tehdit suçu

Tehdit suçu, TCK 106’ya göre bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıyla korkutmak hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir; kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydır ve soruşturma şikâyete bağlı değildir. Malvarlığına ya da sair kötülüğe yönelik tehdit suçu ise yalnızca şikâyet üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Silahla, kimliği gizleyerek, birden fazla kişiyle veya örgüt gücüyle işlenen tehdit suçu iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası gerektirir. WhatsApp, sesli arama ve sosyal medya tehditlerinde ekran görüntüsü tek başına yeterli sayılmayabilir.

Av. Turgut EKREM – AEK Hukuk ve Danışmanlık

Tehdit Suçunun Cezası Ne Kadar?

Sözlü, Mesajla ve Telefonla Tehdidin Cezası Nedir?

Kısa cevap: Tehdidin sözlü, yazılı, mesajla ya da telefonla yapılması cezayı değiştirmez; ceza, bildirilen kötülüğün türüne ve silah, kimlik gizleme, birlikte işleme veya örgüt gücü gibi nitelikli hâllerin bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

TCK m.106: “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.” (5237 sayılı Kanun’u görüntüle)

Kanun, tehdidin hangi araçla iletildiğine değil, bildirilen kötülüğün ne olduğuna bakar. “Seni öldürürüm” cümlesi yüz yüze söylenmiş, WhatsApp’tan yazılmış ya da telefonda söylenmiş olsun, hayata yönelik tehdit suçu sayılır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir. Aynı söz silahla, sahte hesaptan gönderilen isimsiz bir mesajla, birden fazla kişi tarafından ya da bir örgütün korkutucu gücüne dayanılarak söylenmişse tehdit suçunun cezası iki yıldan yedi yıla çıkar.

Tehdit türüDayanakCezaTakip ve uzlaştırma
Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (“seni öldürürüm”, “seni döverim”)TCK 106/1, 1. cümle6 aydan 2 yıla kadar hapis (kadına karşı alt sınır 9 ay)Re’sen takip; uzlaştırmaya tabi
Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit (“evine esrar koyup yakalatırım”)TCK 106/1, 2. cümle2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıŞikâyete bağlı; uzlaştırmaya tabi
Silahla, kimlik gizleyerek, birden fazla kişiyle veya örgüt gücüyle tehditTCK 106/22 yıldan 7 yıla kadar hapisRe’sen takip; uzlaştırma yok
Tehdit amacıyla öldürme, yaralama veya mala zarar vermeTCK 106/3Tehdide ek olarak ayrıca ceza verilirRe’sen takip

Dikkat: 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla nitelikli tehdidin üst sınırı beş yıldan yedi yıla çıkarılmış, malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdidin cezasına da iki ay alt sınır eklenmiştir. Fiil bu değişiklikten önce işlenmişse failin lehine olan hüküm uygulanır (TCK m.7/2); bu nedenle fiilin tarihi cezanın hesaplanmasında belirleyicidir.

Ölümle ve Bıçakla Tehdidin Cezası Nedir?

Kısa cevap: Ölümle tehdit altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir; bıçak gibi kesici bir aletin tehdit sırasında mağdura gösterilmesi veya doğrultulması ise silahla tehdit suçu sayılır ve cezayı iki yıldan yedi yıla çıkarır.

“Seni öldüreceğim”, “kafanı keserim” veya “seni yaşatmam” gibi sözler mağdurun hayatına yönelik saldırı bildirdiğinden temel tehdit suçunu oluşturur. Ölümle tehdit suçu mesajla da telefonla da işlenebilir; soruşturma şikâyete bağlı olmadığı için mağdur şikâyetçi olmasa bile savcılık dosyayı yürütür.

Bıçakla tehdit suçu bakımından TCK m.6/1-f belirleyicidir: silah deyimi ateşli silahlarla sınırlı değildir, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti de kapsar. Mutfak bıçağı gibi saldırı için yapılmamış bir eşya bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişliyse silah sayılır; bu nedenle onu göstererek ölümle tehdit eden kişi silahla tehdit suçundan sorumlu olur. Tehdit amacıyla gerçekten yaralama veya öldürme eylemi de gerçekleştirilmişse TCK m.106/3 gereği tehdide ek olarak o suçtan da ayrıca ceza verilir. Yaralama hâlinde uygulanacak cezaları kasten yaralama suçu (TCK 86) yazımızda inceledik.

Tehdit Suçunda Para Cezası Ne Kadar?

Kısa cevap: Adli para cezası yalnızca malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdidin kanundaki seçenek yaptırımıdır; hayata yönelik tehdit suçunda hapis cezası kısa süreliyse mahkeme ancak kişiliğe ve pişmanlığa bakarak bu cezayı adli para cezasına çevirebilir.

Adli para cezası, mahkemenin belirlediği gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir ettiği miktarın çarpımıdır. TCK m.52’ye göre gün sayısı en az beş, kanunda aksi yazılmadıkça en çok 730 gündür; bir gün karşılığı en az 100, en çok 500 Türk Lirasıdır. Mahkeme örneğin 50 gün ve günlüğü 100 TL belirlerse ceza 5.000 TL olur. Hâkim, kişinin ekonomik durumunu gözeterek ödeme için mehil verebilir veya cezayı taksitlendirebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz.

Hapis ile adli para cezasının seçimlik olduğu sair tehdit suçunda mahkeme hapisten yana tercih kullanmışsa bu hapis cezası sonradan adli para cezasına çevrilemez (TCK m.50/2). Hayata yönelik tehdit suçunda ise para cezası kanunda yazılı değildir; hükmolunan hapis cezası bir yıl veya daha azsa TCK m.50/1 gereği adli para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilebilir. Bu çevirme otomatik değildir ve Yargılama bölümünde anlatılan koşullara bağlıdır. Hapsin paraya çevrilmesinin şartlarını hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi (TCK 50) yazımızda ayrıntılı anlattık.

Hangi Sözler Tehdit Sayılır?

“Seni Öldürürüm” ile “Seni Mahkemelerde Süründüreceğim” Aynı mı?

Kısa cevap: Hayır; hayata veya vücuda yönelik saldırı bildirmek tehdit suçudur, dava açacağını ya da şikâyet edeceğini söylemek ise kanunun tanıdığı bir hakkın kullanılmasıdır ve tek başına suç oluşturmaz.

