınamaması haklı fesih sebebi sayıldığında bu sorumluluk doğmaz. Ancak fesih haksızsa kiracı, taşınmazın yeniden kiralanabileceği makul süre boyunca kira tazminatından sorumlu olur.
Dekorasyon ve tesisat masrafları ruhsat iptali halinde ev sahibinden geri istenebilir mi?
Evet, kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle ev sahibinin kusuruyla haklı olarak feshedilen sözleşmelerde, kiracının yaptığı sökülüp götürülemeyen faydalı ve zorunlu masraflar vekaletsiz iş görme hükümleri (TBK m. 530) uyarınca geri istenebilir.
Ruhsat alınamadığı için işletmeye geçemeyen kiracı kâr kaybı tazminatı isteyebilir mi?
Evet, kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle ev sahibi kusuru olmadığını ispat edemezse TBK m. 308 uyarınca kâr kaybı (yoksun kalınan kar) tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ancak kiracının aynı sürede müspet ve menfi zararı birlikte talep etmesi mümkün değildir.
Ruhsatsız çalışan işyerinin zabıta tarafından mühürlenmesi kiracıyı nasıl etkiler?
Mühürleme ev sahibinin kusurundan (imar aykırılığı, yıkım kararı) kaynaklanıyorsa kiracı haklı nedenle feshedebilir ve tazminattan muaf kalır; bu da kiralık dükkana ruhsat alınamaması sorununun mühürlemeye dönüşmesi halinde kiracıyı koruyan bir güvencedir. Mühürleme kiracının kendi kusurundan (kaçak imalat) kaynaklanıyorsa sorumluluk kiracıya aittir.
Ruhsat krizi nedeniyle dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Evet. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması nedeniyle doğan fesih, tazminat ve depozito iadesi talepleri de dahil olmak üzere 6325 sayılı Kanun m. 18/B uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan tüm talepler dava açılmadan önce arabuluculuğa tabidir; aksi halde dava HMK m. 115/2 gereğince usulden reddedilir.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Kiralık dükkana ruhsat alınamaması, fesih hakkı, tazminat talepleri veya arabuluculuk süreci hakkında hukuki destek almak için Av. Turgut Ekrem Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Ümraniye ve Anadolu Yakası’ndaki kira uyuşmazlıkları için Ümraniye kira avukatı sayfamızdaki hizmetlerimizi de inceleyebilirsiniz.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup somut olayın özelliklerine göre hukuki durum değişebilir. Kiralık dükkana ruhsat alınamaması ve ticari kira uyuşmazlıklarıyla ilgili detaylı bilgi için gayrimenkul hukuku, 10 yıllık kiracının tahliyesi ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye sayfalarımızı inceleyebilir, somut durumunuz için iletişim sayfamızdan bizimle görüşebilirsiniz. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

“Kiralık Dükkana Ruhsat Alınamaması: Haklar ve Fesih” için bir yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al