cinsel suçlarda tutuklama
⚖️ Yasal Dayanak: CMK 100, 101, 109 ve 268

CMK m. 100/1 — Tutuklama Şartları: Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde şüpheli veya sanık tutuklanabilir. Tutuklama, ölçülülük ilkesi çerçevesinde uygulanır; başka koruma tedbirleriyle amacın sağlanamayacağı hâllerde başvurulur.

CMK m. 100/3 — Katalog Suçlarda Tutuklama Karinesi: Bu maddede sayılan katalog suçlar arasında TCK 102 (basit cinsel saldırı hariç nitelikli cinsel saldırı) ve TCK 103 (çocukların cinsel istismarı) açıkça yer almaktadır. Bu suçlarda kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanması hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir.

CMK m. 101/1 — Sulh Ceza Hakimliğine Sevk: Cumhuriyet savcısı, ifade sonrası şüpheliyi serbest bırakabilir, adli kontrolle sevk edebilir veya tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk eder.

CMK m. 108 — Tutukluluk Süresinin Denetimi: Kovuşturma aşamasında mahkeme, her duruşmada ve en geç 30 günde bir dosya üzerinden tutukluluk durumunu re’sen değerlendirir.

CMK m. 109 — Adli Kontrol: Tutuklama yerine; yurt dışı çıkış yasağı, haftalık imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme (elektronik kelepçe), mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilebilir.

CMK m. 268 — Tutuklama Kararına İtiraz: Tutuklama kararına karşı 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle (1 Haziran 2024 itibarıyla) kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir.

CMK m. 112/1 — Adli Kontrol İhlali: Adli kontrol yükümlülüklerini yerine getirmeyen şüpheli hakkında ceza miktarından bağımsız olarak hemen tutuklama kararı verilebilir.

Cinsel suçlarda tutuklama, Türk ceza muhakemesinin en sert ve en hızlı uygulanan koruma tedbirlerinden biridir. Cinsel saldırı (TCK 102) ve çocuğun cinsel istismarı (TCK 103) suçlarının CMK m. 100/3 kapsamında “katalog suç” sayılması nedeniyle kuvvetli şüphe varlığında tutuklama nedeni yasal karine olarak kabul edilmektedir. Cinsel suçlarda tutuklama kararına karşı itiraz süresi 1 Haziran 2024’ten itibaren iki haftaya çıkarılmış; 2021 değişikliğiyle katalog suçlarda dahi somut delil şartı zorunlu hâle getirilmiştir. Adli kontrol alternatifleri, susma hakkı ve tahliye stratejisi bu makalede Anayasa Mahkemesi kararları ışığında ele alınmaktadır.

Böyle bir suç isnadıyla karşı karşıya kalındığında sürecin en başından itibaren bir İstanbul ceza avukatı ile çalışmak, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.

Cinsel Suçlarda Tutuklama Neden Bu Kadar Sık Uygulanır? Katalog Suç Nedir?

Cinsel suçlarda tutuklama bu denli yaygın uygulanmasının temel hukuki sebebi, CMK m. 100/3’te düzenlenen “katalog suç” kurumudur. Kanun koyucu, toplumda derin infal yaratan ve kamu düzenini ağır biçimde sarsan belirli suç tiplerini bir listede toplamış ve bu suçlarda kuvvetli şüphe bulunması hâlinde tutuklama nedeninin varlığını yasal karine olarak kabul etmiştir. Bu karine; mahkemenin tutuklamak için ayrıca kaçma veya delil karartma şüphesini bağımsız olarak ispatlamasına gerek olmadığı anlamına gelir — kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklama nedeni de var sayılabilir.

ℹ️ Katalog Suç Karinesinin Pratik Sonuçları
  • Kuvvetli suç şüphesi + katalog suç → tutuklama nedeni kanun gereği var sayılır
  • Mahkeme yine de ölçülülük ilkesini uygulamak zorundadır; otomatik tutuklama söz konusu değildir
  • 2021 değişikliğiyle (7331 s.K.) katalog suçlarda dahi “somut delile dayanan kuvvetli şüphe” şartı getirilmiştir
  • Tutuklama gerekçesinde katalog suça atıf tek başına yeterli değildir; bireyselleştirilmiş gerekçe zorunludur

Hangi Cinsel Suçlar Katalog Suçtur? Tutuklama Karinesi Nasıl İşler?