Tehdit suçunun maddi unsuru, gelecekte gerçekleştirileceği bildirilen haksız bir kötülüktür. Failin sözünü yerine getirmeyi gerçekten düşünüp düşünmemesi ya da bunu yapabilecek güçte olup olmaması önemli değildir; sözün, ortalama bir kişide ciddi korku ve endişe uyandırmaya elverişli olması yeterlidir. Bu yüzden “öfkeyle söyledim” veya “şaka yaptım” savunması tek başına tehdit suçunu ortadan kaldırmaz.

TCK m.26/1: “Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.” (5237 sayılı Kanun’u görüntüle)

Kanun, hak arama yollarının kullanılmasını suç saymaz. “Seni mahkemelerde süründüreceğim”, “tazminat davası açacağım” veya “savcılığa gideceğim” gibi sözler, söylendikleri bağlam içinde değerlendirildiğinde yasal yola başvuracağını bildirdiği için tehdit suçunu oluşturmaz. Sözün hukuki yolu bırakıp bedensel bir zarar ya da malvarlığına yönelik bir kötülük bildirmeye dönüşmesi hâlinde ise tehdit suçu gündeme gelir; “şikâyet edersen seni öldürürüm” cümlesi buna örnektir.

SözGenellikle sonuç
“Seni öldürürüm”, “ayağını kırarım”Hayata veya vücuda yönelik tehdit (TCK 106/1, 1. cümle)
“Evine esrar koyup yakalatacağım”, “paramı çaldığını söyleyeceğim”Sair kötülük tehdidi (TCK 106/1, 2. cümle)
“Seni mahkemelerde süründüreceğim”, “tazminat davası açacağım”Hakkın kullanılması; tek başına suç değil
“Allah belanı versin”Beddua; tehdit kastı yok

“Allah Belanı Versin” Gibi Beddualar Suç mu?

Kısa cevap: Gelecekte gerçekleşecek somut bir saldırı bildirmeyen, temenni ve beddua niteliğindeki sözler tehdit kastı taşımadığı için tehdit suçunu oluşturmaz; sözün bütününe bakıldığında failin kendi yapacağı bir eylem anlaşılıyorsa durum değişir.

Beddua, failin kendisinin yapacağı bir eylemi değil, başkasına kötü bir sonucun gelmesi dileğini anlatır. “Allah belanı versin”, “inşallah başına bir şey gelir” veya “umarım bir gün gebereceksin” gibi sözler bu nedenle tek başına tehdit suçu sayılmaz. Sözün parçası değil bütünü değerlendirilir; beddua içeren mesajda küfür varsa bu kısım ayrıca hakaret suçunu oluşturabilir (TCK m.125).

Sınır, failin kendi iradesini öne çıkarmasıdır. “Allah seni burada yaşatmasın, seni ben buralarda yaşatmayacağım” cümlesinde olduğu gibi, beddua kalıbına failin kendi kararı eklenmişse mahkemeler bunu şikâyete bağlı sair tehdit suçu olarak değerlendirebilmektedir. Sözün söylendiği tartışma ve taraflar arasındaki husumet bu değerlendirmede belirleyicidir.

Tehdit Davasında Şikâyet Süresi 6 Ay mı?

Kısa cevap: Hayata veya vücuda yönelik tehdit suçunda şikâyet süresi aranmaz çünkü suç re’sen soruşturulur; altı aylık süre yalnızca malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit suçu gibi şikâyete bağlı hâllerde işler.

TCK m.73/1-2: “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.” (5237 sayılı Kanun’u görüntüle)

Tehdit suçunda şikâyet usulü, sözün hangi gruba girdiğine göre değişir. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçu ile nitelikli tehdit suçu kendiliğinden soruşturulur; malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit suçu ise yalnızca mağdurun şikâyetiyle soruşturulur ve mağdurun fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyetçi olması gerekir. Bu süre kaçırılırsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyetin nasıl ve nereye yapılacağını savcılığa şikâyet ve suç duyurusu rehberimizde adım adım açıkladık.

Tehdit türüTakip usulüŞikâyet süresiMağdur şikâyetten vazgeçerse
Hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık (TCK 106/1, 1. cümle)Re’senSüre yokDava düşmez
Malvarlığı, sair kötülük (TCK 106/1, 2. cümle)Şikâyete bağlı6 aySanık kabul ederse dava düşer
Nitelikli tehdit (TCK 106/2)Re’senSüre yokDava düşmez

Pratikte en sık hata, sözün hangi gruba girdiğini mağdurun kendisinin belirleyebileceğini sanmaktır. Savcılık ve mahkeme, mesajın veya sözün hayata ya da vücuda yönelik bir saldırı içerip içermediğini kendisi değerlendirir. Bu nedenle sözün niteliğinden emin olmayan mağdurun altı aylık süre dolmadan şikâyette bulunması gerekir.

Yüzüne Karşı Değil Arkadaşına Söylenen Tehdit Suç mu?

Kısa cevap: Mağdurun yokluğunda üçüncü bir kişiye söylenen söz, yalnızca failin bunun mağdura ulaşmasını istediği (iletme kastı) anlaşılırsa tehdit suçunu oluşturur; öfkeyle bir arkadaşa dert yanmak tek başına suç değildir.

Tehdit suçunda sözün mağdura ulaşması şart değildir ancak failin ulaşmasını istemesi gerekir. “Ona söyle, onu öldüreceğim” diyerek mağdurun yakınına bir mesaj bırakmak iletme kastını gösterir ve tehdit suçunu oluşturur. Mağdurun bilmesini istemeden, kapalı bir sohbette bir arkadaşa “bir gün onu bitireceğim” demek ise çoğu zaman tehdit sayılmaz, çünkü tehdit suçunun amacı mağdurun iç huzurunu bozmaktır.

Gıyapta söylenen sözlerde mahkemenin iletme kastının bulunup bulunmadığını gerekçeyle tartışması gerekir. Kastın anlaşılmasında sözün kime söylendiği, o kişinin mağdurla yakınlığı, sözün sonradan mağdura aktarılıp aktarılmadığı ve failin bunu bilerek mi söylediği gibi olgular önem taşır.

