engelli araç alımında 10 yıl sınırı

Engellilik istisnası kapsamında araç alan pek çok kişi, ikinci bir aracı yeniden istisnalı şekilde almak istediğinde vergi dairesinden beklemediği bir ret cevabıyla karşılaşıyor: eskiden beş yıl olan yeniden yararlanma süresi, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinde yapılan bir değişiklikle on yıla çıkarıldı ve vergi daireleri bu on yıllık süreyi, kanun değişikliğinden önce aracını satmış olan engelli bireylere karşı da uygulamaya çalışıyor. Oysa Danıştay, bu geriye dönük uygulamanın hukuka aykırı olduğuna dair önemli bir yürütmeyi durdurma kararı vermiş durumda.

Bu yazıda, engelli araç alımında 10 yıl sınırı uygulamasının hangi kanunla ve hangi tarihte geldiğini, vergi dairesinin ret işlemine karşı hangi sürede ve hangi mahkemede dava açılması gerektiğini, mahkemelerin bu konudaki emsal yaklaşımını ve süreçte sıkça yapılan hataları; sahadan edinilen somut idari uygulama örnekleriyle birlikte ele alıyoruz.

ÖTV Muafiyetli Araç Alımında 5 Yıl ve 10 Yıl Sınırı Karmaşası Nedir?

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı konusunda uygulamada büyük bir kafa karışıklığı yaşanmasının temel nedeni, kısa aralıklarla yürürlüğe giren ve birbirine karıştırılan iki ayrı kanuni düzenlemenin varlığıdır. Bu karmaşayı çözmeden ne vergi dairesinin ret gerekçesini, ne de açılacak davanın hukuki zeminini doğru kurmak mümkün değildir.

Yeni Yasal Düzenleme Neyi Değiştirdi? (ÖTV Muafiyetli Araç Yenileme Süresinin 10 Yıla Çıkarılması)

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (2) numaralı bendi, malul ve engellilerin bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hale getirilmiş araçları ilk iktisabında ÖTV istisnası tanımaktadır. Bu istisnadan yeniden yararlanabilmek için kanunda öngörülen bekleme süresi, uzun yıllar boyunca beş yıl olarak uygulanmıştır. Bugün gündemde olan engelli araç alımında 10 yıl sınırı meselesi, tam olarak bu bekleme süresinin uzatılmasından doğmaktadır.

“Malul ve engellilerin bizzat kullanma amacıyla; sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran veya özel tertibatlı olarak imal edilmiş taşıtlardan birinci iktisabı, on yılda bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisinden müstesnadır.” (Değişik hüküm — 7537 sayılı Kanun)

Bu süreyi beşten on yıla çıkaran değişiklik, 7537 sayılı Kanun ile yapılmış ve söz konusu kanun 27 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Değişikliğin uygulama usul ve esasları ise Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nde yapılan ve 15 Ocak 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan bir değişiklikle (13 seri No.lu Tebliğ ile getirilen 10. madde) somutlaştırılmıştır.

⚠️ Sıkça Karıştırılan Nokta: 7537 mi, 7577 mi?

Kamuoyunda ve bazı ikincil kaynaklarda, on yıllık sürenin daha sonra yürürlüğe giren 7577 sayılı Kanun (17 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete) ile getirildiği şeklinde bir karışıklık bulunmaktadır. Oysa 7577 sayılı Kanun, engelli araç istisnasına araç fiyatı üst sınırı, motor hacmi sınırı ve yerli katkı oranı şartı gibi farklı ve ek koşullar getiren, Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı doğrultusunda çıkarılmış ayrı bir düzenlemedir. On yıllık yeniden yararlanma süresinin kaynağı, 27.12.2024 tarihli 7537 sayılı Kanun‘dur. Vergi dairesinin ret yazılarında ve dava dilekçelerinde doğru kanun ve doğru tarihe atıf yapılması, davanın usul yönünden sağlam kurulması bakımından önemlidir.

Bu düzenlemeyle beraber, engellilik istisnası kapsamında ilk kez araç alan ve daha sonra bu aracını elden çıkarıp yeni bir araç almak isteyen kişiler için beklemesi gereken süre iki katına çıkmıştır. Sorun tam olarak burada başlamaktadır: peki engelli araç alımında 10 yıl sınırı, 27.12.2024’ten önce aracını satmış olan kişilere de uygulanabilir mi? Bu sorunun cevabı, aşağıdaki başlıklarda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Eski Kanun Döneminde Araç Alanların “Kazanılmış Hakkı” Neden İhlal Ediliyor?

