- İlgili Kanun Maddeleri
- Doğrudan Temin Nedir? İhale ile Farkı
- Doğrudan Temin Usulsüzlüğü Hangi Suçları Oluşturur?
- Doğrudan Temin “İhaleye Fesat Karıştırma” Suçu Mudur? Yargıtay CGK Ne Diyor?
- Limitin Altında Kalmak İçin Alımları Böldüm: Bu Suç mu?
- Sahte Fiyat Teklifi Topladım veya Toplandı: Cezası Ne?
- Fahiş Fiyatla Alım Yapıldı: Görevi Kötüye Kullanma mı, Zimmet mi?
- Eksik veya Bozuk Malı Sağlammış Gibi Teslim Aldım: Hangi Suç?
- Harcama Yetkilisi Ceza Alır mı? Sorumluluk Sınırı Nerede?
- Piyasa Araştırma Komisyonundaki Memur Suçlu Sayılabilir mi?
- Mal Satan Firma Sahibi Ceza Alır mı? İştirak Sorumluluğu
- Doğrudan Temin Soruşturması Geçiren Memur İhraç Edilir mi?
- Soruşturma İzni Gerekiyor mu? 4483 Sayılı Kanun
- HAGB Kararı Verilebilir mi? Hapis Cezası Paraya Çevrilir mi?
- Savunma Stratejisi: Nereden Başlamalı?
- Emsal Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
4734 sayılı KİK m. 22: Doğrudan temin; ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilen kişi veya kişilerce piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçların karşılandığı, KİK m. 18’deki ihale usulleri arasında yer almayan kendine özgü bir satın alma yöntemidir.
4734 sayılı KİK m. 5: İhtiyaçların belirlenmesi ile teknik şartnamelerin hazırlanmasında rekabeti engelleyecek şartlara yer verilemez. Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.
TCK m. 257 — Görevi Kötüye Kullanma: Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlisi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
TCK m. 235 — İhaleye Fesat Karıştırma: KİK kapsamındaki ihalelere fesat karıştırma. Yargıtay içtihadına göre doğrudan temin bir ihale olmadığından bu madde uygulanmaz.
TCK m. 236 — Edimin İfasına Fesat Karıştırma: İhale sözleşmesi kapsamında yürütülen işlerde; gerçeğe aykırı muayene raporu düzenlemek, şartname dışı mal kabul etmek veya eksik miktarı tam miktarmış gibi teslim almak. Cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapistir.
TCK m. 204 — Resmi Belgede Sahtecilik: Kamu görevlisi tarafından sahte resmi belge düzenlenmesi. Cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis; belgenin kullanılması halinde artırılır.
TCK m. 207 — Özel Belgede Sahtecilik: Sahte özel belge düzenleme ve kullanma. Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir.
TCK m. 247 — Zimmet: Kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı zimmetine geçirmesi. Cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir.
Doğrudan temin usulsüzlükleri, kamu görevlilerinin ve temin sürecine dahil olan firmaların ciddi cezai yaptırımlarla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Doğrudan temin usulsüzlüklerinin hangi suçları oluşturduğu, görevi kötüye kullanma ile zimmet arasındaki fark, harcama yetkilisinin sorumluluğu ve Yargıtay kararları bu makalede ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Doğrudan Temin Nedir? İhale ile Farkı
Doğrudan temin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında düzenlenen ve kanunun 18. maddesinde sayılan ihale usullerinden (açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü) tamamen ayrı bir satın alma yöntemidir. İhale usullerinden farklı olarak doğrudan teminde ilan zorunluluğu yoktur, teminat alınmaz ve ihale komisyonu kurulmaz; ihale yetkilisince görevlendirilen kişi veya kişilerce piyasada fiyat araştırması yapılarak alım gerçekleştirilir.
Bu temel ayrımın hukuki önemi son derece büyüktür: doğrudan temin bir ihale olmadığından, doğrudan temin usulsüzlükleri ihaleye fesat karıştırma suçu (TCK m. 235) kapsamında değil; farklı suç tiplerinde değerlendirilmektedir.
