miras kalan evi tek başına satabilir mi

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu, mirasçılar arasında en sık karşılaşılan tapu uyuşmazlıklarının başında gelir: anne veya babadan kalan ev tapuda hâlâ ölen kişinin üzerindeyken ya da mirasçılar adına “elbirliği” şerhiyle kayıtlıyken, kardeşlerden biri evi acilen satmak ister, diğerleri ise ya haberdar değildir ya da satışa razı olmaz. Türk Medeni Kanunu bu durumu açıkça düzenler: tereke üzerindeki elbirliği mülkiyeti, tek bir mirasçının imzasıyla değil ancak tüm mirasçıların oybirliğiyle veya kanunda öngörülen dava yollarıyla çözülebilen bir ortaklık ilişkisidir.

Bu makalede miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevabı; elbirliği mülkiyetinin hukuki niteliği, tek bir mirasçının payını satabilme imkânı, yasal önalım (şufa) hakkı, kardeşlerden birinin satışa izin vermemesi hâlinde izlenecek ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) yolu ve nihayet habersiz veya sahte vekaletnameyle yapılan satışlara karşı açılacak tapu iptal davaları, güncel Yargıtay kararları ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleriyle birlikte ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Miras Kalan Evin “Tamamını” Bir Mirasçı Tek Başına Satabilir mi?

Miras kalan evi tek başına satabilir mi diye soran pek çok mirasçının karşılaştığı ilk gerçek, tapu müdürlüğünün böyle bir satış talebini tek imzayla kabul etmeyeceğidir. Bunun nedeni, mirasın açılmasıyla birlikte kendiliğinden doğan özel bir mülkiyet rejimidir.

Elbirliği (İştirak Halinde) Mülkiyet Nedir? (Neden Tek Bir İmza Evi Satmaya Yetmez?)

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte tereke, mirasçılara kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer; tapuda henüz kimin adına ne kadar pay tescil edildiğine bakılmaksızın, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti kurulmuş olur. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevabı, işte bu mülkiyet türünün niteliğinde saklıdır.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 701 – Elbirliği Mülkiyetinin Tanımı

“Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.”

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 702 – Elbirliği Mülkiyetinin Hükümleri

“Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.”

Görüldüğü üzere elbirliği mülkiyetinde hiçbir mirasçının ayrı, belirlenmiş bir payı yoktur; her birinin hakkı terekedeki malın tamamına yayılmıştır. Yargıtay içtihadı da bu ilkeyi istikrarlı biçimde tekrarlamaktadır.

Hukuk Genel Kurulu — E. 2005/125, K. 2005/219, T. 30.03.2005

Kararda; “Elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur” tespiti yapılmış; “Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır” ve “ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır” ilkeleri vurgulanmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun temel yanıtı bu köklü içtihatta bulunmaktadır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2010/14270, K. 2011/383, T. 19.01.2011

Kararda; “Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortakların tümüne aittir” denilmiş; “Elbirliği mülkiyeti rejimine tabi bir taşınmazda iştirakın dışında bulunan alıcıya maliklerden birinin yaptığı satış kuşkusuz geçerli bir satıştır. Fakat elbirliği mülkiyeti paylı hale getirilmeden sözleşmenin ifa olanağı yoktur ve buna dayanılarak da tescil talebinde bulunulamaz” tespitinde bulunulmuştur.

Bu iki içtihat birlikte okunduğunda, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna verilecek cevap netleşir: tek bir mirasçının imzasıyla yapılan bir satış vaadi, tarafları bağlayan bir taahhüt olarak geçerli olsa bile, alıcıya tapuda tescil hakkı vermez; tescil ancak tüm mirasçıların oybirliğiyle ya da elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesinden sonra mümkün olur.

Evin Tamamının Yabancıya (Üçüncü Kişiye) Satılabilmesi İçin Tüm Mirasçıların Birlikte İmza Atması Zorunlu mudur?

Evet. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun en somut karşılığı, evin tamamının üçüncü bir kişiye satılabilmesi için tüm mirasçıların tapuda birlikte imza atmasının veya en azından yazılı, düzenli bir vekaletnameyle sürece dahil olmasının zorunlu olmasıdır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2022/3726, K. 2023/4837, T. 18.10.2023

Kararda; dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetiyle kayıtlı olması hâlinde “dava konusu taşınmazın el birliği mülkiyet ile davalılar adına tescili nedeniyle, pay devri için tüm mirasçıların rızasının gerektiği” ve “davalı …’ın taşınmaz üzerinde tek başına tasarruf ve işlem yapma hakkının olmadığı” belirtilmiştir. Miras kalan evi tek başına satabilir mi diye soran her mirasçı için bu karar, tek imzalı satışın geçersizliğini doğrudan ortaya koymaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2022/6545, K. 2023/6828, T. 27.11.2023

Kararda; “tereke malı olan çekişmeli taşınmaz üzerinde mirasbırakanın tüm mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan mirasçıların tamamının izni ve rızası alınmadan mirasçılardan sadece birisi tarafından yapılan satış işleminin geçerli olmadığı” vurgulanmıştır. Ayrıca “mirasçılardan … tarafından davalıya yapılan satış işleminin diğer mirasçıların rıza ve muvafakatıyla yapıldığını ispat etme külfetinin davalı tarafta olduğu” hükme bağlanmıştır. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna itiraz eden bir mirasçının, alıcıya karşı ispat yükünü de tersine çevirdiğini göstermektedir.

Uygulamada tüm mirasçıların “birlikte imza atması” şart değildir; mirasçılardan biri, diğerlerinin noterden düzenlenmiş yazılı vekaletnamesiyle satış işlemini tek başına tapuda gerçekleştirebilir. Önemli olan, oybirliğinin bir şekilde—ister fiziken huzurda, ister vekil aracılığıyla—sağlanmış olmasıdır.

Diğer Kardeşlerden Biri Yurt Dışında veya Cezaevindeyse, Vekaletname Olmadan Tapuda Satış Yapılabilir mi?