Vergi daireleri, 7537 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce aracını satmış olan engelli bireylerin yeni araç alım taleplerini de on yıllık süre henüz dolmadığı gerekçesiyle reddetmeye başlamıştır. Bu uygulama, hukuk devletinin temel unsurlarından olan kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleriyle doğrudan çelişmektedir; zira kişi, aracını sattığı tarihte yürürlükte bulunan beş yıllık kurala göre hareket etmiş ve o kuralın gerektirdiği tüm mali yükümlülükleri (gerekiyorsa ÖTV ödemesi dâhil) yerine getirmiştir. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı böyle bir durumda uygulanırsa, kişinin o tarihte tamamen hukuka uygun şekilde tamamladığı bir işlem, sonradan çıkan bir kuralla cezalandırılmış olur.

“İstisna kapsamında iktisap ettiği aracı beş yıllık sürenin dolmasından sonra elden çıkarmış olan davacının, aracın elden çıkarılmasından sonra yürürlüğe giren ve Kanun’da öngörülen beş yıllık sürenin on yıla çıkarılması yönündeki sınırlayıcı hüküm getiren yeni düzenlemeye tabi olması beklenemez.”

“İstisnaya ilişkin önceki düzenlemenin yürürlükte olduğu dönemde iktisap edilerek yine bu dönem içinde elden çıkarılan engelli araçlarının, yeni düzenlemede öngörülen on yıllık süreye tabi tutulmalarında hukuki isabet bulunmamaktadır.”

Bu karar, engelli araç alımında 10 yıl sınırı uygulamasının geçmişe dönük şekilde dayatılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Danıştay’a göre kişinin aracını sattığı andaki hukuki durum, o an yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde “tamamlanmış bir işlem” niteliği kazanmakta; sonradan çıkan daha ağır bir kural, bu tamamlanmış işleme geriye dönük olarak uygulanamamaktadır. Kısacası engelli araç alımında 10 yıl sınırının aleyhe ve geçmişe dönük uygulanması, mahkemelerce hukuka aykırı bulunmaktadır.

5 Yıllık Yasal Süreyi Doldurup Aracını Satanlara Vergi Daireleri Neden Yeni Araç Vermiyor?

Uygulamada vergi dairelerinin ret gerekçesi genellikle tek bir cümleye dayanmaktadır: “ilk iktisap tarihinizden itibaren on yıl dolmadığından istisnadan yeniden yararlanmanız mümkün değildir.” Bu ret gerekçesinin arkasındaki idari mantığı somut bir örnek üzerinden açıklamak, sürecin nasıl işlediğini daha iyi ortaya koyar. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçe gösterilerek verilen ret yazılarının büyük çoğunluğu, aşağıda özetlenen idari yorum farklılığından kaynaklanmaktadır.

ℹ️ İdarenin Güncel Uygulaması: Somut Bir Ret Örneği

Konuya ilişkin çok sayıda özelge ve görüş talebi alan Gelir İdaresi Başkanlığı, bir vergi dairesine gönderdiği 13.02.2026 tarihli ve 17856 sayılı yazısında — Danıştay 7. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararını da göz önünde bulundurarak — istisnadan yararlananlar bakımından üç ayrı geçiş senaryosu belirlemiştir:

  1. Senaryo 1: Beş yıllık istisna süresi 27.12.2024’ten önce dolan ve aracını bu tarihten önce satmış olanlar, on yıllık sürenin dolmasını beklemeden istisnadan yeniden yararlanabilir.
  2. Senaryo 2: Beş yıllık süresi 27.12.2024’ten önce dolduğu hâlde aracını bu tarihten sonra satanlar, ilk iktisap tarihinden itibaren on yıl geçmedikçe istisnadan yararlanamaz.
  3. Senaryo 3: Beş yıllık süresi 27.12.2024’ten sonra dolan (ve satış da bu tarihten sonra gerçekleşen) araçlarda, yine ilk iktisap tarihinden itibaren on yıl geçmedikçe istisnadan yararlanılamaz.

Büromuzun incelediği somut bir başvuruda, ilk iktisap tarihi 2021 yılı olan ve beş yıllık süresi 7537 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27.12.2024 tarihinden sonra dolan bir araç söz konusu olduğundan (üçüncü senaryo), vergi dairesi on yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle yeni araç istisna talebini reddetmiştir. Görüldüğü üzere idare, Danıştay’ın E.2025/400 sayılı kararını yalnızca “beş yıllık süresi eski kanun döneminde dolan ve satışı da o dönemde tamamlanan” dar bir gruba uygulamakta, buna girmeyen pek çok başvuruyu reddetmeye devam etmektedir. Bu da göstermektedir ki engelli araç alımında 10 yıl sınırı uygulaması, idarenin iç yazışmalarında dahi tartışmalı ve tutarsız biçimde ele alınmaktadır.