Nitelikli Tehdit Ne Zaman Oluşur?

Silahla Tehdit Ne Zaman Sayılır?

Kısa cevap: Silahla tehdit için silahın tehdit sırasında mağdura gösterilmesi, doğrultulması veya fiilen kullanılması gerekir; üzerinde gizli taşınan ve mağdurun görmediği silah nitelikli hâl oluşturmaz.

Silahın yalnızca fail üzerinde bulunması yetmez, tehdidin silah aracılığıyla yapılması gerekir. Tehdit ederken ceketini kaldırıp belindeki silahı göstermek ya da silahı mağdura doğrultmak teşhir sayılır ve TCK m.106/2-a’daki nitelikli hâli oluşturur. Silah belde kapalı duruyor, araçta saklı bulunuyor ve mağdur onu görmemişse korkutucu bir etki doğmadığı için nitelikli hâl uygulanmaz; eylem temel tehdit suçu olarak değerlendirilir.

Boş, kuru sıkı veya oyuncak silahlarda ölçüt, silahın mağdur gözünde gerçek gibi görünüp görünmediğidir. Mağdur silahın kuru sıkı olduğunu veya içinin boş olduğunu biliyorsa korkutuculuk özelliği bulunmadığından eylem temel tehdittir. Gerçeğinden ayırt edilemeyen bir kuru sıkı tabanca veya oyuncak silah ise ortalama bir kişiyi korkutacak nitelikteyse silahla tehdit suçu oluşur.

DurumGenellikle sonuç
Silah mağdura gösterilerek veya doğrultularak tehdit edildiNitelikli tehdit (TCK 106/2-a)
Silah belde kapalı duruyor, mağdur görmediNitelikli hâl yok; temel tehdit
Silahın kuru sıkı veya oyuncak olduğunu mağdur biliyorKorkutuculuk yok; temel tehdit
Gerçeğinden ayırt edilemeyen kuru sıkı veya oyuncak silah, mağdur gerçek sanıyorNitelikli tehdit uygulanabilir
Mağdur orada yokken bıçak sallayarak söylenen sözlerSilahla tehdit oluşmaz

Sahte Hesap veya İsimsiz Mesaj Nitelikli Tehdit mi?

Kısa cevap: Kimliğini gizleyerek tehdit eden kişi nitelikli tehdit suçundan sorumlu tutulabilir; ancak mesajı gönderenin hesap, hat veya IP bilgilerinden kolayca belirlenebildiği durumlarda eylem çoğunlukla nitelikli değil temel tehdit suçu olarak kabul edilir.

TCK m.106/2-b üç ayrı yolu sayar: kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup ve özel işaret. Mektup kavramı geniş yorumlanır; SMS, e-posta ve sosyal medya mesajı da yazılı bir iletidir. Kimliğini göstermeyen sahte profilden ya da rumuzla gönderilen tehdit mesajı bu nedenle ilk bakışta imzasız mektup gibi değerlendirilebilir.

Asıl tartışma, faili bulmanın ne kadar kolay olduğudur. Mesajda telefon numarası yazıyorsa, hat kimin adına kayıtlıysa ya da e-posta adresinden gönderen bilgisayarın IP’si teknik olarak saptanabiliyorsa, kimliğin gizlenmediği ve eylemin temel tehdit suçu olduğu kabul edilmektedir. Bu görüşe karşı, mağdurun mesajı aldığı anda göndereni bilemediği hâllerde nitelikli hâlin uygulanması gerektiğini savunan görüş de vardır. Konu görüş ayrılığı doğurduğundan failin kimliğinin ne zaman ve hangi yöntemle belirlendiği dosyada ayrıntılı gösterilmelidir.

“Adamlarımı Yollarım” Demek Örgüt Tehdidi mi?

Kısa cevap: Bir suç örgütünün korkutucu gücüne dayanan sözler nitelikli tehdit suçu sayılır; failin gerçekten örgüt üyesi olması gerekmez, ancak sözün örgüt gücüne atıf yaptığının anlaşılması gerekir.

TCK m.106/2-d, “var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak” işlenen tehdidi nitelikli hâl sayar. Burada önemli olan örgütün gerçekten var olması değil, failin mağdurda böyle bir korku yaratmak için örgüt imajını kullanmasıdır. “Benim oğlum mafyadır, vururuz öldürürüz” veya “biz mafyayız, seni evinden alırız” biçimindeki sözler bu kapsamda değerlendirilebilir.

“Sana adamlarımı yollarım” cümlesi ise tek başına her zaman örgüt tehdidi değildir. Cümlenin örgütsel bir güce mi, tanıdık veya akrabalara mı işaret ettiği, failin söyleyiş biçimi ve çevresi birlikte değerlendirilir. Örgüt gücüne atıf yoksa ve söz hayata yönelikse eylem temel tehdit suçu olarak, birden fazla kişi birlikte hareket ediyorsa ise o nitelikli hâl çerçevesinde değerlendirilir.

Birden Fazla Kişiyle Tehdit Ne Zaman Nitelikli Olur?

Kısa cevap: En az iki kişinin birlikte hareket ederek aynı tehdidi yöneltmesi nitelikli hâldir; olay yerinde bulunmak yetmez, tehdide fiilen katılmak ve birlikte hareket etmek gerekir.

TCK m.106/2-c, tehdidin “birden fazla kişi tarafından birlikte” işlenmesini nitelikli hâl sayar. İki arkadaşın aynı anda “seni öldürürüz” demesi, bir grubun mağduru çevreleyerek tehdit etmesi ya da iki kişinin ortak kararla mesaj göndermesi buna örnektir. Olay anında yanında bulunup hiçbir söz ve davranışla tehdide katılmayan kişi bakımından nitelikli hâl uygulanması zor olur.

Nitelikli tehdidin sonuçları temel tehdit suçundan farklıdır: ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir, soruşturma re’sen yürür, uzlaştırma uygulanmaz ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Ceza üst sınırı iki yılı aştığı için basit yargılama usulü de kullanılamaz.

WhatsApp ve Sosyal Medya Tehdidi Nasıl İspatlanır?

Ekran Görüntüsü Tehdit İçin Kesin Delil mi?