Doğrudan teminin “ilan yapılmaksızın, teminat alınmaksızın, ihale komisyonu kurma ve ihaleye katılmada yeterlik kuralları arama zorunluluğu bulunmaksızın” gerçekleştirilen kendine özgü bir alım yöntemi olduğu belirtilmiştir. Doğrudan temin ile ihale usulleri arasındaki temel farkı ve bunun ceza hukukuna yansımasını ortaya koyan Ceza Genel Kurulu kararıdır.
Doğrudan Temin Usulsüzlüğü Hangi Suçları Oluşturur?
Doğrudan temin usulsüzlükleri, eylemin niteliğine ve fiilin kim tarafından işlendiğine göre farklı suç tiplerini gündeme getirebilmektedir. Aşağıdaki tablo, doğrudan temin usulsüzlüklerine karşılık gelen olası suç tiplerini ve cezaları özetlemektedir.
| Eylem | Suç Tipi ve Cezası |
|---|---|
| Mevzuata aykırı alım, iş bölme, kamu zararı | TCK m. 257 — Görevi Kötüye Kullanma: 6 ay — 2 yıl hapis |
| Paranın cebe geçirilmesi, fahiş fiyat farkının zimmetlenmesi | TCK m. 247 — Zimmet: 5 — 12 yıl hapis |
| Eksik/bozuk malı tam teslim almak, gerçeğe aykırı muayene | TCK m. 236 — Edimin İfasına Fesat: 3 — 7 yıl hapis |
| Kamu görevlisi tarafından sahte evrak düzenlenmesi | TCK m. 204 — Resmi Belgede Sahtecilik: 2 — 5 yıl hapis |
| Firma sahibi tarafından sahte teklif mektubu düzenlenmesi | TCK m. 207 — Özel Belgede Sahtecilik: 1 — 3 yıl hapis |
| Doğrudan temin sürecindeki usulsüzlük (ihale değil) | TCK m. 235 — İhaleye Fesat Karıştırma: UYGULANMAZ |
Doğrudan Temin “İhaleye Fesat Karıştırma” Suçu Mudur? Yargıtay CGK Ne Diyor?
Doğrudan temin usulsüzlüklerine ilişkin davalarda en sık karşılaşılan savunma meselesi şudur: Bu doğrudan temin usulsüzlükleri ihaleye fesat karıştırma suçunu (TCK m. 235) oluşturur mu? Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihadı ve Ceza Genel Kurulu’nun bağlayıcı kararı bu soruya açık yanıt vermektedir: hayır, oluşturmaz.
Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince, TCK m. 235 yalnızca KİK m. 18’deki ihale usullerini kapsamaktadır. Doğrudan temin bu usuller arasında sayılmadığından, doğrudan temin usulsüzlükleri ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturmaz. Ancak bu, doğrudan temin usulsüzlüklerinin tamamen cezasız kalacağı anlamına gelmemektedir; farklı suç tipleri gündeme gelebilmektedir.
“Doğrudan temin usulü, bir ihale olmadığından suçta ve cezada kanunilik prensibi gereğince TCK’nun 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu kapsamında değerlendirilemeyecektir.” Doğrudan teminin ihale olmadığını Ceza Genel Kurulu düzeyinde kesin biçimde ortaya koyan bağlayıcı karardır.
Doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2025 tarihli bu güncel karar, CGK içtihadının yakın tarihte de uygulanmaya devam ettiğini teyit etmektedir.
Doğrudan teminin “sadece madde metninde belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir satın alma yöntemi olduğu” vurgulanmıştır. İhale kapsamı dışında kaldığını belirleyen erken tarihli temel içtihattır.
Limitin Altında Kalmak İçin Alımları Böldüm: Bu Suç mu?