Cinsel suçlarda tutuklama bakımından CMK m. 100/3’te yer alan katalog listesinde iki cinsel suç açıkça sayılmıştır. Basit cinsel saldırı (TCK 102/1) ve sarkıntılık bu listede yer almamakta; dolayısıyla bu suçlarda genel tutuklama şartları (kaçma veya delil karartma şüphesi) bağımsız olarak aranmaktadır. Buna karşılık nitelikli cinsel saldırı (TCK 102/2 ve üzeri) ile çocuğun cinsel istismarı (TCK 103) katalog kapsamındadır.

SuçTCKKatalog Suç mu?Tutuklama
Basit cinsel saldırı / sarkıntılık102/1HayırGenel şartlar aranır
Nitelikli cinsel saldırı (tecavüz)102/2+EvetKarine uygulanır
Çocuğun cinsel istismarı103EvetKarine uygulanır
Reşit olmayanla cinsel ilişki104HayırGenel şartlar aranır
Cinsel taciz105HayırGenel şartlar aranır
Yargıtay 9. Ceza Dairesi — E. 2023/9302, K. 2023/8565, T. 18.12.2023 | TCK 103 — Katalog Suç Teyidi

Cinsel suçlarda tutuklama ve katalog suç kapsamı bağlamında “çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100/3. maddesinde düzenlenen katalog suçlar arasında yer aldığı belirtilmiştir”.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi — E. 2020/176, K. 2020/690, T. 16.07.2020 | Adli Kontrol Yetersiz — Tutuklama Orantılı

Cinsel suçlarda tutuklama ve ölçülülük bağlamında “sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun niteliği… atılı suçun CMK’nın 100/3-a maddesinde öngörülen suçlardan oluşu… adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıdığı” ifade edilmiştir.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi — E. 2018/493, K. 2019/162, T. 20.02.2019 | Katalog Karine — Tutukluluğun Devamı

Cinsel suçlarda tutuklama karinesi bağlamında “isnat edilen suçun 5271 sayılı CMK’nın 100/3’te sayılan katalog suçlardan olması, bu madde gereğince özel tutuklama sebebinin varlığının kanuni karine olarak kabul edilmesi… suça sürüklenen çocuğun tahliyesi yönündeki taleplerin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA karar verilmiştir”.

2021 Değişikliği: Katalog Suçlarda “Somut Delil” Şartı Getirildi

Cinsel suçlarda tutuklama uygulamasında 2021 yılında yapılan 7331 sayılı Kanun değişikliği kritik bir güvence getirmiştir: katalog suçlarda dahi tutuklamanın “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” gerektireceği açıkça düzenlemiştir. Bu değişiklik öncesinde salt katalog suç atfı tutuklama için yeterli görülebilirken, artık soyut beyan veya çelişkili delil üzerine kurulan kuvvetli şüphenin tutuklama gerekçesi yapılması Anayasa’nın 19. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Cinsel suçlarda tutuklama kararına itirazda bu değişikliğin önemi son derece büyüktür.

Anayasa Mahkemesi — B. 2018/25505, T. 25.02.2021 | Beyan Delilinin Tutarlılığı Şart

Cinsel suçlarda tutuklama ve somut delil şartı bağlamında “cinsel dokunulmazlığa karşı suçların işleniş şekli dolayısıyla bu suçlarla ilgili iddiaların ispatında beyan delili oldukça önemli bir fonksiyona sahiptir. Bu bağlamda, mağdur beyanlarının tutarlılığı, olay örgüsüyle uyumu ve diğer delillerle çelişip çelişmediği, kuvvetli suç şüphesinin varlığı açısından mahkemelerce dikkate alınan temel unsurlar arasındadır”.

