evlat edinme şartları

Evlat edinme şartları, Türk Medeni Kanunu’nda sıkı şekli ve maddi kurallara bağlanmış, mahkeme kararıyla kurulan bir aile hukuku kurumudur; kanun evlat edinmeyi bir sözleşme ilişkisinden çıkarıp hâkimin kurucu nitelikteki kararına bırakmıştır. Kimlerin evlat edinebileceği, evlat edinme şartlarının neler olduğu, biyolojik ailenin ve çocuğun rızasının nasıl alındığı, bir yıllık bakım süresinin neden arandığı ve evlat edinme kararının nüfus, soyadı ve miras hakları bakımından doğurduğu sonuçlar, güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında bu makalede ele alınmaktadır.

Evlat Edinme Süreci: Adım Adım Özet

  1. Ön koşulların kontrolü: Evlat edinme şartları arasındaki evli çiftler için 5 yıllık evlilik veya 30 yaş şartı, bekarlar için 30 yaş şartı ve tarafların evlat edinilenle en az 18 yaş fark bulunup bulunmadığının belirlenmesi.
  2. Bir yıllık fiilî bakım ve eğitim süresi: Evlat edinme şartlarının en önemlisi olan bu dönemde çocuğun, evlat edinme amacıyla ve karşılıksız olarak en az bir yıl süreyle evlat edinenin yanında bakılması ve eğitilmesi.
  3. Rıza sürecinin tamamlanması: Biyolojik ana ve babanın (doğumdan en az altı hafta sonra) ve ayırt etme gücüne sahip küçüğün kendi rızasının alınması; rızanın aranmadığı hâllerin ispatı.
  4. Aile Mahkemesinde dava açılması: Evlat edinenin veya evlat edinilenin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesine (bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesine) başvurulması.
  5. Kapsamlı araştırma ve uzman raporları: Mahkemenin resen araştırma ilkesi gereğince tarafları dinlemesi, sosyal inceleme ve uzman raporlarıyla çocuğun üstün yararını değerlendirmesi.
  6. Kararın kesinleşmesi ve tescili: Velayetin evlat edinene geçmesi, soyadı ve nüfus kaydı değişikliklerinin işlenmesi ve evlatlığın çift yönlü mirasçılık statüsüne kavuşması.

Kimler Evlat Edinebilir? Bekarlar ve Evli Çiftler İçin Yaş Şartları Nelerdir?

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, evlat edinenin medeni haline göre farklı evlat edinme şartları öngörmüştür: evli çiftlerin birlikte evlat edinmesi, bekar bir kişinin tek başına evlat edinmesi ve eşin diğer eşin çocuğunu evlat edinmesi ayrı kurallara tabidir.

Evli Çiftlerin Birlikte Evlat Edinebilmesi İçin Kaç Yıllık Evlilik veya Hangi Yaş Şartı Aranır? (5 Yıl veya 30 Yaş Kuralı)

⚖️ TMK m. 306 – Birlikte Evlat Edinme

“Eşler, ancak birlikte evlât edinebilirler; evli olmayanlar birlikte evlât edinemezler. Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir. Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlât edinebilir.”

TMK m. 306 uyarınca eşlerin birlikte evlat edinebilmesi için ya en az beş yıldan beri evli olmaları ya da her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olması yeterlidir; evlat edinme şartları arasındaki bu iki koşuldan birinin varlığı aranır, ikisinin birden gerçekleşmesi zorunlu değildir. Yargıtay bu kuralı istikrarlı biçimde uygulamaktadır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2022/10480, K. 2023/224, T. 17.01.2023 | Süre Şartını Taşımayan Eşlerin Talebinin Reddi

Dairenin kararında, eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları ya da otuz yaşını doldurmuş bulunmalarının gerektiği vurgulanmış ve bu evlat edinme şartlarını taşımayan eşlerin talebi reddedilmiştir.

Bekar (Tek Başına) veya Boşanmış Bir Kişi Çocuk Evlat Edinebilir mi?

⚖️ TMK m. 307 – Tek Başına Evlat Edinme

“Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir. Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir.”

Evet, TMK m. 307 uyarınca bekar veya boşanmış bir kişi tek başına evlat edinebilir; bu senaryoda evlat edinme şartları arasındaki tek eşik otuz yaşını doldurmuş olmaktır. Halen evli olan bir kişinin tek başına evlat edinebilmesi ise istisnaidir ve ancak eşinin ayırt etme gücünden sürekli yoksun olması, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir eşinden ayrı yaşaması hâllerinden birinin ispatlanmasına bağlıdır.

