üst kattan su sızıntısı

Üst kattan su sızıntısı, mülkiyet hakkına doğrudan müdahale teşkil eden ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlıktır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı içtihadına göre bu tür davalar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan rahatsızlığın giderilmesi, eski hâle getirme ve tazminat istemine ilişkindir; görevli mahkeme ise dava değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesidir. Üst kattan su sızıntısı yaşayan bir kat maliki, önce sorunun kaynağını hukuken belgelemeli, ardından komşunun onarıma yanaşmaması hâlinde hâkimin müdahalesini talep etmeli ve oluşan zarar için maddi/manevi tazminat davası açmalıdır. Bu makalede üst kattan su sızıntısı durumunda izlenmesi gereken hukuki yollar, delil tespiti süreci, sorumluluğun kimde olduğu ve tazminat davasının nasıl açılacağı güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.

⚖️ Yasal Dayanak: 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve TBK 69

KMK Ek Madde 1: Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenir; üst kattan su sızıntısı davaları da bu kapsamda görülür.

KMK m. 18/2 ve m. 19/son: Kat maliklerine ve kiracılara verilen zararlardan hem kat maliki hem de kiracı gibi ilgililer müteselsilen sorumludur.

KMK m. 4/b ve m. 19: Ana taşınmazın ortak yerlerindeki (çatı, ana kolon boruları vb.) bir eksiklikten doğan zarardan tüm kat malikleri arsa payları oranında sorumludur.

KMK m. 33 (Hakimin Müdahalesi): Kat maliklerinden biri borç ve yükümlülüklerini yerine getirmezse, diğer kat malikleri hakimin müdahalesini isteyebilir.

KMK m. 23 (Müsaade Yükümlülüğü): Bir bağımsız bölümdeki hasarın onarımı için başka bir bağımsız bölüme girmek gerekiyorsa, o bölümün maliki girilmesine izin vermek zorundadır.

TBK m. 69 (Yapı Malikinin Sorumluluğu): Bir binanın bakım eksikliği veya yapım bozukluğundan doğan zararlardan malik kusursuz olarak sorumludur.

Üst Komşu Su Sızıntısını Yaptırmıyorsa İlk Olarak Ne Yapılmalı?

Üst kattan su sızıntısı fark edildiğinde atılması gereken ilk adım, sorunu komşuyla çözmeye çalışmak; bu sonuç vermezse vakit kaybetmeden hukuki sürece geçmektir. Sızıntının kaynağının belirsiz kalması, ileride açılacak davanın reddine yol açabileceğinden, süreç mutlaka resmi bir tespitle başlamalıdır. Üst kattan su sızıntısı davalarının büyük çoğunluğu, tam da bu ilk aşamanın doğru yönetilip yönetilmediğine göre kazanılır veya kaybedilir.

Polise veya Belediyeye Şikayet Etmek Su Sızıntısını Çözer mi? (Neden Hukuki Yola Başvurmalısınız?)

Hayır, polise veya belediyeye şikayet üst kattan su sızıntısı sorununu hukuken çözmez. Bu idari birimlerin, komşular arasındaki özel hukuk uyuşmazlığı niteliğindeki su sızıntılarına müdahale etme, kapı açtırma veya onarım yaptırma yetkisi bulunmamaktadır; belediye ancak genel kamu sağlığını ilgilendiren istisnai durumlarda (örneğin sızıntının doğrudan sokağa taşması) idari yaptırım uygulayabilir. Kat mülkiyeti hukukundan doğan bu tür ihtilaflarda yetkili merci münhasıran Sulh Hukuk Mahkemeleridir; bu nedenle üst kattan su sızıntısı sorununda kalıcı bir çözüm için doğrudan hukuki sürecin başlatılması gerekmektedir.

Sulh Hukuk Mahkemesinde “Delil Tespiti Davası” Nedir ve Nasıl Açılır?

