
İş akdi feshedilen kapıcının tahliyesi; apartman yönetimlerinin en sık karşılaştığı ve çözümü en yanlış bilinen hukuki meselelerden biridir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek Madde 2’si, bu soruna mahkemeye gerek kalmadan ve çok daha hızlı bir çözüm sunmaktadır.
İş Akdi Feshedilen Kapcının Tahliyesi: Feshin Kapıcı Dairesine Etkisi Nedir?
Kapıcının apartmanda kullandığı daire, ona kira sözleşmesiyle değil, hizmet akdiyle tahsis edilmiş bir mekândır. Bu daire, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat maliklerinin ortak yeridir; kapıcı yalnızca görevinin devamı süresince bu alandan yararlanabilir.
İş akdi herhangi bir nedenle sona erdiğinde — haklı ya da haksız fark etmeksizin — barınma hakkı da kendiliğinden ve hukuken ortadan kalkar. Yargıtay, feshin tebliğinden itibaren taşınmazda kalmaya devam etmeyi “haksız işgal” olarak nitelendirmektedir.
- Hizmet Tahsisli Konut: İşçinin görevini yürütebilmesi için işveren tarafından sağlanan, mülkiyeti kat maliklerine ait taşınmaz.
- Fuzuli İşgal / Haksız İşgal: Hukuki dayanağı sona ermiş kişinin taşınmazda oturmaya devam etmesi.
- Ecrimisil: Haksız kullanım nedeniyle malikin mahrum kaldığı kullanım bedeli; kira değil, haksız işgal tazminatıdır.
Kapıcı Dairesi Kira Sözleşmesine Tabi Midir?
Hayır. Kapıcı dairesi, hizmet akdine bağlı bir tahsis ilişkisiyle kullanılır. Bu nedenle tahliye süreci TBK hükümlerine değil, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun özel düzenlemelerine tabidir. Sulh Hukuk Mahkemelerinde yürütülen klasik kira tahliye davası bu ilişkiye uygulanamaz.
15 Günlük Yasal Süre: KMK Ek Madde 2 Ne Diyor?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun Ek Madde 2’si, iş akdi feshedilen kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçilerin tahliyesine ilişkin özel ve hızlandırılmış bir yol öngörmektedir.
Sözleşmesi herhangi bir nedenle sona eren veya feshedilen kapıcı; kendisine tahsis edilen yeri 15 gün içinde boşaltmak zorundadır. Bu süre yasal olup, yönetim tarafından uzatılması bir hukuki zorunluluk değil, iyi niyet göstergesidir.
Bu 15 günlük süre, fesih bildiriminin tebliğ edildiği günden itibaren işlemeye başlar. Süre dolduğunda kapıcı tahliye olmamışsa, apartman yönetimi doğrudan mülki amire (Kaymakamlık veya Valilik) başvurabilir; mahkeme kararı gerekmez.
Kaymakamlık Yoluyla Tahliye Nasıl İşler?
Yönetici ya da kat maliklerinden herhangi biri, 15 günlük sürenin dolmasının ardından ilgili kaymakamlığa yazılı başvuruda bulunur. Mülki amir, başkaca tebligata gerek kalmadan kolluk (zabıta/jandarma) marifetiyle tahliyeyi 15 gün içinde gerçekleştirir.
| Adım | Yapılacak İşlem | Süre |
|---|---|---|
| 1. Adım | İş akdi yazılı olarak feshedilir ve kapıcıya tebliğ edilir. | Fesih günü |
| 2. Adım | Kapıcının tahliyesi için 15 günlük yasal süre beklenir. | 15 gün |
| 3. Adım | Tahliye gerçekleşmezse Kaymakamlık’a dilekçeyle başvurulur. | 16. gün |
| 4. Adım | Mülki amir, kolluk marifetiyle zorla tahliye kararı verir ve uygular. | En geç 15 gün içinde |
“Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 2. maddesi uyarınca, kat malikleri kurulunca veya bu kurulca yetki verilen yönetici tarafından sözleşmeleri herhangi bir nedenle feshedilen veya sona eren, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçiler… bu yerleri onbeş gün içerisinde boşaltmak zorunda olup, bu yerleri boşaltmayanlar hakkında… mahalli mülki amirin kararıyla zabıtaca boşaltılması gerekmektedir.”
“Davalının haksız işgalini sürdürmesi ve siteyi boşaltmaması üzerine Valiliğine başvurulması üzerine Valilik kararı ile Jandarma Komutanlığı görevlilerince davalının tahliyesinin sağlandığı” görülmekte; mülki amir yoluyla tahliyenin fiilen ve etkin biçimde uygulandığı teyit edilmektedir.
“Kıdem Tazminatımı Almadan Çıkmam” İddiası Hukuken Geçerli Midir?
Bu, uygulamada en yaygın görülen ve en fazla vakit kaybettiren yanılgıdır. Kapıcı; ödenmemiş kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya diğer işçilik alacakları bulunduğunu öne sürerek dairede kalmaya devam etmeye çalışabilir. Ancak Yargıtay bu savunmayı kesinlikle kabul etmemektedir.
Kapıcı, ödenmemiş işçilik alacakları için kapıcı dairesi üzerinde “hapis hakkı” (alıkoyma hakkı) kullanamaz. Taşınmazı teslim etme borcu ile işçilik alacakları arasında takas ya da mahsup ilişkisi kurulamaz. Tahliye süreci ile alacak davaları birbirinden tamamen bağımsız yürütülür.