Hayır, vekaletname olmadan yapılamaz. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun pratikte en çok karşılaşılan görünümü, mirasçılardan birinin yurt dışında yaşaması veya cezaevinde bulunması nedeniyle tapuda bizzat hazır bulunamamasıdır. Bu durum satışı imkânsız kılmaz; sadece ek bir işlem gerektirir.

Yurt dışındaki mirasçı, bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda ya da yerel noterlik makamında (apostil veya konsolosluk onayı ile) düzenlenmiş bir satış/muvafakat vekaletnamesi çıkararak diğer mirasçılardan birine veya bir vekile yetki verebilir. Cezaevinde bulunan mirasçı için ise ceza infaz kurumu bünyesinde görevlendirilen noterlik hizmetleri aracılığıyla vekaletname düzenlenmesi mümkündür. Her iki hâlde de vekaletnamenin, taşınmaz satışına özgü açık bir yetki (temsil yetkisi) içermesi ve TMK m. 702/2 uyarınca aranan oybirliği şartını karşılaması gerekir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2023/1602, K. 2023/5377, T. 07.11.2023

Kararda; elbirliği devam ederken bağımsız tasarruf yetkisinin bulunmadığı hatırlatılmış, buna karşılık “ön alım hakkına konu payın davacı mirasçı adına tescili konusunda mirasçıların kendi aralarında TMK’nın 702/2 nci maddesine uygun biçimde oy birliğiyle karar verdikleri anlaşılmakta olup, bu konudaki iradeleri (muvafakatleri) dosyaya sunulan vekâletname ile mahkeme huzuruna ulaştığından davanın görülebilme koşulunun tamamlandığı açıktır” değerlendirmesi yapılmıştır. Bu karar, oybirliğinin bizzat huzurda değil, usulüne uygun bir vekaletnameyle de sağlanabileceğini teyit etmesi bakımından miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna pratik bir çözüm sunmaktadır.

Dolayısıyla miras kalan evi tek başına satabilir mi diye soran ve kardeşlerinden biri yurt dışında olan bir mirasçı için gerçek engel, uzaklık değil; o mirasçının satışa rıza gösterip göstermediğidir. Rıza varsa, vekaletname bu rızayı tapuya taşımanın hukuki aracıdır.

“İntikal İşlemi” Yapılmadan (Tapu Ölü Kişinin Üzerindeyken) Evin Başkasına Satışı veya Devri Mümkün müdür?

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekeyi kanun gereği kendiliğinden kazanırlar; tapuda “intikal” adı verilen tescil işlemi, bu mülkiyet geçişini kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Başka bir deyişle, tapu hâlâ ölen kişinin üzerinde görünse dahi mirasçılar hukuken zaten maliktir.

Bununla birlikte uygulamada tapu müdürlükleri, satış veya devir işlemini gerçekleştirebilmek için önce mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile intikalin yapılmasını, yani tapu kaydının mirasçılar adına düzeltilmesini talep eder; zira satış işleminin tapuda kimin adına tescilli olduğu bellidir ve tescilsiz bir kişinin (mirasbırakanın) adına yeni bir satış işlemi girilemez. Bu nedenle miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu soran mirasçıların, satıştan önce mirasçılık belgesini çıkarıp taşınmazı miras yoluyla üzerlerine (elbirliği hâlinde) tescil ettirmesi teknik bir zorunluluktur; ancak bu, satışın “tek imzayla” yapılabileceği anlamına gelmez—intikal sonrasında da elbirliği mülkiyeti ve dolayısıyla oybirliği kuralı aynen devam eder.

Mirasçı Sadece Kendi “Payını (Hissesini)” Başkasına Satabilir mi?

Evin tamamını satamayan bir mirasçının aklına gelen ikinci soru genellikle şudur: peki sadece kendi payımı, yani hissemi satabilir miyim? Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun bu versiyonunun cevabı, mülkiyetin hangi türde olduğuna göre değişir.

Tapu “Elbirliği Mülkiyeti” Durumundayken Bir Kardeş Kendi Hissesini Yabancıya Neden Satamaz?

Elbirliği mülkiyetinde mirasçının “kendi payı” diye ayrılmış, bağımsız bir hissesi bulunmadığından, bu payı üçüncü bir kişiye satması da hukuken mümkün değildir; yapılan bir satış vaadi sözleşmesi tarafları bağlayan bir taahhüt olarak geçerli sayılsa bile, alıcıya doğrudan mülkiyet veya tescil hakkı sağlamaz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2011/1111, K. 2011/1860, T. 16.02.2011

Kararda; “Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir” ilkesi tekrarlanmış, “Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortaklara ait olduğundan elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüşmeden tereke dışı olan kişiler satış vaadi sözleşmesinin ifasını talep edemezler” sonucuna varılmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu “sadece kendi payımı satabilir miyim” şeklinde soran mirasçılar için bu karar açık bir yanıt niteliğindedir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/6807, K. 2022/7243, T. 28.11.2022

Kararda; “Elbirliği mülkiyetine (TMK m. 701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakta birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez” denilmiştir. Buna karşılık aynı kararda, “Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, kendi payları üzerinde serbestçe tasarrufta bulunmak yetkisine sahip olduklarından, diğer paydaşların onayını almaya gerek olmaksızın paylarını devredebilir” ilkesine de yer verilerek iki mülkiyet türü arasındaki temel fark ortaya konmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/6443, K. 2023/796, T. 13.02.2023

Kararda; “mirasçılar arasındaki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe iptal ve tescile karar verilemez” ilkesi hatırlatılmış; “mirasçılardan biriyle hissesinin temlikine dair üçüncü bir şahıs arasında akdedilmiş olan mukavele üçüncü şahsa, taksime müdahale hakkı vermez” tespitinde bulunulmuştur. Bu karar, elbirliği aşamasında hisse satın alan üçüncü kişinin, paylaşma sürecine dahi müdahale edemeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Kilidi Açan İşlem: Elbirliği Mülkiyetini Mahkeme veya Noter Yoluyla “Paylı Mülkiyete” Çevirmek Nasıl Yapılır?