Bu üçlü ayrım, idarenin Danıştay kararını mümkün olduğunca dar yorumlama eğiliminde olduğunu göstermektedir. Özellikle ikinci senaryodaki kişiler — yani beş yıllık süresi eski kanun döneminde dolmuş olsa da aracını yeni kanundan sonra satanlar — bakımından ret kararlarının hukuka uygunluğu tartışmaya son derece açıktır; zira bu kişiler de aracı elden çıkarma iradesini büyük ölçüde eski mevzuat rejimi altında şekillendirmiş olabilir. Somut olayın koşullarına göre bu noktanın dava dilekçesinde ayrıca vurgulanması gerekir. Nitekim engelli araç alımında 10 yıl sınırı bu tür ara durumlarda henüz yargı kararlarıyla tam olarak netleşmiş değildir.

Kanunların Geriye Yürümezliği İlkesi: Yeni Çıkan Yasa Geçmişteki Alımları Kapsar mı?

Türk hukukunda kural, kanunların yürürlüğe girdikleri andan itibaren ileriye dönük olarak uygulanmasıdır; kişilerin daha önce tamamladıkları hukuki işlemlere sonradan çıkan aleyhe bir düzenlemenin uygulanması, istisnai ve dar yorumlanması gereken bir durumdur. Danıştay 7. Dairesi, E.2025/400 sayılı kararında bu ilkeyi engelli araç alımında 10 yıl sınırı özelinde de teyit etmiştir. Geriye yürümezlik ilkesi, engelli araç alımında 10 yıl sınırı tartışmasının merkezinde yer alan en temel anayasal güvencedir.

Anayasa Mahkemesi’nin engellilik istisnası konusundaki genel yaklaşımı da aynı korumacı çizgidedir. Nitekim Mahkeme, farklı bir uyuşmazlıkta — istisnadan yararlanabilmek için sürücü belgesi alınamayan ağır engellilerin de istisna kapsamına alınması gerektiğine ilişkin E.2024/240, K.2025/100 sayılı ve 22.04.2025 tarihli kararında — 4760 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki kısıtlayıcı bir şartı Anayasa’nın 2., 10. ve 61. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karar doğrudan on yıllık süre meselesini konu almasa da, Anayasa Mahkemesi’nin engellilik istisnasını dar ve hak kısıtlayıcı biçimde yorumlayan idari uygulamalara karşı genel olarak temkinli yaklaştığını göstermesi bakımından değerlendirmeye alınabilir.

Sonuç olarak, engelli araç alımında 10 yıl sınırı uygulamasının geçmişe dönük olarak dayatılması, hem geriye yürümezlik ilkesine hem de kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır; bu husus, açılacak iptal davasının en güçlü hukuki dayanağını oluşturur. Aşağıdaki bölümlerde, engelli araç alımında 10 yıl sınırı nedeniyle verilen bir ret kararına karşı bu gerekçelerin somut olarak dava dilekçesine nasıl taşınacağı anlatılmaktadır.

Vergi Dairesinin “Ret” Kararına Karşı Vergi Mahkemesi Dava Süreci

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı nedeniyle istisnadan faydalanamayan kişinin izleyebileceği hukuki yol, idari başvuru ile başlayıp idare hukuku alanına giren bir iptal davasıyla devam eder. Bu sürecin her aşamasının usulüne uygun yürütülmesi, davanın esastan incelenebilmesi için zorunludur.

Yeni Araç Almak İçin Bayiye Gidildiğinde Vergi Dairesi Sistemi (GİB) Neden Hata Veriyor?

Uygulamada süreç genellikle şöyle işler: engelli birey, ÖTV’siz araç almak için yetkili bayiye başvurur; bayi, istisna belgesi düzenlenmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın elektronik sistemi üzerinden sorgu yapar. Sistem, kişinin daha önce istisnadan yararlanma tarihini esas alarak ilk iktisap tarihinden itibaren on yıl geçip geçmediğini otomatik olarak kontrol eder ve on yıl dolmamışsa istisna belgesi düzenlenmesine izin vermez. Bu noktada bayi, işlemi ilerletemediğini ve talebin sistemde reddedildiğini bildirir. Aslında bu otomatik ret, engelli araç alımında 10 yıl sınırı kuralının sisteme birebir işlenmiş hâlidir ve idarenin takdir yetkisi bırakmayan, tamamen mekanik bir uygulamasıdır.

Bu otomatik sistem reddi tek başına dava konusu edilebilecek nitelikte bir işlem değildir; kişinin hakkını arayabilmesi için, aşağıda açıklandığı üzere, konuyu bizzat vergi dairesine yazılı olarak taşıyıp idarenin resmî ret cevabını alması gerekir.

Dava Açabilmek İçin Ön Şart: Vergi Dairesine Yazılı Başvuru Yapılması ve “Ret” Cevabı Alınması

İdari yargıda dava açılabilmesi için ortada, ilgilinin hukuki durumunu doğrudan etkileyen kesin ve icrai bir idari işlemin bulunması gerekir. Sistem üzerindeki otomatik uyarı bu niteliği taşımadığından, engelli bireyin (veya vekilinin) istisnadan yararlanma talebini içeren bir dilekçeyle doğrudan yetkili vergi dairesi müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir. Bu adım atlanırsa, engelli araç alımında 10 yıl sınırı iddiasına dayalı bir dava henüz açılabilir hâle gelmemiş olur.

