vize ihlali

Vize ihlali (overstay), Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreyi ya da mevcut ikamet izninin süresini aşan her yabancının bir gün içinde düşebileceği, ancak doğru adımlarla telafi edilebilen bir idari statüdür. Pasaportunuzdaki bir tarihin fark edilmeden geçmesi; oturma izninizin yenilenmeyi beklerken sona ermesi ya da yurt dışına çıkışınızın gecikmesi, sizi aniden sınır dışı etme kararı, idari gözetim ve Türkiye’ye giriş yasağı riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Bu makalede vize ihlaline düşen bir yabancıyı bekleyen riskleri, ülkeden çıkmadan yasal statü kazanmanın istisnai yollarını (insani ikamet izni, aile ikamet izni, tedavi amaçlı ikamet izni), sınır kapısında “şartlı giriş” ile durumun nasıl temizlendiğini, şartlı giriş sonrası 10 günlük hak düşürücü süreyi ve avukatsız yürütülen işlemlerde en sık yapılan ölümcül hataları güncel Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarıyla birlikte eksiksiz olarak ele alıyoruz.

⚖️ Yasal Dayanak: 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ve 2577 Sayılı İYUK

YUKK m.19 – İkamet izni alma zorunluluğu: “Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder.”

YUKK m.54/1-(e) ve (g) – Sınır dışı etme sebepleri: “Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler” (m.54/1-e) ile “İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler” (m.54/1-g) hakkında doğrudan sınır dışı etme kararı alınacağı amir hükümdür.

YUKK m.57 – İdari gözetim ve Geri Gönderme Merkezi (GGM): Kaçma veya kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş-çıkış kurallarını ihlal eden yabancılar hakkında valilik tarafından 6 aya kadar idari gözetim kararı verilerek yabancı Geri Gönderme Merkezine nakledilir; idari gözetim süresi zorunlu hâllerde en fazla 6 ay daha uzatılabilir.

YUKK m.46 – İnsani ikamet izni: “Aşağıda belirtilen hâllerde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valiliklerce insani ikamet izni verilebilir ve bu izinler uzatılabilir: Haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı hâlde, yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den ayrılmaları makul veya mümkün görülmediğinde; 55 inci madde uyarınca yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmadığında; 53 üncü, 72 nci ve 77 nci maddelere göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulduğunda…”

YUKK m.9/4 – Şartlı giriş ile giriş yasağının önlenmesi: “Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla, Türkiye’ye giriş yasağı kararı alınmayabilir.”

YUKK m.53/3 – Sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi: “Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir… Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”

YUKK m.102/2 – Kaçak yabancıyı barındırma/çalıştırma cezası: “Geçerli seyahat belgesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarından verilmiş yabancı kimlik kartı, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahısların ülkeye girmesine, ülkeden çıkarılmasına, ülke içinde herhangi bir araç veya binek hayvan vasıtasıyla veya yaya olarak seyahat etmesine, barınmasına, konaklamasına imkân sağlayan kişiler ile mülkiyetindeki gayrimenkulü kiralayanlara, kanunlarda ayrıca suç olarak tanımlanmayan eylemler nedeniyle tespit edilen her bir yabancı sayısınca bin Türk Lirası idari para cezası verilir.”

Sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi 7 gündür (YUKK m.53/3). Buna karşılık, hukuka aykırı biçimde tesis edilmiş bir tahdit koduna veya giriş yasağına karşı açılacak iptal davasında 2577 sayılı İYUK m.7’nin öngördüğü genel 60 günlük süre uygulanır. Sınır kapısında veya havalimanında imzalanan belgenin bir sınır dışı kararı mı, yoksa bağımsız bir tahdit kodu/giriş yasağı işlemi mi olduğu ilk anda netleştirilmeli; aksi hâlde yanlış süre hesabıyla hak kaybı yaşanabilir.
ℹ️ V-84 ve V-144 Kodları Ne Anlama Gelir?

V-84, cezasını ödeyip aşılan sürenin kritik eşiği geçmediği yabancıya sınır kapısında tesis edilen “şartlı giriş” kodudur; bu kodla giren yabancının 10 gün içinde ikamet izni başvurusunda bulunacağını taahhüt ettiği anlamına gelir. V-144 ise aynı şartlı giriş sürecinde imzalanan taahhütname kaydını sistemde temsil eder. Her iki kod da tek başına kalıcı bir statü değil, 10 günlük süre içinde ikamet başvurusu şartına bağlı geçici bir izindir.

Vize İhlali (Overstay) Durumuna Düşen Yabancıyı Bekleyen Riskler Nelerdir?

6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler, (g) bendi uyarınca ise ikamet izni süresini kabul edilebilir bir gerekçe olmadan on günden fazla ihlal edenler hakkında doğrudan sınır dışı etme kararı alınması kanuni bir zorunluluktur. Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/22672 sayılı ve 12.03.2025 tarihli kararında, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır dışı edilmesinin “uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere devletin egemenlik yetkisi kapsamında” olduğunu tespit ederek, vize ihlali durumundaki yabancılar hakkında sınır dışı etme işlemi tesis edilmesinin idarenin yasal yetkisi dahilinde bulunduğunu vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin B. No: 2015/2037 sayılı ve 6/1/2016 tarihli kararında da 54. madde kapsamındaki yabancılar bakımından sınır dışı etme işlemlerinin kanuni çerçevesi teyit edilmiştir.

Vize ihlaline düşen yabancı hakkında tesis edilebilecek yaptırımlar şunlardır: doğrudan sınır dışı etme kararı; kaçma-kaybolma riski gerekçesiyle idari gözetim altına alınarak Geri Gönderme Merkezine sevk edilme; süresine göre süreli veya süresiz Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kodu tesisi; 492 sayılı Harçlar Kanunu ve YUKK m.102 uyarınca idari para cezası ve gecikme harcı tahakkuku. Bu risklerin hiçbiri otomatik ve geri döndürülemez değildir; yabancılar ve göç hukuku alanındaki güncel içtihatlar ışığında aşağıdaki bölümlerde her birinin nasıl önlenebileceği veya telafi edilebileceği ayrı ayrı açıklanmaktadır.