Evet, suçtur. KİK m. 5 uyarınca eşik değerlerin altında kalmak amacıyla alımların kısımlara bölünmesi kesinlikle yasaktır. Bu tür doğrudan temin usulsüzlükleri; rekabeti engellediği ve kamu zararına yol açtığı takdirde TCK m. 257 kapsamında görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır.
Yargıtay, doğrudan temin usulsüzlükleri konusunda son derece net bir içtihat geliştirmiştir. Aynı nitelikteki işlerin aynı tarihlerde birden fazla parçaya bölünerek ayrı ayrı doğrudan temin yoluyla alınması, doğrudan bu suçun oluşmasına yol açmaktadır.
“Sanıkların benzer iş niteliğinde olan ve aynı tarihlerde yapılan işleri 4734 sayılı Kanunun 5. maddesine aykırı olarak eşik değerlerin altında kalması amacıyla kısımlara bölerek doğrudan temin yoluyla alım yöntemini kullanarak… görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri subuta erdiği halde” beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Alım bölme yasağını görevi kötüye kullanma suçuna bağlayan temel içtihattır.
Her iki kararda da işin parçalara bölünmesinin kamu görevlileri açısından “görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu” belirtilmiştir. Yargıtay’ın alım bölme konusundaki tutarlı içtihadını ortaya koyan emsal kararlardır.
Yargıtay, doğrudan temin usulsüzlüklerine yönelik davalarda aynı dönemde aynı nitelikteki alımların birden fazla parçayla yapılmasını sistematik biçimde incelemektedir. “Alımlar birbirinden bağımsızdı” veya “fiyatları farklıydı” gibi savunmalar, eylem zamansal ve nitelik bakımından bütünlük taşıyorsa genellikle kabul görmemektedir.
Sahte Fiyat Teklifi Topladım veya Toplandı: Cezası Ne?
Doğrudan temin usulsüzlükleri arasında en sık karşılaşılanlardan biri, piyasa araştırması tutanaklarına veya teklif mektuplarına sahte belge karıştırılmasıdır. Bu tür doğrudan temin usulsüzlükleri, belgeyi kimin düzenlediğine göre iki farklı suç tipine yol açmaktadır.
Kamu Görevlisi Sahte Tutanak Düzenlerse
Doğrudan temin usulsüzlüklerinde piyasa araştırması tutanakları resmi belge niteliği taşıdığından, kamu görevlisi tarafından gerçeğe aykırı düzenlenmesi TCK m. 204/2 kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektiren resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur. Bunun yanı sıra görevi kötüye kullanma suçu da ayrıca gündeme gelebilmektedir.
Firma Sahibi Sahte Teklif Mektubu Sunarsa
Firmalar tarafından sunulan teklif mektupları özel belge niteliğinde olduğundan, bunların sahte düzenlenmesi TCK m. 207 kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektiren özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.
Sahte teklif mektupları sunulması eyleminin “TCK’nın 257. maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanma suçuna iştirak ve aynı Kanunun 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturabileceği” ifade edilmiştir. Bu kararda ayrıca sanıkların kişilik özellikleri ve tutumları irdelenerek HAGB kurumunun uygulanabilirliğine de işaret edilmiştir.
Piyasa fiyat araştırması evraklarının gerçeğe aykırı tanzim edilmesinin “zincirleme görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği” belirtilmiştir. Sahte tutanak düzenlemenin görevi kötüye kullanmayla birlikte değerlendirilebileceğini ortaya koyan emsal karardır.
Fahiş Fiyatla Alım Yapıldı: Görevi Kötüye Kullanma mı, Zimmet mi?
Doğrudan temin usulsüzlükleri arasında en sık soruşturulan hallerden biri, piyasa rayicinin çok üzerinde fiyatla alım yapılmasıdır. Bu tür doğrudan temin usulsüzlükleri, kimin ne kadar yarar sağladığına bağlı olarak iki farklı suç tipini gündeme getirmektedir.
