- TCK m. 226 — Kanun Metni
- Müstehcenlik Suçu Nedir? TCK m. 226 Kapsamı ve Tanımı
- Müstehcenlik Suçunun Cezası: Tüm Fıkralar
- Sosyal Medyada (Twitter, Telegram, OnlyFans) Paylaşım Yapmak
- Belirsiz Kişi Sayısı ve Belirli Grup: Suçun Niteliğini Belirleyen Kriter
- Yetişkinlere Ait Müstehcen Görüntü Bulundurmak: Suç mu Değil mi?
- Sevgiliye veya Başkasına Özelden Fotoğraf Göndermek
- Çocukların Kullanıldığı Müstehcen Görüntüler: En Ağır Yaptırım
- Depolama Kastı: Otomatik İndirme Suç Oluşturur mu?
- Hayvanlarla, Ölülerle veya Şiddet İçeren Görüntüler (TCK m. 226/4)
- Müstehcen İçerikleri Çocuklara Göstermek veya Satmak (TCK m. 226/1)
- Sanatsal ve Bilimsel Eser İstisnası (TCK m. 226/7)
- Dijital Materyallere El Koyma: CMK m. 134 Süreci
- HAGB ve Erteleme: Müstehcenlik Suçunda Uygulanabilir mi?
- Emsal Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
Fıkra 1 (m. 226/1): Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten; bunları içeren ürünleri çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen sergileyen, satan, kiralayan kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
Fıkra 2 (m. 226/2): Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri basın ve yayın yolu ile yayımlayan, yayımlatanlara kolaylık sağlayan ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını mümkün kılanlar hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmolunur.
Fıkra 3 (m. 226/3): Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satan, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
Fıkra 4 (m. 226/4): Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, satan, nakleden, depolayan veya başkalarının kullanımına sunan kişi 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Fıkra 5 (m. 226/5): Üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayımlayan ya da yayımlanmasına aracılık eden veya çocukların görmesini, dinlemesini, okumasını sağlayan kişi 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır.
Fıkra 6 (m. 226/6): Bu suçlardan birinin işlenmesi amacıyla oluşturulmuş örgütün yöneticisi ve üyeleri hakkında örgüt suçuna ilişkin hükümler ayrıca uygulanır.
Fıkra 7 (m. 226/7): Bu madde hükümlerinin uygulanmasında bilimsel eserlerle sanat eserleri göz önünde bulundurulur. Çocukların kullanıldığı ürünler (3. fıkra) bu istisnadan yararlanamaz.
Müstehcenlik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında toplumsal ar ve haya duygularını, genel ahlakı ve özellikle çocukların bedensel ile ruhsal gelişimini korumayı amaçlayan çok katmanlı bir suç tipidir. Sosyal medyada paylaşım, çocukların kullanıldığı içerikler, dijital materyallere el koyma ve sanatsal eser istisnası gibi güncel boyutlarıyla müstehcenlik suçu bu makalede Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Müstehcenlik Suçu Nedir? TCK m. 226 Kapsamı ve Tanımı
Müstehcenlik suçu, TCK m. 226 kapsamında; müstehcen ürünlerin çocuklara ulaştırılmasını, alenen sergilenmesini, çocukların bu ürünlerin üretiminde kullanılmasını ve bu ürünlerin basın-yayın yoluyla dağıtılmasını yaptırıma bağlayan çok boyutlu bir suç tipidir. Kanun koyucu bu düzenlemede üç temel değeri koruma altına almıştır: genel ahlak, çocukların gelişimi ve toplumun ar ile haya duyguları.
Müstehcenlik kavramı, kanunda açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte Yargıtay içtihadıyla somut bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Yargıtay’ın benimsediği tanıma göre müstehcenlik; “cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki ürünler”i ifade etmektedir.
Müstehcenlik; “Cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki ürünler” olarak tanımlanmıştır. Müstehcenlik suçunun Yargıtay içtihadındaki temel tanımını ortaya koyan emsal karardır.
TCK m. 226/3’te iki ayrı suç tanımı bulunduğu belirtilmiştir: “müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması” ve bu ürünlerin “ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arzı, satışı, nakli, depolanması, ihracı, bulundurulması ya da başkalarının kullanımına sunulması.” Ayrıca beşinci fıkra kapsamında basın ve yayın yoluyla yayımlanmasının ayrı bir suç teşkil ettiği de vurgulanmıştır.