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun önündeki en büyük engel olan elbirliği rejiminden çıkışın iki yolu vardır: mahkeme yoluyla dönüştürme ve—tüm mirasçılar anlaşırsa—tapu müdürlüğü aracılığıyla idari dönüştürme.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 644 – Paylı Mülkiyete Dönüştürme

“Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.”

ℹ️ Mahkeme Dışı Yol: Kadastro Kanunu Ek Madde 3

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 3. maddesi, mirasçıların tamamının anlaşması hâlinde tapu müdürlüğüne doğrudan başvurarak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini idari yoldan, dava açmaksızın talep edebilmesine imkân tanımaktadır; itiraz eden veya bulunamayan bir mirasçı varsa süreç yine TMK m. 644 uyarınca sulh hukuk mahkemesine taşınır. Dolayısıyla miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu soran ve tüm kardeşleriyle bu konuda mutabık olan bir mirasçı için tapu müdürlüğü başvurusu, dava açmadan daha hızlı bir çözüm olabilir; anlaşmazlık varsa mahkeme yolu zorunlu hâle gelir.

Paylı mülkiyete dönüştürme talebi kabul edildiğinde, mirasçıların her biri artık terekenin tamamı üzerindeki belirsiz haktan, taşınmazın belirli bir kesir payı üzerindeki bağımsız mülkiyete geçer. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bu noktadan itibaren tamamen farklı bir hukuki zemine oturur.

Paylı Mülkiyete Geçildikten Sonra Kendi Hissemi Diğer Kardeşlere Sormadan Dışarıdan Birine (Müteahhite/Yabancıya) Satabilir miyim?

Evet, paylı mülkiyete geçiş gerçekleştikten sonra miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevabı—en azından kendi payı bakımından—olumluya döner.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2014/8549, K. 2015/2819, T. 09.04.2015

Kararda; mirasçıların terekeyi pay ederek paylı mülkiyeti benimsedikleri durumda “paylı mülkiyette paydaşların her birinin payları üzerinde diledikleri gibi tasarruf edebilecekleri gibi, mirasçılar arasındaki pay satışlarının da şekle tabi olmadığı” değerlendirmesinde bulunulmuştur. Miras kalan evi tek başına satabilir mi diye soran ve elbirliğini paylı mülkiyete dönüştürmüş bir mirasçı için bu karar, kendi payını serbestçe satabileceğinin doğrudan teyididir.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, satılan şeyin artık “evin tamamı” değil, satıcı mirasçının kesir payı olduğudur; alıcı müteahhit veya yabancı kişi, evin tamamına değil yalnızca devralınan paya paydaş olarak ortak olur ve diğer mirasçılarla birlikte paylı mülkiyet ilişkisine girer. Böyle bir satış, aşağıda ayrıntısıyla açıklanan yasal önalım (şufa) hakkını da devreye sokar.

Miras Payının Sadece Kardeşler Arasında (Diğer Mirasçılara) Devredilmesi Hangi Şartlarda Serbesttir?

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun bir diğer önemli boyutu, satışın üçüncü kişilere değil de doğrudan diğer mirasçılara (kardeşlere) yapılmasıdır. Bu durumda kanun daha esnek bir şekil şartı öngörür.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 677 – Miras Payının Devri

“Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.”

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi — E. 2014/16426, K. 2016/1114, T. 25.01.2016

Kararda; “İster adi, ister noterde resmi şekilde miras payının devri sözleşmesi yapılmış olsun, her iki halde de sözleşme alıcı kişiye paylaşmaya katılma yetkisini vermez, sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar” denilmiştir. “Yani miras payını devralan kişi terekeye göre üçüncü şahıs durumunda olduğundan mirasçılar arasındaki elbirliği mülkiyet paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe iptal ve tescile karar verilemez” sonucuna varılmıştır.

Özetle, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna kardeşler arasındaki devir açısından bakıldığında: mirasçılar birbirlerine paylarını adi yazılı bir sözleşmeyle dahi devredebilir; ancak bu devir de nihai olarak paylaşma (taksim) sonucuna bağlıdır ve devralan mirasçıya doğrudan tapuda bağımsız bir tescil hakkı vermez.

Önalım (Şufa) Hakkı: Kardeşim Kendi Hissesini Yabancıya Satarsa Ne Olur?

Paylı mülkiyete geçildikten sonra bir kardeşin kendi payını yabancıya (üçüncü kişiye) satması hâlinde, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun bu kez tersinden bir versiyonu gündeme gelir: diğer mirasçılar bu satışı geri alabilir mi?

Önalım (Şufa) Hakkı Nedir? Kardeşinizin Yabancıya Sattığı Payı Aynı Fiyattan Geri Alma Hakkınız

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 732 – Yasal Önalım Hakkı

“Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.”

Hukuk Genel Kurulu — E. 2019/739, K. 2022/577, T. 19.04.2022

Kararda; “Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazın paydaşlarından birinin payını bir üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara aynı şartlarla bu payın alıcısı olabilme yetkisini veren yenilik doğuran bir haktır” tanımı yapılmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevabını arayan ve kardeşinin payını yabancıya satmasından rahatsız olan mirasçılar için önalım hakkı, işte bu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında tanımlanan yenilik doğuran haktır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/365, K. 2021/1437, T. 04.10.2021

Kararda önalım hakkı ortak bir tanımla; “Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır” şeklinde ifade edilmiş; bu hakkın “alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle” kullanılabileceği belirtilmiştir. Aynı doğrultudaki kararlar arasında Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2021/7321, K. 2021/3468, T. 02.12.2021; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/18785, K. 2020/6386, T. 19.10.2020; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/14615, K. 2020/2531, T. 03.03.2020; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2016/15780, K. 2020/3568, T. 10.06.2020 ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2013/9499, K. 2013/11387, T. 12.09.2013 sayılabilir; tüm bu kararlarda önalım hakkı istikrarlı biçimde aynı şekilde tanımlanmıştır.