Vergi dairesi bu başvuruya yazılı bir ret cevabı verdiğinde, ortada dava konusu edilebilecek kesin ve icrai bir işlem doğmuş olur; işte engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle açılacak iptal davasının konusunu bu yazılı ret işlemi oluşturur. Vergi dairesi başvuruya altmış gün içinde cevap vermezse, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca talep zımnen reddedilmiş sayılır ve bu zımni ret üzerine de dava açma hakkı doğar; ancak mümkün olduğunca yazılı ve gerekçeli bir ret cevabı alınması, davanın hukuki gerekçelerinin daha isabetli kurulabilmesi bakımından tercih edilmelidir.

Dava Açma Süresi (30 Gün): Vergi Dairesinin Ret Kararına Karşı Süre Ne Zaman Başlar?

Vergi mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde otuz gündür. Süre, yazılı bildirimin (tebliğ) yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Buna göre, engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle verilen ret yazısı kişiye tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin kaçırılması hâlinde dava süre aşımından reddedilir ve dava konusu ret işlemi kesinleşir. Zımni ret hâlinde ise otuz günlük süre, altmış günlük bekleme süresinin dolduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: İptal Davası Hangi İldeki Vergi Mahkemesinde Açılmalıdır?

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle verilen ret kararlarına karşı açılacak davalarda görevli yargı kolu, idari yargı içinde yer alan vergi mahkemeleridir. Yetkili mahkemenin tespitinde ise özel bir kural uygulanır:

2577 sayılı İYUK m. 37/1-(d)

“Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan, Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi[dir].”

Danıştay 7. Dairesi bu kuralı yakın tarihli bir kararında somut bir engelli araç istisnası uyuşmazlığı özelinde şu şekilde teyit etmiştir:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2025/3736, K. 2025/4427, T. 25.12.2025

“Olayda, davacının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu 7. maddesi kapsamında muafiyetli taşıt alımından yararlanma talebine ilişkin işlemlerin … Vergi Dairesi Müdürlüğünce tesis edildiği göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun’un 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu işlemi yapan … Vergi Dairesi Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı merciince çözümlenmesi gerekmektedir.”

Bu kural gereğince dava, kişinin ikametgâhının bulunduğu yerde değil, ret işlemini tesis eden vergi dairesi müdürlüğünün bulunduğu ildeki vergi mahkemesinde açılmalıdır. Danıştay 4. Dairesi’nin bir merci tayini kararında da aynı ilke, vergi uyuşmazlıklarına özgü 37. madde kapsamına girmeyen genel uyuşmazlıklarda dahi “dava konusu işlemi yapan dairenin bulunduğu yerdeki” mahkemenin yetkili olacağı vurgulanarak teyit edilmiştir. Yanlış mahkemede açılan bir dava, görevsizlik/yetkisizlik kararıyla sonuçlanacağından, süre kaybı yaşanmaması için bu noktaya özellikle dikkat edilmelidir. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarında bu usul hatası, esasa hiç girilmeden zaman ve hak kaybına yol açabilir.

İptal Davasında Hukuki Gerekçeler ve Mahkemelerin Emsal Kararları

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay İçtihatları Işığında “Hukuki Güvenlik ve Belirlilik” İlkesi Nedir?

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarının hukuki temelini oluşturan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz unsurlarındandır. Bu ilkeler uyarınca birey, davranışlarını mevcut hukuk kurallarına göre ayarlayabilmeli ve devlet, bu güvene aykırı olarak sonradan geriye dönük yükümlülükler getirmemelidir. Danıştay 7. Dairesi’nin E.2025/400 sayılı kararı, bu genel anayasal ilkeleri doğrudan engelli araç alımında 10 yıl sınırı meselesine uygulamış ve idarenin geçmişe dönük katı yorumunu bu gerekçeyle durdurmuştur.

Bu ilkeler, engelli araç alımında 10 yıl sınırı tartışmasının anayasal zeminini oluşturur. Danıştay 7. Dairesi, istisna hakkının ikincil mevzuat veya idari yorum yoluyla daraltılamayacağını başka bir kararında da açıkça ortaya koymuştur. “H sınıfı sürücü belgesi olmadığından” bahisle verilen bir ret işlemini iptal eden kararında Daire, kanunda öngörülmeyen ek şartların idari düzenlemeyle getirilemeyeceğini, bunun vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olduğunu ve Anayasa’nın 61. maddesinde ifadesini bulan sosyal devlet ödevinin gereği olarak istisnanın dar yorumlanamayacağını vurgulamıştır.