İşçinin iş mahkemesinde süren bir alacak davası olsa bile bu, tahliyeyi durdurmaz. Tahliye süreci devam ederken işçi, ayrı bir iş mahkemesi davası ile alacaklarını talep edebilir.
“İşçinin, iş akdinin feshi sonrası tazminat alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle taşınmazı tahliye etmemesi, mülkiyet hakkı karşısında hukuki bir dayanak oluşturmamaktadır. Yargıtay, işçinin iş mahkemesinde devam eden alacak davasının varlığına rağmen, taşınmazın haksız kullanımından doğan ecrimisil yükümlülüğünün devam ettiğini onaylamıştır.”
Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil) Talep Edilebilir Mi?
15 günlük yasal sürenin dolmasının ardından dairede kalmaya devam eden eski kapıcı, haksız işgalci (fuzuli şagil) konumuna düşer. Bu süre zarfında işgal edilen taşınmazın rayiç kullanım bedeli olan ecrimisil talep edilebilir.
Ecrimisil Ne Zaman Başlar?
Feshin tebliğ edildiği tarihten veya 15 günlük yasal sürenin sona erdiği günden itibaren ecrimisil işlemeye başlar. Bu bedel, taraflar arasında bir kira ilişkisi olmadığından “kira” değil, haksız işgal tazminatı olarak adlandırılır.
“Davalının apartmandaki işine son verildiğinin 04.04.2016 tarihinde SGK kayıtlarından tespit edildiği, bu tarihten itibaren davalının dava konusu taşınmazda işgalci konumunda bulunduğu… 04/04/2016 ila dava tarihi 13/06/2016 tarihleri arasında 2.450,32 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş.”
Ecrimisil Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Ecrimisil talebi, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından değil, genel hükümlerden kaynaklandığı için Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Sulh Hukuk Mahkemesi bu tür davalarda görevli değildir.
“Ecrimisil davası Kat Mülkiyeti Yasası’nın uygulanmasından kaynaklanmayıp… ecrimisil taleplerinin Sulh Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği” açıkça hüküm altına alınmıştır.
Fatura Giderleri Kime Aittir?
Kapıcı dairesinin elektrik, su ve doğalgaz giderleri; iş akdi süresince yönetimce karşılanıyor olsa bile, fesih tarihinden itibaren bu giderler tamamen eski kapıcıya aittir. Yönetim bu bedelleri ödemiş ise rücu davası yoluyla eski kapıcıdan tahsil edebilir.
Adli Yol: Mahkeme Aracılığıyla Tahliye Mümkün Müdür?
KMK Ek Madde 2 uyarınca mülki amire başvurmak, mahkemeye gitme hakkını ortadan kaldırmaz. İki yol birlikte ya da alternatif olarak kullanılabilir.
KMK Madde 33 uyarınca her bir kat maliki veya yönetici, hâkimin müdahalesini talep edebilir. Ancak uygulamada mülki amir yolu çok daha hızlı ve masrafsızdır; mahkeme yolu yıllarca sürebilen yargılama süreçlerini beraberinde getirebilir.
| Kriter | Mülki Amir (İdari Yol) | Mahkeme (Adli Yol) |
|---|---|---|
| Süre | 15 gün içinde | Aylarca / yıllarca |
| Maliyet | Düşük | Yargılama giderleri |
| Kesinleşme | Gerekmez | Gerekebilir |
| Etkinlik | Kolluk marifetiyle fiili tahliye | İcra takibi gerekebilir |
İlgili Emsal Yargıtay Kararları
Genel kurul kararıyla feshedilen görevlinin, iptale gitmeksizin yönetim kararına uymak zorunda olduğunu teyit eden karar.
“16.05.2010 tarih ve 17 nolu olağan genel kurulu kararı ile sözleşmenin feshi ve davalıların konut olarak kullandıkları ortak alanda sayılan taşınmazı boşaltmaları karara bağlandığı halde, davalıların oturmaya devam ettikleri, anılan kararın iptali davası açılmadığı nedenle hukuken geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş…”
KMK Ek Madde 2’nin işleyişini, mülki amir kanalıyla tahliyenin usulünü ve kapıcı dairesinden kira istenemeyeceğini açıklayan temel içtihat kararı.
“Bu süre içerisinde boşaltılmayan yerler yönetici veya kat maliklerinden herhangi birinin başvurusu üzerine başkaca tebligata lüzum kalmadan Mahalli Mülki Amirin kararı ile bir hafta içinde zabıtaca boşaltılması gerekmektedir… kapıcı konutları için kira istenemeyeceği kararda açıkça ifade edilmiştir.”
İstenen bedelin kira değil, haksız işgal tazminatı (işgaliye bedeli) olduğunu ve TBK’daki cezai şart yasağının bu ilişkiye uygulanamayacağını ortaya koyan önemli karar.
“Davada istenen kira bedeli değil, lojmanın süresinde tahliye edilmemesinden kaynaklanan işgaliye bedelidir. Mahkemece işgaliye bedelinin TBK’nun 346. maddesine aykırı nitelikte cezai şart olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de TBK 346. maddesinde yasaklanan kiracının kira bedelini zamanında ödememesi halinde cezai koşulun ödeneceğine dair anlaşmalardır.“
Sıkça Sorulan Sorular
Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
Kapıcı tahliyesi, ecrimisil talebi veya iş hukuku konularında doğru ve hızlı adım atmak için hak kaybı yaşamadan profesyonel hukuki danışmanlık alın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazınİletişim sayfası için tıklayınız.
Bir yanıt yazın