Delil tespiti, zararın kaynağını ve miktarını dava açılmadan önce mahkeme aracılığıyla resmileştiren, ileride açılacak tazminat veya müdahalenin önlenmesi davasına esas teşkil eden bir süreçtir. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu adım atlanırsa zararın varlığı ve kaynağı sonradan ispatlanamayabilir. Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan başvuru üzerine mahkeme bir bilirkişi (genellikle inşaat mühendisi) görevlendirir; bilirkişi zararlı durumu ve kaynağını yerinde tespit ederek fotoğraflar ve giderilmesi gereken zararın miktarını içeren bir rapor hazırlar. Bu rapor, sonrasında açılacak asıl davanın en temel dayanağını oluşturur.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/3476, K. 2018/7914, T. 06.12.2018 | Delil Tespiti Sürecinin İşleyişi

Davacının, üst kattaki bağımsız bölümden kaynaklanan zararlı akıntıların önlenmesi için gerekli onarım işlerinin davalıya yaptırılmasını, yerine getirilmezse icra yoluyla tahsilini ve ayrıca delil tespiti dosyasında belirlenen tutarın davalıdan tahsilini talep ettiği belirtilmiştir. Daire, inşaat bilirkişisinin tespit raporunda zararlı durumları ve kaynaklarını fotoğraflayarak miktar olarak da ortaya koyduğunu vurgulamıştır.

Mahkemenin Atadığı Bilirkişi (Tesisat Ustası ve Mühendis) Su Kaçağının Kaynağını Nasıl Kesinleştirir?

Su kaçağının kaynağı, mahkemece atanan bilirkişinin yerinde keşif yapması ve teknik yöntemler uygulamasıyla kesinleştirilir. Yargı kararlarında, sadece dosya üzerinden rapor alınmasının yeterli olmadığı, mahallinde keşif yapılmadan ve taşınmazdaki durum bizzat değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağı açıkça vurgulanmaktadır. Kaynağın tespitinde boyalı su kullanımı gibi somut teknik yöntemler de değerlendirilebilmektedir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi — E. 2024/560, K. 2025/642, T. 16.07.2025 | Keşif Yapılmadan Hüküm Kurulamaz

Mahallinde keşif icra edilmediğinden ve dosya üzerinden rapor alınan bilirkişilerce taşınmazdaki durum değerlendirilmediğinden, gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğundan bahsedilemeyeceği belirtilmiştir. Daire, sağlıklı bir sonuca ulaşmak için yerinde incelemenin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi — E. 2012/2369, K. 2012/4430, T. 24.04.2012 | Boyalı Su Yöntemiyle Kaynak Tespiti

Sızıntının kaynağının tespiti için boyalı su kullanımı gibi yöntemlerin de değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Daire, teknik tespit yöntemlerinin sızıntının hangi bağımsız bölümden veya ortak alandan geldiğini netleştirmede belirleyici olduğunu vurgulamıştır.

Tespit Masrafları ve Avukatlık Ücreti Sonradan Üst Komşudan (Karşı Taraftan) Geri Alınabilir mi?

Evet. Delil tespiti için ödenen harç, bilirkişi ücreti ve keşif giderleri yargılama gideri sayılır; açılacak asıl davada haksız çıkan taraf (üst komşu) bu masrafların tamamından sorumlu tutulur. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu kural, mağdur tarafı ekonomik açıdan da koruma altına almaktadır. Bu sorumluluk, dava sonradan konusuz kalsa dahi devam eder; zira davanın açılmasına kusuruyla sebebiyet veren taraf yine giderlerden sorumlu kabul edilmektedir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/3293, K. 2017/9496, T. 15.11.2017 | Zarar ve Tespit Giderinin Tahsili

Arızanın niteliği dikkate alınarak 10 gün süre içinde giderilmesine, sızıntı nedeniyle oluşan zarar miktarı ve tespit gideri toplamının davalıdan tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. Daire, tespit sürecinde yapılan tüm masrafların davalıya yükletilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/2953, K. 2018/3201, T. 30.04.2018 | Konusuz Kalan Davada Gider Sorumluluğu

Davanın konusuz kalması durumunda dahi, davalının kendi kusurlu davranışı nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması hâlinde giderlerden sorumlu tutulmasının isabetli olduğu belirtilmiştir. Daire, dava açıldıktan sonra onarımın yapılmış olmasının, davalıyı geçmiş masraflardan kurtarmayacağını vurgulamıştır.