Mahkemeler, Eski Hak Sahiplerinin 10 Yıl Beklemeden Araç Alabilmesi Yönünde Emsal Karar Veriyor mu?

Evet; engelli araç alımında 10 yıl sınırı konusunda Danıştay 7. Dairesi’nin E.2025/400 sayılı kararı bu yöndeki en güncel ve en doğrudan emsaldir. Ayrıca, istisnanın amacı ve kapsamı konusunda önceki yıllarda verilmiş kararlar da aynı korumacı yaklaşımı desteklemektedir. Örneğin Danıştay 7. Dairesi, istisnadan yararlanılarak alınan bir aracın kaza veya benzeri bir nedenle kullanılamaz hâle gelerek elden çıkarılmasının, istisnadan yararlanılarak yeni bir araç alınmasına engel olmadığına hükmetmiştir:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2010/5771, K. 2011/48, T. 18.01.2011

“İstisnadan faydalanılarak satın alınan aracın; kaza veya herhangi bir sebeple kullanılamayacak hale gelmesi nedeniyle elden çıkarılması hali, olay tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler itibarıyla da, istisnadan faydalanılarak diğer bir araç satın alınmasına engel değildir.”

Benzer şekilde, süre dolmadan yapılan satışlarda dahi ÖTV’nin ödenmesi kaydıyla yeniden istisnadan yararlanmanın önünün açık olduğu, yerleşik bir içtihat çizgisidir:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2008/4485, K. 2009/4668, T. 11.11.2009

“Özürlü kişilerce, istisnadan faydalanılarak satın alınan aracın, istisnadan yararlanmayan kişilere satılması halinde, araca ait verginin ödenmesinden sonra, istisnadan faydalanılarak diğer bir araç satın alınmasına engel değildir.”

İstisna hakkının idari yorumla sınırlandırılamayacağı ilkesi de tekrar eden bir vurgudur:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/3816, K. 2020/4585, T. 12.11.2020

“4760 sayılı Kanun’da belirlenen istisnadan yararlanma hakkını sınırlayıcı nitelikte Genel Tebliğ ile getirilen ek bir şartı taşımadığından bahisle reddedilmesinde vergilerin kanuniliği ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı.”

Son olarak, istisnanın sosyal amacı ve mülkiyet/tescil koşuluna ilişkin olarak Danıştay 7. Dairesi’nin iki ayrı davada aynı gün verdiği kararlarda şu tespitlere yer verilmiştir:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/5963, K. 2020/5372, T. 31.12.2020

“Söz konusu istisna ile malul ve engelli vatandaşların sosyal hayata daha iyi ve kolay katılımlarının sağlanmasının hedeflendiği, sosyal amaçlı bu istisna, malul ve engellilerin kullanımına veya yararlanmalarına yönelik olarak maddede öngörülen araçlarla sınırlı olmak üzere, bu kişilerin özel tüketim vergisi ödemeden araç iktisap etmelerine yönelik bir uygulama olduğu.”

Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/8031, K. 2020/5373, T. 31.12.2020 (Tescil Koşulu)

Aynı ilkeler tekrarlanmakla birlikte bu kararda Daire, istisnanın kişiye özgü niteliğine dikkat çekmiş; aracın fiilen kullanımının ancak malul ve engelli adına kayıt ve tescil edilmesiyle mümkün olduğunu, dolayısıyla istisnanın miras payı oranında farklı kişilere bölünerek devredilemeyeceğini belirtmiştir.

Vergi idaresinin katı, şekli yorumlara dayanan ret gerekçelerinin her zaman hukuka uygun bulunmadığını gösteren bir başka örnek de “gerçek mahiyet ilkesi” üzerinden verilmiştir:

Danıştay 7. Dairesi — E. 2019/1263, K. 2022/4304, T. 07.11.2022

“Vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu ilkesine dayanılmış ve engelli sürücü belgesinin araç satışından sonra alınmış olmasının istisnadan yararlanmaya engel teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığından, cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği.”

Bu kararlar bütün olarak değerlendirildiğinde, Danıştay’ın genel eğiliminin engellilik istisnasını dar yorumlayan ve şekli gerekçelerle hak kaybına yol açan idari uygulamalara karşı temkinli olduğu; engelli araç alımında 10 yıl sınırının geçmişe dönük katı uygulanmasının da bu genel çizgiye aykırı düştüğü söylenebilir. Dava dilekçesi hazırlanırken engelli araç alımında 10 yıl sınırı iddiasının, yukarıdaki emsallerin oluşturduğu bütünsel içtihat çizgisi içinde sunulması, davanın ikna ediciliğini artırır.

Dava Sürecinde “Yürütmenin Durdurulması” Talep Edilerek Araç Alımı Hızlandırılabilir mi?