Biyolojik Yaş Sınırı: Evlat Edinen ile Evlatlık Arasında En Az ve En Fazla Kaç Yaş Fark Olmalıdır? (18 Yaş Kuralı)

⚖️ TMK m. 308 – Yaş Farkı ve Küçüğün Rızası

“Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez. Vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir.”

TMK m. 308 uyarınca evlat edinme şartları arasındaki bu yaş kuralı yalnızca bir asgari sınırdır: evlat edinen, evlatlıktan en az on sekiz yaş büyük olmalıdır. Buna karşılık kanunda azami (en fazla) bir yaş farkı öngörülmemiştir; yani evlat edinen ile evlatlık arasındaki yaş farkının bir üst sınırı yoktur. Bu asgari farkın amacı, Yargıtay’ın da vurguladığı gibi evlat edinmeyle oluşan yapay altsoy-üstsoy ilişkisini gerçek bir altsoy-üstsoy ilişkisine benzetmektir:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2022/9358, K. 2024/751, T. 12.02.2024 | On Sekiz Yaş Farkının Amacı

Kararda, evlat edinilenin evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olmasının şart olduğu yinelenmiş; bu farkın kabul edilmiş olmasının sebebinin, evlat edinme ile oluşan yapay altsoy-üstsoy ilişkisini gerçek altsoy-üstsoy ilişkisiyle benzer kılmak olduğu vurgulanmıştır.

⚠️ Dikkat: On Sekiz Yaş Farkı Kuralının Katılığı Tartışmalıdır

Evlat edinme şartları arasındaki on sekiz yaş farkı kuralının katılığı konusunda doktrinde ve içtihatta tam bir görüş birliği yoktur. Anayasa Mahkemesi’nin 25.07.2023 tarihli bireysel başvuru kararı TMK m. 308/1 hükmünü iptal etmemiştir; ancak özellikle uzun süredir fiilen kurulmuş aile hayatının bulunduğu üvey çocuk ilişkilerinde, salt bir-iki yıllık yaş farkı noksanlığının tek başına ret sebebi sayılmasının Anayasa’nın aile hayatına saygı hakkına ilişkin hükümlerini ihlal edebileceğine işaret etmiştir. Mahkemelerin bu içtihadı ilk derece yargılamasında ne ölçüde genel bir esneklik sebebi sayacağı henüz netleşmiş değildir; bu, doktrinde açık bırakılmış bir tartışma alanıdır.

Kendi Biyolojik Çocuğu Olan Aileler Başka Bir Çocuğu Evlat Edinebilir mi?

Evet, kanunda bunu engelleyen bir hüküm yoktur; evlat edinme şartları arasında böyle bir yasak bulunmamaktadır. TMK m. 305/2 evlat edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunmasını ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesini şart koşar. Mahkeme bu dengeyi resen gözetir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 21.09.2017 tarihli, E. 2017/6056, K. 2017/11301 sayılı kararında da evlat edinmenin amacının doğal soybağına yakın bir ilişki kurarak küçüğün menfaatini sağlamak olduğu ve evlat edinenin mevcut çocuklarının miras paylarının bu karardan hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmeyeceği değerlendirilmiştir. Nitekim evlat edinme kurumunun diğer mirasçıların saklı paylarını azaltmak veya salt mal kaçırma amacıyla kötüye kullanılması riski her zaman mahkemenin denetimine tabidir.

Eşin Çocuğunu (Üvey Çocuğu) Evlat Edinme Davası Nasıl Açılır?

Üvey çocuğun evlat edinilmesi, evlat edinme şartları içinde uygulamada en sık karşılaşılan senaryolardan biridir ve TMK m. 306/3 kapsamında ayrı bir eşiğe tabidir. Bu değerlendirmede de belirleyici olan yine çocuğun üstün yararıdır; Yargıtay bu ilkeyi rıza mekanizmasının tamamına hâkim kılmaktadır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2023/5079, K. 2024/3375, T. 14.05.2024 | Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Karar, evlat edinme davalarında en önemli unsurun çocuğun üstün yararı olduğunu ve kararın yalnızca bu ilke gözetilerek verilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.