Vizesi veya Oturum İzni Biten Yabancı Otelde Kalabilir mi, Hastaneye Gidebilir mi? (Sisteme Düşme Riski)

Evet, fiilen mümkündür ancak ciddi bir sisteme düşme riski taşır. 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca otel, motel, pansiyon ve benzeri tüm konaklama tesisleri, konaklayan kişilerin kimlik ve pasaport bilgilerini anlık olarak kolluk kuvvetlerine bildirmekle yükümlüdür. Vize ihlali nedeniyle geçerli vizesi veya ikamet izni bulunmayan bir yabancının konaklama tesisine giriş kaydı yapıldığı anda kolluk veri tabanında kaçak kalış uyarısı tetiklenmekte ve kolluk birimlerinin konaklama tesisine intikal ederek yabancıyı muhafaza altına alması riski doğmaktadır. Benzer şekilde sağlık kuruluşlarında da acil haller dışında yabancı kimlik numarası veya geçerli vize/oturum kaydı sorgulanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2019/35114, T. 14/12/2022 | Sisteme Kayıt ve İdari İşlemler

Statüsüz yabancının resmi kayıtlara teması bağlamında, Anayasa Mahkemesi, 6458 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca “Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar” hakkındaki idari işlemleri irdelemiş ve taşıyıcıların “Kabul edilemeyen yolcuların geri gönderilene kadar beslenme, konaklama ve acil sağlık giderlerini karşılamakla” yükümlü olduğunu ifade etmiştir. Bu karar, geçerli statüsü bulunmayan yabancıların resmi kayıtlara (konaklama, sağlık, ulaşım) her girişinde vize ihlali durumlarının idari merciler nezdinde görünür hale geldiğini ve bu sürecin kanunla düzenlenmiş bir sistematiğe bağlandığını göstermektedir. Avukat için pratik sonucu şudur: statüsüz bir yabancının resmî sisteme temas eden her işlem (otel girişi, hastane başvurusu, banka işlemi) idari gözetim riskini artırır; bu nedenle durumun fark edildiği andan itibaren çözüm sürecinin gecikmeden başlatılması gerekir.

Kaçak Durumdaki Yabancıyı Evinde Barındıran Eşe veya Kaçak Çalıştıran İşverene Kesilecek Ağır Cezalar

6458 sayılı Kanun’un 102. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçerli seyahat belgesi, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahısların ülkeye girmesine, barınmasına veya konaklamasına imkân sağlayan kişiler ile mülkiyetindeki gayrimenkulü kiralayanlara, tespit edilen her bir yabancı sayısınca bin Türk Lirası idari para cezası verilmektedir (bu tutar her takvim yılı yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır). Ayrıca izinsiz çalışan yabancılar hakkında da işlem tesis edilmektedir; 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu gereğince geçerli çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işverenlere yüksek meblağlı idari para cezası uygulanmakta, yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama, sınır dışı edilme ve ülkelerine dönüş masrafları işverene yükletilmektedir.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi — E. 2019/811, K. 2019/992, T. 10.04.2019 | Ç-117 Kaçak Çalışma Tahdit Kodu

Kaçak çalışmanın sınır dışı işlemiyle bağlantısı hususunda, İstanbul BİM 10. İdari Dava Dairesi, çalışma izni bulunmayan yabancının “6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca sınır dışı edilmesinde ve netice itibariyle dava konusu sınır dışı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı” tespitinde bulunmuş; kaçak çalışma sebebiyle tesis edilen tahdit koduna ilişkin olarak “davacının çalışma izni olmadan kaçak olarak çalıştığının tespit edilmesinden dolayı da ‘Ç-117’ (parasız kaçak çalışan yabancı) kodlu giriş yasağı kararlarının alındığı, bu kararların davacının sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin devamı niteliğindeki tedbir kararları olduğu” belirtilmiştir. Bu karar, kaçak çalışmanın yalnızca işveren için değil, bizzat yabancının kendisi için de ayrı ve süreli bir giriş yasağı (Ç-117) doğurduğunu; bu kodun sınır dışı işleminden bağımsız değil, onun devamı niteliğinde bir tedbir olarak değerlendirildiğini gösteren önemli bir emsaldir.

Rutin Polis Çevirmesinde Yakalanmak: Doğrudan Geri Gönderme Merkezi (GGM) ve Sınır Dışı (Deport) Sürecinin Başlaması

Kolluk makamlarınca yapılan rutin yol ve kimlik kontrollerinde vize ihlali nedeniyle yasal kalış hakkı bulunmadığı tespit edilen yabancılar valiliklere (İl Göç İdaresi Müdürlüğü) sevk edilir. 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesi uyarınca haklarında sınır dışı etme kararı, 57. madde kapsamında ise kaçma-kaybolma riski bulunanlar hakkında Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) idari gözetim kararı alınmaktadır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2020/22672, T. 12.03.2025 | Sınır Dışı Yetkisinin Egemenlik Kapsamı

Sınır dışı etme yetkisinin hukuki niteliği bağlamında, Anayasa Mahkemesi, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır dışı edilmesinin “uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere devletin egemenlik yetkisi kapsamındadır” tespitine yer vermiş, ayrıca idare mahkemesi kararlarının “denetime imkân verecek şekilde” gerekçelendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu ilke, idarenin sınır dışı etme yetkisinin meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yetkinin kullanımını denetleyen idare mahkemesi kararlarının da somut ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanması gerektiğini, yani sürecin her iki ucunda da (idari işlem ve yargısal denetim) keyfîliğe yer olmadığını ortaya koymaktadır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2014/15769, T. 30/11/2017 | Sınır Dışı Kararı Olmadan İdari Gözetim Olmaz

İdari gözetimin şartları bağlamında, Anayasa Mahkemesi, “İdari gözetim istisnai bir yol olduğu ve kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma sonucunu doğurduğu için idari gözetimin hukuka uygun olması ve keyfî muamele teşkil etmemesi gerekmektedir” ve “hakkında sınır dışı etme kararı bulunmayan yabancıların idari gözetim altında tutulmalarına karar verilmesi mümkün değildir” tespitlerini yapmıştır. Aynı kararda, yabancıların hukuka aykırı biçimde tutulmaları durumunda “2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından tam yargı davası açılabileceği” değerlendirmesinde bulunulmuştur. Bu karar, GGM’ye sevk edilen her yabancının önce “hakkımda geçerli bir sınır dışı kararı var mı?” sorusunu sorması gerektiğini; sınır dışı kararı olmaksızın salt idari gözetim kararı verilmesinin tek başına hukuka aykırılık teşkil edeceğini gösterir.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2013/8735, T. 17/2/2016 | GGM’de Aşırı Kalabalık ve İnsan Onuru

GGM’de tutulma koşulları bağlamında, Anayasa Mahkemesi, “İdari gözetim altına alma yetkisi Anayasa’nın 19. maddesi ve Sözleşme’nin 5. maddesi ile kabul edilmiş istisnai bir yetkidir” demiş ve aşırı kalabalık alanların insan onurunu ihlal edebileceğini ifade etmiştir. Bu karar, GGM’de tutulma koşullarının da (fiziki şartlar, kalabalık, hijyen) ayrı bir denetim konusu olduğunu; idari gözetim kararının hukuka uygunluğu kadar, gözetimin fiilen yürütülme biçiminin de anayasal denetime tabi olduğunu göstermektedir.