Sadece Müşteki Beyanıyla Verilen Tutuklama Kararlarına İtiraz

Cinsel suçlarda tutuklama kararlarına karşı en sık kullanılan itiraz zemini, kuvvetli suç şüphesinin salt müşteki beyanına dayandırılmasıdır. Beyan delili cinsel suçlarda önemli olmakla birlikte, tutuklamanın “ölçülü” olabilmesi için kuvvetli şüphenin somut ve çelişkisiz olgularla desteklenmesi gerekmektedir. Müşteki beyanının aşamalar arası tutarsızlığı, taraflar arasındaki husumet veya yan delil yokluğu, CMK m. 100/1’deki “somut delil” standardının karşılanmadığını ortaya koyarak tutuklama kararına itiraz zeminini güçlendirmektedir. Cinsel suçlarda beraat ve beyan güvenilirliği konusundaki kapsamlı rehberimiz bu konuyu ayrıntılı biçimde ele almaktadır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi — E. 2018/4681, K. 2019/147, T. 18.01.2019 | Şüpheli Olay — Soyut Delil — Beraat

Cinsel suçlarda tutuklama ve yetersiz delil bağlamında “gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz… sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeter nitelik ve derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları verilmiştir”.

⚠️ İtiraz Gerekçesi: Somut Delil Yokluğu

Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz dilekçesinde; mağdur beyanının aşamalar arası çelişkileri, yan delil yokluğu, taraflar arasındaki husumet ve beyanın hayatın olağan akışıyla bağdaşmaması somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu gerekçeler CMK m. 100/1’deki somut delil şartının karşılanmadığını netleştirmektedir.

Gözaltı Süreci: Karakolda Susma Hakkı ve Avukat Talebi

Cinsel suçlarda tutuklama sürecinin başlangıcını oluşturan gözaltı aşamasında şüphelinin iki temel hakkı vardır: susma hakkı ve avukat seçme hakkı (CMK m. 147/1-c ve e). Bu hakların kullanılması suçluluk ikrarı veya işbirliği yapmama olarak yorumlanamaz. Cinsel suç şüphesiyle karakola çağrılan veya gözaltına alınan kişi, ifade vermeden önce avukatının huzuruna kavuşma hakkını derhal talep etmelidir. Gözaltı nedeninin yakalanan kişiye anlayabileceği basit bir dilde açıklanması da Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihadı gereğidir.

Anayasa Mahkemesi — B. 2013/4128, T. 18.11.2015 | Gözaltı Gerekçesi Sade Dilde Açıklanmalı

Cinsel suçlarda tutuklama ve gözaltı sürecinde bilgilendirme yükümlülüğü bağlamında “yakalanan bir kimseye, yakalanmasının temel maddi ve hukuki sebepleri teknik olmayan ve anlayabileceği basit bir dilde açıklanmalı” ve CMK m. 153/2 uyarınca cinsel saldırı soruşturmalarında müdafiin dosya içeriğini inceleme yetkisinin hakim kararıyla kısıtlanabileceği belirtilmiştir.

🚨 Kritik: Karakolda Avukatsız İfade Vermeyin

Cinsel suçlarda tutuklama sürecini doğrudan etkileyen en önemli karar, karakolda veya savcılıkta avukatsız ifade vermektir. CMK m. 147 uyarınca avukat talep etme ve susma hakları güvence altındadır. Bu hakları kullanmadan verilen ifadeler, daha sonra tutuklamaya ve mahkumiyete dayanak oluşturabilmektedir.

Savcılık İfadesi Sonrası Sulh Ceza Hakimliğine Sevk Süreci

Cinsel suçlarda tutuklama talepleri Sulh Ceza Hakimliği tarafından değerlendirilmektedir. Savcılık ifadesi tamamlandıktan sonra Cumhuriyet savcısı üç seçenekten birini tercih eder: şüpheliyi serbest bırakmak, adli kontrolle sevk etmek veya tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etmek (CMK m. 101/1). Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliyi ve müdafiini dinledikten sonra tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakma kararlarından birini verir.

Anayasa Mahkemesi — B. 2022/42369, T. 26.02.2025 | Somut Delil + Ölçülülük — Tutuklama Gerekçesi

Cinsel suçlarda tutuklama ve Sulh Ceza Hakimliği değerlendirmesi bağlamında “SSÇ’nin üzerine atılı suçu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması hususları nazara alındığında tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı tüm delillerden anlaşılmakla CMK 100/3 maddeleri gereğince tutuklama koşullarının oluştuğu anlaşıldığından tutuklanmasına karar verildi”.

