DMK m. 125/E-g — Devlet Memurluğundan Çıkarma: “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Uyuşturucu kullanımının bu madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği Danıştay içtihadında tartışmalıdır.
DMK m. 131/2 — Disiplin Hukukunun Bağımsızlığı: Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. Beraat, HAGB veya KDAE kararları tek başına ihracı engellemez.
DMK m. 131/3 — Kuruma Bildirim Zorunluluğu: Cumhuriyet savcıları, memurlar hakkında düzenlenen takipsizlik, iddianame veya mahkeme kararlarını personelin bağlı olduğu kuruma bildirmekle yükümlüdür.
DMK m. 137 — Görevden Uzaklaştırma: Görevi başında kalmasında sakınca görülen memur soruşturma süresince görevden uzaklaştırılabilir; bu süreçte aylığının 2/3’ü ödenir (DMK m. 141).
DMK m. 127 — Zamanaşımı: İhraç gerektiren fiillerde idarenin fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlaması, fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza vermesi zorunludur.
Özel Kanunlar: 7068 s.K. m. 8/6-m (Emniyet — doğrudan meslekten çıkarma) | 6413 s.K. m. 20 (TSK — Silahlı Kuvvetlerden ayırma) | Yurt dışı kaynaklı uyuşturucu suçları için bk. TCK 188/2 — uyuşturucu ihracında cezanın mahsubu
Memur uyuşturucu kullanması durumunda hem adli hem de idari olmak üzere iki ayrı süreç eş zamanlı yürütülmektedir. Memur uyuşturucu kullanması hâlinde ceza mahkemesindeki beraat, HAGB veya KDAE kararı disiplin soruşturmasını durdurmamakta; kurum DMK m. 125/E-g kapsamında bağımsız olarak ihraç kararı verebilmektedir. Bununla birlikte Danıştay içtihadı, salt kullanım eyleminin her durumda “yüz kızartıcı” sayılıp sayılmayacağını tartışmalı bırakmakta; usul hataları ve ölçülülük ilkesi ihraç kararlarının iptalinde belirleyici olmaktadır.
Memur Uyuşturucu Kullanırsa Ne Olur?
Memur uyuşturucu kullanması hâlinde iki paralel süreç başlamaktadır. Adli süreçte Cumhuriyet savcılığı TCK 191 kapsamında soruşturma yürütmekte; ilk kez yakalanan memur hakkında KDAE (5 yıl erteleme) kararı verilmesi mümkündür. Uyuşturucu madde ticaretine karışıldığı şüphesi varsa TCK 188/3 uyarınca uyuşturucu ticareti suçu kapsamında ayrıca soruşturma yürütülmektedir. İdari süreçte ise kurum, DMK m. 125/E-g uyarınca disiplin soruşturması açmakta ve devlet memurluğundan çıkarma cezasına kadar gidebilmektedir.
Memur uyuşturucu kullanması vakasında kritik husus şudur: bu iki süreç birbirinden bağımsızdır. Adli süreçte alınan olumlu sonuç, idari süreci kendiliğinden durdurmaz. Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle KDAE veya HAGB almış olsa bile kurum disiplin soruşturmasını yürütebilir ve ihraç kararı verebilir.
| Süreç | Yetkili Makam | Olası Sonuç | Diğer Sürece Etkisi |
|---|---|---|---|
| Adli (Ceza) | Cumhuriyet Savcılığı / Mahkeme | KDAE, HAGB, mahkûmiyet veya beraat | Disiplin sürecini durdurmaz |
| İdari (Disiplin) | Kurum Disiplin Kurulu / Yüksek Disiplin Kurulu | Uyarıdan ihraça kadar disiplin cezası | Adli süreçten bağımsız işler |
Savcılık Soruşturması Kuruma Otomatik Bildirilir mi?
Evet. Memur uyuşturucu kullanması durumunda adli süreçten kurumun haberdar olması yasal bir zorunluluktur. DMK m. 131/3 uyarınca Cumhuriyet savcıları; memurlar hakkında düzenlenen takipsizlik, iddianame, talepname veya mahkemelerce verilen kesinleşmiş karar suretlerini personelin bağlı olduğu bakanlık veya kuruma göndermek zorundadır. Memur uyuşturucu kullanması vakasında bu bildirim, kurumun disiplin soruşturması başlatmasının hukuki tetikleyicisi olmaktadır.
Memur uyuşturucu kullanması hâlinde savcılığın kuruma bildirim yapmamasını ummak hukuki bir yanılgıdır. Bu bildirim yasal zorunluluktur; KDAE kararı verilmiş olsa bile bu karar sureti kuruma iletilir ve disiplin soruşturması başlatılabilir.