Paranın Cebe Girmediği Durum: Görevi Kötüye Kullanma
Doğrudan temin usulsüzlüğü kapsamında kamu görevlisi fahiş fiyatla alım yapmış ancak aradaki farkı kendi malvarlığına geçirmemişse TCK m. 257 kapsamında görevi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır. Bu suçta ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir ve HAGB ile paraya çevirme gibi kurumların uygulanma ihtimali daha yüksektir.
Paranın Cebe Girdiği Durum: Zimmet
Fahiş fiyat farkı doğrudan kamu görevlisinin veya yakınının malvarlığına geçirilmişse TCK m. 247 kapsamında zimmet suçu oluşmaktadır. Zimmetin cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapis olup çok daha ağır bir yaptırıma tabidir. Bu suçta etkin pişmanlık ve zarar giderme şartları da görevi kötüye kullanmaya göre çok daha sıkı düzenlenmiştir.
Doğrudan temin sürecindeki usulsüz alımların genel olarak görevi kötüye kullanma ve zimmet suçları kapsamında değerlendirileceği belirtilmiş; suça konu işlemlere katılmayan kişilerin sırf şirket ortağı olmaları nedeniyle mahkumiyetlerine karar verilemeyeceği de ayrıca vurgulanmıştır. Zimmet ile görevi kötüye kullanma arasındaki nitelendirme tercihinde kastın ve yarar sağlamanın belirleyici olduğuna işaret eden emsal karardır.
Eksik veya Bozuk Malı Sağlammış Gibi Teslim Aldım: Hangi Suç?
Doğrudan temin usulsüzlükleri arasında en ağır yaptırıma yol açan hallerden biri, doğrudan temin yoluyla satın alınan malın eksik veya kusurlu olmasına rağmen eksiksiz teslim alınmış gibi muayene tutanağı düzenlenmesidir. Bu doğrudan temin usulsüzlüğü TCK m. 236 kapsamında edimin ifasına fesat karıştırma suçunu oluşturmaktadır; cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapistir.
Doktrinde tartışmalı bir konu bulunmaktadır: doğrudan temin bir ihale usulü olmadığından, bu süreçte imzalanan sözleşme teknik anlamda “ihale sözleşmesi” sayılmayabilir. Ancak Yargıtay uygulaması, doğrudan temin usulsüzlükleri kapsamında malın eksik veya kusurlu teslim alınması durumunda TCK m. 236/2-b’nin uygulanabileceği yönündedir.
Şartnamede belirtilen nitelikte olmayan ürünlerin teslim edilmesi eyleminin “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 236/2-a. maddesinde öngörülen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna vücut vereceği” değerlendirilmiştir. Doğrudan temin bağlamında edimin ifasına fesat suçunun oluşabileceğini somutlaştıran emsal karardır.
Harcama Yetkilisi Ceza Alır mı? Sorumluluk Sınırı Nerede?
Evet. Harcama yetkilisi, 5018 sayılı Kanun’un 31. ve 32. maddeleri uyarınca harcama talimatının mevzuata uygunluğundan doğrudan sorumludur. Doğrudan temin usulsüzlüğüne onay veren harcama yetkilisi, bu süreci başlatan veya yürüten kişilerle birlikte görevi kötüye kullanma suçundan yargılanabilmektedir.
Özellikle dikkat çeken bir doğrudan temin usulsüzlüğü şudur: önceden icra edilmiş, yani fiilen yapılıp bitirilmiş bir iş veya hizmet için sonradan doğrudan temin evrakı düzenlenmesi —”fiili durumu hukukileştirme” olarak da adlandırılan bu yöntem— harcama yetkilisini de doğrudan suç ortağı konumuna sokmaktadır.
Harcama yetkilisinin önceden alınan hizmetler için sonradan doğrudan temin evrakı düzenleyerek fiili durumu hukukileştirmeye çalışmasının “görevlerinin gereklerine aykırı hareket ederek yükleniciye yarar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma suçu” kapsamında değerlendirildiği hükme bağlanmıştır. Harcama yetkilisinin bireysel cezai sorumluluğunu somutlaştıran temel karardır.