- Müstehcen Ürün: Cinsel arzuları tahrik eden, toplumsal ar ve haya duygularını incitici nitelikteki yazı, görüntü, ses veya benzeri içerik.
- Basın ve Yayın Yolu (TCK m. 6/1-g): Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayın; sosyal medya platformları bu kapsama girmektedir.
- Depolama Kastı: Müstehcen içeriği bilinçli ve iradeli olarak saklama amacı; otomatik indirmelerde kast olmayabileceği kabul edilmektedir.
- Temsili Çocuk Görüntüsü: Gerçek bir çocuk kullanılmasa dahi çocuk gibi görünen kişi veya canlandırmayı içeren görüntüler, TCK m. 226/3 kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Müstehcenlik Suçunun Cezası: Tüm Fıkralar
Müstehcenlik suçu birden fazla fıkrayla düzenlenmiş olup her fıkra farklı eylemi ve farklı yaptırımı kapsamaktadır.
| Hal ve Fıkra | Ceza (TCK m. 226) |
|---|---|
| Çocuğa müstehcen ürün gösterme / satma / alenen sergileme (m. 226/1) | 6 aydan 2 yıla kadar hapis + adli para cezası |
| Basın-yayın yoluyla müstehcen ürün yayımlama (m. 226/2) | 6 aydan 3 yıla kadar hapis + adli para cezası |
| Üretimde çocuk kullanma (m. 226/3 — 1. cümle) | 5 yıldan 10 yıla kadar hapis |
| Çocuk müstehcenliği bulundurma / dağıtma (m. 226/3 — 2. cümle) | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis + adli para cezası |
| Şiddet / hayvan / ölü içerikli görüntü üretme-bulundurma (m. 226/4) | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 226/3 ve 226/4 içeriklerini basın-yayın yoluyla yayımlama (m. 226/5) | 6 yıldan 10 yıla kadar hapis + adli para cezası |
Sosyal Medyada (Twitter, Telegram, OnlyFans) Paylaşım Yapmak
Müstehcenlik suçunun dijital çağdaki en tartışmalı boyutlarından biri, sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlardır. Yargıtay içtihadına göre Twitter, Telegram, OnlyFans ve benzeri sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlar, TCK m. 6/1-g kapsamında “basın ve yayın yolu” olarak değerlendirilmektedir.
Bu nitelendirme son derece önemli pratik sonuçlar doğurmaktadır: paylaşılan içeriğin müstehcenlik suçu kapsamında olması halinde ceza, TCK m. 226/2 veya 226/5 kapsamında artırımlı olarak uygulanmaktadır. Çocuk içerikli materyal sosyal medyada paylaşıldığında TCK m. 226/5 uyarınca öngörülen ceza 6 yıldan 10 yıla kadar hapise ulaşmaktadır.
“Basın ve yayın yolu ile” kavramının “her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar” olduğu vurgulanmıştır. Sosyal medya paylaşımlarının bu kapsamda değerlendirileceğini açıkça ortaya koyan temel içtihattır.
Sosyal medyada çocuk müstehcenliği paylaşan sanığa “7 yıl 6 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası” verildiği görülmektedir. 2026 tarihli bu güncel karar, sosyal medyadan çocuk içerikli müstehcenlik paylaşımında Yargıtay’ın hâlâ ağır ceza verdiğini somut biçimde ortaya koymaktadır.
Twitter, Telegram, OnlyFans, Instagram ve benzeri her platform “basın ve yayın yolu” kapsamındadır. Bu platformlar üzerinden müstehcenlik suçu kapsamındaki içerik paylaşmak, TCK m. 226/2 veya 226/5 uyarınca ceza artırımına neden olmaktadır. Çocuk içerikli paylaşımda ceza 6 yıldan az olamaz.
Belirsiz Kişi Sayısı ve Belirli Grup: Suçun Niteliğini Belirleyen Kriter
Müstehcenlik suçunda içeriğin ulaştığı kişi sayısı, uygulanacak suç tipini ve dolayısıyla ceza miktarını doğrudan belirleyen kritik bir unsurdur. Yargıtay ve istinaf mahkemesi kararlarıyla netleşen bu ayrım şu şekilde işlemektedir:
Belirsiz sayıda kişiye ulaşması halinde TCK m. 226/5 kapsamında müstehcen ürünü yayımlama suçu oluşmaktadır. Belirli sayıda kişiyle sınırlı paylaşım (örneğin kapalı bir WhatsApp grubu veya belirli bir abone kitlesi) söz konusu olduğunda ise TCK m. 226/3’ün ikinci cümlesi kapsamında müstehcen ürünü başkalarının kullanımına sunma suçu oluşmaktadır.