Soruşturma Aşamasında Memur Görevden Uzaklaştırılır mı?
Memur uyuşturucu kullanması hâlinde soruşturmanın selameti için DMK m. 137 kapsamında görevden uzaklaştırma (açığa alma) kararı verilebilmektedir. Bu tedbir ihtiyati nitelikte olup memuru disiplin cezasına mahkûm etmez; ancak göreve devamında sakınca bulunduğu değerlendirilen durumlarda uygulanmaktadır. Memur uyuşturucu kullanması vakasında görevden uzaklaştırma süresince aylığın 2/3’ü ödenmeye devam edilmektedir.
Mesai Dışında veya İzinde Uyuşturucu Kullanmak İhraç Sebebi Midir?
Evet. Memur uyuşturucu kullanması, mesai saatleri dışında veya yıllık izin döneminde gerçekleşmiş olsa bile disiplin soruşturmasına konu edilebilmektedir. Disiplin hukuku, memurun sadece görev içindeki değil, kamu hizmetinin itibarını ve güven duygusunu sarsacak özel hayatındaki eylemlerini de denetlemektedir. Danıştay’a göre personelin yürüttüğü kamu hizmetinin önemi ve fiilin niteliği, mesai dışındaki memur uyuşturucu kullanması eylemini de ihraç kapsamına taşıyabilmektedir.
Memur uyuşturucu kullanması ve mesai dışı eylem bağlamında “personelin yürüttüğü kamu hizmetinin önemi ve işlediği fiilin niteliği göz önüne alındığında, meslekten çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır” hükme bağlanmıştır.
Uyuşturucu Kullanmak “Yüz Kızartıcı Suç” Sayılır mı?
Memur uyuşturucu kullanması eyleminin DMK m. 125/E-g kapsamındaki “yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” sayılıp sayılmayacağı Danıştay içtihadında netlik kazanmamıştır. Genel eğilim bu fiilin söz konusu madde kapsamında değerlendirilebileceği yönünde olmakla birlikte, özellikle salt kullanım düzeyinde kalan vakalarda Danıştay’ın iptal kararı verdiği emsal kararlar da mevcuttur. Eylemin ticaret boyutu varsa veya TCK 188/4 kapsamındaki nitelikli haller söz konusuysa disiplin cezasının ağırlaşması kuvvetle muhtemeldir.
Memur uyuşturucu kullanması ve yüz kızartıcı fiil bağlamında uyuşturucu madde ile yakalanan ve kullandığını ikrar eden memurun eyleminin DMK m. 125/E-g kapsamında değerlendirilmesinin hukuka uygun olduğu netleştirilmiştir.
Memur uyuşturucu kullanması ve görev yeri bağlamında “davacının kamu görevlisi olması ve ceza infaz kurumunda infaz koruma memuru olarak görev icra etmesinin önemi dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” vurgulanmıştır.
Memur uyuşturucu kullanması ve tipiklik sınırı bağlamında “davacının söz konusu uyuşturucu hapları sadece kullanmaktan ibaret olan eylemi, ‘memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak’ kapsamına girmediğinden Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir” hükme bağlanmıştır.
Memur uyuşturucu kullanması davasında görev yeri, unvan, eylemin ticaret boyutunun bulunup bulunmadığı ve kamu hizmetine etkisi belirleyici olmaktadır. Salt kullanım düzeyinde kalan vakalarda Danıştay’ın iptal kararı verdiği görülmektedir. Bu belirsizlik savunma açısından kritik bir argüman zemini oluşturmaktadır.
Ceza Mahkemesi Beraat Verse de Kurum İhraç Edebilir mi?
Evet, ancak beraatin gerekçesi belirleyicidir. Memur uyuşturucu kullanması davasında DMK m. 131/2 gereği ceza mahkemesinin beraat kararı, disiplin cezasının uygulanmasına kural olarak engel değildir. Bununla birlikte beraat kararının “fiilin işlenmediğinin sabit olması” gerekçesine dayanması hâlinde durum farklılaşmaktadır: fiilin işlenmediği kesin olarak tespit edilmişse idarenin bu fiili işlenmiş sayarak ceza vermesi hukuk devleti ilkesiyle çatışmaktadır. Öte yandan “delil yetersizliğinden beraat” disiplin makamlarını bağlamaz; idare, disiplin dosyasındaki kan/idrar tahlil raporları ve ikrarlara dayanarak ihraç kararı verebilir.
Memur uyuşturucu kullanması ve beraat-ihraç ilişkisi bağlamında “ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği; disiplin soruşturmasındaki delillerin (tahlil raporları, ikrarlar) ihraç için yeterli olabileceği” vurgulanmıştır.