Cinsel Suçlarda Tutuklama Kararına İtiraz: Süre ve Usul (2 Hafta)

Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz için güncel mevzuata dikkat edilmelidir. 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren tutuklama kararına itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftaya çıkarılmıştır. Bu tarihten önce verilen kararlarda geçerli olan 7 günlük süreye atıf yapan eski mahkeme kararları artık güncelliğini yitirmiştir. İtiraz; kararı veren Sulh Ceza Hakimliğinin yargı çevresindeki yetkili mercie yazılı dilekçeyle ya da duruşmada sözlü beyanla yapılabilir.

🚨 Güncel Bilgi: İtiraz Süresi 1 Haziran 2024’ten İtibaren İKİ HAFTA

Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz için eski 7 günlük süre geçerliliğini yitirmiştir. 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 1 Haziran 2024 itibarıyla itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde itiraz dilekçesi verilmezse karar kesinleşir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi — E. 2020/176, K. 2020/690, T. 16.07.2020 | İtiraz Usulü

Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz usulü bağlamında “tutukluluğun devamına ilişkin karara karşı… bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK 267 ve devamı maddeleri uyarınca itiraz edilebileceğinin bildirilmesine” karar verilmiştir.

✅ Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesinde Yer Alması Gerekenler
  • Kararı veren Sulh Ceza Hakimliği ve karar tarihi
  • Somut delil yokluğu veya yetersizliği (CMK 100/1 standardı karşılanmadı)
  • Beyan tutarsızlıkları veya husumet motivasyonu
  • Kaçma şüphesini ortadan kaldıran olgular (sabit ikametgah, iş, aile bağı)
  • Delillerin toplanmış ve karartılma ihtimalinin kalmamış olması
  • Adli kontrolün tutuklamaya alternatif olarak yeterli olduğu argümanı
  • Ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği gerekçesi

Delillerin Toplanmış Olması ve Kaçma Şüphesinin Yokluğunun İspatı

Cinsel suçlarda tutuklama kararının devamına itirazın en güçlü gerekçelerinden biri, delil karartma ihtimalinin ortadan kalkmış olması ve kaçma şüphesini destekleyen somut olgunun bulunmamasıdır. Anayasa Mahkemesi, suçun ağırlığı veya öngörülen cezanın yüksekliğinin tek başına kaçma tehlikesinin kanıtı sayılamayacağını net biçimde ortaya koymuştur. Tutukluluğun devamında kullanılan kalıp gerekçeler — “katalog suç”, “ceza miktarı” — bireyselleştirilmiş somut olgularla desteklenmediğinde Anayasa’nın 19. maddesini ihlal etmektedir.

Anayasa Mahkemesi — B. 2021/35038, T. 11.07.2024 | Ceza Ağırlığı Tek Başına Kaçma Tehlikesi Sayılamaz

Cinsel suçlarda tutuklama ve kaçma şüphesinin bireyselleştirilmesi bağlamında “bir suçun niteliği veya bu suça ilişkin olarak verilebilecek cezanın ağırlığı her zaman kaçma tehlikesinin bulunduğunu ortaya koyan bir durum olarak kabul edilemez… tutuklama kararında kaçma şüphesinin dayanağı somut olgularla ortaya konulmamıştır… başvurucunun adli kontrol tedbirlerine uyduğu ve kaçacağına dair dosyaya yansıyan bir veri bulunmadığı vurgulanmıştır”.

Anayasa Mahkemesi — B. 2023/17115, T. 25.06.2025 | Adli Kontrolle Tahliye — 2025 Güncel

Cinsel suçlarda tutuklama kararının sona ermesi ve adli kontrol alternatifleri bağlamında mahkemenin yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanması suretiyle başvurucunun tahliyesine karar verdiği görülmüş; bu kararın 29.03.2023 tarihinde verildiği belirtilmiştir.