Piyasa Araştırma Komisyonundaki Memur Suçlu Sayılabilir mi?
Evet. Doğrudan temin usulsüzlüklerinde piyasa fiyat araştırması komisyonundaki memurlar, sundukları belgelerin ve tutanakların doğruluğundan bizzat sorumludur. Bu kişilerin hazırladıkları evrakın gerçeği yansıtmaması; ister sahte teklif mektuplarından ister piyasa rayicinin bilerek gizlenmesinden kaynaklansın, doğrudan temin usulsüzlüğü kapsamında TCK m. 257/1 kapsamında görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilmektedir.
Piyasa araştırması komisyonundaki kişilerin eylemlerinin “TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu” oluşturabileceği belirtilmiştir. 2025 tarihli bu güncel karar, komisyon üyelerinin bireysel sorumluluğunun hâlâ etkin biçimde uygulandığını ortaya koymaktadır.
Komisyon üyelerinin mevzuata aykırı belge düzenleyerek fiili durumu hukukileştirmeye çalışmalarının “görevi kötüye kullanma” suçu olarak nitelendirildiği hükme bağlanmıştır. Komisyon üyelerinin bireysel sorumluluğunu harcama yetkilisinden bağımsız biçimde ortaya koyan emsal karardır.
Mal Satan Firma Sahibi Ceza Alır mı? İştirak Sorumluluğu
Evet, ceza alabilir. Firma sahipleri veya yetkilileri kamu görevlisi olmadığından doğrudan görevi kötüye kullanma veya zimmet suçunun faili olamazlar; ancak bu suçlara azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak hükümleri uyarınca sorumlu tutulabilirler.
Bununla birlikte önemli bir güvence mevcuttur: Yargıtay, suça konu işlemlere fiilen katılmayan kişilerin sırf şirket ortağı olmalarından dolayı mahkûm edilemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır. İştirak sorumluluğu için fiile bilinçli ve aktif katılımın ispat edilmesi gerekmektedir.
Kamu görevlisi olmayan sanıkların eylemlerinin “TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak suçunu oluşturacağı” belirtilmiştir. Firma yetkililerinin kamu görevlisi suçlarına iştirak yoluyla nasıl sorumlu tutulabileceğini netleştiren güncel emsal karardır.
Firma yetkililerinin “TCK’nın 39. maddesine göre yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri” sonucuna varılmıştır. Firma sahiplerinin kamu görevlisi suçlarına yardım eden sıfatıyla dahil olabileceğini somutlaştıran temel karardır.
“Suça konu işlemlere katılmayan kişilerin sırf şirket ortağı olmaları nedeniyle mahkumiyetlerine karar verilemeyeceği” vurgulanmıştır. Firma ortaklarının fiili katılım olmaksızın mahkûm edilemeyeceğini net biçimde ortaya koyan koruyucu güvenceyi sağlayan emsal karardır.
Doğrudan Temin Soruşturması Geçiren Memur İhraç Edilir mi?
Doğrudan temin usulsüzlüğünden mahkûmiyet alınması, memuriyet statüsünü farklı yollarla etkileyebilmektedir.
Cezai Mahkûmiyet Yoluyla Memuriyet Sona Ermesi
657 sayılı DMK m. 48/A-5 uyarınca, kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alanlar memuriyetini kaybeder. Zimmet, sahtecilik gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkûmiyet halinde ise süreye bakılmaksızın memuriyet sona erer.
Disiplin Hukuku Yoluyla İhraç
657 sayılı DMK m. 125/E kapsamında; çıkar sağlamak amacıyla hareket etmek veya sahte belge düzenlemek devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları arasında yer almaktadır. Cezai mahkûmiyet kesinleşmeden önce dahi disiplin soruşturması sonucunda ihraç kararı verilebilmektedir.
Soruşturma İzni Gerekiyor mu? 4483 Sayılı Kanun
Doğrudan temin usulsüzlüklerine ilişkin soruşturmalarda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni alınması gerekip gerekmediği önemli bir usul sorunudur.