Ülkeden Çıkış Yapmadan (Türkiye İçinden) Oturum İzni Almak Mümkün mü?

Yabancıların kural olarak yasal kalış süreleri dolmadan ikamet izni başvurusu yapmaları esastır. Ancak Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve 6458 sayılı Kanun’un istisnai maddeleri gereğince, belirli haklı nedenlerin ve yasal zorunlulukların varlığı hâlinde yabancının Türkiye dışına çıkış yapmasına gerek kalmaksızın içeriden yasal statü kazanması mümkündür.

Altın Çözüm: “İnsani İkamet İzni” Hangi Yabancılara Verilir ve Vize İhlalini Nasıl Ortadan Kaldırır?

Vize ihlalinin temizlenmesinde altın çözüm sayılan insani ikamet izni bakımından, 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca; haklarında sınır dışı etme kararı alındığı hâlde çıkışları yaptırılamayan, 55. madde kapsamında sınır dışı edilemeyecek olan veya sınır dışı işlemlerine karşı yargı yoluna başvuran yabancılara diğer ikamet izinlerindeki şartlar aranmaksızın insani ikamet izni verilebilir. Bu izin türünün en kritik özelliği, başvuru şartları arasında “vize ihlali yapmamış olmak” gibi bir ön koşulun bulunmamasıdır – zira insani ikamet izninin amacı zaten, düzensiz durumdaki ancak ülkeden ayrılması mümkün ya da makul olmayan yabancılara belirli bir statü sağlamaktır.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi — E. 2019/1380, K. 2020/38, T. 08.01.2020 | İnsani İkamette “Vize İhlali Yapmama” Şartı Yok

İnsani ikamet izninin kapsamı bağlamında, İstanbul BİM 9. İdari Dava Dairesi, “Davacının vize ihlali yaptığı sabit ise de, insani ikamet alabilme şartları arasında ‘vize ihlali yapmama’ şartının bulunmadığı, zaten insani ikamet iznindeki amacın da vize veya ikamet ihlali yaparak yasal olmayan şekilde kalsa bile durumu gereği ülkeden ayrılması mümkün olmayan veya sınırdışı edilemeyecek yabancıların belirli bir statüye bağlanarak ikamet etmelerinin sağlanması olduğu” tespitini yapmıştır. Aynı kararda mahkeme, “davacının 29/12/2017 tarihinde doğan küçük çocuğunun yüksek yararı söz konusu olduğundan, hakkında sınır dışı etme kararı alındığı halde Türkiye’den çıkışı yaptırılamadığından, eşi adına tesis edilen insani ikamet izni talebinin reddine dair işlem kesinleşen yargı kararıyla iptal edildiğinden ve eş bakıma muhtaç ve yürüyemeyecek bir durumda olup Türkiye’den ayrılması mümkün olmadığından; davacının insani ikamet izin talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” hükmünü vermiştir. Bu karar, vize ihlali geçmişi olan bir yabancının dahi çocuğun üstün yararı, aile birliği veya sağlık mazereti gibi somut ve belgelenebilir gerekçelerle insani ikamet izni alabileceğini gösteren en güçlü emsallerden biridir.

Türk Vatandaşı ile Evlenmek: Kaçak Durumdaki Yabancı Eş, Ülkeden Çıkmadan Aile İkamet İzni Alabilir mi?

Evet, ancak evliliğin gerçek (samimi) olması şarttır. 6458 sayılı Kanun’un 34 ve 35. maddeleri kapsamında Türk vatandaşlarının yabancı eşlerine aile ikamet izni verilebilmektedir. Yabancının vize ihlali durumunda bulunması, evlilik akdinin geçerliliğini veya aile hayatına saygı hakkını tek başına ortadan kaldırmaz.

Danıştay 10. Daire — E. 2022/5776, K. 2024/4048, T. 15.10.2024 | Aile İkametinde Belirleyici Kriter Kamu Düzeni

Aile ikamet izninin ret/kabul kriterleri bağlamında, Danıştay 10. Daire, “Türk vatandaşı bir kimsenin yabancı eşinin aile ikamet izni başvurusunun kabul edilmesi veya uzatılabilmesi için 6458 sayılı Kanun’un 7. maddesi, dolayısıyla anılan maddenin atıfta bulunduğu 15. maddesi kapsamına girmemesi (kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülmemesi) gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır” tespitini yapmıştır. Bu karar, aile ikamet izninin verilmesinde tek ve belirleyici kriterin yabancının kamu düzeni/güvenliği bakımından sakıncalı olup olmadığı olduğunu; geçmişteki bir ihlalin tek başına bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Danıştay 10. Daire — E. 2016/2217, K. 2021/1364, T. 24.03.2021 | Kanunsuz Para Cezası Şartıyla Ret Olmaz

İdarenin kanunda öngörülmeyen şart icat edememesi bağlamında, Danıştay 10. Daire, idarenin kanunda öngörülmeyen bir para cezası ödeme şartını gerekçe göstererek aile ikamet iznini reddedemeyeceğini şu ifadelerle hükme bağlamıştır: “daha önce yurda giriş yasağı bulunan biri ile aynı kişi olduğu belirtilerek Kanun’da belirtilmeyen bir şart olan idari para cezasını ödemek koşulu ile ikamet izni verileceği yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı.” Bu karar, idarenin kanunda yer almayan ek/maktu şartlar (örneğin peşin ceza ödemesi) icat ederek aile ikamet izni başvurusunu reddedemeyeceğini gösteren doğrudan bir emsaldir; dava dilekçesinde bu tür usulsüz ek şartların kanuni dayanağının bulunmadığı açıkça vurgulanmalıdır.