Su Sızıntısı Masraflarını Kim Öder? Ev Sahibi (Kat Maliki) mi, Kiracı mı?

Üst kattan su sızıntısı davalarında sorumlunun kim olduğu, zararın hangi bölümden ve hangi nedenden kaynaklandığına göre değişmektedir. Aşağıdaki tablo bu ayrımı özetlemektedir.

Sızıntı KaynağıSorumlu TarafHukuki Dayanak
Bağımsız Bölüm (Daire İçi)Kat Maliki ve Kiracı (Müteselsil)KMK m. 18/2 ve m. 19/son
Ortak Alan (Çatı, Ana Boru)Tüm Kat Malikleri (Arsa Payı Oranında)KMK m. 4/b ve m. 19
Acil Onarım Gerektiren Ortak YerKat Malikleri (Rıza Aranmaksızın)KMK m. 33 ve Yargıtay 20. HD İçtihadı

Türk Borçlar Kanunu (TBK 69) Kapsamında “Bina Malikinin Sorumluluğu” Nedir? (Tesisat Eskiyse Ev Sahibi Öder)

TBK m. 69 uyarınca, bir binanın bakım eksikliği veya yapım bozukluğundan doğan zararlardan yapı maliki kusursuz olarak sorumludur; yani zarar görenin, ev sahibinin kusurunu ayrıca ispatlamasına gerek yoktur. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu kusursuz sorumluluk ilkesi, mağdur tarafın ispat yükünü önemli ölçüde hafifletmektedir. Tesisatın eskimesi, çürümesi veya yapım hatası gibi teknik nedenlerden kaynaklanan sızıntılarda sorumluluk doğrudan kat malikine (ev sahibine) aittir. Doktrinde bu sorumluluğun geniş yorumlandığı, yalnızca doğrudan zararı değil dolaylı zararı ve yoksun kalınan kazancı da kapsadığı vurgulanmaktadır; örneğin binanın paslanmış borusunda biriken suyun borunun çatlamasıyla üçüncü kişiye verdiği zarar da yine yapı malikinin sorumluluğu kapsamında değerlendirilmektedir. Somut olaylarda ise Yargıtay uygulaması bu genel ilkeyi çoğunlukla Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. ve 19. maddeleri üzerinden somutlaştırmaktadır.

Ev Sahibi ile Kiracının Sorumluluğu Nasıl Ayırt Edilir? Pratik Kriter

Üst kattan su sızıntısı davalarında ev sahibi (kat maliki) ile kiracının sorumluluğu birbirinden farklı hukuki temellere dayanır; bu nedenle ikisi otomatik olarak eş değer görülmemelidir. Ayrımın çıkış noktası tek bir sorudur: zarar, tesisatın/yapının kendisinden mi, yoksa içeride oturan kişinin davranışından mı kaynaklanıyor?

KriterEv Sahibi (Kat Maliki) SorumluluğuKiracı Sorumluluğu
Zararın KaynağıTesisatın/yapının kendisi (eskime, çürüme, yapım hatası, gömme boru arızası)Kullanıcının davranışı (musluğu açık unutma, hortumu kötü bağlama, hor kullanım)
Hukuki DayanakTBK m. 69 — Yapı malikinin kusursuz sorumluluğuTBK m. 49 — Haksız fiil, kusur sorumluluğu
İspat YüküZarar görenin yalnızca yapı ile zarar arasındaki illiyet bağını göstermesi yeterlidir; ev sahibinin kusuru ayrıca ispatlanmazZarar görenin, kiracının somut bir kullanım hatasını (ihmal/dikkatsizlik) ispatlaması gerekir
Tipik ÖrnekDuvar içindeki paslanmış borunun çatlaması, sıva altı tesisatın yıllar içinde aşınmasıÇamaşır/bulaşık makinesi hortumunun kötü takılması, küvetin taşırılması, musluğun kapatılmadan evden çıkılması