⚠️ Dikkat: Bazı Eski Kararlarda Anılan Süre Artık Güncel Değildir

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin E. 2011/11718, K. 2012/1601, T. 07.02.2012 sayılı kararında önalım hakkının kullanım süresine ilişkin o tarihte yürürlükte olan iki yıllık süreye atıf yapılmıştır. Ancak 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla TMK m. 733’te yapılan değişiklik sonrasında güncel yasal süre, satışın noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıldır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuyla birlikte önalım hakkını araştıran okuyucuların, güncel olmayan süre bilgisi içeren kaynaklara değil, aşağıdaki güncel TMK m. 733 metnine güvenmesi gerekir.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 733 (24/12/2025-7571 sayılı Kanunla değişik) – Önalım Hakkının Kullanım Süresi

“(Değişik birinci fıkra:24/12/2025-7571/35 md.) 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer.”

Şufa Davası Açarak Yabancıya Geçen Tapuyu İptal Ettirip Kendi Üzerinize Nasıl Alabilirsiniz?

Önalım hakkı, satıcıya karşı değil doğrudan alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Elbirliği mülkiyetinin izlerini taşıyan bir miras ortaklığında bu davanın nasıl açılacağı ise ayrı bir dikkat gerektirir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2023/1636, K. 2023/2325, T. 26.04.2023

Kararda; “Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir” ilkesi vurgulanmış; bu davaların niteliğine dair “11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir” sonucuna varılmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu soran ve kardeşinin sattığı payı geri almak isteyen mirasçılar için bu içtihat, davanın tek başına değil tereke adına açılmış sayılacağını göstermektedir.

Muvafakat; duruşmaya gelip beyanda bulunmak, imzası noterce onaylı bir muvafakat belgesi ibraz etmek ya da davayı takip eden avukata vekalet vermek suretiyle sağlanabilir. Muvafakatin sağlanamadığı durumlarda ise kanun ayrı bir çözüm sunar.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 640 – Terekeye Temsilci Atanması

“Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve … terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2022/6311, K. 2023/6232, T. 13.12.2023

Kararda; ortakların tümünün muvafakatının sağlanamaması hâlinde “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir” ilkesi benimsenmiş; bu hususun re’sen, yani “hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerektiği” vurgulanmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu araştıran ve kardeşleriyle iletişim kuramayan mirasçılar için terekeye temsilci atanması, davanın görülebilmesinin önündeki usuli engeli aşmanın yasal yoludur.

Kardeşin Payını Yabancıya Satarken Şufa Hakkını Engellemek İçin Tapuda Satış Yerine “Bağış” Göstermesi İptal Sebebi midir?

Yasal önalım hakkı, kanun gereği yalnızca “satış” işlemlerinde doğar; gerçek bir bağış (hibe) işleminde önalım hakkı kullanılamaz. Ancak Yargıtay’ın yerleşik ve uzun yıllardır istikrarlı uygulaması, bu kuralın kötüye kullanılmasına izin vermemektedir.

ℹ️ Muvazaalı Bağış Görünümündeki Satışlarda Önalım Hakkı

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, taraflar arasındaki işlem tapuda bağış olarak gösterilse dahi gerçekte bir satış bedeli ödenmişse, bu durum muvazaa (görünürdeki işlem ile gerçek irade arasındaki uyumsuzluk) teşkil eder ve önalım hakkı sahibi, işlemin gerçekte satış olduğunu her türlü delille ispatlayarak önalım hakkını kullanabilir. Bu ilke, 1957 tarihli bir İçtihadı Birleştirme Kararı’na dayanmakta olup Yargıtay dairelerince günümüzde de uygulanmaya devam etmektedir; bu genel doktrinin somut olaya uygulanabilmesi için gerçek bedel ödendiğinin ispatı şarttır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun bu özel görünümünde, kardeşin “bağış” beyanı tek başına önalım hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu soran ve kardeşinin payını “bağış” göstererek yabancıya devrettiğini öğrenen bir mirasçının, önalım davası açarken işlemin muvazaalı olduğunu iddia edip tanık, banka dekontu, yazışma gibi delillerle gerçek bedelin ödendiğini ispatlaması mümkündür; bu ispat başarılı olursa mahkeme işlemi satış olarak nitelendirip önalım talebini kabul edebilir.

Diğer Kardeşler Satışa İzin (İmza) Vermezse Ev Nasıl Satılır?

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun en can alıcı noktası, tüm mirasçılardan birinin dahi satışa razı olmadığı durumdur. Bu senaryoda kanun, satmak isteyen mirasçıya iki farklı ama birbirini tamamlayan araç sunar.

Kardeşlerden Biri Bile Evin Satılmasına Karşı Çıkarsa Evi Hukuken Satmanın Tek Yolu Nedir?

Uygulamada en sık başvurulan ve evin bütün hâlinde, üçüncü kişilere satılmasını zorlayan tek yol, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasıdır; muvafakat sağlanamadığında evin tamamının satılabilmesi başka bir yolla mümkün değildir.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 642 – Paylaşma (Ortaklığın Giderilmesi) İsteme Hakkı

“Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.”

Bununla birlikte, bu H3 başlığının işaret ettiği “tek yol” ifadesini bir parça netleştirmek gerekir: kanunda ikinci bir seçenek daha vardır. TMK m. 644 uyarınca mirasçı, önce elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürebilir; ancak bu dönüştürme evin bütün hâlinde satılmasını sağlamaz, yalnızca satmak isteyen mirasçının kendi payını (yukarıda b2-3’te açıklandığı gibi) bağımsız biçimde satabilmesinin önünü açar. Evin tamamının, karşı çıkan mirasçının rızası olmaksızın zorla sattırılabilmesi için tek hukuki araç, gerçekten de ortaklığın giderilmesi davasıdır; TMK m. 644 yolu ise yalnızca satmak isteyen kişinin kendi payı bakımından bir çıkış kapısı sunar, evin bütününü satışa zorlamaz.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası ile Evin Mahkeme (İcra) Kanalıyla Açık Artırmada Sattırılması

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2010/1748, K. 2010/5836, T. 11.05.2010

Kararda; paydaşlığın giderilmesi davalarının “paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar” olduğu belirtilmiş; “Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur” ilkesi vurgulanmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna nihai çözüm arayan mirasçılar için bu dava, tüm mirasçıların taraf olarak yer aldığı, sonuçları herkesi bağlayan bir yargılamadır.