İhaleye fesat karıştırma suçu (TCK m. 235), 3628 sayılı Kanun kapsamında olduğundan soruşturma izni gerektirmemektedir. Ancak doğrudan temin usulsüzlükleri genellikle görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) kapsamında değerlendirildiğinden, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması zorunludur. Doğrudan temin usulsüzlüklerinde soruşturma izninin alınmadan yürütülen soruşturmalar, usul hukuku bakımından önemli savunma argümanları doğurabilmektedir.
HAGB Kararı Verilebilir mi? Hapis Cezası Paraya Çevrilir mi?
Doğrudan temin usulsüzlüklerinde HAGB ve paraya çevirme imkânı, doğrudan temin usulsüzlüğünün hangi suç tipini oluşturduğuna göre farklılaşmaktadır.
Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257) — HAGB Mümkün
Doğrudan temin usulsüzlüğü kapsamında görevi kötüye kullanma suçunda (TCK m. 257) ceza üst sınırı 2 yıldır. Bu nedenle alt sınıra yakın ceza verildiğinde sabıkasız sanık için HAGB kararı verilebilmesi hukuken mümkündür. Cezanın 1 yıl ve altında kalması durumunda ise adli para cezasına çevirme de gündeme gelebilmektedir.
Zimmet ve Sahtecilik — HAGB Güçleşir
Doğrudan temin usulsüzlükleri arasında zimmet (5-12 yıl) ve edimin ifasına fesat karıştırma (3-7 yıl) suçlarında ceza alt sınırları HAGB eşiğinin çok üzerinde olduğundan bu suçlarda HAGB büyük ölçüde uygulanamaz.
Sanıkların kişilik özellikleri ve tutumları irdelenerek “hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerektiği” belirtilerek HAGB kurumunun uygulanabilirliğine işaret edilmiştir. Görevi kötüye kullanma kapsamındaki doğrudan temin suçlarında HAGB değerlendirmesinin zorunlu olduğunu ortaya koyan emsal karardır.
Savunma Stratejisi: Nereden Başlamalı?
Doğrudan temin usulsüzlükleri nedeniyle soruşturmayla karşı karşıya kalan kişiler için savunma stratejisi dört temel soruyu yanıtlamakla başlamalıdır. Doğrudan temin usulsüzlükleri davalarında doğru nitelendirme savunmanın temel taşını oluşturmaktadır.
- 1. TCK m. 235 uygulanabilir mi? Hayır. Doğrudan temin usulsüzlükleri ihale fesat suçunu oluşturmaz; CGK kararıyla kesinleşmiştir. İddia makamı bu suçu isnat ediyorsa savunmanın ilk adımı bu doğrudan temin usulsüzlükleri / ihale ayrımını ortaya koymaktır.
- 2. Kamu zararı, kişi mağduriyeti veya haksız kazanç var mı? TCK m. 257 uygulanabilmesi için bu üç unsurdan birinin gerçekleşmesi şarttır. Usul hatası olsa bile kamu zararı oluşmamışsa görevi kötüye kullanma suçu oluşmayabilir.
- 3. Sahte belge “beşeri hata” mı, “kastlı sahtecilik” mi? Piyasa araştırmasındaki hatanın ihmalden mi yoksa bilinçli tahriften mi kaynaklandığı ayrımı, uygulanacak suç tipini ve ceza miktarını köklü biçimde değiştirir.
- 4. Firma yetkilisi için fiili katılım ispat edilebiliyor mu? Yargıtay, salt ortak olmayı yeterli görmemektedir. İştirak sorumluluğu için fiile bilinçli ve aktif katılımın somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Emsal Yargıtay Kararları
Sıkça Sorulan Sorular
Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
Doğrudan temin usulsüzlüğü soruşturması, görevi kötüye kullanma veya zimmet davaları konusunda doğru savunma stratejisini belirlemek için vakit kaybetmeden profesyonel avukatlık desteği alın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Bir yanıt yazın