Danıştay 10. Daire — E. 2016/14685, K. 2021/1611, T. 06.04.2021 | Muvazaa İncelemesi İdarenin Yetkisinde

Evlilik muvazaası incelemesinin yetkisi bağlamında, Danıştay 10. Daire, “Evliliğin muvazaalı olup olmadığının saptanmasının adli yargı yerlerine ait olduğunda tartışma bulunmamakla birlikte, bu durum maddi olaya 5683 sayılı Kanun’un yukarıda anılan 7. ve 19. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir” tespitiyle idarenin evliliğin muvazaalı olup olmadığını inceleme (tahkikat) yetkisinin bulunduğunu teyit etmiştir. Bu karar, evliliğin muvazaalı olup olmadığına nihai olarak adli yargının karar vereceğini, ancak bunun idarenin ön inceleme yetkisini ortadan kaldırmadığını gösterir – dolayısıyla aile ikamet izni başvurusunda evliliğin samimiyetini destekleyen somut delillerin (ortak ikametgah, fatura, fotoğraf, tanık beyanı) dosyaya baştan sunulması önem taşır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/4459, T. 7/2/2018 | Muvazaalı Evlilik Aile Hayatı Kapsamında Değildir

Muvazaalı evliliğin aile hayatı kapsamı dışında kalması bağlamında, Anayasa Mahkemesi, “Hakiki aile birliği kurmaya yönelik olmayan, göçmenlikle ilgili düzenlemelerden kaçmak amaçlı, ülkeye giriş, ikamet ve çalışma izni alınmasına yönelik yapılan ve dolayısıyla sadece kağıt üstünde kalan evlilik akitleri, Anayasa tarafından korunan ‘aile hayatı’ kapsamında değerlendirilemez” demiştir. Aynı kararda Mahkeme, idari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatının idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabileceği kuralını da hatırlatmıştır. Bu ikili içtihat, hem evliliğin muvazaa denetimine tabi olduğunu hem de GGM’ye sevk edilen bir yabancının idari gözetime karşı ayrı ve hızlı bir itiraz yolu (sulh ceza hâkimliği) bulunduğunu göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/6724, T. 8/1/2020 | Samimi Evlilikte Sınır Dışı İptal Edilir

Samimi evlilik dosyalarında sınır dışı işleminin denetimi bağlamında, Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemenin “İstanbul 1. İdare Mahkemesinin karar gerekçesinde başvurucunun yetkili makamlardan aldığı vize ile ülkemize giriş yaptığı, usulüne uygun bir şekilde Türk vatandaşıyla evlendiği ve aile hayatı içerisinde yaşadığı, evliliğin formalite olduğuna dair delil bulunmadığı, bu nedenle sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun bulunmadığı ifade edilmiştir” gerekçesini korumuştur. Bu karar, evliliğin gerçekliğine dair somut delil sunulduğunda, geçmişte usulüne uygun bir vizeyle girmiş ve sonrasında evlenmiş bir yabancı hakkındaki sınır dışı işleminin iptal edileceğini gösteren, evlilik yoluyla statü düzeltmede en güçlü emsallerden biridir.

Hayati Hastalıklar ve Tedavi Süreci: Hastanede Yatan Kaçak Yabancılar İçin Tedavi (Kısa Dönem) İkamet İzni Alınması

Evet, mümkündür. 6458 sayılı Kanun’un 31. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde kamu sağlığına tehdit oluşturmayan hastalıklarda tedavi görecek yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca Kanun’un 55. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca; “Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar” hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/2037, T. 6/1/2016 | Hayati Hastalıkta Sınır Dışı Yasağı

Hayati hastalık istisnasının kanuni çerçevesi bağlamında, Anayasa Mahkemesi, YUKK m.55/1-(c) kapsamındaki hayati tehlike arz eden hastalık istisnasının kanuni çerçevesini teyit ederek, sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan ve hayati tehlike arz eden hastalığı olan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını vurgulamıştır. Bu ilke, vize ihlali durumunda olsa dahi, sağlık raporlarıyla hayati risk ve tedavi süreklilik zorunluluğunu belgeleyen bir yabancının, sınır dışı edilmek yerine yurt içinden kısa dönem veya insani ikamet iznine yönlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Uygulamada tam teşekküllü sağlık kurulu raporunun eksiksiz ve güncel biçimde dosyaya sunulması, bu istisnanın işletilebilmesi için belirleyicidir.

En Kesin ve Yasal Yöntem: “Şartlı Giriş” ile Vize İhlalini Temizleme ve Yeniden Oturum Alma

İnsani ikamet izni, aile ikamet izni veya tedavi istisnasının şartlarını taşımayan yabancılar bakımından vize ihlalini temizlemenin en kesin ve öngörülebilir yasal yöntemi, sınır kapısından usulüne uygun çıkış yaparak ihlal cezasını ödemek ve “şartlı giriş” usulüyle Türkiye’ye yeniden yasal olarak giriş yapmaktır.

“Çıkış-Giriş Yapmak” Ne Demektir? Havalimanında veya Sınır Kapısında Vize İhlali Cezasının Doğru Hesaplanması

Çıkış-giriş işlemi; yabancının hudut kapısındaki Vize İhlal Bürosuna başvurarak Türkiye’de yasal kalış hakkı olmaksızın geçirdiği sürenin tespiti ve tahakkuk eden harç/ceza tutarını ödeyerek ülkeden ayrılması, ardından yasal şartlarla ülkeye geri dönmesi sürecidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 6458 sayılı Kanun gereğince, yabancının uyruğuna ve aşılan süreye göre (ikamet harcı tutarı, bu harcın bir kat fazlası ceza ve kart bedelleri toplanarak) para cezası hesaplanır. 6458 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, vize ihlali durumundaki yabancılara idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla, Türkiye’ye giriş yasağı kararı alınmayabilir.

Dikkat! Para Cezasının Sınırda Ödenmesi V-84 (Giriş Yasağı) Kodunu Engeller mi?