“Belirsiz sayıda kişinin izlemesi halinde uygulanan TCK’nın 226/5. maddesindeki müstehcen ürünü yayımlama suçunun oluşmayıp, belirli sayıda kişinin görmesi durumunda tatbik edilen aynı Kanunun 226/3-c.2.maddesindeki müstehcen ürünü başkalarının kullanımına sunma suçunun oluşacağı” hükme bağlanmıştır. Paylaşımın aleniyet boyutunu belirleyen kişi sayısı kriterini somutlaştıran emsal karardır.
Yetişkinlere Ait Müstehcen Görüntü Bulundurmak: Suç mu Değil mi?
Müstehcenlik suçu bağlamında en sık sorulan sorulardan biri şudur: kişisel bilgisayarda veya telefonda yetişkinlere ait müstehcen içerik bulundurmak suç mudur? Türk hukukundaki yanıt, içeriğin niteliğine göre farklılaşmaktadır.
Suç Oluşturmayan Hal
TCK m. 226/4 kapsamında olmayan —yani şiddet, hayvan, ölü içermeyen— ve çocukların kullanılmadığı yetişkinlere ait müstehcen içerikleri kişisel kullanım amacıyla bulundurmak veya indirmek kural olarak müstehcenlik suçunu oluşturmamaktadır. Bu içeriklerin satılması, kiralanması veya alenen sergilenmesi ise TCK m. 226/1 uyarınca suç teşkil etmektedir.
Suç Oluşturan Hal
Buna karşılık TCK m. 226/4 kapsamındaki içerikler —şiddet, hayvan veya ölü bedeni içeren görüntüler— için bulundurma eylemi dahi suç oluşturmaktadır. Çocukların kullanıldığı içerikler için ise bulundurma TCK m. 226/3’ün ikinci cümlesi kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir.
- Yetişkin, doğal yollu içerik — kişisel kullanım: Kural olarak suç değil.
- Yetişkin içerik — satış, kiralama, alenen sergileme: TCK m. 226/1 kapsamında suç.
- Çocuk içerikli görüntü — bulundurma: TCK m. 226/3 kapsamında 2-5 yıl hapis.
- Şiddet / hayvan / ölü içerikli görüntü — bulundurma: TCK m. 226/4 kapsamında 1-4 yıl hapis.
Sevgiliye veya Başkasına Özelden Fotoğraf Göndermek
Müstehcenlik suçu bakımından bireysel iletişim amacıyla —WhatsApp, DM, özel mesaj vb.— belirli bir kişiye gönderilen müstehcen içerikler, “yayınlama” veya “alenen sergileme” unsurlarını taşımadığı sürece TCK m. 226/5 kapsamındaki müstehcenlik suçunu oluşturmamaktadır.
Ancak bu genel kuralın iki kritik istisnası bulunmaktadır. Birincisi, gönderilen kişi çocuksa TCK m. 226/1-a (çocuğa müstehcen ürün gösterme) suçu oluşur. İkincisi, görüntülerin rıza dışı paylaşılması TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) suçunu oluşturur ve duruma göre müstehcenlik suçuyla birlikte gündeme gelebilir.
“Ürünün yalnızca belirli bazı kişilere ulaştırılması veya internetin bireysel bir iletişimi gerçekleştirmek amacıyla kullanılması hallerinde TCK’nın 226/5. maddesindeki suçun unsuru gerçekleşmeyecektir.” Bu karar, birebir özel mesajlaşmanın yayımlama kapsamında değerlendirilemeyeceğini netleştiren temel içtihattır.
Müstehcenlik suçu kapsamında olmasa da; rızayla alınan fotoğrafların daha sonra rıza dışında üçüncü kişilerle paylaşılması TCK m. 134 kapsamında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunu oluşturur. İçeriğin niteliğine göre müstehcenlik suçuyla içtima da söz konusu olabilir.