Tutuksuz Yargılanma: Adli Kontrol Seçenekleri (CMK 109)

Cinsel suçlarda tutuklama yerine CMK m. 109 kapsamında adli kontrol tedbirlerine hükmedilmesi mümkündür. Ancak adli kontrolün uygulanabileceği suç sınırlarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Yargıtay, üst sınırı 3 yılı aşan suçlarda “yalnızca adli kontrol” kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu netleştirmiştir. Nitelikli cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı gibi ağır cezalı suçlarda adli kontrol, tutuklamaya alternatif olarak sunulsa bile somut gerekçeler eşliğinde değerlendirilmektedir. Şikayete bağlı ve daha hafif cezalı suçlarda (cinsel taciz, reşit olmayanla cinsel ilişki) adli kontrol çok daha uygulanabilir bir alternatiftir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi — E. 2011/3797, K. 2011/598, T. 10.10.2011 | Ağır Suçta Yalnız Adli Kontrol Hukuka Aykırı

Cinsel suçlarda tutuklama alternatifi olarak adli kontrolün sınırları bağlamında “CMK 100. maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir… cezanın üst sınırının üç yıldan fazla olması nedeniyle adli kontrol kararının Kanuna aykırı olduğuna hükmedilmiştir”.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı, Haftalık İmza ve Elektronik Kelepçe

Cinsel suçlarda tutuklama yerine uygulanan başlıca adli kontrol tedbirleri şunlardır: yurt dışı çıkış yasağı (CMK 109/3-b), belirli aralıklarla karakola başvurma ve imza atma yükümlülüğü, konutu terk etmeme (elektronik kelepçe, CMK 109/3-j) ve mağdura yaklaşmama (CMK 109/3-l). Elektronik kelepçe uygulamasında geçen her iki gün, cezanın infazında bir gün olarak mahsup edilmektedir (CMK 109/6). Anayasa Mahkemesi, bu tedbirlerin tutuklamaya kıyasla özgürlük üzerinde daha hafif etki oluşturduğunu ve suçla mücadelede meşru bir amaca hizmet ettiğini kabul etmektedir.

Anayasa Mahkemesi — B. 2018/25505, T. 25.02.2021 | Elektronik Kelepçe Ölçülülük İlkesine Uygun

Cinsel suçlarda tutuklama alternatifi elektronik kelepçe bağlamında “konutu terk etmeme tedbirinin tutuklamaya göre temel hak ve özgürlükler üzerinde daha hafif bir etki oluşturduğunun da kabul edilmesi gerekir… elektronik kelepçe uygulamasının keyfi ve temelsiz olmadığı, aksine suçla mücadelede meşru bir amaca hizmet ettiği ve ölçülülük ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır”.

Adli Kontrol Yükümlülüklerini İhlal Etmenin Sonuçları

Cinsel suçlarda tutuklama kararı yerine adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan şüpheli, yükümlülüklerini ihlal ettiği takdirde ağır sonuçlarla karşılaşmaktadır. CMK m. 112/1 uyarınca adli kontrol yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli hakkında — ceza miktarından bağımsız olarak — derhal tutuklama kararı verilebilmektedir. Yurt dışı çıkış yasağına rağmen seyahat girilmesi, imza yükümlülüğünün aksatılması veya mağdura yaklaşmama şartının ihlali bu kapsamda değerlendirilmektedir. Cinsel suçlarda şikayetten vazgeçme davayı düşürebilecek bir araç olsa da adli kontrol yükümlülükleri bu süreçte aksatılmamalıdır.