Uygulamada bu iki sorumluluk türü çoğu zaman iç içe geçer. Kanun koyucu bu belirsizliği zarar görenin aleyhine bırakmamak için KMK m. 18/2 ve m. 19/son’da bir müteselsil sorumluluk mekanizması öngörmüştür: zarar gören, sızıntının gerçek nedenini tek tek ayırt etmek zorunda kalmadan doğrudan ev sahibine, doğrudan kiracıya veya ikisine birlikte dava açabilir. Ödemeyi yapan taraf, sonrasında asıl kusurlu olduğunu düşündüğü diğer tarafa rücu ile başvurabilir; yani ev sahibi kiracının kusuru nedeniyle ödediği tazminatı kiracısından geri isteyebilir, kiracı da tesisat kaynaklı bir zararı öderse ev sahibinden geri talep edebilir.

Kira sözleşmesi ilişkisi bakımından da benzer bir ayrım geçerlidir: TBK m. 301-302 uyarınca kiraya verenin (ev sahibinin) kiralananı sözleşmeye uygun, kullanıma elverişli hâlde teslim etme ve bu hâlde tutma borcu bulunur; bu, tesisatın sağlam ve işler durumda olmasını da kapsar. Buna karşılık TBK m. 317-318 uyarınca kiracı, kiralananı özenle kullanma ve normal kullanım sırasında ortaya çıkabilecek küçük bakım/onarım ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle “büyük, yapısal onarım” niteliğindeki müdahaleler ev sahibine, “günlük kullanımdan doğan küçük özensizlikler” ise kiracıya yüklenir.

Pratikte izlenecek yol: Zarar gören kat maliki, önce delil tespiti sürecinde görevlendirilecek bilirkişiden sızıntının kaynağının tesisat mı yoksa kullanım hatası mı olduğunu açıkça sorması gerekir. Bilirkişi raporunda bu ayrım net biçimde yapılmışsa, davanın kime karşı (ev sahibine, kiracıya veya her ikisine müteselsilen) açılacağı da buna göre şekillenir.

Su Baskını Kiracının Kullanım Hatasından (Örn: Çamaşır Makinesi Hortumu Patlaması) Kaynaklanıyorsa Sorumlu Kimdir?

Bu durumda kiracı ve ev sahibi müteselsilen sorumludur; zarar gören kat maliki, dilerse doğrudan kiracıya, dilerse yapı maliki sıfatıyla ev sahibine başvurabilir. Ev sahibi tazminatı ödedikten sonra, kusuru bulunan kiracısına rücu etme hakkına sahiptir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi — E. 2012/2369, K. 2012/4430 | Kat Maliki ve Kiracının Müteselsil Sorumluluğu

Kat mülkiyeti mevzuatının 18/2. maddesi delaletiyle 19. maddenin son fıkrası uyarınca, kat maliklerine verilen zararlardan hem kat malikinin hem de kiracı gibi ilgili kişilerin müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir. Daire, zarar görenin bu iki taraftan dilediğine başvurabileceğini vurgulamıştır.

Sızıntı Çatıdan veya Ana Kolon Borularından (Ortak Alan) Geliyorsa Apartman Yönetimine Dava Açılır mı?

Sızıntı çatı veya ana kolon boruları gibi ortak alanlardan kaynaklanıyorsa, sorumluluk tek bir kişiye değil, tüm kat maliklerine arsa payları oranında aittir. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu ayrımın doğru yapılması, davanın kime karşı açılacağını belirler. Dava, apartman yönetimine karşı değil, doğrudan sorumlu kat maliklerine karşı açılmalıdır; zira yönetici veya yönetimin bu tür davalarda taraf ehliyeti bulunmamaktadır, dava bizzat zarar gören malik tarafından yürütülmelidir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/4107, K. 2017/10607, T. 14.12.2017 | Ortak Alandaki Eksiklikten Kat Maliklerinin Sorumluluğu