KDAE (5 Yıllık Erteleme) Alan Memur İhraçtan Kurtulur mu?
Hayır. Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle savcılığın verdiği KDAE kararı disiplin sürecini durdurmaz. Adli süreçteki erteleme, DMK m. 131/2’deki disiplin hukukunun bağımsızlığı ilkesi gereği idari yaptırım uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Memur uyuşturucu kullanması vakasında KDAE kararının sureti kuruma iletilmekte; bu belge disiplin soruşturmasının hem başlatılmasına hem de ihraç kararına dayanak olabilmektedir.
Memur uyuşturucu kullanması ve KDAE’nin disipline etkisi bağlamında “adli süreçte verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının, disiplin cezası uygulanmasına engel teşkil etmediği” açıkça vurgulanmıştır.
HAGB Kararı Memurun İhracını Engeller mi?
Hayır. Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle verilen HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı ceza hukuku anlamında bir mahkûmiyet doğurmasa da, disiplin hukuku açısından fiilin sübuta erdiğinin delili olarak kabul edilebilmektedir. Danıştay, HAGB kararı verilmiş olsa dahi disiplin soruşturması raporundaki bilgi ve belgelere göre ihraç işleminin tesis edilebileceğine hükmetmektedir.
Memur uyuşturucu kullanması ve HAGB’nin disipline etkisi bağlamında “Ceza Kanunu kapsamında verilen bu kararın disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmediği ve disiplin soruşturması raporundaki verilere göre ihraç işleminin tesis edilebileceği” belirtilmiştir.
Memur uyuşturucu kullanması ve HAGB niteliği bağlamında HAGB’nin bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımadığı, ancak disiplin hukuku yönünden eylemin sübut bulması hâlinde ihraç kararının hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.
AMATEM ve Denetimli Serbestlikte Memurun Çalışma Durumu
Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle AMATEM tedavisine başvurmak veya denetimli serbestlik sürecinde olmak, memurun göreve devam etmesini hukuken engellemez. Ancak kurum, fiilin sübutu nedeniyle disiplin soruşturmasını tamamlayıp ihraç kararı verebilir. Gönüllü tedaviye başvurma disiplin soruşturmasını kendiliğinden durdurmamakta; bununla birlikte idare mahkemeleri bağımlılığın “hastalık” olarak kabul edilip cezada alt sınır uygulanıp uygulanamayacağı konusunda farklı değerlendirmeler yapabilmektedir.
Polis, Asker ve Sağlık Personeli İçin Özel İhraç Kuralları
Memur uyuşturucu kullanması durumunda polis ve askeri personel için çok daha katı bir rejim geçerlidir. 7068 sayılı Emniyet Teşkilatı Disiplin Kanunu m. 8/6-m uyarınca uyuşturucu kullanmak veya bulundurmak doğrudan meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir. 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu m. 20 uyarınca uyuşturucu kullanımı Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile sonuçlanmaktadır. Bu personel gruplarında memur uyuşturucu kullanması için “sıfır tolerans” ilkesi uygulanmaktadır. Kullanımın ötesinde uyuşturucu temin veya satışına iştirak söz konusuysa TCK 188/5 kapsamında birlikte işleme ve örgüt hükümleri de gündeme gelebilmekte; bu durum hem adli hem idari cezayı önemli ölçüde ağırlaştırmaktadır.
Polis memuru uyuşturucu kullanması ve ihraç bağlamında uyuşturucu kullandığı Adli Tıp raporuyla sabit olan polis memurunun ihracının hukuka uygun bulunduğu netleştirilmiştir.
Askeri personel uyuşturucu kullanması ve sözleşme feshi bağlamında uyuşturucu kullandığı tespit edilen uzman erbaşın disiplin kurulu kararıyla sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka uygun görüldüğü vurgulanmıştır.
- Genel Devlet Memurları: DMK m. 125/E-g — Devlet memurluğundan çıkarma (tartışmalı)
- Emniyet (Polis): 7068 s.K. m. 8/6-m — Doğrudan meslekten çıkarma (sıfır tolerans)
- TSK (Asker/Uzman Erbaş): 6413 s.K. m. 20 — Silahlı Kuvvetlerden ayırma (sıfır tolerans)
- Sağlık Personeli (Doktor/Hemşire): DMK 125/E-g + tıbbi etik ihlali — İhraç
- Ceza İnfaz Personeli: DMK 125/E-g — Görev yeri nedeniyle ihraç ağır biçimde uygulanır
İhraç Kararına Nasıl İtiraz Edilir? 60 Günlük Süre ve İptal Davası
Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle verilen ihraç kararına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde ihraç kararı kesinleşir. İdare mahkemesi iptal kararı verirse Danıştay’a temyiz yolu açıktır.