Dava sonucunda taşınmazın aynen bölünmesi mümkün değilse (ki tek bir ev söz konusu olduğunda bu neredeyse her zaman geçerlidir), mahkeme açık artırma yoluyla satışa karar verir; satış bedeli mirasçılar arasında miras payları oranında paylaştırılır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — E. 2016/22831, K. 2017/14983, T. 30.11.2017

Kararda; İcra ve İflas Kanunu’nun 121. maddesi uyarınca “Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras … gibi … başka nevi malların satılması lâzım gelirse icra müdürü satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar” hükmüne değinilmiş; elbirliği çözülüp paylı mülkiyete geçildikten sonra ise “Bu durumda taşınmazda elbirliği mülkiyeti söz konusu olmadığından, sulh mahkemesinden satış sureti ile ortaklığın giderilmesi kararına da ihtiyaç bulunmamaktadır” ve “taşınmazın hacizle yükümlü olarak satışı mümkündür” sonucuna varılmıştır. Bu karar, paylı mülkiyete geçmiş bir payın icra yoluyla (haciz nedeniyle) de satılabileceğini göstermesi bakımından ayrıca önemlidir.

İzale-i Şüyu Satışında Dışarıdan Yabancıların İhaleye Girmesi Engellenip Ev Kardeşler Arasında Satılabilir mi?

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 699 – Paylaşma Usulü

“Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. … Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.”

Kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, artırmanın sadece mirasçılar (paydaşlar) arasında yapılması ve dışarıdan yabancıların ihaleye katılımının engellenmesi, ancak tüm mirasçıların bu konuda oybirliğiyle rıza göstermesi hâlinde mümkündür. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu soran ve evi kardeşler arasında elde tutmak isteyen bir mirasçının, izale-i şüyu davası açarken diğer tüm mirasçıların da bu yönde onay vermesini sağlaması gerekir; tek bir mirasçının dahi buna razı olmaması hâlinde satış kamuya açık artırma usulüyle yapılır ve ev tamamen yabancı bir alıcıya geçebilir.

Mahkeme Satışında Evin Değeri Neye Göre Belirlenir? (Bilirkişi Raporu ve Rayiç Bedel Tespiti)

İzale-i şüyu davasında satışa esas alınacak değer, mahkemece görevlendirilen bilirkişi (genellikle gayrimenkul değerleme uzmanı) tarafından hazırlanan raporla belirlenir. Bilirkişi, taşınmazın konumu, yaşı, imar durumu ve emsal satışları dikkate alarak güncel rayiç (gerçek piyasa) bedelini tespit eder; bu bedel, açık artırmadaki muhammen kıymetin (tahmini değerin) temelini oluşturur. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu araştıran mirasçıların, satış bedelinin gerçek piyasa değerinin altında kalmaması için bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz etme hakkına sahip olduğunu da göz önünde bulundurması önerilir.

Habersiz (Sahte) Satışlar ve Tapu İptal Davaları

Bazı durumlarda miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu, mirasçının rızası hiç alınmadan, sahte belgeler veya yetkisiz temsille fiilen gerçekleştirilmiş bir satış karşısında sorulur. Bu hâllerde çözüm, önleyici değil düzeltici bir dava olan tapu iptal ve tescil davasıdır.

Hukuk Genel Kurulu — E. 2019/739, K. 2022/577, T. 19.04.2022 (Tasarrufi İşlem/Taraf Teşkili)

Kararda; “Türk Medeni Kanunu’nun 702/2. maddesinde sözü edilen terekeye ait haklar üzerinde tasarruf söz konusu ise ortakların oy birliği ile karar vermeleri, maddenin açık hükmü gereği olduğundan, tasarruf işlemi niteliğindeki tapu iptali ve tescil davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir” sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2023/4229, K. 2025/2005, T. 15.04.2025

Kararda; “Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir” denilmiş; mirasçıların üçüncü kişilere karşı tek başlarına dava açamayacağı, ancak “terekeye karşı üçüncü kişi durumundaki kişiler aleyhine miras payına yönelik olarak dava açmaları hukuken mümkün bulunmamaktadır” kuralının işletildiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2021/4556, K. 2022/3946, T. 18.05.2022

Kararda; “Dava da bir tasarrufi işlem olup kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları ya da anlaşma sağlanmaz ise terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerektiği” hükme bağlanmıştır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun habersiz satış boyutunda dahi, tapu iptal davasını açacak mirasçının yalnız hareket edemeyeceği, diğer mirasçıların katılımını veya temsilci atanmasını sağlaması gerektiği bu kararlarla açıkça teyit edilmektedir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2021/1161, K. 2021/3296, T. 18.05.2021

Kararda; taraf teşkili sağlanmadan karar verilemeyeceği belirtilerek, “Diğer ortakların muvafakatlarının alınması, bu mümkün olmazsa TMK’nın 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması suretiyle davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik taraf teşkili ile işin esası hakkında bir karar verilmesi doğru görülmemiştir” denilmiştir.

Benden Habersiz Sahte Vekaletname veya Dublör Kullanılarak Satılan Miraslı Evin Tapusu Nasıl İptal Edilir?

Sahte vekaletname veya dublör (kimlik taklidi) kullanılarak yapılan bir tapu satışı, hukuken hiç var olmamış (yok hükmünde) bir işlemdir; çünkü gerçek malikin bu satışa yönelik geçerli bir iradesi bulunmamaktadır.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1023 – İyiniyetli Üçüncü Kişinin Korunması

“Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”

Bu madde önemli bir istisna içerir: sahte vekaletnameyle yapılan satışlarda, alıcı tapu kaydına güvenerek işlem yapmış olsa dahi, işlemin temelindeki irade sakatlığı (yokluğu) o kadar ağırdır ki, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında alıcının iyiniyeti TMK m. 1023 korumasından yararlanmasına yetmemekte; taşınmaz asıl hak sahibine iade edilmektedir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2025/3765, K. 2025/3866, T. 22.09.2025

Sahte vekaletname iddiasıyla açılan bir tapu iptal ve tescil davasında Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda vekaletnamenin gerçekliğinin (imza veya parmak izi incelemesiyle) araştırılması gerektiğini vurgulamış; belgenin sahteliği kanıtlanamadığı sürece işlemin geçerli sayılacağını, buna karşılık sahtelik ispatlandığında satışın hükümsüz kalacağını ortaya koymuştur. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun en ağır ihlal biçimi olan sahte vekaletnameyle satış iddialarında, davanın sonucunun büyük ölçüde adli tıp/bilirkişi incelemesine bağlı olduğunu göstermektedir.