2577 sayılı İYUK m. 27

Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarında bu iki şart genellikle birlikte savunulabilir niteliktedir: aracın engelli bireyin sağlık hizmetlerine, tedaviye ve sosyal hayata erişimi bakımından zorunlu bir araç olması “telafisi güç zarar” unsurunu güçlendirirken, Danıştay 7. Dairesi’nin E.2025/400 sayılı yerleşik kararı da “açık hukuka aykırılık” unsurunu destekler niteliktedir. Dava dilekçesinde iptal talebiyle birlikte yürütmenin durdurulması da talep edilmeli; mahkeme bu talebi kabul ederse, dava sonuçlanmadan önce ret işleminin hukuki sonuçları geçici olarak askıya alınarak istisna belgesi düzenlenmesinin önü açılabilir. Bu yönüyle yürütmenin durdurulması talebi, engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarında sürecin makul bir sürede sonuç vermesi bakımından kritik bir araçtır.

Araç Alım Sürecinde Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı nedeniyle mağdur olan kişilerin süreç boyunca sıklıkla düştüğü bazı hatalar vardır; bu hatalar davanın usulden reddine veya beklenmedik mali risklere yol açabilir.

Vergi Dairesinden Yazılı Ret Kararı Alınmadan (Sadece Sözlü Bilgiyle) Dava Açılabilir mi?

Hayır; idari yargıda dava açılabilmesi için ortada kesin ve icrai bir idari işlem bulunması zorunludur. Bayi veya vergi dairesi personelinin sözlü olarak “on yıl dolmadığı için işlem yapamayız” şeklindeki açıklaması, tek başına dava konusu edilebilecek bir işlem teşkil etmez. Bu nedenle mutlaka yazılı bir başvuru yapılmalı ve idarenin ya yazılı bir ret cevabı vermesi ya da altmış günlük sürenin geçirilerek zımni ret oluşturulması beklenmelidir. Sadece sözlü bilgiye dayanarak açılan bir dava, ortada dava konusu edilebilir bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilme riskiyle karşı karşıya kalır. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı iddiasını mahkeme önüne taşımanın ilk ve vazgeçilmez şartı, bu yazılı işlemin temin edilmesidir.

Dava Devam Ederken Bayiye Ödeme Yapıp Fatura Kestirmek Hukuki Bir Risk Taşır mı?

Evet, engelli araç alımında 10 yıl sınırı davası devam ederken bu adımı atmak önemli bir risk taşır. Yürütmenin durdurulması kararı alınmadan, ÖTV dâhil tam bedel ödenerek araç alınması hâlinde, dava sonuçlansa dahi ödenen ÖTV’nin iadesi ayrı bir idari ve hukuki süreç gerektirebilir; bu da ek zaman ve masraf demektir. Bunun yanında, davanın kaybedilme ihtimaline karşı da hazırlıklı olunmalıdır. Bu nedenle mümkünse önce yürütmenin durdurulması kararının beklenmesi, aciliyet varsa dahi bu risklerin bayi ve avukatla birlikte önceden değerlendirilmesi tavsiye edilir. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarında acele edilerek atılan bu tür ticari adımlar, davanın hukuki gücünü zayıflatmasa da pratikte ek külfetler doğurabilir.

Vergi Mahkemesi Kararıyla ÖTV’siz Araç Alındığında MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) Muafiyeti Devam Eder mi?

ÖTV istisnası ile motorlu taşıtlar vergisi (MTV) muafiyeti, birbirinden bağımsız iki ayrı vergisel avantajdır ve farklı kanunlarda düzenlenmiştir.

Engellilik oranı %90 ve daha fazla olan malul ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malul ve engellilerin, bu durumlarına uygun hâle getirilmiş özel tertibatlı taşıtları motorlu taşıtlar vergisinden istisnadır.

Bu istisna, engelli araç alımında 10 yıl sınırı kapsamındaki “on yılda bir defaya mahsus” sınırlamasına tabi değildir; araç, engelli kişi adına kayıtlı kaldığı ve kanunda aranan şartları taşıdığı sürece MTV muafiyeti kesintisiz devam eder. Dolayısıyla vergi mahkemesi kararıyla ÖTV’siz olarak alınan bir araç için, tescil işlemleri sırasında MTV istisnası da ayrıca (vergi dairesine ilgili belgelerle) talep edilmeli ve bu iki istisna türü birbirine karıştırılmamalıdır.

Davanın Kaybedilmesi Halinde Ödenmesi Gereken Karşı Taraf (Maliye) Avukatlık Ücreti ve Harçlar Ne Kadardır?

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı davası açmadan önce, davanın kaybedilmesi ihtimalinde ortaya çıkabilecek maliyetlerin de bilinmesi gerekir. İdari yargılamada, kural olarak yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir. Danıştay 7. Dairesi’nin bir başka vergi uyuşmazlığında da vurguladığı gibi, davanın kaybedilmesi hâlinde yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesi ve karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi genel kuralın bir sonucudur.