Kısmen – cezanın tam ve zamanında ödenmesi giriş yasağını önler, ancak ihlal süresi kritik eşiği aşan yabancılarda bu tek başına yeterli olmayabilir. Yabancı, vize ihlali cezasını sınır kapısında ödemeden çıkış yaparsa hakkında derhal süreli bir giriş yasağı (süreye göre 3 aydan 5 yıla kadar Ç-102, Ç-103, Ç-104, Ç-105 kodları) tesis edilir. Cezasını tam ve eksiksiz ödeyerek çıkan ve ihlal süresi Bakanlıkça belirlenen kritik eşikleri aşmayan yabancılara ise süreli giriş yasağı uygulanmaz; bu yabancılar 10 gün içinde ikamet iznine başvuracaklarını taahhüt etmeleri şartıyla ülkeye kabul edilir ve sistemlerine V-84 (şartlı giriş) kodu işlenir. Ancak cezanın ödenmesi, ihlal süresi çok uzun olan yabancılarda idarenin genelgeyle belirlediği süreli giriş yasaklarını her zaman kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.

Danıştay 10. Daire — E. 2016/1218, K. 2021/4592, T. 06.10.2021 | Ödenmemiş Harçla Yapılan Girişin Tespiti

Ödenmemiş harç ve giriş yasağı süresinin birlikte değerlendirilmesi bağlamında, Danıştay 10. Daire, “davacının hakkında bulunan yurda giriş yasağı süresi dolmadan ve vize ihlalinden kaynaklanan cezalı harcı ödemeden ülkeye giriş yaptığının tespit edildiği” hâllerde idarenin işlem tesis edebileceğini incelemiştir. Bu karar, giriş yasağı süresi dolmadan ve cezalı harç ödenmeden yapılan girişlerin idare tarafından ayrıca tespit edilip yeni bir işleme konu edilebileceğini; dolayısıyla hem giriş yasağı süresinin hem de ödenmemiş harç/cezanın birlikte kontrol edilmeden sınıra gidilmesinin riskli olduğunu göstermektedir.

Taahhütname ve “Şartlı Giriş” (V-144) Uygulaması: Sınır Polisinden 10 Günlük Giriş İzni Nasıl Alınır?

Hudut kapısında para cezasını ödeyen yabancı, pasaport kontrol noktasında sınır polisine Türkiye’ye girişinden itibaren 10 gün içinde yetkili İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ikamet izni başvurusunda bulunacağını bildiren bir taahhütname imzalar. Taahhütnamenin imzalanmasının ardından yabancıya 10 günlük yasal kalış hakkı tanıyan giriş kaşesi tatbik edilerek ülkeye kabulü sağlanır ve sistemine şartlı giriş kaydı (V-144) işlenir.

Şartlı Giriş Sonrası 10 Günlük Kritik Süre ve İkamet Başvurusu

Şartlı giriş usulü ile vize ihlalini temizleyerek ülkeye kabul edilen yabancıya tanınan 10 günlük süre kesin ve hak düşürücü niteliktedir. Yabancının Türkiye’ye adım attığı gün birinci gün sayılarak süreç derhal başlatılmalıdır; bu süre içinde e-İkamet sistemi üzerinden online başvurunun tamamlanması ve randevu kaydının oluşturulması gerekmektedir.

10 Günlük Süre İçinde İl Göç İdaresinden İkamet İzni Başvurusu (Randevusu) Alınmazsa Ne Olur?

Hayır, şartlı giriş kendiliğinden kalıcı bir statüye dönüşmez. Yabancı, ülkeye giriş yaptığı tarihten itibaren 10 takvim günü içinde Göç İdaresi Başkanlığı’nın e-İkamet sistemi üzerinden online başvurusunu tamamlayıp randevu kaydını oluşturmazsa, imzalamış olduğu şartlı giriş taahhüdünü ihlal etmiş sayılır. Taahhüdün ihlali hâlinde şartlı giriş hakkı hükümsüz kalır, yabancı yeniden vize ihlali durumuna düşer, YUKK m.54/1 uyarınca hakkında sınır dışı kararı alınır ve doğrudan süreli bir yurda giriş yasağı ile tahdit kodu tesis edilir.

Şartlı Girişle Gelen Yabancı İçin En Uygun Oturum Türü Hangisidir? (Turistik, Gayrimenkul, Öğrenci)

Şartlı giriş sonrası yapılacak ikamet başvurusu, yabancının somut durumuna ve taşınan yasal şartlara uygun olmalıdır: Türkiye’de konut niteliğinde ve Bakanlıkça belirlenen asgari değer şartını karşılayan bir taşınmazı bulunanlar için kısa dönem ikamet izni; bir yükseköğretim kurumunda kayıtlı olanlar için öğrenci ikamet izni (YUKK m.38); Türk vatandaşı veya yasal ikamet/çalışma iznine sahip yabancının eş ve çocukları için aile ikamet izni (YUKK m.34); somut seyahat planı, konaklama belgeleri ve yeterli mali imkânın kanıtlandığı turistik kısa dönem ikamet izni – ki bu sonuncusu idarenin en geniş takdir yetkisine sahip olduğu ve ret oranının en yüksek olduğu türdür.

Danıştay 10. Daire — E. 2016/3625, K. 2020/5405, T. 25.11.2020 | Taşınmaz Sahibi İçin Kısa Dönem İkamet

Taşınmaza dayalı kısa dönem ikamet izni imkânı bağlamında, Danıştay 10. Daire, “Türkiye’de, konut niteliğinde olan ve bu amaçla kullanılan taşınmazı bulunan yabancıların, kısa dönem ikamet izni için Kanun’da aranan diğer şartları taşımaları durumunda söz konusu taşınmazlarından bahisle kısa dönem ikamet izni alabilmelerinin hukuken mümkün olduğu anlaşılmaktadır” tespitini yapmıştır. 6458 sayılı Kanun’un 31. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kısa dönem ikamet izni verilmesine esas olacak taşınmazın niteliği ve değeri Bakanlıkça belirlenir. Bu karar, gayrimenkul sahibi yabancılar için şartlı giriş sonrası en öngörülebilir ve reddedilme riski en düşük ikamet yolunun taşınmaza dayalı başvuru olduğunu doğrulamaktadır.