Eşinin Önceki Evliliğinden Olan Çocuğunu Evlat Edinmek İçin Kaç Yıllık Evlilik Şarttır? (2 Yıl Kuralı)

Evlat edinme şartlarından biri olan TMK m. 306/3 uyarınca eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir; bu iki koşuldan birinin varlığı yeterlidir. Yargıtay bu ilkeyi somut bir olayda şöyle uygulamıştır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2022/9687, K. 2024/540, T. 06.02.2024 | Fiilen Kurulan Aile Bağının Değerlendirilmesi

Kararda, davacının küçüğü kendi evladı gibi benimsediği, bakım ve eğitimiyle yakından ilgilendiği ve dava tarihinde otuz yaşını doldurduğu somut olayda, 4721 sayılı Kanun’un 306. maddesinin üçüncü fıkrasındaki iki koşuldan yalnızca birinin varlığının diğer eşin çocuğunu evlat edinmek için yeterli olduğu kabul edilmiştir.

Üvey Çocuğu Evlat Edinirken Diğer Biyolojik Ebeveynin (Örn: Eski Kocanın) Rızası (İzni) Şart mıdır?

⚖️ TMK m. 309 – Ana ve Babanın Rızası

“Evlât edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir. Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir.”

Kural olarak evet, evlat edinme şartları arasında yer alan diğer biyolojik ebeveynin (örneğin eski kocanın) rızası TMK m. 309 uyarınca şarttır; üvey ebeveynin çocuğu evlat edinebilmesi için annenin rızası kadar, velayetin kimde olduğuna bakılmaksızın diğer biyolojik ebeveynin de rızası aranır. Bu rıza şartının ortadan kalktığı istisnai hâller ise bir sonraki başlıkta ele aldığımız TMK m. 311 kapsamındadır.

Biyolojik Ebeveyn Çocuğuyla İlgilenmiyor veya Nafaka Ödemiyorsa Hakim Rıza Şartını Kaldırabilir mi?

⚖️ TMK m. 311 – Rızanın Aranmaması

“Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz: 1. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa, 2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.”

Evet, TMK m. 311 uyarınca evlat edinme şartları arasındaki rıza koşulunu hâkim bu hâlde kaldırabilir. Yargıtay içtihadında bu konu sıklıkla özen yükümlülüğünün ihlali üzerinden şekillenmekte ve kusur ya da kast şartı aranmamaktadır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2022/8284, K. 2024/539, T. 06.02.2024 | Özen Yükümlülüğü İhlalinde Kast Aranmaz

Karar, küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana veya babanın rızasının aranmayacağını, bu sonucun doğması için ana veya babanın ayrıca kastının da aranmadığını netleştirmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — E. 2017/2155, K. 2021/874, T. 29.06.2021 | Otuz Yaş ve Özen Yükümlülüğünün Birlikte Değerlendirilmesi

Kurul, davacının otuz yaşını doldurduğunu ve davalı babanın üç yıldan fazla bir süredir müşterek çocukla kişisel ilişki kurmayarak özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit ederek, davalı babanın rızası aranmaksızın evlat edinme talebinin kabulüne karar vermiştir.

Aynı doğrultuda, evlat edinme şartları arasındaki rıza koşulu bakımından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2024 tarihli, E. 2022/9687, K. 2024/540 sayılı kararında da boşanma sonrasında çocuğu uzun yıllar aramayan ve kişisel ilişki kurmayan babanın rızasının aranmayacağı ifade edilmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki, “özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmeme” ölçütünün ebeveynin ekonomik yoksunluğu veya deneyimsizliği ile kusurlu ilgisizliği arasındaki sınırı nerede çizeceği hâkimin geniş takdirine bağlıdır ve doktrinde bu standardın açıklığı hâlâ tartışmalıdır.

Evlat Edinmede Biyolojik Ailenin ve Çocuğun Rızası Nasıl Alınır?

Biyolojik Anne ve Babanın Rızası Hangi Makam Önünde ve Doğumdan Ne Kadar Süre Sonra Verilmelidir? (6 Hafta Kuralı)

⚖️ TMK m. 310 – Rızanın Zamanı

“Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez. Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir.”