Kanalizasyon sisteminin taşınmazın ortak yerlerinden sayıldığı, zararın ana taşınmazın ortak alanındaki bir eksiklikten (rögar borusuna çekvalf sisteminin konulmamasından) kaynaklandığı gerekçesiyle kat maliklerinin arsa payları oranında sorumlu tutulduğu belirtilmiştir. Daire, ortak alan kaynaklı zararlarda sorumluluğun tüm kat maliklerine yayıldığını açıkça ortaya koymuştur.

Üst Komşu Kapıyı Açmıyor ve Tamirata İzin Vermiyorsa Ne Yapılır?

Üst komşunun onarıma direnmesi, mağdur kat malikini çaresiz bırakmaz; Kat Mülkiyeti Kanunu bu direnci kırmak için doğrudan mahkeme eliyle işleyen etkili bir mekanizma öngörmüştür. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu aşama, genellikle sürecin en kararlı ve sonuç alıcı bölümüdür.

Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK Madde 33) Kapsamında “Hakimin Müdahalesi” Talebi Nedir?

Hâkimin müdahalesi, bir kat malikinin kanundan veya yönetim planından doğan borç ve yükümlülüklerini (örneğin onarıma izin verme yükümlülüğünü) yerine getirmemesi hâlinde, diğer kat maliklerinin mahkemeden talep edebileceği bir koruma yoludur. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu talep, komşunun sürekli direnci karşısında en etkili çözüm yollarından biridir. Mahkeme, komşuluk hukukuna aykırı bu direnci sona erdirmek için doğrudan onarımın yapılmasına karar verebilir; gerektiğinde onarım için apartman yöneticisine yetki de verebilir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/3183, K. 2018/5153, T. 02.07.2018 | Onarım İçin Yöneticiye Yetki Verilmesi

Ortak su borularından kaynaklanan hasarın giderilmesi için davanın kabul edilmesinin ve onarım işleminin yürütülmesi amacıyla yöneticiye yetki verilmesinin yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Daire, hâkimin müdahalesi kurumunun onarımın fiilen gerçekleştirilmesini güvence altına aldığını vurgulamıştır.

Mahkeme Kararıyla Üst Kata Zorla (Gerekirse Çilingirle) Girilip Zorunlu Onarım Yaptırılabilir mi?

Evet, mümkündür. KMK m. 23 uyarınca, bir bağımsız bölümdeki hasarın onarımı için başka bir bağımsız bölüme girmek gerekiyorsa, o bölümün maliki girilmesine izin vermekle yükümlüdür; bu müsaade yükümlülüğü, yapı güvenliğini ilgilendiren teknik incelemeler için de geçerlidir. Ayrıca ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin mahkemece tespit edilmiş olması hâlinde, bu onarımın projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin ayrıca rızası aranmaz. Mahkeme kararı icraya konularak, borçlu komşu kapıyı açmasa dahi çilingir ve gerekirse kolluk eşliğinde içeri girilerek onarımın gerçekleştirilmesi sağlanabilir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/1867, K. 2017/6113, T. 03.07.2017 | Acil Onarımda Rıza Aranmaması

Ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin mahkemece tespit edilmiş olması hâlinde, bu onarımın projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızasının aranmayacağı belirtilmiştir. Daire, acil durumlarda onarımın gecikmesinin daha büyük zararlara yol açabileceğini vurgulamıştır.