2026 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

İdare ve vergi mahkemelerinde duruşmasız (evrak üzerinden) görülen davalarda maktu avukatlık ücreti 30.000 TL olarak belirlenmiştir. Dava kaybedilirse, mahkeme bu tarifeye göre hesaplanan bir vekâlet ücretinin davalı idare (Hazine/Maliye) lehine davacıdan tahsiline hükmedebilir.

Buna ek olarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı tarife uyarınca dava açılırken başvurma harcı ve peşin karar ve ilam harcı ödenmesi gerekir; bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir ve dava dilekçesi hazırlanırken güncel harç tarifesinden teyit edilmelidir. Davanın kazanılması hâlinde ise bu harç ve masraflar, kural olarak davalı idareden tahsil edilir. Görüldüğü üzere davanın maliyeti sınırlı olmakla birlikte, davanın kaybedilme ihtimaline karşı bu kalemlerin önceden bilinmesi, sürece daha bilinçli girilmesini sağlar.

Ret İşlemine Karşı İzlenmesi Gereken Adımlar

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle ret cevabı alan kişilerin izlemesi gereken süreç, aşağıdaki adımlarla özetlenebilir.

  1. Yazılı başvuru: İstisnadan yeniden yararlanma talebiniz reddedilmişse veya bayi sisteminde hata alıyorsanız, talebinizi mutlaka yazılı bir dilekçeyle ilgili vergi dairesi müdürlüğüne iletin ve idarenin cevabını yazılı olarak alın.
  2. Ret gerekçesinin tespiti: Vergi dairesinin ret yazısındaki gerekçeyi (ilk iktisap tarihi, on yıllık sürenin hangi tarihe göre hesaplandığı) dikkatle inceleyin; belgeleri (araç satış tarihi, ödenen ÖTV’ye ilişkin makbuzlar, engelli raporu) bir araya getirin.
  3. Sürenin takibi: Ret yazısının tebliğ tarihini not edin; bu tarihi izleyen günden itibaren 30 günlük dava açma süresini kaçırmayın.
  4. Yetkili mahkemenin belirlenmesi: Davayı, ikametgâhınızın değil, ret işlemini yapan vergi dairesi müdürlüğünün bulunduğu ildeki vergi mahkemesinde açın.
  5. Dava dilekçesinin hazırlanması: Dilekçede hem iptal talebini hem de yürütmenin durdurulması talebini birlikte ileri sürün; engelli araç alımında 10 yıl sınırı konusunda Danıştay 7. Dairesi’nin E.2025/400 sayılı kararını ve somut olayınızla örtüşen diğer emsalleri gerekçe gösterin.
  6. Harç ve masrafların yatırılması: Dava açılışında gerekli başvurma ve karar harçlarını güncel tarifeden kontrol ederek eksiksiz yatırın.
  7. Süreç takibi: Yürütmenin durdurulması talebi hakkında verilecek ara kararı ve ardından esas hakkındaki nihai kararı takip edin; olumlu karar hâlinde kararın kesinleşme/idareye tebliğ sürecini izleyin.