Danıştay 10. Daire — E. 2016/938, K. 2021/4947, T. 20.10.2021 | Güncel Durum Esas Alınır, Geçmiş Değil

İkamet başvurusunda esas alınacak zaman dilimi bağlamında, Danıştay 10. Daire, “yabancılar tarafından, ikamet izninin verilmesine esas olan gerekçenin sona ermesi veya farklı bir gerekçenin ortaya çıkması hâlinde yeni kalış amaçlarına uygun olarak ikamet izin başvurusunda bulunulabileceği” ve “kısa dönem ikamet izin başvurusunda bulunanların Kanun’un aradığı gerekli şartları sağlamaları kaydıyla kısa dönem ikamet izni alabilecekleri, ancak ilgili yabancı hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması durumunun ikamet izni verilmesine engel olduğu” belirtmiştir. Bu karar, şartlı girişle gelen bir yabancının ikamet başvurusunda belirleyici olanın geçmişteki ihlal kaydı değil, başvuru tarihinde fiilen geçerli bir sınır dışı kararı veya giriş yasağı bulunup bulunmadığı olduğunu; şartlı girişin usulüne uygun tamamlanması hâlinde önceki ihlalin başvuruya engel teşkil etmeyeceğini göstermektedir.

Şartlı Giriş İhlali Nedeniyle Verilen Yeni Tahdit Kodlarına Karşı İdare Mahkemesinde İptal Davası Açılması

İdarenin kanuni dayanağı bulunmayan veya haksız tesis ettiği tahdit kodlarına ve giriş yasaklarına karşı, işlemin tebliğinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel 60 günlük süresi içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Danıştay 10. Daire — E. 2020/3217, K. 2020/5912, T. 08.12.2020 | Genelgeyle Giriş Yasağı Getirilemez

Genelgeye dayalı giriş yasağının hukuki dayanağı bağlamında, Danıştay 10. Daire, “Anayasanın 17. maddesine göre, seyahat özgürlüğü de dahil olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin, yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceği, dolayısıyla, Kanunda öngörülmeyen bir sınırlama neden ve yönteminin idari düzenleme ile getirilmesine de olanak bulunmadığı” ve “idari yargı yerlerine, kanunlara açıkça aykırı düzenlemeleri, bu düzenlemeler dava konusu edilmeyip, sadece uygulama işlemleri dava konusu edilmiş olsa bile; ihmal etmek suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesine olanak tanınması karşısında; davanın çözümünde, bir takım fiiller nedeniyle belirli sürelerde yurda giriş yasağı konulmasını öngören Genelgenin dikkate alınmaması gerektiği” hükme bağlamıştır. Aynı doğrultuda Danıştay 10. Daire’nin E. 2016/3056, K. 2021/1050, T. 10.03.2021 sayılı kararında da “Anayasa ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğünün ancak ilgili anayasa maddesinde gösterilen neden veya nedenlere bağlı olarak kanunla sınırlanabileceği, dolayısıyla, Kanunda öngörülmeyen bir sınırlama neden ve yönteminin idari düzenleme ile getirilmesine olanak bulunmadığı” ilkesi tekrarlanmıştır. Bu iki karar birlikte, yalnızca bir genelgeye dayanılarak (kanuni dayanağı bulunmadan) tesis edilen tahdit kodu ve giriş yasaklarının idare mahkemesince iptal edilmesi gerektiğini gösteren güçlü ve istikrarlı bir içtihat hattı oluşturmaktadır.

Danıştay 10. Daire — E. 2018/2011, K. 2023/4050, T. 22.06.2023 | Valiliklerin Giriş Yasağı Yetkisinin Sınırı

Valiliklerin giriş yasağı koyma yetkisinin sınırı bağlamında, Danıştay 10. Daire, valiliklerin giriş yasağı yetkisini değerlendirerek, “6458 sayılı Kanun uyarınca valiliklerin, kural olarak, Göç İdaresi Başkanlığının (Genel Müdürlüğünün) talimatı üzerine bütün yabancılar hakkında, ‘sınır dışı edilen’ yabancılarla sınırlı olmak üzere ise re’sen Türkiye’ye giriş yasağı koyma yetkisi bulunduğu açık olup; dava konusu Yönetmelik kuralında sayılan yabancılar hakkında yurda giriş yasağı konulması konusunda valiliklere tanınan yetkinin de bu kapsam ile (dayanağı 6458 sayılı Kanun’da yurda giriş yasağı koyma hususunda valilere tanınan yetkiler ile) sınırlı olarak anlaşılması gerekmektedir” tespitini yapmıştır. Bu karar, valiliklerin giriş yasağı koyma yetkisinin sınırsız olmadığını; sınır dışı edilmemiş bir yabancı hakkında valiliğin kendi başına ve Genel Müdürlük talimatı olmaksızın giriş yasağı tesis edemeyeceğini gösterir – iptal davasında yetki unsuru bu açıdan da incelenmelidir.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi — E. 2019/120, K. 2019/526, T. 03.04.2019 | Soyut Gerekçeyle Giriş Yasağı İptal Edilir

Soyut gerekçeyle tesis edilen giriş yasağının denetimi bağlamında, Ankara BİM 10. İdari Dava Dairesi, “salt tahmine ve öngörüye dayanılarak seyahat özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde işlem tesis edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının nesnel durumuna göre değerlendirme yapılması gerekirken somut bir gerekçeye dayanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle soyut gerekçeli bir giriş yasağını iptal etmiştir. Bu karar, idarenin “ileride tekrar ihlal edebilir” türünden salt varsayıma dayalı gerekçelerle giriş yasağı tesis edemeyeceğini; her giriş yasağı işleminin davacının somut ve güncel durumuna dayanan, denetlenebilir bir gerekçe taşıması gerektiğini teyit etmektedir.

Avukatsız Yapılan Ölümcül Hatalar: Neden Parayı Ödeseniz Bile Türkiye’ye Giremeyebilirsiniz?

Vize ihlalini temizlemek amacıyla hudut kapılarında yürütülen yabancılar hukuku işlemleri katı şekil şartlarına tabidir. Uygulamada yapılan usul hataları, yabancının para cezasını ödemiş olmasına rağmen sınırdan geri çevrilmesine (kabul edilemeyen yolcu – INAD) ve uzun süreli giriş yasaklarına maruz kalmasına yol açmaktadır.