Disiplin Soruşturmasında Usul Hataları İhracı Kurtarır mı?
Memur uyuşturucu kullanması davasında usul hataları, fiilin sabit olup olmamasından bağımsız olarak ihraç kararının iptaline yol açabilmektedir. Danıştay içtihadı bu konuda son derece katıdır. Savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması (DMK m. 130), yazılı tebligat yerine telefon araması gibi gayriresmi yöntemlere başvurulması ve bağımsız soruşturmacı atanmaksızın sadece savunma alınarak ceza verilmesi iptal gerekçeleri arasında yer almaktadır. Zamanaşımı sürelerinin kaçırılması da (öğrenmeden itibaren 6 ay, fiilden itibaren 2 yıl) fiilin sabit olması hâlinde bile cezayı usulden sakatlayan bir hatadır.
Memur uyuşturucu kullanması ihraç davasında usul güvencesi bağlamında savunma hakkı verilmeden (DMK m. 130) tesis edilen cezaların usulden iptal edileceği vurgulanmıştır.
Memur uyuşturucu kullanması ihraç davası ve soruşturma usulü bağlamında bağımsız bir soruşturmacı atanmadan sadece savunma alınarak verilen cezaların “objektiflik ve tarafsızlık ilkesine aykırı” olduğu gerekçesiyle iptal edileceği belirtilmiştir.
Savunma Stratejisi: Memur İhraç Davasında Neler Yapılmalı?
Memur uyuşturucu kullanması nedeniyle açılan ihraç davasında savunma dört temel hat üzerinde yürütülmelidir.
Usul denetimi: Memur uyuşturucu kullanması ihraç davasında önce usul hataları aranmalıdır. Savunma hakkının yazılı ve usulüne uygun tebligatla sağlanıp sağlanmadığı, soruşturmanın bağımsız bir soruşturmacı tarafından yürütülüp yürütülmediği ve zamanaşımı sürelerine (6 ay ve 2 yıl) uyulup uyulmadığı titizlikle incelenmelidir.
Sübut denetimi: Memur uyuşturucu kullanması davasında disiplin dosyasındaki delillerin (kan/idrar tahlil raporu, ikrar tutanağı) hukuka uygun yöntemlerle elde edilip edilmediği sorgulanmalıdır. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller disiplin kararına dayanak yapılamaz. Suçlama salt kullanımla sınırlıysa uyuşturucu imal, ithal veya ihraç suçu kapsamındaki ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanamayacağı da vurgulanmalıdır.
Tipiklik itirazı: Memur uyuşturucu kullanması eyleminin “yüz kızartıcı” nitelikte olduğu iddiasına karşı, salt kullanım düzeyinde kalan vakalarda Danıştay’ın iptal kararı verdiği (E. 2021/732) vurgulanmalı; ticaret kastı olmaksızın gerçekleşen kullanımın DMK m. 125/E-g kapsamını her durumda doldurmadığı ileri sürülmelidir.
Ölçülülük itirazı: Memur uyuşturucu kullanması davasında cezanın fiilin ağırlığıyla orantılı olup olmadığı da denetim konusudur. AMATEM tedavisi, gönüllü başvuru ve bağımlılık olgusunun “hastalık” olarak değerlendirilip cezada alt sınır uygulanması talep edilmelidir.
- Savunma hakkı yazılı tebligatla mı kullandırıldı, yoksa telefonla mı bildirildi?
- Soruşturmacı bağımsız mı atandı, yoksa sadece savunma mı alındı?
- Zamanaşımı sürelerine uyuldu mu? (Öğrenmeden 6 ay / fiilden 2 yıl)
- Tahlil raporu ve ikrar tutanağı hukuka uygun yöntemlerle elde edildi mi?
- Eylem salt kullanım mı, yoksa ticaret boyutu var mı? Tipiklik itirazı gündeme taşınmalı
- Aynı fiil için daha önce başka bir disiplin cezası verildi mi? (Teklik ilkesi)
- AMATEM tedavisi veya gönüllü başvuru belgelendi mi?
- 60 günlük iptal davası süresi takip ediliyor mu?
Emsal Danıştay Kararları
Sıkça Sorulan Sorular
Hukuki Destek Almak İster Misiniz?
Memur uyuşturucu kullanması ihraç davası, disiplin soruşturması, usul itirazı ve idare mahkemesinde iptal davası konularında doğru hukuki destek için vakit kaybetmeden iletişime geçin.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Bir yanıt yazın