Komşunun Tamirata İzin Vermediği Günler İçin Artan Zararlardan Şahsi Sorumluluğu

Üst komşunun haklı bir sebep olmaksızın onarıma izin vermemesi ve bu direncin zararın büyümesine yol açması hâlinde, direnç gösteren komşu bu ek zarardan bizzat kendisi sorumlu tutulur. Kat maliklerinin, anagayrimenkule kusuruyla verdiği zarardan diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu ilkesi, tamirata izin vermemekten kaynaklanan gecikme zararları için de aynen uygulanmaktadır.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/3293, K. 2017/9496 | Gecikmeden Doğan Zarardan Kişisel Sorumluluk

Kat maliklerinin anagayrimenkule kusuruyla verdiği zarardan diğer kat maliklerine karşı sorumlu oldukları ilkesi uyarınca, arızanın giderilmemesi nedeniyle oluşan zararların davalıdan tahsil edilebileceği belirtilmiştir. Daire, onarıma direnmenin bizzat ek bir kusur ve zarar kalemi oluşturduğunu vurgulamıştır.

Su Baskını Sonrası Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açılması

Üst kattan su sızıntısı nedeniyle oluşan zararlar, delil tespiti ve hâkimin müdahalesi süreçlerinden bağımsız olarak, ayrıca bir tazminat davasına da konu edilebilir; bu dava da yine değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.

Kabaran Parkeler, Dökülen Boyalar ve Zarar Gören Eşyalar İçin Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Maddi tazminat, bilirkişi tarafından tespit edilen gerçek zarar üzerinden, eski hâle getirme bedeli esas alınarak hesaplanır. Üst kattan su sızıntısı davalarında bu hesaplama, davanın en somut ve en kolay ispatlanabilir kısmını oluşturur. Bilirkişi; boya, badana, parke değişimi gibi işçilik ve malzeme masraflarını piyasa rayiçlerine göre kalem kalem belirler, zarar gören eşyalar için ise yıpranma payı düşülmüş değerleri esas alır. Belirlenen bu tutara, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de eklenir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2014/11199, K. 2014/11865, T. 27.10.2014 | Maddi Tazminatın Faiziyle Tahsili

Davacının bağımsız bölümünde meydana gelen zarar tutarının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği belirtilmiştir. Daire, bilirkişi tarafından somut olarak belirlenen zarar kaleminin doğrudan hükme esas alınabileceğini vurgulamıştır.

Evde Yaşanamaz Hale Gelinmesi Durumunda Geçici Konaklama (Otel) Masrafları Komşudan İstenebilir mi?

Bu konuda doğrudan bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır; bu nedenle kesin bir cevap somut bir emsale dayandırılamamaktadır. Ancak doktrindeki hâkim görüşe göre, yapı malikinin TBK m. 69 kapsamındaki sorumluluğu yalnızca doğrudan zararı değil, dolaylı zararı ve “yoksun kalınan kâr” kavramını da kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır. Bu genel ilkeden hareketle, sızıntı nedeniyle evin fiilen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda, onarım süresince yapılan makul otel veya kiralık ev masraflarının da dolaylı zarar kapsamında talep edilebileceği savunulmaktadır. Ancak bu talebin kabul görmesi, masrafın makul ölçüde tutulduğunun ve evin gerçekten yaşanamaz hâle geldiğinin bilirkişi marifetiyle somut olarak ispatlanmasına bağlıdır; üst kattan su sızıntısı davalarında bu tür dolaylı zarar kalemleri özellikle titiz bir ispat gerektirir.

Aylarca Süren Rutubet, Kötü Koku ve Yaşam Alanının İhlali Nedeniyle “Manevi Tazminat” Talep Edilebilir mi?

Bu konuda Yargıtay dairelerinin farklı yaklaşımları bulunmaktadır. Bir görüşe göre, yaşam alanının uzun süre huzursuz hâle gelmesi, sürekli rutubet ve kötü koku nedeniyle yaşanan mağduriyet, bozulan manevi dengeyi telafi etmek amacıyla manevi tazminatı haklı kılabilir. Diğer görüşe göre ise su sızıntısından kaynaklanan hasar, davacının kişilik haklarına değil doğrudan malvarlığı (mülkiyet) hakkına yönelik bir tecavüz niteliği taşıdığından, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca yalnızca maddi tazminatı gerektirebilir ve manevi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmaktadır. Bu nedenle üst kattan su sızıntısı davalarında manevi tazminat talebi, olayın somut ağırlığına, sızıntının süresine ve yaşam alanına etkisinin derecesine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2017/4107, K. 2017/10607 | Manevi Tazminatın Kabulü