Emsal AYM ve Yargıtay Kararları

AYM — B. 2018/25505, T. 25.02.2021 | Beyan Tutarlılığı + Katalog Karine
Cinsel suçlarda tutuklama bağlamında mağdur beyanlarının tutarlılığı, olay örgüsüyle uyumu ve diğer delillerle çelişip çelişmediğinin kuvvetli şüphe değerlendirmesinde temel unsur olduğu ve elektronik kelepçe uygulamasının ölçülülük ilkesine uygun bulunduğu netleştirilmiştir.
AYM — B. 2021/35038, T. 11.07.2024 | Ceza Ağırlığı Kaçma Tehlikesi Sayılamaz
Cinsel suçlarda tutuklama bağlamında suçun ağırlığı veya öngörülen cezanın yüksekliğinin tek başına kaçma tehlikesinin kanıtı sayılamayacağı; bireyselleştirilmiş somut olgulara ihtiyaç duyulduğu Anayasa Mahkemesi tarafından netleştirilmiştir. İtiraz dilekçeleri için temel emsal.
AYM — B. 2023/17115, T. 25.06.2025 | Yurt Dışı Çıkış Yasağı ile Tahliye — 2025 Güncel
Cinsel suçlarda tutuklama bağlamında katalog suç kapsamındaki bir dosyada yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye kararı verilebileceği 2025 tarihli güncel kararla ortaya konulmuştur.
AYM — B. 2013/4128, T. 18.11.2015 | Gözaltı Gerekçesi Sade Dilde Açıklanmalı
Cinsel suçlarda tutuklama öncesi gözaltı aşamasında yakalanan kişiye yakalanma nedenlerinin teknik olmayan ve anlaşılır bir dilde açıklanmasının zorunlu olduğu netleştirilmiştir.
Yargıtay 9. CD — E. 2023/9302, K. 2023/8565, T. 18.12.2023 | TCK 103 Katalog Suç
Cinsel suçlarda tutuklama bağlamında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun CMK 100/3 kapsamında katalog suçlar arasında yer aldığı netleştirilmiştir.
Kayseri BAM 7. CD — E. 2020/176, K. 2020/690, T. 16.07.2020 | Tutuklama İtiraz Usulü
Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz usulü bağlamında dilekçe, sözlü beyan veya başka bir mahkeme aracılığıyla CMK 267 kapsamında itiraz yoluna başvurulabileceği netleştirilmiştir.
Yargıtay 14. CD — E. 2011/3797, K. 2011/598, T. 10.10.2011 | Adli Kontrol Sınırı
Cinsel suçlarda tutuklama alternatifi olarak adli kontrolde üst ceza sınırı 3 yılı aşan suçlarda salt adli kontrol kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu netleştirilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Cinsel suç şüphesiyle gözaltına alındım, tutuklanır mıyım?
Nitelikli cinsel saldırı (TCK 102/2+) ve çocuğun cinsel istismarı (TCK 103) CMK m. 100/3 kapsamında katalog suçtur; kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni kanun gereği var sayılabilir. Ancak tutuklamanın ölçülü olması ve somut delillere dayanması zorunludur. 2021 değişikliğiyle salt katalog suç atfı yetmemekte, somut delil gerekmektedir. Basit cinsel taciz ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarında ise katalog karine uygulanmaz; genel tutuklama şartları aranır.
Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz süresi ne kadardır?
7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren tutuklama kararına itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bu tarihten önceki mevzuatta geçerli olan 7 günlük süre artık uygulanmamaktadır. İtiraz dilekçesi; kararı veren Sulh Ceza Hakimliğine, başka bir asliye ceza mahkemesine veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesine verilebilir.
Cinsel suç davalarında adli kontrol (tutuksuz yargılanma) mümkün müdür?
Evet, CMK m. 109 kapsamında yurt dışı çıkış yasağı, haftalık imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme (elektronik kelepçe) veya mağdura yaklaşmama gibi adli kontrol tedbirlerine hükmedilebilir. Ancak Yargıtay, üst ceza sınırı 3 yılı aşan suçlarda salt adli kontrol kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Katalog suç kapsamındaki davalarda dahi AYM, somut olgular ışığında adli kontrolle tahliyenin mümkün olduğunu kabul etmektedir.
Karakolda susma hakkımı kullanabilir miyim?
Evet. CMK m. 147/1-c ve e uyarınca şüphelinin susma hakkı ve avukat seçme hakkı güvence altındadır. Bu hakların kullanılması suçluluk ikrarı veya işbirliği reddi olarak yorumlanamaz. Gözaltı veya çağrı üzerine karakola gittiğinizde, avukatınız huzurunda bulunmadan ifade vermeniz tavsiye edilmemektedir.
Adli kontrol şartlarını ihlal edersem ne olur?
CMK m. 112/1 uyarınca adli kontrol yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli hakkında — ceza miktarından bağımsız olarak — derhal tutuklama kararı verilebilir. Yurt dışı çıkış yasağına uymamak, imza yükümlülüğünü aksatmak veya mağdura yaklaşmama şartını ihlal etmek bu kapsamda değerlendirilerek anında tutuklamaya yol açabilir.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Cinsel suçlarda tutuklama kararına itiraz, tahliye talebi, adli kontrol alternatifleri, karakolda susma hakkı veya Sulh Ceza Hakimliği süreçleri konularında profesyonel hukuki destek için vakit kaybetmeden iletişime geçin.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendine özgü koşullar içermekte olup hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al