Cezayı Sınır Kapısındaki “Vergi Dairesi Veznesine” Değil, Dışarıdan İnternet Üzerinden Ödemenin Yaratacağı Felaket

Hudut kapılarındaki vize ihlal cezalarının bizzat sınır kapısındaki yetkili Maliye/Gümrük Saymanlık veznesine nakden ödenip tahsilat makbuzunun sınır polisine ibraz edilmesi ve sisteme işlenmesi zorunludur. Dışarıdan vergi daireleri veya internet bankacılığı/İnteraktif Vergi Dairesi kanalıyla yapılan ödemeler, sınır polisinin POLNET ve Göç İdaresi sistemine anlık olarak yansımamaktadır. Sistemde ceza borcu “ödenmedi” göründüğü için hudut polisi yabancıya derhal giriş yasağı tatbik etmekte ve ülkeye girişi engellenmektedir. Bu nedenle ödemenin mutlaka hudut kapısındaki yetkili vezneye, bizzat ve sınır geçişi sırasında yapılması gerekir.

Sınır Polisinin “Şartlı Girişi” İnisiyatif Kullanarak Reddetmesi Halinde Havalimanında Avukat Müdahalesi

6458 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca pasaport süresi yetersiz olan (vize/ikamet bitiminden itibaren en az 60 gün daha geçerli olmayan) veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler kabul edilemeyen yolcu sayılarak geri çevrilir. Uygulamada sınır polisinin takdir yetkisini aşarak yasal şartları taşıyan bir yabancının şartlı girişini keyfî olarak reddettiği durumlarla da karşılaşılabilmektedir; bu hâllerde hudut kapısında hazır bulunan bir avukat aracılığıyla yasal itiraz tutanakları derhal tutulmalı ve gerektiğinde nöbetçi idare mahkemesine yürütmeyi durdurma talepli dava açılmalıdır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2021/7144, T. 13.05.2025 | Kötü Muamele Riskinin Titiz İncelenmesi

Sınır kapısında kötü muamele riskinin incelenmesi bağlamında, Anayasa Mahkemesi, menşe ülkesinde hayati tehlikesi bulunan yabancılar bakımından “bir yabancının sınır dışı edileceği ülkede Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muameleye uğrayacağı konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanılması için esaslı gerekçelerin gösterildiği hâllerde yabancının sınır dışı edilmesi kötü muamele yasağını ihlal edebilir” tespitini yapmış ve mahkemelerin “gerçek riskin varlığı konusunda titiz bir inceleme yapmalıdır” ilkesini vurgulamıştır. Bu karar, sınır kapısında ret veya geri gönderme riskiyle karşılaşan ve menşe ülkesinde somut bir tehlike bulunduğunu ileri süren yabancılar bakımından, idarenin ve mahkemenin bu riski gerçek anlamda ve titizlikle incelemekle yükümlü olduğunu; salt “şartlı giriş talebi usule uygun değildi” gibi biçimsel gerekçelerin bu inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını göstermektedir. 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, yabancı veya avukatı sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir ve dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Ülkeden Çıkış Sırasında Bilet Saatini Kaçırmak veya İşlemlerin Uzaması Nedeniyle Yaşanan Krizler Nasıl Çözülür?