Manevi tazminatın, bozulan manevi dengenin yerine getirilmesi amacıyla olaydan duyulan acı ve elemin kısmen dindirilmesini hedeflediği, davacıların yaşadığı mağduriyetin giderilmesi amacıyla takdir edilen manevi tazminatın olayın meydana geliş şekli ve tarafların durumu dikkate alınarak belirlenmesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi — E. 2014/11304, K. 2014/13654, T. 30.09.2014 | Manevi Tazminatın Reddi

Su sızıntısından dolayı oluşan hasar ve zararın davacıların kişilik haklarına yönelik bir özelliği bulunmayıp doğrudan malvarlığı (mülkiyet) hakkına tecavüz niteliği taşıdığı, bu nedenle yalnızca maddi tazminatı gerektirebileceği gözetilmeden manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğu belirtilmiştir. Daire, malvarlığına yönelik zararlarda manevi tazminat için ayrıca ağır bir kişilik hakkı ihlalinin gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Üst kattan su sızıntısı davası hangi mahkemede görülür?
Üst kattan su sızıntısı davası, dava değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür; bu, Kat Mülkiyeti Kanunu Ek Madde 1’de açıkça hükme bağlanmıştır.
Üst komşu su sızıntısını gidermiyorsa ilk adım ne olmalıdır?
Üst komşu su sızıntısını gidermiyorsa, üst kattan su sızıntısı için Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti talep edilmeli; bilirkişi marifetiyle sızıntının kaynağı ve zarar miktarı resmi olarak belgelenmelidir.
Su sızıntısından kim sorumludur, ev sahibi mi kiracı mı?
Sızıntı bağımsız bölümden kaynaklanıyorsa kat maliki ve kiracı müteselsilen sorumludur. Ortak alandan (çatı, ana boru) kaynaklanıyorsa tüm kat malikleri arsa payı oranında sorumludur.
Üst komşu kapıyı açıp onarıma izin vermiyorsa ne yapılabilir?
KMK m. 33 uyarınca hâkimin müdahalesi talep edilebilir; acil hâllerde m. 23 uyarınca mahkeme kararıyla, gerekirse çilingir eşliğinde zorla giriş sağlanarak onarım yaptırılabilir.
Su sızıntısı nedeniyle manevi tazminat alınabilir mi?
Yargı kararları bu konuda farklılık göstermektedir; bazı kararlarda mağduriyetin ağırlığı gözetilerek kabul edilirken, bazı kararlarda zararın salt malvarlığına yönelik olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Delil tespiti ve avukatlık masrafları geri alınabilir mi?
Evet, açılacak asıl davada haksız çıkan taraf (üst komşu) tüm yargılama giderlerinden, dava konusuz kalsa dahi sorumlu tutulur.

Bu konuda hukuki destek almak isterseniz Kat Mülkiyeti Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Üst Kattan Su Sızıntısı Mağduru musunuz?

Üst kattan su sızıntısı dosyalarında delil tespitinin doğru zamanda yaptırılması, sorumlu tarafın (kat maliki, kiracı veya tüm kat malikleri) doğru tespit edilmesi ve maddi/manevi tazminat taleplerinin somut delillerle desteklenmesi davanın sonucunu doğrudan belirler. Üst kattan su sızıntısı mağdurlarının çoğu, süreci geciktirdikleri için ispat konusunda zorluk yaşamaktadır. Bir gayrimenkul avukatı ile erken aşamada görüşülmesi, sürecin hızlı ve etkili yönetilmesi açısından büyük önem taşır.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Üst kattan su sızıntısı ile ilgili her somut durum, zararın kaynağı ve delil durumu bakımından kendine özgü koşullar içermekte olup, doğru hukuki strateji geliştirmek için bir avukatla görüşülmesi önerilir. Üst kattan su sızıntısı davalarında erken aşamada delil tespiti yaptırmak, sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilir. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al