Çocukların Kullanıldığı Müstehcen Görüntüler: En Ağır Yaptırım
Müstehcenlik suçunun en ağır yaptırıma bağlanan kısmı, çocukların üretimde kullanıldığı içeriklerdir. TCK m. 226/3 bu konuda sıfır tolerans ilkesini benimsemiş; profesyonel bir hazırlık veya ticari amaç aranmaksızın çocuğu müstehcen içeriğin üretiminde kullanmak 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır.
Bu içerikleri bulundurmak veya dağıtmak ise —üretimde doğrudan yer alınmasa bile— 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezasını gerektirmektedir.
15 yaşından küçük mağdure ile girilen cinsel ilişkiyi kayıt eden, mağdurenin çıplak fotoğraflarını çeken ve bu kayıtları cep telefonunun hafıza kartında saklayan sanığın eylemi incelenmiştir. CGK, “sanığın eyleminin en ağır cezayı gerektiren TCK’nın 226. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesindeki müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir” hükmüne varmıştır. Profesyonel hazırlık gerekmeksizin cep telefonuyla kayıt almanın bu suçu oluşturduğunu ortaya koyan temel CGK kararıdır.
Müstehcenlik suçunun çocuk boyutunda ceza gerektirebilmesi için profesyonel ekipman, ticari amaç veya örgütlü yapı şart değildir. Cep telefonuyla alınan görüntü veya fotoğraf, hafıza kartında saklansa bile TCK m. 226/3 kapsamında en ağır suçu oluşturabilmektedir.
Depolama Kastı: Otomatik İndirme Suç Oluşturur mu?
Müstehcenlik suçu bağlamında çağdaş hukuk uygulamasının en teknik tartışma noktalarından birini, otomatik indirme ve geçici dosya meselesi oluşturmaktadır. İnternet tarayıcıları ve işletim sistemleri, ziyaret edilen sitelerdeki içerikleri kullanıcının iradesi dışında geçici klasörlere kaydedebilmektedir.
Yargıtay, bu konuda son derece önemli bir ilke benimsemiştir: irade dışı ve otomatik olarak gerçekleşen kayıt işlemlerinde depolama kastının varlığından söz edilemez; dolayısıyla müstehcenlik suçunun manevi unsuru oluşmaz ve sanık hakkında beraat kararı verilmelidir.
“Bilgisayarların işletim sistemleri ile internet tarayıcılarının özellikleri gereği müstehcen verilerin bir internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik olarak ilgili sistem dosyasına geçici bir şekilde kaydedilmiş olması halinde iradi olmayan bu işlem nedeniyle kural olarak suçun manevi unsuru olan depolama veya bulundurma kastının varlığı söz konusu değildir.” Otomatik indirme olgusunu depolama kastından ayrıştıran ve dijital müstehcenlik savunmalarında temel dayanak oluşturan emsal karardır.
Hayvanlarla, Ölülerle veya Şiddet İçeren Görüntüler (TCK m. 226/4)
Müstehcenlik suçunun dördüncü fıkrası, içerik kategorisi bakımından özgün bir düzenleme öngörmektedir. TCK m. 226/4 kapsamında; şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin içerikleri üreten, bulunduran veya paylaşan kişi yaptırıma tabi tutulmaktadır.
Bu fıkranın yetişkin içeriklere ilişkin temel hükümden (m. 226/1) ayrılan en önemli özelliği şudur: yalnızca satış veya sergileme değil, bulundurma eylemi dahi suç kapsamındadır. Bu durum, m. 226/4 içeriklerini kişisel arşivinde barındıran kişileri de cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakmaktadır.
TCK m. 226/4 kapsamında “bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası” öngörüldüğü belirtilmiştir. Aynı kararda HAGB şartları da ele alınmış; hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerektiği vurgulanmıştır.
Müstehcen İçerikleri Çocuklara Göstermek veya Satmak (TCK m. 226/1)
Müstehcenlik suçunun birinci fıkrası, çocukları müstehcen içeriklerle doğrudan temas ettirmeyi kapsamaktadır. TCK m. 226/1-a uyarınca bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bu fıkra yalnızca içeriğin gösterilmesiyle değil, aynı zamanda müstehcen ürünlerin çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde sergilenmesi ile çocuklara satılmasıyla da oluşmaktadır.