Evlat edinme şartlarından biri olan rıza, TMK m. 310 ve m. 309 uyarınca küçüğün veya ana ve babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir ve doğumdan itibaren en erken altı hafta sonra verilebilir. Bu bekleme süresi, annenin duygusal olarak henüz istikrara kavuşmadığı bir dönemde aceleyle ve geri dönülemez bir karar vermesini engellemeyi amaçlar.

Rıza Verip Çocuğundan Vazgeçen Biyolojik Aile Fikrini Değiştirip Çocuğu Geri İsteyebilir mi?

Evet, ancak süreye bağlıdır; evlat edinme şartları arasındaki bu geri alma imkânı sınırlıdır. TMK m. 310 uyarınca verilen rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir; bu süre içinde biyolojik ana veya baba fikrini değiştirip çocuğunu geri isteyebilir. Ancak geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir ve bir daha geri alınamaz.

Bu noktada evlat edinme şartlarının birlikte uygulanmasına ilişkin doktrinde tartışmalı bir başka mesele daha bulunmaktadır: TMK m. 310’daki altı haftalık rıza yasağı ile TMK m. 305’teki bir yıllık bakım şartının nasıl birlikte uygulanacağı konusunda iki farklı görüş vardır. Bir görüşe göre bu iki süre kümülatif uygulanmalı, yani bir küçük en erken bir yıl altı haftalıkken evlat edinilebilmelidir; diğer görüşe göre ise bir yıllık bakım şartı doğumla birlikte başlayabilir ve çocuk bir yaşını doldurduğunda evlat edinme davası sonuçlandırılabilir. Bu konuda yerleşik bir uygulama birliğinden söz etmek şu aşamada mümkün değildir.

Ayırt Etme Gücüne Sahip (Belli Bir Yaşın Üzerindeki) Çocuğun Kendi Rızası Olmadan Evlat Edinme Kararı Çıkar mı?

Hayır, çıkmaz; evlat edinme şartlarından biri de budur. TMK m. 308/2 uyarınca ayırt etme gücüne sahip olan küçük, kendi rızası olmadıkça evlat edinilemez; bu rızasını karar kesinleşinceye kadar geri alma hakkı da bulunmaktadır. Çocuğun idrak çağında olup olmadığı ve beyanının dosyadaki diğer verilerle tutarlılığı, mahkemece somut olarak denetlenir:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2024/2999, K. 2024/3932, T. 28.05.2024 | Çocuğun İdrak Çağında Rızası

Kararda, taraflar arasında on sekizden fazla yaş farkı bulunduğu tespitinin yanı sıra, çocuğun idrak çağında olduğu ve beyanının sosyal inceleme raporlarıyla çelişmediği değerlendirmesi yapılmıştır.

Biyolojik Anne ve Babanın Kim Olduğu Bilinmiyorsa (Terk Edilmiş Çocuklar) Rıza Süreci Nasıl İşler?

Bu hâlde evlat edinme şartlarından rıza koşulu TMK m. 311/1 uyarınca zaten aranmaz; kim olduğu veya uzun süredir nerede oturduğu bilinmeyen ya da ayırt etme gücünden sürekli yoksun bulunan ebeveynin rızası, sürecin önünde bir engel oluşturmaz. Kurum bakımındaki veya terk edilmiş çocuklarla ilgili değerlendirmede mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2023/9853, K. 2024/1187, T. 26.02.2024 | Kurum Bakımındaki Çocuğun Üstün Yararı

Karar, çocuğun evlat edinilmesi hâlinde şefkat görüp düzenli bir aile hayatına kavuşabileceğini, kurum ortamında bakılmasının gelişimine zarar verebileceğini ve evlatlık verilmesinin çocuğun üstün yararına olduğunu gerekçe göstererek, ana ve babanın rızası aranmaksızın davanın kabulüne hükmetmiştir.

Mahkeme Öncesi Bakım Süresi ve Koruyucu Ailelik Arasındaki Fark Nedir?

Dava Açmadan Önce Çocuğun Evlat Edinenle Birlikte Yaşadığı 1 Yıllık “Geçici Bakım ve Eğitim” Süresi Neden Zorunludur?

⚖️ TMK m. 305 – Bakım ve Eğitim Süresi

“Bir küçüğün evlât edinilmesi, evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir.”