Özellikle İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı gibi uluslararası yolcu trafiğinin yoğun olduğu merkezlerde tespit, dosya incelemesi, ceza tahakkuku, vergi veznesinde sıra beklenmesi ve POLNET sistem kayıtlarının güncellenmesi işlemleri 3 ila 5 saat arasında sürebilmektedir. Uçuş saatinden en az 4-5 saat önce havalimanında hazır bulunulmaması durumunda uçak kaçırılmakta; yabancı gümrüklü sahada kalarak çıkış işlemi yarım kalmaktadır. Çıkış kaydı düşülüp uçuş gerçekleştirilemediğinde sistem kilitlenmekte ve tahakkuk eden ceza usulsüz hâle gelebilmektedir. Bu tür krizlerin önlenmesi için sürecin sınır kapısında hukuki refakat ve doğru zamanlama yönetimi ile yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi — B. No: 2019/35114, T. 14/12/2022 | Sisteme Kayıt ve İdari İşlemler
Statüsüz yabancılar hakkındaki idari işlemler ile taşıyıcıların konaklama/sağlık giderlerini karşılama yükümlülüğü teyit edilmiştir.
İstanbul BİM 10. İDD — E. 2019/811, K. 2019/992, T. 10.04.2019 | Ç-117 Tahdit Kodu
Kaçak çalışma sebebiyle Ç-117 kodlu giriş yasağının sınır dışı işleminin devamı niteliğinde bir tedbir olduğu belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2020/22672, T. 12.03.2025 | Sınır Dışı Yetkisinin Kapsamı
Sınır dışı yetkisinin devletin egemenlik hakkı kapsamında olduğu; idare mahkemesi kararlarının denetime imkân verecek şekilde gerekçelendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2014/15769, T. 30/11/2017 | Sınır Dışı Kararı Olmadan Gözetim Olmaz
Hakkında sınır dışı kararı bulunmayan yabancının idari gözetim altına alınamayacağı ve hukuka aykırı tutulmada tam yargı davası açılabileceği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2013/8735, T. 17/2/2016 | GGM Koşulları
GGM’de aşırı kalabalığın insan onurunu ihlal edebileceği ve tutulma koşullarının ayrı bir denetim konusu olduğu ifade edilmiştir.
İstanbul BİM 9. İDD — E. 2019/1380, K. 2020/38, T. 08.01.2020 | İnsani İkamette Ön Şart Yok
İnsani ikamet izninde “vize ihlali yapmama” gibi bir ön şartın bulunmadığı; çocuğun üstün yararının belirleyici olduğu tespit edilmiştir.
Danıştay 10. Daire — E. 2022/5776, K. 2024/4048, T. 15.10.2024 | Aile İkametinde Belirleyici Kriter
Aile ikamet izninde belirleyici kriterin kamu düzeni/güvenliği sakıncası olduğu, geçmiş ihlalin tek başına ret sebebi olamayacağı vurgulanmıştır.
Danıştay 10. Daire — E. 2016/2217, K. 2021/1364, T. 24.03.2021 | Kanunsuz Şartla Ret Olmaz
Kanunda öngörülmeyen para cezası ödeme şartıyla aile ikamet izni başvurusunun reddedilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Danıştay 10. Daire — E. 2016/14685, K. 2021/1611, T. 06.04.2021 | Muvazaa İncelemesi
Evlilik muvazaasının saptanması adli yargıya ait olsa da, idarenin ön inceleme (tahkikat) yetkisinin bulunduğu teyit edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/4459, T. 7/2/2018 | Muvazaalı Evlilik
Muvazaalı evliliğin Anayasal aile hayatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; idari gözetime karşı sulh ceza hâkimine başvuru hakkı hatırlatılmıştır.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/6724, T. 8/1/2020 | Samimi Evlilik
Samimi bir evlilik dosyasında sınır dışı işleminin hukuka aykırı bulunduğu gerekçesi korunmuştur.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2015/2037, T. 6/1/2016 | Hayati Hastalık İstisnası
Sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan ve hayati tehlike arz eden hastalığı olan yabancılar hakkında sınır dışı kararı alınamayacağı teyit edilmiştir.
Danıştay 10. Daire — E. 2016/1218, K. 2021/4592, T. 06.10.2021 | Ödenmemiş Harçla Giriş
Giriş yasağı süresi dolmadan ve cezalı harç ödenmeden yapılan girişlerin idarece ayrıca tespit edilip işleme konu edilebileceği belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire — E. 2016/3625, K. 2020/5405, T. 25.11.2020 | Taşınmaza Dayalı İkamet
Konut niteliğinde taşınmazı bulunan yabancıların kısa dönem ikamet izni alabilmesinin hukuken mümkün olduğu tespit edilmiştir.
Danıştay 10. Daire — E. 2016/938, K. 2021/4947, T. 20.10.2021 | Güncel Durum Esas Alınır
İkamet başvurusunda geçmiş değil, başvuru tarihinde fiilen geçerli sınır dışı kararı veya giriş yasağı bulunup bulunmadığının esas alınacağı belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire — E. 2020/3217, K. 2020/5912, T. 08.12.2020 (ve E. 2016/3056, K. 2021/1050, T. 10.03.2021) | Genelgeyle Sınırlama Getirilemez
Kanunda öngörülmeyen bir sınırlamanın yalnızca bir genelgeyle getirilemeyeceği; buna dayalı giriş yasaklarının iptal edilmesi gerektiği istikrarlı biçimde vurgulanmıştır.
Danıştay 10. Daire — E. 2018/2011, K. 2023/4050, T. 22.06.2023 | Valilik Yetkisinin Sınırı
Valiliklerin giriş yasağı koyma yetkisinin, Genel Müdürlük talimatı veya sınır dışı edilme şartıyla sınırlı olduğu tespit edilmiştir.
Ankara BİM 10. İDD — E. 2019/120, K. 2019/526, T. 03.04.2019 | Soyut Gerekçeyle İptal
Salt tahmine dayalı, somut gerekçesi olmayan bir giriş yasağı işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi — B. No: 2021/7144, T. 13.05.2025 | Kötü Muamele Riski
Menşe ülkesinde gerçek bir kötü muamele riski bulunduğu ileri sürüldüğünde, bu riskin titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Vize ihlali (overstay) suç mudur, yoksa yalnızca idari bir ihlal mi?
Vize/ikamet süresinin aşılması tek başına adli bir suç değil, idari bir ihlaldir ve idari para cezası, sınır dışı etme ve giriş yasağı gibi idari yaptırımlara tabidir. Ancak sahte belge kullanımı, göçmen kaçakçılığına konu olma veya kaçak çalıştırma gibi ayrı fiiller söz konusu olduğunda Türk Ceza Kanunu kapsamında adli süreçler de gündeme gelebilir.
Vize ihlalinde genel bir af var mıdır, ceza kendiliğinden silinir mi?
Hayır, mevzuatta vize ihlalini kendiliğinden ortadan kaldıran genel bir af mekanizması bulunmamaktadır. Yasal statüye dönüş; insani ikamet izni, aile ikamet izni, tedavi istisnası veya şartlı giriş gibi kanunda sınırlı sayıda düzenlenen yollardan biri işletilerek sağlanır.
Vize ihlali olan biri Türk vatandaşıyla evlenirse hemen ikamet izni alır mı?
Otomatik değildir. Evliliğin gerçek (samimi) olduğunun ve muvazaalı olmadığının idarece incelenmesi gerekir; kamu düzeni veya güvenliği açısından ayrıca bir sakınca bulunmaması da aranır. Bu şartlar sağlandığında geçmişteki ihlal tek başına ret gerekçesi olamaz.
Şartlı girişte imzalanan taahhütname bağlayıcı mıdır, süresi uzatılabilir mi?
Taahhütname bağlayıcıdır ve tanınan 10 günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Mevzuatta bu sürenin idari takdirle uzatılmasına imkân veren genel bir düzenleme bulunmadığından, başvurunun süresi içinde eksiksiz tamamlanması esastır.
GGM’ye götürülen bir yabancı avukatla görüşebilir mi?
Evet. Anayasa Mahkemesi içtihadına göre idari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir; bu başvuru hakkının fiilen kullanılabilmesi için avukatla görüşme imkânının sağlanması gerekir.
Vize ihlali cezası ödenmezse ne kadar giriş yasağı gelir?
Cezanın ödenmeden çıkış yapılması hâlinde, ihlalin süresine göre değişen 3 aydan 5 yıla kadar süreli bir Türkiye’ye giriş yasağı (Ç kodları) tesis edilebilmektedir. Kesin süre, ihlal süresinin uzunluğuna ve idarenin somut değerlendirmesine göre belirlenir.
Sınır dışı kararına itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?
6458 sayılı Kanun m.53/3 uyarınca sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren 7 gündür; bu süre kaçırılırsa idare mahkemesinde işlemin esasına girilmeden süre yönünden ret kararı verilme riski doğar. Bu nedenle tebligatın alındığı andan itibaren vakit kaybetmeden hukuki destek alınması kritik önem taşır.

Vize İhlali veya Sınır Dışı Riskiyle mi Karşı Karşıyasınız?

Vize ihlali, kaçak durumdan kurtulma, insani ikamet izni, aile ikamet izni veya şartlı giriş süreciyle karşı karşıyaysanız, her dosyanın kendine özgü olay örgüsü ve süreleri vardır. Turgut Ekrem Hukuk Bürosu olarak yabancılar ve göç hukuku alanındaki tecrübemizle, vize ihlali dosyalarında sınır kapısında acil müdahaleden idare mahkemesinde açılacak iptal davasına kadar sürecin tamamında yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Vize ihlali, sınır dışı etme ve ikamet izni süreçleriyle ilgili her somut durum kendine özgü koşullar içerdiğinden, doğru hukuki strateji için bir avukata danışmanız önerilir. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al