Uygulamada bu tür davalarda mirasçı, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açar; davalı, sicilde malik gözüken kişidir. Vekaletnamenin sahteliği ispatlandığında mahkeme, yolsuz tescili düzelterek tapunun gerçek hak sahipleri (mirasçılar) adına yeniden tesciline karar verir.

Akıl Zayıflığı (Demans) Olan Diğer Kardeşten Veya Anneden Zorla Alınan Vekaletnameyle Yapılan Satışların İptali

Mirasçılardan biri veya mirasbırakanın kendisi, vekaletnamenin düzenlendiği tarihte akıl zayıflığı, demans veya benzeri bir nedenle ayırt etme gücünden yoksunsa, verdiği vekaletname ve buna dayalı satış işlemi baştan itibaren geçersizdir.

⚖️ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 15 – Ayırt Etme Gücünün Bulunmaması

“Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuk sonucu doğurmaz.”

Bu madde uyarınca, ayırt etme gücünden yoksun bir kişinin imzaladığı vekaletname hukuken yok hükmündedir; bu vekaletnameye dayanılarak yapılan satış da geçersizdir. Yargıtay’ın bu alandaki yerleşik uygulamasında ehliyetsizlik, “yoklukla sakat” bir işlem nedeni olarak kabul edilmekte ve karşı tarafın (alıcının) iyiniyetli olması dahi işlemi geçerli kılmamaktadır; zira TMK m. 1023’ün koruduğu iyiniyet, yalnızca tapu kaydına duyulan güveni korur, ehliyetsiz kişinin iradesi hiç oluşmamışsa bu koruma devreye girmez.

Bu tür davalarda mahkeme genellikle, vekaletnamenin düzenlendiği tarihteki sağlık durumunu netleştirmek amacıyla adli tıp kurumundan veya tam teşekküllü bir hastaneden geriye dönük ayırt etme gücü değerlendirmesi (rapor) ister; tanık beyanları, hastane kayıtları ve doktor raporları bu ispatın temel dayanaklarını oluşturur. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun bu en hassas boyutunda dava açma hakkı, bizzat ehliyetsiz kişiye veya vefatı hâlinde mirasçılarına aittir ve bu dava için kanunda özel bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

Habersiz Satışı Öğrenir Öğrenmez Üçüncü Kişilere Devri Engellemek İçin Tapuya “İhtiyati Tedbir” Nasıl Konulur?

Sahte vekaletname veya ehliyetsizlik nedeniyle açılacak tapu iptal davası, sonuçlanana kadar aylar hatta yıllar sürebilir; bu süre zarfında taşınmazın art arda başka kişilere devredilerek “iyiniyetli üçüncü kişi” zincirinin uzatılması riski vardır. Bu riski önlemenin yasal aracı ihtiyati tedbirdir.

⚖️ 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 – İhtiyati Tedbirin Şartları

“Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.”

⚖️ 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 390 – İhtiyati Tedbir Talebi

“İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.”

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunu habersiz bir satışı öğrendikten sonra soran bir mirasçı, tapu iptal ve tescil davasıyla birlikte veya dava açmadan hemen önce aynı mahkemeden ihtiyati tedbir talep ederek taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlenmesini ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesini sağlayabilir. Talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını tam değil, yalnızca yaklaşık olarak ispat etmesi yeterli görülür; bu da ihtiyati tedbiri, esas davaya kıyasla nispeten hızlı sonuçlanan bir koruma mekanizması hâline getirir. Tedbir kararı tapu müdürlüğüne bildirildiğinde, taşınmaz üzerinde yapılacak yeni tasarruf işlemleri (satış, ipotek, devir) tedbir kaldırılıncaya kadar askıya alınır.

Miras Kalan Evi Tek Başına Satabilir mi Sorusunda İzlenecek Adımlar

Miras kalan evi tek başına satabilir mi diye soran bir mirasçının, elindeki senaryoya göre hak kaybına uğramadan doğru sırayla ilerlemesi için aşağıdaki adımlar önerilir.