Evlat edinme şartları arasındaki bu bir yıllık süre, TMK m. 305 uyarınca evlat edinen ile küçüğün aralarında gerçek bir aile bağı kurup kuramayacaklarının fiilen sınanmasını sağlayan zorunlu bir intibak ve deneme evresidir. Yargıtay bu şartı istikrarlı biçimde uygulamaktadır:

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi — E. 2015/4746, K. 2015/18041, T. 08.12.2015 ve E. 2014/9934, K. 2014/17641, T. 04.12.2014 | Bir Yıllık Bakım ve Eğitim Süresi Şartı

Dairenin her iki kararında da aynı ilke tekrarlanmıştır: bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.

Ancak bu bir yıllık sürenin “karşılıksız” olması da evlat edinme şartları arasında ayrıca aranan bir koşuldur; yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanması veya ücret karşılığında yürütülen bir bakım ilişkisi, bu şartı kendiliğinden sağlamaz:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2023/533, K. 2023/2370, T. 11.05.2023 | Karşılıksız Bakım Şartının Kapsamı

Karar, koruyucu aile statüsünde bulunan ve bu kapsamda küçüğün bakımı için kendilerine düzenli ödeme yapılan davacılar bakımından, bu durumun bir yıllık bakımın “karşılıksız” olması koşulunu tek başına karşılamayacağını hükme bağlamıştır.

Bununla birlikte, evlat edinme şartlarının somut olayda nasıl yorumlandığına dair Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2024 tarihli, E. 2024/5075, K. 2024/6671 sayılı kararında, çocuğun davacının evinde düzen kurduğu ve bir yılı aşkın süredir ihtiyaçlarının fiilen karşılandığı durumlarda yasal bakım koşulunun gerçekleştiği kabul edilmiştir; yani belirleyici olan, ilişkinin resmî bir statüsü değil, fiilen kurulmuş sürekli ve evlat edinme amacına özgülenmiş bir bakım ilişkisinin varlığıdır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Devlet) Aracılığıyla Evlat Edinme Sürecinde Uzman Raporları Nasıl Hazırlanır?

⚖️ TMK m. 316 – Araştırma İlkesi

“Evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir. Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.”

Evlat edinme şartlarının araştırılması sürecinde mahkeme, TMK m. 316 uyarınca bu araştırmayı kendisi resen yürütür, ancak uygulamada sosyal çalışmacı, pedagog ve psikologlardan oluşan uzmanlardan rapor talep eder; kurum aracılığıyla yürütülen süreçlerde bu raporlar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı birimlerce hazırlanır. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi bu araştırmaların eksiksiz yapılması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamıştır (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/13819, K. 2015/5193, T. 06.04.2015). Sosyal inceleme raporlarında özellikle taraflar arasında sevgi bağı ve güvenli bağlanmanın oluşup oluşmadığı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7865, K. 2023/5430, T. 21.11.2023) ve küçüğün bulunduğu ortamdan koparılmasının gelişimine vereceği zararlar (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7746, K. 2024/6670, T. 01.10.2024) temel dayanak noktalarını oluşturur.

Koruyucu Aile Olmak ile Evlat Edinmek Arasındaki Resmi ve Hukuki (Velayet) Fark Nedir?

Aradaki fark köklüdür. Koruyucu ailelik, devletin denetiminde yürütülen ve genellikle ücretli/ödemeli olan geçici bir bakım modelidir; koruyucu aile çocuğun velisi olmaz, velayet hakkı devlette veya biyolojik ailede kalmaya devam eder ve ilişki her an sona erdirilebilir. Yukarıda aktardığımız Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararının da açıkça ortaya koyduğu gibi, salt koruyucu aile statüsünde bulunmak ve bu kapsamda düzenli ödeme almak, tek başına evlat edinme şartlarını sağlamaz. Evlat edinme ise mahkeme kararıyla kurulan kalıcı bir hukuki ilişkidir; kararın kesinleşmesiyle velayet tamamen evlat edinene geçer, çocuk evlat edinenin soyadını alır ve evlatlık statüsü doğar.

Evlat Edinme Kararının Sonuçları: Nüfus, Soyadı ve Miras Hakları Ne Olur?

Mahkeme Kararı Kesinleştikten Sonra Çocuğun Soyadı ve Nüfustaki Anne-Baba Adı (Haneciği) Nasıl Değişir?

⚖️ TMK m. 314 – Evlat Edinmenin Hükümleri

“Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur. Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.”

“Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlât edinmede ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları; tek başına evlât edinmede ise ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır. Evlât edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanır. Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir. Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.”