Kısa cevap: Hayır; ekran görüntüsü kolayca düzenlenebildiği için tek başına kesin delil sayılmaz, karşı taraf mesajı inkâr ederse telefonun incelenmesi, mesaj tespit tutanağı ve diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

CMK m.217/1-2: “(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.” (5271 sayılı Kanun’u görüntüle)

Ekran görüntüsü yasaklı bir delil değildir; hâkim onu diğer delillerle birlikte serbestçe takdir eder. Sorun, mesaj üretme uygulamalarıyla sahte bir görüntü hazırlanabilmesidir. Bu nedenle sanık mesajı attığını inkâr ediyorsa, kolluğun mağdurun telefonundaki mesajları okuyup tutanağa geçirmesi (mesaj tespit tutanağı), mesajın gönderildiği hattın veya hesabın kime ait olduğunun araştırılması ve gerekirse cihazın adli bilişim incelemesine gönderilmesi istenir.

Mahkemeler tehdit suçunun sübutunu çoğunlukla delillerin birbirini doğrulamasına dayandırır: mağdurun her aşamada tutarlı anlatımı, mesaj tespit tutanağı, tanıklar ve sanığın savunması. Sanığın mesajı “şaka yaptım” ya da “öfkeyle yazdım” diyerek kısmen kabul etmesi (tevilli ikrar) de sübut için ağır bir delildir. Bu yüzden mağdurun ekran görüntüsünü saklarken sohbetin tamamını silmemesi ve telefonu değiştirmemesi önemlidir.

Mesaj Silinirse veya Hesap Sahteyse Fail Nasıl Bulunur?

Kısa cevap: Savcılık, mesajın gönderildiği hesap, hat ve IP kayıtlarını ilgili kurum ve platformlardan isteyebilir; ancak hat veya IP’nin sahibinin mesajı fiilen gönderen kişi olduğu ayrıca ispatlanmalıdır.

Şikâyet dilekçesinde tehdit eden hesabın kullanıcı adı, profil bağlantısı, telefon numarası ve mesajların tarih ve saatleri açıkça yazılmalıdır. Savcılık bu bilgilerle hat sahibine ve platformlara yazı yazarak bağlantı kayıtlarını isteyebilir; şüphelinin bilgisayarında arama, kopyalama veya elkoyma ise CMK m.134 uyarınca hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararıyla yapılır.

IP numarasının veya hattın bir kişi adına kayıtlı olması, mesajı o kişinin yazdığını tek başına göstermez. Ortak kullanılan Wi-Fi, başkasının elindeki cihaz veya ele geçirilmiş hesap gibi ihtimaller karşısında mahkeme ek delil arar. Fail olduğu ileri sürülen kişi bakımından geçmiş husumet, mesajın üslubu, aynı kişiye ait başka yazışmalar ve tanık beyanları bu açığı kapatmaya yarar. Savunma tarafı ise cihazın kendisine ait olduğunu kabul ederek değil, o tarihte cihazı kimin kullandığını araştırtarak hareket etmelidir.

Telefondaki Tehdidi Gizli Ses Kaydıyla İspatlamak Hukuka Uygun mu?

Kısa cevap: Karşı tarafın rızası olmadan yapılan kayıt kural olarak hukuka aykırıdır; ancak kişi kendisine karşı işlenen suçu ispatlamak için, delilin kaybolma tehlikesi bulunan ani bir durumda ve önceden plan yapmadan kayıt aldıysa mahkemeler kaydı delil olarak kabul etmektedir.

TCK m.133/1-2: “(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” (5237 sayılı Kanun’u görüntüle)

Kanun, özel konuşmanın kaydedilmesini ayrı bir suç olarak düzenler. CMK m.206/2-a ise kanuna aykırı elde edilen delilin reddedilmesini emreder. Bu nedenle tuzak kurarak, karşı tarafı konuşturmak için planlı biçimde alınan kayıt delil yasağı tartışması doğurur. Buna karşılık mağdur tehdit anında aranmış, resmî makamlara başvurma imkânı yoksa ve kayıt delilin kaybolmasını önlemek için zorunlu olarak alınmışsa, uygulamada kayıt hukuka uygun sayılabilmektedir. Görüşmenin kaydedildiği karşı tarafa görüşme sırasında bildirilmişse de kayıt hukuka uygun kabul edilmiştir.

Kaydı aldıktan sonra orijinal dosyayı silmeyin, telefonu ve kaydı savcılığa teslim edin. Mahkeme sesin sanığa ait olup olmadığını kriminal laboratuvarda yaptıracağı uzman incelemesiyle belirler; görüşmenin yapıldığı sanık tarafından da doğrulanıyorsa kayıt çok daha güçlü bir delil olur. Kaydı sosyal medyada veya aile gruplarında paylaşmak ise tehlikelidir: TCK m.133/3 uyarınca kayıttan elde edilen verileri hukuka aykırı ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adli para cezasıyla karşılaşabilir. Kayıt alırken kendiniz suç işlememek için izinsiz ses kaydı ve mesaj ifşası yazımıza da göz atın.

Bir Kez Görüntülenen Fotoğrafla Gelen Tehdit Nasıl Kanıtlanır?

Kısa cevap: Bir kez izlenebilen veya kendiliğinden kaybolan içeriğin kendisi elde yoksa tehdit; mağdurun tutarlı beyanı, sohbet akışı, tanıklar ve gönderen hesaba ilişkin kayıtlarla ispat edilmeye çalışılır, bu yüzden içeriği görür görmez başka bir cihazla kaydetmek önemlidir.

Silah veya darp fotoğrafı gibi içeriklerin tek seferlik görüntülenebilir biçimde gönderilmesi ispat güçlüğü yaratır, çünkü dosyada görüntü bulunmaz. Mağdur içeriği görür görmez ekranı başka bir telefonla kaydetmeli, sohbetin üstündeki hesap adını, profil bağlantısını ve saati göstermelidir. Mesajı gören bir tanık varsa adı şikâyet dilekçesinde belirtilmelidir. Platformdan gönderen hesaba ilişkin bilgi istenebilir; bunun sonuç verip vermeyeceği platformun saklama süresine ve bilginin yurt dışından istenmesine bağlıdır.