Sanığın “çocuğa müstehcen görüntü göstermek” suçundan 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı görülmektedir. Eylemin somut olaya uygulanış biçimini ortaya koyan emsal karardır.
Sanatsal ve Bilimsel Eser İstisnası (TCK m. 226/7)
Müstehcenlik suçunda içerik sahibinin başvurabileceği en önemli savunma argümanlarından biri, TCK m. 226/7 kapsamındaki sanatsal ve bilimsel eser istisnasıdır. Bu hüküm uyarınca müstehcenlik suçunun uygulanmasında bilimsel eserlerle sanat eserleri göz önünde bulundurulur.
İstisnanın Sınırları
Sanatsal eser istisnasının en kritik sınırı, çocukların kullanıldığı içeriklerin (TCK m. 226/3) bu istisnadan kesinlikle yararlanamamasıdır. Bir içerik sanatsal değer taşısa dahi, üretiminde çocuk kullanılmışsa müstehcenlik suçu oluşmaya devam etmektedir. Bu istisnanın uygulanabilmesi için yargılama sürecinde bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur.
TCK m. 226/7 kapsamındaki sanatsal ve bilimsel eser istisnası, çocukların üretimde kullanıldığı içerikler bakımından uygulanmaz. Bu kural, içtihat değil kanun hükmüdür; herhangi bir sanatsal gerekçe çocuk müstehcenliği suçunu ortadan kaldırmaz.
Dijital Materyallere El Koyma: CMK m. 134 Süreci
Müstehcenlik suçu soruşturmalarında en kritik delil dijital verilerdir. Şüphelinin telefonu, bilgisayarı veya depolama aygıtları, CMK m. 134 kapsamında hakim kararıyla aranabilir ve el konulabilir.
El Koyma Süreci
Dijital materyale el konulması aşamasında cihazın tam bir kopyası (imajı) çıkarılır; bir kopyası şüpheliye verilir, diğeri delil olarak muhafaza edilir. Soruşturma kapsamında uzman bilirkişilerce inceleme yapılması ve sosyal paylaşım siteleri üzerinden paylaşım yapılıp yapılmadığının tespiti zorunludur.
Savunmada El Koyma Usulünün Önemi
Müstehcenlik suçu savunmalarında imaj alma işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, zincir muhafaza kurallarına uyulup uyulmadığı ve bulunan materyallerin gerçekten sanığın iradesiyle depolandığının kanıtlanıp kanıtlanamayacağı kritik savunma odak noktalarıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için el konulan materyaller üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yapılması ve sosyal paylaşım siteleri üzerinden paylaşım yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği vurgulanmıştır. Dijital delil sürecinde bilirkişi zorunluluğunu ortaya koyan emsal karardır.
HAGB ve Erteleme: Müstehcenlik Suçunda Uygulanabilir mi?
Müstehcenlik suçunda HAGB ve erteleme imkânı, suçun hangi fıkrası kapsamında oluştuğuna göre farklılaşmaktadır.
TCK m. 226/1 Kapsamında — Mümkün
Çocuğa müstehcen içerik gösterme suçunda (TCK m. 226/1) ceza üst sınırı 2 yıl olduğundan, alt sınıra yakın veya daha düşük ceza verilmesi halinde sabıkasız sanık için HAGB kararı verilebilmektedir.
TCK m. 226/3 ve 226/5 Kapsamında — Büyük Ölçüde İmkânsız
Çocuk müstehcenliği üretme (5-10 yıl) ve yayımlama (6-10 yıl) suçlarında ceza alt sınırları HAGB için gereken 2 yıl eşiğinin çok üzerindedir. Bu fıkralarda HAGB uygulanması hukuken büyük ölçüde mümkün değildir.
HAGB şartları açıklanmış; “hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması” gerektiği belirtilmiştir. TCK m. 226/3 ve 226/5 kapsamındaki suçlarda ceza alt sınırlarının bu eşiğin çok üzerinde olması nedeniyle bu fıkralarda HAGB uygulanmasının hukuken zor olduğu vurgulanmıştır.
Emsal Yargıtay Kararları
Sıkça Sorulan Sorular
Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
Müstehcenlik suçu, dijital delil süreçleri veya sosyal medya kaynaklı ceza davaları konularında doğru stratejiyle hareket etmek için profesyonel avukatlık desteği alın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Bir yanıt yazın