  1. Tapu kaydını ve mülkiyet türünü kontrol edin: Taşınmazın tapuda hâlâ elbirliği (iştirak halinde) mi yoksa paylı mülkiyete mi dönüştürülmüş olduğunu tapu müdürlüğünden veya e-Devlet üzerinden teyit edin; miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevabı büyük ölçüde bu kayda bağlıdır.
  2. İntikal işlemini tamamlayın: Tapu hâlâ mirasbırakan üzerindeyse, önce mirasçılık belgesi (veraset ilamı) çıkararak taşınmazı mirasçılar adına elbirliği hâlinde tescil ettirin.
  3. Diğer mirasçılarla rıza görüşmesi yapın: Evin tamamını satmak istiyorsanız, önce tüm kardeşlerinizle iletişime geçip yazılı veya noter onaylı vekaletname yoluyla oybirliği sağlamaya çalışın; miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun en pratik çözümü genellikle bu aşamada bulunur.
  4. Yurt dışında veya cezaevinde olan mirasçı için vekaletname çıkarın: Konsolosluk, yerel noter veya ceza infaz kurumu bünyesindeki noterlik hizmetleri aracılığıyla satışa özgü açık yetkili bir vekaletname düzenletin.
  5. Rıza sağlanamıyorsa paylı mülkiyete dönüştürmeyi değerlendirin: TMK m. 644 uyarınca dava yoluyla veya tüm mirasçılar anlaşıyorsa Kadastro Kanunu ek m. 3 uyarınca tapu müdürlüğüne başvurarak elbirliğini paylı mülkiyete çevirin; bu sayede en azından kendi payınızı serbestçe satabilirsiniz.
  6. Payınızı satarken önalım riskini gözetin: Paylı mülkiyete geçtikten sonra payınızı yabancıya satarsanız diğer mirasçıların üç ay/bir yıllık sürelerle önalım (şufa) hakkını kullanabileceğini unutmayın; işlemi bağış gibi göstermek bu hakkı ortadan kaldırmaz.
  7. Hiçbir kardeş razı olmuyorsa ortaklığın giderilmesi davası açın: Evin tamamını sattırmanın tek zorlayıcı yolu, Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılacak izale-i şüyu davasıdır; artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılmasını istiyorsanız tüm mirasçıların bu yönde oybirliğiyle rıza göstermesini sağlayın.
  8. Habersiz veya sahte bir satışla karşılaştıysanız derhal harekete geçin: Sahte vekaletname, dublör kullanımı veya ehliyetsizlik şüphesi varsa, taşınmazın devrini önlemek için ihtiyati tedbir talebiyle birlikte tapu iptal ve tescil davası açın.
  9. Davayı yalnız açmayın, taraf teşkilini sağlayın: Tapu iptal, önalım veya paylı mülkiyete dönüştürme davalarının tümünde diğer mirasçıların katılımını veya terekeye temsilci atanmasını sağlamadan dava açmayın; aksi hâlde dava usulden reddedilebilir.
  10. Süreci hukuki danışmanlıkla yürütün: Elbirliği/paylı mülkiyet ayrımı, önalım süreleri, taraf teşkili ve sahte işlemlere karşı ihtiyati tedbir gibi iç içe geçmiş teknik konularda, dosyanızı baştan doğru kurgulayacak bir avukatla çalışın; genel hukuki danışmanlık hizmetlerimizden de faydalanabilirsiniz.

Emsal Kararlar

Miras kalan evi tek başına satabilir mi uyuşmazlığına ilişkin Yargıtay’ın yaklaşımını somutlaştırmak amacıyla, konuyla ilgili tüm güncel içtihatlar aşağıda eksiksiz olarak özetlenmiştir.

Hukuk Genel Kurulu — E. 2005/125, K. 2005/219, T. 30.03.2005
Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmadığı ve tasfiye dışındaki tüm işlemlerde oybirliği zorunluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun temel yanıtı bu kararda yer almaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2010/14270, K. 2011/383, T. 19.01.2011
Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortağın tasarruf edebileceği bir payı olmadığı; iştirak dışı kişiye yapılan satışın geçerli fakat ifa olanağının bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2022/3726, K. 2023/4837, T. 18.10.2023
Elbirliği mülkiyetiyle kayıtlı taşınmazda pay devri için tüm mirasçıların rızasının gerektiği ve tek başına tasarruf yetkisi olmadığı kabul edilmiştir. Söz konusu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2022/6545, K. 2023/6828, T. 27.11.2023
Mirasçıların tamamının izni olmadan yapılan tek imzalı satışın geçersiz olduğu ve rıza ispatı külfetinin davalıda bulunduğu kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2023/1602, K. 2023/5377, T. 07.11.2023
Oybirliğinin bizzat huzurda değil usulüne uygun bir vekaletnameyle de sağlanabileceği kabul edilmiştir. Uygulamada bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorununu araştıran kişiler için yol gösterici kabul edilmektedir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2011/1111, K. 2011/1860, T. 16.02.2011
Elbirliğinde tasarruf edilebilir bir pay bulunmadığı ve tereke dışı kişilerin satış vaadinin ifasını isteyemeyeceği kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/6807, K. 2022/7243, T. 28.11.2022
Elbirliğinde yapılan satış vaadinin taahhüt olarak geçerli fakat ifa olanağı bulunmadığı; buna karşılık paylı mülkiyette paydaşların payını serbestçe devredebileceği kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/6443, K. 2023/796, T. 13.02.2023
Paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe iptal ve tescile karar verilemeyeceği; üçüncü şahsın taksime müdahale hakkı bulunmadığı kabul edilmiştir. Söz konusu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi — E. 2014/8549, K. 2015/2819, T. 09.04.2015
Paylı mülkiyete geçildikten sonra paydaşların paylarını şekle tabi olmaksızın serbestçe satabileceği kabul edilmiştir. Bu karar da miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi — E. 2014/16426, K. 2016/1114, T. 25.01.2016
Miras payının devrinin alıcıya paylaşmaya katılma yetkisi vermediği, yalnızca payın verilmesini isteme hakkı sağladığı kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Hukuk Genel Kurulu — E. 2019/739, K. 2022/577, T. 19.04.2022
Yasal önalım hakkının paydaşlara aynı şartlarla payı satın alma yetkisi veren yenilik doğuran bir hak olduğu ve tasarrufi işlem niteliğindeki davaların tüm mirasçılarca birlikte açılması gerektiği kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/365, K. 2021/1437, T. 04.10.2021
Önalım hakkının diğer paydaşlara satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren ve ancak dava yoluyla kullanılabilen bir hak olduğu kabul edilmiştir. Bu karar da miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2021/7321, K. 2021/3468, T. 02.12.2021
Önalım hakkının paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda diğer paydaşlara satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir hak olduğu ortak tanımla kabul edilmiştir. Bu karar da miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2016/18785, K. 2020/6386, T. 19.10.2020
Önalım hakkının ortak tanımının yanı sıra, elbirliğine konu payda muvafakatin duruşmada beyan, noter onaylı belge veya vekaletname ile sağlanabileceği kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2016/14615, K. 2020/2531, T. 03.03.2020
Önalım hakkının ortak tanımı ve elbirliğinde tüm ortakların birlikte dava açması gerektiği ilkesi tekrarlanmıştır. Söz konusu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2016/15780, K. 2020/3568, T. 10.06.2020
Önalım hakkının ortak tanımı ve elbirliğine konu payda dava şartlarının aynı ilkelere tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2013/9499, K. 2013/11387, T. 12.09.2013
Önalım hakkının ortak tanımı ve terekeye temsilci atanması gerekliliği istikrarlı biçimde vurgulanmıştır. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2011/11718, K. 2012/1601, T. 07.02.2012
Kararda o tarihte yürürlükte olan önalım süresine değinilmiştir; ancak bu süre 7571 sayılı Kanun’la güncellenmiş olup artık üç ay/bir yıl kuralı uygulanmaktadır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuyla önalım süresini araştıranların güncel mevzuata bakması önerilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2023/1636, K. 2023/2325, T. 26.04.2023
Elbirliğine konu bir payda önalım davasının tüm ortaklarca birlikte veya muvafakatle açılması gerektiği, davanın tereke adına açılmış sayılacağı kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — E. 2022/6311, K. 2023/6232, T. 13.12.2023
Muvafakat sağlanamadığında TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması gerektiği ve bunun re’sen gözetileceği kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi — E. 2010/1748, K. 2010/5836, T. 11.05.2010
Paydaşlığın giderilmesi davasının tüm paydaşların taraf olmasını gerektiren, ferdi mülkiyete geçişi sağlayan bir dava olduğu kabul edilmiştir. Bu karar da miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — E. 2016/22831, K. 2017/14983, T. 30.11.2017
Paylı mülkiyete geçmiş bir taşınmazın sulh mahkemesi kararına ihtiyaç duyulmadan hacizle yükümlü olarak icra yoluyla satılabileceği kabul edilmiştir. Söz konusu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusuna verilecek cevabı doğrudan etkilemektedir.
Hukuk Genel Kurulu — E. 2019/739, K. 2022/577, T. 19.04.2022 (Tasarrufi İşlem/Taraf Teşkili)
Tasarruf işlemi niteliğindeki tapu iptali ve tescil davasının tüm mirasçılarca birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2023/4229, K. 2025/2005, T. 15.04.2025
Tasarrufi işlem niteliğindeki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği ve mirasçıların üçüncü kişilere karşı tek başlarına dava açamayacağı kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2021/4556, K. 2022/3946, T. 18.05.2022
Tapu iptal davasının bir tasarrufi işlem olduğu ve tüm mirasçıların birlikte veya temsilci atanarak dava açması gerektiği kabul edilmiştir. Bu karar da miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından dikkate alınması gereken bir emsaldir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi — E. 2021/1161, K. 2021/3296, T. 18.05.2021
Taraf teşkili sağlanmadan karar verilemeyeceği; muvafakat alınamıyorsa TMK m. 640 uyarınca temsilci atanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu içtihat, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu bakımından önemli bir referans noktasıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi — E. 2025/3765, K. 2025/3866, T. 22.09.2025
Sahte vekaletname iddiasında belgenin gerçekliğinin adli tıp/bilirkişi incelemesiyle araştırılması gerektiği ve sahtelik ispatlanırsa satışın hükümsüz kalacağı kabul edilmiştir. Bu karar, miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusunun cevaplanmasında doğrudan yol göstericidir.