Silah fotoğrafı göndermek, silahı mağdura fiilen doğrultmak anlamına gelmediğinden TCK m.106/2-a’daki nitelikli hâlin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Fotoğrafla birlikte hayata yönelik bir söz de gönderilmişse en azından temel tehdit suçu oluşur ve ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Tehdit özel fotoğraf veya videoların yayılmasıyla yapılıyorsa video şantajı ve özel görüntü ifşası yazımızdaki adımlar da önem taşır.

Tehdit Davası Nasıl İlerler?

Uzlaştırma Zorunlu mu, Zararı Ödemek Davayı Düşürür mü?

Kısa cevap: Hayata, vücuda veya malvarlığına yönelik temel tehdit suçu uzlaştırmaya tabidir ve uzlaştırma yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmü bozulur; uzlaşma sağlanıp edim yerine getirilirse soruşturma kapanır veya dava düşer, nitelikli tehdit suçu ise uzlaştırma kapsamında değildir.

CMK m.254/2: “Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde durma kararı verilir. Durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur.” (5271 sayılı Kanun’u görüntüle)

CMK m.253/1-b-3, “tehdit (madde 106, birinci fıkra)” suçunu şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına alır. Bu nedenle ölümle tehdit suçu gibi re’sen soruşturulan temel tehdit suçunda de, malvarlığına yönelik sair tehdit suçunda de savcılık veya mahkeme önce dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermelidir. Uzlaştırma teklifini alan taraf kararını yedi gün içinde bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır; uzlaştırma müzakerelerinde yapılan açıklamalar da hiçbir soruşturmada veya davada delil olarak kullanılamaz.

Uzlaşma sağlanır ve sanık edimini hemen yerine getirirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, dava açılmışsa dava düşer. Edim taksitlendirilir veya ertelenirse kamu davasının açılması ertelenir ya da dava durur ve edim tamamlanınca dosya kapanır. Uzlaşma yoksa sanığın tek taraflı olarak zararı ödemesi davayı kendiliğinden düşürmez; ancak zararın giderilmesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231/6-c) ve hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırıma çevrilmesi bakımından sanık lehine değerlendirilir.

Kanun, uzlaştırma kapsamına giren suç ile kapsama girmeyen bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını da söyler (CMK m.253/3), hakaret ise uzlaştırma kapsamında değildir. Uygulamada küfür ve tehdidin birlikte bulunduğu dosyalarda da tehdit yönünden uzlaştırma teklifi yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

Hapis Cezası Para Cezasına Çevrilir mi, HAGB Verilir mi?

Kısa cevap: Bir yıl veya daha az hapis cezası adli para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilebilir, iki yıl veya daha az ceza ertelenebilir veya hükmün açıklanması geri bırakılabilir; ancak mahkeme bunları sanığın kişiliğine ve pişmanlığına göre takdir eder, hiçbiri otomatik değildir.

Asliye ceza mahkemesi, üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren temel tehdit suçunda CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulünü uygulayabilir; bu usulde duruşma yapılmaz, mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir ve mahkeme koşulları varsa çevirme veya erteleme kararı verebilir, sanık yazılı olarak karşı çıkmazsa HAGB kararı da verebilir. Nitelikli tehdidin üst sınırı yedi yıl olduğu için basit yargılama kullanılamaz.

CMK m.231/5-6: “(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” (5271 sayılı Kanun’u görüntüle)

KurumDayanakCeza sınırıTemel koşul
Adli para cezasına veya seçenek tedbire çevirmeTCK 501 yıl veya daha az hapisKişilik, sosyal ve ekonomik durum, pişmanlık
Hapis cezasının ertelenmesiTCK 512 yıl veya daha az hapisDaha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası yok; tekrar suç işlemeyeceği kanaati
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)CMK 2312 yıl veya daha az hapis ya da adli paraDaha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet yok; tekrar suç işlemeyeceği kanaati; zararın giderilmesi

HAGB kararında sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur; bu sürede kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer. Daha önce HAGB kararı verilmiş kişi, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerse yeniden HAGB alamaz. HAGB verilen hükümde ceza ayrıca ertelenemez veya seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7).

Dikkat: CMK m.231, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Dosyadaki suç ve karar tarihine göre uygulanacak metin değişebileceğinden HAGB ve çevirme kararlarında güncel hükmün ve geçiş kurallarının kontrol edilmesi gerekir.

Dava Açıldıktan Sonra Şikâyetten Vazgeçmek Dosyayı Kapatır mı?

Kısa cevap: Yalnızca şikâyete bağlı sair tehdit suçu dosyalarında vazgeçme davayı düşürür ve bunun için sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir; hayata yönelik tehdit suçunda ve silahlı veya örgütlü nitelikli tehdit suçunda vazgeçme dosyayı kapatmaz.

TCK m.73/4-6: “(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.” (5237 sayılı Kanun’u görüntüle)

Mağdur duruşmada “şikâyetçi değilim” derse mahkeme, sair tehdit suçu dosyasında önce sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormalıdır. Sanık kabul ederse CMK m.223/8 uyarınca dava düşer; kabul etmezse yargılama sürer ve beraat de çıkabilir. Mağdur vazgeçtiği sırada kişisel haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklarsa artık hukuk mahkemesinde tazminat davası da açamaz (TCK m.73/7).

Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit suçunda ve tüm nitelikli tehditlerde ise suç re’sen takip edildiğinden vazgeçme dosyayı kapatmaz. Temel tehdit suçunda taraflar yine de uzlaştırma yoluyla davayı sonuçlandırabilir; silahlı veya örgütlü nitelikli tehdit suçunda uzlaştırma da uygulanmadığı için dosya yargılamayla sona erer. Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Mesajlar, aramalar ve takip sürekli tekrar ediyorsa ayrıca ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) gündeme gelebilir.

Tehdit Edildiğinizde Yapılması Gerekenler

Tehdit suçunda mağdurun ilk günlerde atacağı adımlar, sonradan hangi delille ispat yapılacağını belirler. Aşağıdaki tablo, mesajla, telefonla veya yüz yüze tehdit edilen kişi için pratik bir sıra gösterir.