Güncel gelişme: Evlat edinme şartları arasında yer alan TMK m. 314’ün nüfus kaydına ana-baba adı yazılmasına ilişkin fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 26.07.2023 tarihli, E. 2023/3, K. 2023/139 sayılı kararı ile iptal edilmiştir; Mahkeme, bu kaydın yalnızca belirli hâllerle sınırlandırılmasını aile hayatına saygı hakkı ve mahkemeye etkili erişim hakkı bakımından sorunlu bulmuştur. Kanun koyucu bu boşluğu 7 Kasım 2024 tarihli, 7531 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle doldurmuş ve hükmü yeniden düzenlemiştir; yukarıdaki TMK m. 314 metni, bu güncel ve yürürlükteki hâliyle aktarılmıştır.

Özetle, evlat edinme şartları yerine getirildikten sonra küçük evlatlık kanun gereği evlat edinenin soyadını alır; evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad da verebilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, evlat edinen(ler)in adı ana/baba adı olarak yazılır. Evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur, ancak bu kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık bizzat istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz; yani süreç gizlilik ilkesiyle korunur.

Evlatlığın Çifte Miras Hakkı: Evlat Edinilen Çocuk Hem Biyolojik Ailesinden Hem de Evlat Edinenden Miras Alabilir mi?

⚖️ TMK m. 500 – Evlatlığın Mirasçılığı

“Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar.”

Evet, alabilir. Evlat edinme şartları arasında yer alan bu çifte miras hakkı kanunun bilinçli bir tercihidir: TMK m. 500 uyarınca evlat edinme işlemiyle birlikte evlat edinen ile evlatlık arasında kanundan doğan birinci dereceden bir üstsoy-altsoy hısımlığı doğar ve evlatlık bu sayede evlat edinene kan hısımı gibi yasal mirasçı olur. Ancak bu ilişki biyolojik ailedeki mirasçılığı ortadan kaldırmaz; evlatlık, kendi öz ailesindeki miras hakkını da aynen korur. Kanun bu yönüyle tek taraflı değil, çift yönlü bir koruma öngörmüştür. Buna karşılık ilişki tek taraflıdır: evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığa mirasçı olmaz.

Evlat Edinen Kişi Ölürse, Çocuğa Kalan Miras Payı Biyolojik Çocuklarla Eşit midir?

Evet, eşittir; evlat edinme şartları tamamlandıktan sonra TMK m. 500 evlatlığı ve altsoyunu evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı kıldığından, miras payının hesaplanmasında evlatlık ile evlat edinenin biyolojik çocukları arasında bir fark gözetilmez; evlatlık da tıpkı öz çocuklar gibi birinci zümrede, saklı paylı mirasçı sıfatıyla yer alır. Bu kuralın istisnası, mirasçılığın yönüdür: evlatlık evlat edinenin hısımlarına (örneğin evlat edinenin anne-babasına) mirasçı olamaz; mirasçılık ilişkisi yalnızca evlat edinen kişiyle sınırlıdır.

Evlat Edinme Kararı İleride Anlaşmazlık Çıkarsa (Hukuki Yollarla) İptal Edilebilir mi veya Geri Alınabilir mi?

Kesinleşmiş bir evlat edinme kararı, evlat edinme şartlarının sıkılığına paralel biçimde, sıradan bir sözleşme gibi taraflarca tek yanlı şekilde geri alınamaz; evlatlık ilişkisinin ortadan kaldırılması ancak kanunda öngörülen sıkı şartların varlığı hâlinde, yeni bir dava yoluyla ve mahkeme kararıyla mümkün olabilir. Elimizdeki İçtihat, Mevzuat ve Literatür raporlarında bu geri alma/iptal davasının somut şartlarına ve ilgili madde numaralarına ilişkin ayrıntılı bir düzenleme yer almamaktadır; bu nedenle burada kaynaklarımızda doğrulanmayan bir madde numarası veya karar vermek yerine, böyle bir talebin kendi başına ayrı ve sıkı şartlara bağlı bir dava konusu olduğunu belirtmekle yetiniyoruz. Somut bir olayda evlat edinme kararının kaldırılması gündeme geliyorsa, dosyanın özelliklerine göre ayrıca ve güncel mevzuata dayalı bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Evlat Edinme Şartlarına İlişkin Emsal Kararlar

Aşağıdaki kararlar, evlat edinme şartlarına ilişkin uyuşmazlıklarda güvenle atıf yapılabilecek, esas ve karar numaraları doğrulanmış kararlardır.