Sık Sorulan Sorular

Miras kalan evi tek başına satabilir mi bir mirasçı?
Hayır. Ev tapuda elbirliği mülkiyetiyle kayıtlıysa, tek bir mirasçının imzasıyla yapılan satış geçersizdir; evin tamamının satılabilmesi için tüm mirasçıların oybirliğiyle rıza göstermesi veya yazılı vekaletnameyle sürece dahil olması zorunludur.
Mirasçı sadece kendi payını satabilir mi?
Elbirliği mülkiyeti devam ederken hayır; bağımsız bir payı bulunmadığından kendi hissesini de tek başına satamaz. Ancak TMK m. 644 uyarınca elbirliği paylı mülkiyete dönüştürüldükten sonra, her mirasçı kendi payını diğerlerine sormadan serbestçe satabilir.
Kardeşim payını yabancıya sattı, geri alabilir miyim?
Evet, paylı mülkiyete geçilmişse TMK m. 732 uyarınca yasal önalım (şufa) hakkınızı kullanarak, satışın size noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl içinde alıcıya karşı dava açabilirsiniz. İşlem tapuda bağış olarak gösterilse dahi gerçekte satış olduğunu ispatlayabilirseniz önalım hakkınız yine doğar.
Kardeşlerim satışa izin vermiyor, evi nasıl sattırabilirim?
Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açarak evin açık artırmayla sattırılmasını isteyebilirsiniz. Tüm mirasçılar rıza gösterirse artırma yalnızca aranızda yapılır; tek bir mirasçı dahi karşı çıkarsa satış kamuya açık artırma usulüyle gerçekleştirilir.
Habersiz ve sahte vekaletnameyle satılan evimi nasıl geri alırım?
Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açmanız, taşınmazın üçüncü kişilere devrini önlemek için aynı anda ihtiyati tedbir talep etmeniz gerekir. Vekaletnamenin sahteliği veya vekaleti verenin ayırt etme gücünden yoksun olduğu adli tıp incelemesiyle ispatlanırsa tapu, gerçek mirasçılar adına yeniden tescil edilir.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorusu, elbirliği ve paylı mülkiyet ayrımından önalım sürelerine, taraf teşkilinden sahte vekaletnamelere karşı ihtiyati tedbire kadar pek çok teknik ayrıntının doğru yönetilmesini gerektirir. Kardeşiniz veya diğer mirasçılarla yaşadığınız bu tür bir tapu uyuşmazlığında hak kaybına uğramamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Miras kalan evi tek başına satabilir mi sorunuzla veya önalım, ortaklığın giderilmesi ya da tapu iptal davalarıyla karşı karşıyaysanız, bu alanda deneyimli bir miras hukuku avukatından destek almanızı öneririz. Taşınmazla ilgili uyuşmazlıklar için gayrimenkul hukuku ve tapu türleri ve hukuki riskler yazılarımızı da inceleyebilirsiniz. Yabancı uyruklu mirasçılar için ayrıca yabancı mirasçının Türkiye’deki miras hakları yazımız faydalı olabilir. Sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al