AdımNe yapmalısınızNeden önemli
1. Delili koruyunMesajları, aramaları ve sohbetin tamamını silmeyin; ekran görüntüsü ve ekran kaydı alın; hesabın kullanıcı adı, numarası ve profil bağlantısını not edinSilinen veya düzenlenen içerik ispatı zorlaştırır
2. Telefonu değiştirmeyinCihazı kolluğa incelettirmeye hazır tutunMesaj tespit tutanağı ve adli bilişim incelemesi cihaz üzerinden yapılır
3. Sözün türünü belirleyinSöz hayata, vücuda mı yoksa malvarlığına ya da başka bir kötülüğe mi yönelik, not alınŞikâyet süresi ve vazgeçmenin sonucu buna göre değişir
4. Süreyi kaçırmayınMalvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit suçunda öğrenme tarihinden itibaren 6 ay içinde başvurunSüre geçerse soruşturma yapılamaz
5. Şikâyet edinPolise, jandarmaya veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurun; tanıkların ve delillerin adını dilekçede yazınDelil toplama ve fail tespiti savcılık yetkisindedir
6. Ses kaydını paylaşmayınKaydı yalnızca savcılığa teslim edin, orijinal dosyayı silmeyinKaydın ifşası ayrıca suç oluşturabilir
7. Uzlaştırma teklifine yanıt verinTeklifi aldıktan sonra yedi gün içinde kararınızı bildirinCevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır
8. Koruma tedbirini değerlendirinAile içi şiddet, kadına yönelik şiddet veya ısrarlı takip söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve iletişim yasağı gibi tedbirler istenebilirHâkim, tehdit içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına ve mağdura yaklaşmamasına karar verebilir

Hakkınızda tehdit şikâyeti varsa ilk iş, ifadeden önce sözlerin tam metnini, söylendiği ortamı ve bağlamı öğrenmektir. Sözün tehdit niteliği taşıyıp taşımadığı, hayat ve vücuda yönelik olup olmadığı, mesajın gerçekten sizin hattınızdan atılıp atılmadığı ve uzlaştırma imkânı savunmanın ana başlıklarıdır. Hazırlıksız verilen kolluk ifadesi sonradan değiştirilmesi zor bir izlenim bırakır. İfade sürecindeki haklarınızı karakol ifadesi ve avukat hakkı yazımızda özetledik; yargılama süreci hakkında genel bilgi için İstanbul ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Emsal Kararlar

Aşağıdaki kartlarda tehdit suçu konusunda Yargıtay Daireleri ve Ceza Genel Kurulu kararlarının künyeleri, olayın özeti ve sonucu yer almaktadır. Karar adlarına tıklayarak ilgili karta gidebilirsiniz.

KararKonuSonuç
Yargıtay 4. CD, K. 2023/520“Gelmezsen seni öldüreceğim” sözü, şikâyetten vazgeçmeBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2019/14485“Öbür ayağını da ben kırarım” sözü, ciddi olmadığı gerekçesiBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2023/521“Allah seni burada yaşatmasın” sözü, sair tehditOnama
Yargıtay 6. CD, K. 2025/4862Hayata yönelik irade açıklaması olmayan sözler, şikâyetsizlikKısmen bozma, kısmen onama
Yargıtay 4. CD, K. 2023/15941“Tazminat davası açıyorum” mesajı, hakkın kullanılmasıBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2023/9Beddua niteliğindeki mesajBozma
Yargıtay 8. CD, K. 2022/6317Mağdurun yokluğunda söylenen sözler, iletme kastıBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2013/7465Av tüfeği doğrultarak tehditBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2015/29459Mağdurun kuru sıkı olduğunu bildiği tabancaBozma
Yargıtay CGK, K. 2021/363Rumuzlu e-posta ile tehdit, imzasız mektup ayrımıBozma (oy çokluğu)
Yargıtay 11. CD, K. 2025/7449“Oğlum mafyadır” sözü, örgüt gücüyle tehditTehdit yönünden bozma
Yargıtay 4. CD, K. 2014/15473Telefon görüşmesinin gizlice kaydedilmesiBozma
Yargıtay 4. CD, K. 2024/6335Boşanma sürecinde tehdit mesajları, tevilli ikrarOnama
Yargıtay 4. CD, K. 2024/3520“Servis bitsin seni öldüreceğim”, uzlaştırmaBozma
Yargıtay 6. CD, K. 2023/10457Mesaj tespit tutanağı, erteleme ve HAGB gerekçesiOnama

Tehdit Sözünün Niteliği ve Şikâyetten Vazgeçme Kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/27589, K. 2023/520, T. 23.01.2023 (BOZMA)

Boşanma aşamasındaki sanık, eşine “Gelmezsen seni öldüreceğim, çocukları alıp götüreceğim bir daha getirmeyeceğim” demiş, yerel mahkeme şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı vermiştir. Daire, mağdurun hayatına yönelik saldırı bildiren sözün TCK 106/1, 1. cümledeki tehdit suçunu oluşturduğunu, takibin şikâyete bağlı olmadığını belirterek düşme hükmünü bozmuştur. Karar, hayata yönelik tehditte vazgeçmenin davayı düşürmediğini gösterir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/14859, K. 2019/14485, T. 25.09.2019 (BOZMA)

Sanık, mağdura “senin a..na korum, adam değilsin, öbür ayağını da ben kırarım” diyerek tehdit etmekle suçlanmıştır. Yerel mahkeme, şikâyetten vazgeçildiğini ve eylemin objektif olarak ciddi mahiyet taşımadığını belirterek düşme kararı vermiştir. Daire, eylemin takibi şikâyete bağlı olmayan TCK 106/1, 1. cümle kapsamında kaldığını, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe bulunduğunu belirterek hükmü bozmuş, uzlaştırma uygulanmasını da zorunlu görmüştür.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/28083, K. 2023/521, T. 23.01.2023 (ONAMA)

Miras arazisi nedeniyle tartışan taraflar arasında sanık, mağdura “Allah seni burada yaşatmasın, seni ben buralarda yaşatmayacağım” demiştir. Yerel mahkeme eylemi TCK 106/1, 2. cümledeki sair tehdit sayıp şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı vermiş, Cumhuriyet savcısı sözün hayata yönelik olduğunu ileri sürmüştür. Daire, sözlerin takibi şikâyete bağlı sair tehdit olduğunu kabul ederek savcının temyizini reddetmiş ve hükmü onamıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/14510, K. 2025/4862, T. 05.05.2025 (KISMEN BOZMA, KISMEN ONAMA)