Konuyla İlgili Emsal Kararlar

Danıştay 7. Dairesi — E. 2025/400, K. Y.D., T. 04.07.2025
On yıllık sürenin, 7537 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce aracını satmış olan engelli bireylere geriye dönük uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusunun temel yanıtı bu kararda yer almaktadır.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2025/3736, K. 2025/4427, T. 25.12.2025
Engelli araç istisnası uyuşmazlıklarında yetkili mahkemenin, ret işlemini tesis eden vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi olduğu kabul edilmiştir. Bu karar, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Danıştay 4. Dairesi (Merci Tayini) — E. 2021/8468, K. 2021/10493, T. 21.12.2021
Vergi uyuşmazlıklarında İYUK m.37 kapsamında yetkili mahkemenin, dava konusu işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi olduğu teyit edilmiştir. Söz konusu içtihat, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2024/632, K. 2024/1287, T. 22.02.2024
Yetkili idare/vergi mahkemesinin, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğu genel ilkesi teyit edilmiştir. Bu karar da engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2023/3424, K. 2023/4231, T. 08.11.2023
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın işlemlerine karşı açılan davalarda dahi yetkili mahkemenin, işlemi yapan dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi olduğu teyit edilmiştir. Bu içtihat, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2010/5771, K. 2011/48, T. 18.01.2011
İstisnalı aracın kaza gibi bir nedenle elden çıkarılmasının yeniden istisnadan yararlanmaya engel olmadığı, istisnanın sosyal amacına vurgu yapılarak kabul edilmiştir. Bu karar, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2008/4485, K. 2009/4668, T. 11.11.2009
Süre dolmadan yapılan satışlarda, ÖTV’nin ödenmesi kaydıyla yeniden istisnadan yararlanmanın önünde engel bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu karar da engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/3816, K. 2020/4585, T. 12.11.2020
İstisnadan yararlanma hakkının, kanunda öngörülmeyen ek şartlarla Genel Tebliğ yoluyla sınırlandırılamayacağı kabul edilmiştir. Söz konusu içtihat, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/5963, K. 2020/5372, T. 31.12.2020
İstisnanın malul ve engellilerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırma amacına yönelik sosyal içerikli bir düzenleme olduğu kabul edilmiştir. Bu içtihat, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2016/8031, K. 2020/5373, T. 31.12.2020
İstisnanın kişiye özgü niteliği ve aracın ancak malul/engelli adına tescili hâlinde kullanılabileceği kabul edilmiştir. Bu karar, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Danıştay 7. Dairesi — E. 2019/1263, K. 2022/4304, T. 07.11.2022
Vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas alınması gerektiği, şekli eksikliklerin tek başına istisnayı ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir. Bu karar da engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Anayasa Mahkemesi — E. 2024/240, K. 2025/100, T. 22.04.2025
Sürücü belgesi alamayan ağır engellilerin ÖTV istisnası dışında bırakılmasının Anayasa’nın 2., 10. ve 61. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Karar, engelli araç alımında 10 yıl sınırı sorusunu doğrudan içermeyen farklı bir uyuşmazlığa ilişkin olmakla birlikte, engellilik istisnasının dar yorumlanmasına karşı genel bir örnek teşkil etmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı hangi kanunla ve ne zaman geldi?
4760 sayılı ÖTV Kanunu’nun 7. maddesindeki beş yıllık yeniden yararlanma süresi, 7537 sayılı Kanun ile on yıla çıkarılmış ve bu değişiklik 27 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sonradan yürürlüğe giren 7577 sayılı Kanun (17 Nisan 2026) ise istisnaya araç fiyatı, motor hacmi ve yerli katkı oranı gibi farklı ek şartlar getiren ayrı bir düzenlemedir.
Aracımı 7537 sayılı Kanun’dan önce sattım, yine de 10 yıl beklemem gerekiyor mu?
Danıştay 7. Dairesi’nin E.2025/400 sayılı kararına göre, aracını beş yıllık sürenin dolmasından sonra ve yeni düzenlemeden önce elden çıkarmış olan kişilere on yıllık sürenin geriye dönük uygulanması hukuka aykırıdır. Vergi dairesi buna rağmen ret verirse, ret işlemine karşı 30 gün içinde vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Vergi dairesinin ret kararına karşı hangi mahkemede, ne kadar sürede dava açılmalıdır?
Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle verilen ret kararına karşı dava, ret işlemini tesis eden vergi dairesi müdürlüğünün bulunduğu ildeki vergi mahkemesinde, ret yazısının tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde açılmalıdır. Yazılı bir ret cevabı alınamazsa, başvurudan itibaren 60 günün dolmasıyla zımni ret oluşur ve süre bu tarihten itibaren işler.
Dava sürerken yürütmenin durdurulması talep edilmeli mi?
Evet, engelli araç alımında 10 yıl sınırı davalarında mümkünse iptal talebiyle birlikte yürütmenin durdurulması da talep edilmelidir. Telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte varlığı hâlinde mahkeme, dava sonuçlanmadan önce ret işleminin uygulanmasını geçici olarak durdurabilir.
Vergi mahkemesi kararıyla ÖTV’siz alınan aracın MTV muafiyeti de otomatik devam eder mi?
Hayır, otomatik değildir; MTV muafiyeti 197 sayılı Kanun’un 4/(c) maddesinde ayrı bir istisna olarak düzenlenmiştir ve tescil sırasında ayrıca talep edilmesi gerekir. Ancak bu istisna, ÖTV’deki on yıllık sınırlamaya tabi olmaksızın, araç engelli kişi adına kayıtlı kaldığı sürece devam eder.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle vergi dairesinden ret cevabı aldıysanız, 30 günlük dava açma süresi işlemeye başlamış olabilir. Somut durumunuzun Danıştay’ın hangi emsaline uyduğunun doğru tespit edilmesi ve iptal davasının süresi içinde, yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte açılması büyük önem taşır. Dosyanızı değerlendirmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Engelli araç alımında 10 yıl sınırı gerekçesiyle bir ret işlemiyle veya vergi mahkemesinde açılacak bir iptal davasıyla karşı karşıyaysanız, bu alanda deneyimli bir idare hukuku avukatından destek almanızı öneririz. Dava süreci, harç ve masraf hesaplamaları için hesaplama araçlarımızı, benzer bir iptal davası süreci için idari işlem iptal davalarına ilişkin yazımızı ve genel hizmetlerimiz için danışmanlık hizmetlerimiz ile faaliyet alanlarımız sayfalarını inceleyebilirsiniz. Sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al