Yargıtay 2. HD — E. 2022/9358, K. 2024/751, T. 12.02.2024 | On Sekiz Yaş Farkı
On sekiz yaş farkı şartının amacının, evlat edinmeyle oluşan yapay altsoy-üstsoy ilişkisini gerçek ilişkiye benzetmek olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. HD — E. 2023/5079, K. 2024/3375, T. 14.05.2024 | Çocuğun Üstün Yararı
Evlat edinme davalarında en önemli unsurun çocuğun üstün yararı olduğu ve kararın yalnızca bu ilke gözetilerek verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 18. HD — E. 2015/4746 ve E. 2014/9934 | Bir Yıllık Bakım Şartı
Bir küçüğün evlat edinilmesinin, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlı olduğu istikrarla tekrarlanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — E. 2017/2155, K. 2021/874, T. 29.06.2021 | Özen Yükümlülüğü
Çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ebeveynin rızası aranmaksızın evlat edinmeye karar verilebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. HD — E. 2023/9853, K. 2024/1187, T. 26.02.2024 | Terk Edilmiş Çocuğun Üstün Yararı
Kurum bakımındaki bir çocuğun evlat edinilmesinin üstün yararına olduğu gerekçesiyle, ebeveyn rızası aranmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Evlat edinme şartları arasında evlat edinenin gelir düzeyine ilişkin bir asgari sınır var mıdır?
Evlat edinme şartları arasında kanunda somut bir asgari gelir rakamı öngörülmemiştir; mahkeme, evlat edinenin ekonomik durumunu TMK m. 316 kapsamındaki genel araştırma ilkesi çerçevesinde, çocuğun bakımını sürdürebilecek yeterlilikte olup olmadığı yönünden değerlendirir.
Evlat edinme davası ne kadar sürer?
Süre; evlat edinme şartlarından bir yıllık bakım şartının ne zaman tamamlandığına, rıza süreçlerinin karmaşıklığına ve mahkemenin talep edeceği uzman raporlarının hazırlanma hızına göre değişir. Tartışmasız, tüm şartların net biçimde sağlandığı dosyalarda süreç nispeten hızlı ilerleyebilirken, rızanın aranmaması gibi ihtilaflı konularda süre uzayabilir.
Yabancı uyruklu bir çocuğu Türkiye’de evlat edinmek mümkün müdür?
Yabancılık unsuru taşıyan evlat edinme süreçleri, iç hukuktaki evlat edinme şartlarına ek olarak milletlerarası özel hukuk kurallarına ve ilgili ülkelerin mevzuatına da tabidir; bu tür dosyalar ayrı ve daha kapsamlı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Evlat edinilen çocuğun nüfus kaydında “evlatlık” ibaresi görünür mü?
Hayır. TMK m. 314 gereğince evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık bizzat istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz; süreç gizlilik ilkesiyle korunur.
Evlat edinme sürecinde çocuğun rızası her yaşta aranır mı?
Hayır, evlat edinme şartları arasında yalnızca ayırt etme gücüne sahip küçüklerin rızası aranır; ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi somut olarak değerlendirilerek mahkemece tespit edilir.

Evlat edinme şartları, hem biyolojik ailenin hem de evlat edinilecek çocuğun menfaatlerini aynı anda gözeten, sıkı şekli kurallara bağlı bir süreçtir. İlgili konularda hazırladığımız aile hukuku ve miras hukuku yazılarımızı da inceleyebilirsiniz. Evlat edinme şartları ve dava süreciyle ilgili yukarıda yer verdiğimiz kararların güncel metinlerine ve benzer içtihatlara Yargıtay’ın resmî karar arama sistemi üzerinden de ulaşabilirsiniz.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Evlat edinme başvurusu yapmayı, biyolojik ebeveyn rızasının aranmaması talebini veya sürecin herhangi bir aşamasını değerlendirmeyi düşünüyorsanız, dosyanızın özelliklerine göre hazırlanmış hukuki destek için vakit kaybetmeden iletişime geçin.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Güncel mevzuat ve içtihat sürekli değişebileceğinden, dosyanıza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al