Sanık, bir mağdura “onu Isparta’ya sokturmayacağım, gelmeyeceksin Isparta’ya” ve “kardeşini de boşandırıyorum” şeklinde söz ve mesajlar yöneltmiştir. Daire, hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa zarar verileceğine dair irade açıklaması bulunmadığını, mağdurun şikâyetçi olmadığını belirterek eylemi sair tehdit saymış ve mahkûmiyet yerine düşme kararı verilmesi gerektiğinden bu hükmü bozmuştur. Katılana yönelik hükümde ise zincirleme suç artırımı yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/3906, K. 2023/15941, T. 09.03.2023 (BOZMA)

Boşanma aşamasındaki sanık, katılana “sen ve kızın hakkında bak neler olacak” ve “sana bir tazminat davası açıyorum ki bekle gör” şeklinde mesajlar göndermiş, yerel mahkeme sair tehditten 2.000 TL adli para cezası vermiştir. Daire, mesajların tehdit niteliğinde olmayıp şikâyet ve dava hakkının kullanılması niteliğinde kaldığını, suç oluşmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuş ve tehdit hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/27902, K. 2023/9, T. 09.01.2023 (BOZMA)

Sanık, eşinden ayrılmasına öfkelenerek kayınvalidesine mesajla “bir araya gelsekte sen gebermeden biz huzur bulamayız” yazmış, yerel mahkeme tehdit suçundan hapis cezası vermiştir. Daire, sözlerin tehdit kastı taşımayıp beddua niteliğinde olduğunu, suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kabule göre de uzlaştırma ve basit yargılama değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/8629, K. 2022/6317, T. 20.04.2022 (BOZMA)

Darp olayı sırasında sanığın, orada bulunmayan bir mağdura yönelik “öldüreceğim”, “dükkanı bile yakarım” gibi tehdit sözlerini söylediği ileri sürülmüştür. Daire, mağdurun yokluğunda söylenen tehdidin suç oluşturması için sözlerin ya mağdura karşı söylenmesi ya da iletme kastı taşıyan failin mağdura iletmesi muhtemel bir kişiye söylenmesi gerektiğini belirtmiş, iletme kastı tartışılmadan mahkûmiyet kurulmasını yetersiz gerekçe saymış ve tehdit hükmünü bozmuştur.

Nitelikli Tehdit Kararları (TCK 106/2)

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/29762, K. 2013/7465, T. 18.03.2013 (BOZMA)

Sanık, av tüfeğini mağdurlara doğrultarak “sizinle daha görüşürüz, bunu yanınıza bırakmayacağım” demiş, yerel mahkeme eylemi basit tehdit sayıp şikâyetten vazgeçme nedeniyle davayı düşürmüştür. Daire, silahın korkutuculuk özelliği nedeniyle eylemin TCK 106/2-a’daki nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu, bu hâlde şikâyetten vazgeçmeyle düşme kararı verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/15572, K. 2015/29459, T. 21.05.2015 (BOZMA)

Sanık, mağdura tabanca yöneltmiş ve yerel mahkeme eylemi silahla tehdit saymıştır. Daire, tabancanın kuru sıkı olduğunun mağdur tarafından bilinmesi nedeniyle eylemde TCK 106/2-a’nın aradığı korkutuculuk özelliğinin bulunmadığını, eylemin TCK 106/1, 1. cümle kapsamında temel tehdit olduğunu belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/146, K. 2021/363, T. 07.09.2021 (BOZMA, OY ÇOKLUĞU)

Sanık, eski iş yerindeki bir yöneticiye kadın rumuzuyla tehdit ve hakaret içerikli e-postalar göndermiş, yerel mahkeme TCK 106/2-b uyarınca 2 yıl 1 ay hapis vermiştir. Kurul, e-posta adresinin bilinmesi ve IP adresinden failin teknik olarak saptanabilmesi nedeniyle eylemin kendisini tanınmayacak hâle koyma niteliğinde olmadığını, TCK 106/1, 1. cümledeki temel tehdit suçuna uyduğunu kabul etmiştir. Karara karşı oy kullanan üyeler bulunmaktadır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/4661, K. 2025/7449, T. 18.06.2025 (KISMEN ONAMA, TEHDİT YÖNÜNDEN BOZMA)

Sanık, “benim oğlum karşıda mafyadır, vururuz öldürürüz, buraları terk edin” şeklinde sözler söylemiştir. Daire, eylemin TCK 106/2-d’de düzenlenen suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak tehdit suçunu oluşturduğunu, buna rağmen TCK 106/1, 1. cümleye göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek tehdit hükmünü bozmuş; dolandırıcılık hükmünü onamıştır.

Delil, Uzlaştırma ve Yaptırım Kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/12152, K. 2014/15473, T. 07.05.2014 (BOZMA)

Katılan, sanıkla telefondaki tehdit içerikli konuşmasını gizlice kaydetmiş, yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Daire, gizli kaydın kural olarak hukuka aykırı olduğunu, ancak kişinin kendisine karşı işlenen bir suç nedeniyle, delilin kaybolma tehlikesi bulunan ve resmî makamlara başvurma imkânı olmayan ani durumlarda yaptığı kaydın hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Kaydın önceden plan yapılmadan alınması ve görüşmenin sanıkça doğrulanması karşısında ses karşılaştırma incelemesi yapılmasını isteyerek beraat hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/41054, K. 2024/6335, T. 09.05.2024 (ONAMA)

Boşanma davası süren taraflardan sanık, şikâyetçinin telefonuna küfür ve tehdit içeren mesajlar göndermiştir. Daire, sanığın tevilli ikrarını, şikâyetçinin beyanını doğrulayan mesaj kayıtlarını ve uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını gözeterek mahkûmiyet hükümlerini onamıştır. Karar, mesaj kayıtları ile ikrarın birlikte tehdit suçunun ispatında yeterli sayıldığını gösterir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/26285, K. 2024/3520, T. 19.03.2024 (BOZMA)

Sanık, iki kişiye “servis bitsin seni öldüreceğim” şeklinde sözlerle tehdit ve hakaret etmiş, yerel mahkeme hapis cezaları vermiştir. Daire, sübuta ilişkin mahkeme kabulünü yerinde bulmuş; ancak TCK 106/1, 1. cümledeki tehdit suçu yönünden uzlaştırma işlemi uygulanmadan hüküm kurulmasını, hakaret yönünden de şikâyetten vazgeçmenin sanığa sorulmamasını hukuka aykırı bularak hükümleri bozmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/11196, K. 2023/10457, T. 04.05.2023 (ONAMA)

Boşanma aşamasındaki sanık, eşinin ve babasının telefonlarına “yoksa çok kötü olacak o gün kan kopçak görüşürüz” gibi mesajlar göndermiş, eylem TCK 106/1, 1. cümle kapsamında 6 ay 7 gün hapisle sonuçlanmıştır. Daire, mesaj tespit tutanaklarını, mağdur beyanlarını ve tevilli ikrarı sübut için yeterli görmüş, uzlaşma sağlanamadığını kaydetmiş; sanığın sicili ve önceki HAGB kararı nedeniyle çevirme, erteleme ve yeniden HAGB uygulanmamasını yerinde bularak hükmü onamıştır.

Av. Turgut EKREM – AEK Hukuk ve Danışmanlık, ceza hukuku

Sık Sorulan Sorular

Tehdit suçu para cezası ne kadar?
Hayata veya vücuda yönelik tehdit için kanunda adli para cezası yazılı değildir; ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit suçunda iki aydan altı aya kadar hapis ya da adli para cezası verilir. Adli para cezası, gün sayısının (en az 5, çoğunlukla en çok 730) günlük miktarla (100 ile 500 TL arasında) çarpımıyla hesaplanır ve mahkemenin takdirindedir.
Tehdit suçu uzlaşmaya tabi mi?
Temel tehdit suçu uzlaşmaya tabidir. CMK m.253 kapsamında TCK 106’nın birinci fıkrası, yani hayata, vücuda ve malvarlığına ya da sair kötülüğe yönelik tehdit, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır. Silahla, kimlik gizleyerek, birden fazla kişiyle veya örgüt gücüyle işlenen nitelikli tehdit uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Mesajla tehdidin cezası nedir?
Mesajla tehdidin cezası, sözlü tehditle aynıdır ve mesajın içeriğine bağlıdır. “Seni öldürürüm” gibi hayata yönelik bir mesaj altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir; mesaj sahte hesaptan, silah fotoğrafıyla, birden fazla kişi tarafından veya örgüt gücüne dayanılarak gönderilmişse nitelikli hâl gündeme gelebilir ve ceza iki yıldan yedi yıla çıkar.
Sözlü tehdidin cezası nedir?
Sözlü tehdit de kanunda aynı şekilde cezalandırılır. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik sözlü tehdit altı aydan iki yıla kadar hapis, malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik sözlü tehdit iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Sözlü tehdit mesaj gibi kayıt altında olmadığından ispatı için mağdur beyanı, tanık, kamera veya ses kaydı önem taşır.
Ölümle tehdidin cezası nedir?
Ölümle tehdit hayata yönelik tehdit sayılır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir. Mağdur kadınsa alt sınır dokuz aydan az olamaz. Ölümle tehdit silahla yapılmışsa ceza iki yıldan yedi yıla çıkar. Soruşturma şikâyete bağlı olmadığı için mağdur şikâyetini geri çekse bile dosya kapanmaz.
Bıçakla tehdidin cezası nedir?
Kesici veya delici bir aletin tehdit sırasında mağdura gösterilmesi veya doğrultulması silahla tehdit suçu sayılır ve iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bıçağın üzerinde bulunması ve mağdurun bunu görmemesi nitelikli hâl oluşturmaz. Tehdit amacıyla gerçekten yaralama yapılmışsa yaralama suçundan ayrıca ceza verilir.
Telefonda ölüm tehdidi cezası nedir?
Telefonla ölüm tehdidi, yüz yüze tehditle aynı şekilde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir. Aramanın kaydının tutulması, arama dökümü, mağdurun anlatımı ve varsa ses kaydı delil olarak kullanılır. Kaydın hukuka uygun alınmış olması ve paylaşılmaması önemlidir.
Tanık olmadan sadece mesajla tehdit davası açılır mı?
Evet. Tehdit suçu her türlü hukuka uygun delille ispat edilebilir ve tanık şart değildir. Mesaj tespit tutanağı, mağdurun tutarlı anlatımı, ekran görüntüleri, hat ve hesap kayıtları ile sanığın savunması birlikte değerlendirilir. Sanık mesajı inkâr ediyorsa cihaz ve hesap aidiyeti ayrıca araştırılır.
Tehdit eden kişi hakkında koruma kararı alınabilir mi?
Tehdit, aile içi şiddet, kadına yönelik şiddet veya ısrarlı takip kapsamındaysa 6284 sayılı Kanun uyarınca hâkim, şiddet uygulayanın mağdura yaklaşmamasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ve şiddet tehdidi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına karar verebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirleri kolluk amirleri de alabilir.
Tehdit şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Yalnızca malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit suçu gibi şikâyete bağlı hâllerde, sanığın da vazgeçmeyi kabul etmesi şartıyla dava düşer. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunda ve nitelikli tehdit suçunda şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. Temel tehdit suçunda taraflar uzlaşırsa dava uzlaşma kuralları gereğince sonuçlanabilir.

Tehdit edildiniz ya da hakkınızda tehdit suçlaması mı var? Mesajların ve kayıtların delil olarak korunması, şikâyet süresinin takibi, nitelikli hal iddiasının değerlendirilmesi, uzlaştırma ve HAGB seçeneklerinin planlanması için Ümraniye ve İstanbul ceza avukatı olarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

📞 Hemen Arayın: 0553 433 26 43💬 WhatsApp’tan Yazın

Yasal Uyarı: Bu makale, TCK 106 kapsamındaki tehdit suçunu genel bilgilendirme amacıyla açıklar; somut olayın özelliklerine, delillere ve karar tarihlerine göre hukuki sonuçlar değişebilir. Mevzuat, uygulama ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden güncel ve kişiye özel hukuki danışmanlık için bir avukata başvurulması tavsiye edilir. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve bağlayıcı hukuki görüş niteliği taşımaz. — Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr

Paylaş: 𝕏

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al