sazan sarmalı dolandırıcılığı

Sazan sarmalı dolandırıcılığı (üçgen dolandırıcılık), araç alım satımında hem satıcıyı hem alıcıyı aynı anda mağdur eden, noter huzurunda tamamlanan ve genellikle her iki tarafın da “ben de dolandırıldım” diyerek karakola düştüğü karmaşık bir dolandırıcılık türüdür. Fail, internetteki bir ilanı kopyalayarak kendisini gerçek malik gibi tanıtır, alıcıyı piyasa değerinin altında bir fiyatla cezbeder ve noter aşamasında “para eşimin/kardeşimin/şirketimin hesabına gelecek” diyerek ödemeyi kendi kontrolündeki üçüncü bir hesaba yönlendirir. Sonuç olarak satıcı aracını kaybeder, alıcı ise parasını hiç görmediği bir hesaba göndermiş olur. Bu makalede sazan sarmalı dolandırıcılığının işleyiş mekanizması, aracın mülkiyetinin korunması, tarafların ve noterin/bankanın kusur sorumluluğu ile paranın geri alınması yolları güncel Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

⚖️ Yasal Dayanak: TCK 158, TBK 36/77-82, TMK 989 ve İlgili Mevzuat

TCK m. 158/1-f — Nitelikli Dolandırıcılık: Bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık, 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasını gerektirir. Sazan sarmalı dolandırıcılığı, hukuki niteliği itibarıyla bu madde kapsamındadır.

TBK m. 36 — Hile: Taraflardan biri diğerinin aldatıcı davranışlarıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse, yanılma esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı değildir.

TMK m. 989 — Rıza Dışı Elden Çıkan Taşınırın İstirdadı: Bir taşınırı çalınan veya rızası dışında elinden çıkan zilyet, taşınırı elinde bulunduran herkese karşı 5 yıl içinde geri isteme (istihkak) davası açabilir.

Noterlik Kanunu m. 162: Noterler, işlemlerin hatalı yapılmasından doğan zararlardan kusursuz sorumludur.

TBK m. 77-82 — Sebepsiz Zenginleşme: Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Dava, hakkın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve herhâlde 10 yıl içinde açılmalıdır.

CMK m. 128 ve 5549 sayılı Kanun m. 19: Suçtan elde edilen banka hesaplarına hâkim kararıyla el konulabilir; MASAK, şüpheli işlemleri 7 iş günü süreyle askıya alabilir.

2918 sayılı KTK m. 20/d: Araç satışlarında “Güvenli Ödeme Sistemi” kullanılması zorunludur; kullanılmaması tarafların kusur oranının tayininde temel kriterlerden biridir.

Sazan Sarmalı (Üçgen) Tuzağı Sahibinden ve Noterde Nasıl İşler?

Sazan sarmalı dolandırıcılığı, failin dijital platformlardaki araç ilanlarını kopyalayarak kendisini malik gibi göstermesi, gerçek alıcıyı piyasa değerinin altındaki fiyatlarla cezbetmesi ve noter aşamasında paranın “akraba, eş veya şirket hesabı” olduğu iddiasıyla kendi belirlediği üçüncü bir hesaba gönderilmesini sağladığı bir kurgudur. Hukuki niteliği itibarıyla bu eylem TCK m. 158/1-f uyarınca bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi — E. 2018/6897, K. 2020/4980, T. 08.06.2020 | Sazan Sarmalının Tanımı

Sazan sarmalı dolandırıcılığının mekanizması bağlamında sanıkların internetteki ilanlar üzerinden satıcıyla anlaştığı, noter aşamasında güven tesis ederek ödemenin banka yoluyla yapılacağı yalanıyla mağduru yanılttıkları ve aracı devraldıktan sonra ödeme yapmadan hızla üçüncü kişilere sattıkları bir kurgu olarak tanımlanmıştır.

İnternet İlanlarının Kopyalanması ve Sahte Güven İnşası Nasıl Yapılır?

Sazan sarmalı dolandırıcılığının ilk aşamasında fail, ikinci el araç sitelerinde yayınlanmış gerçek bir ilanı birebir kopyalar; fotoğrafları ve araç bilgilerini kullanarak kendisini o aracın sahibiymiş gibi tanıtır. Alıcıyla iletişime geçildiğinde piyasa değerinin belirgin biçimde altında bir fiyat teklif edilerek hızlı karar verilmesi teşvik edilir. Bu aşamada güven inşası için “aciliyet” öne çıkarılmakta; örneğin yurt dışına çıkacağı, tayin olduğu veya acil paraya ihtiyacı olduğu gibi gerekçeler kullanılmaktadır. Aynı kurgu, bu kez gerçek aracın satıcısına da “alıcı” sıfatıyla yaklaşılarak eş zamanlı yürütülmektedir.

Satıcı ile Alıcının Noterde Buluşturulması Ancak Birbirleriyle Konuşturulmaması

Sazan sarmalı dolandırıcılığının en kritik aşaması, fail tarafından gerçek satıcı ile gerçek alıcının aynı noterde, ancak birbirinden habersiz biçimde bir araya getirilmesidir. Fail, iki taraf arasında doğrudan iletişimi engelleyerek kendi kurgusunun ortaya çıkmasını önlemeye çalışmaktadır. Satıcı, karşısındaki kişinin gerçek alıcı olduğunu; alıcı ise karşısındaki kişinin gerçek satıcı (araç sahibi) olduğunu zannetmektedir. Noter huzurunda satış işlemi tamamlanırken ödemenin nasıl yapılacağı konusunda fail devreye girmekte ve süreci yönlendirmektedir.

Kilit Nokta: “Para Kardeşimin / Şirketimin Hesabına Gelecek” Yalanıyla IBAN Yönlendirmesi

Sazan sarmalı dolandırıcılığının parayı ele geçirme anı, noter işlemi sırasında ortaya çıkan “param şu an bu hesapta değil, eşimin/kardeşimin/şirketimin hesabına gönderirseniz olur” türündeki beyanlardır. Alıcı, karşısındaki kişiyi gerçek satıcı zannettiğinden bu makul gerekçeyle verilen IBAN’a parayı göndermekte; gerçek satıcı ise noter huzurunda “ödemeyi aldım” beyanıyla satış belgesini imzalamaktadır. Böylece fail, aracın mülkiyetinin alıcıya (aslında kendisinin kontrolündeki bir üçüncü kişiye) geçmesini sağlarken parayı da kendi belirlediği hesaba yönlendirmiş olmaktadır.

Noterde Dolandırıldığınızı Anladığınız An Yapmanız Gereken İlk Adımlar

Sazan sarmalı dolandırıcılığına maruz kaldığını fark eden bir kişinin ilk saatlerde atacağı adımlar, hem paranın geri alınma ihtimalini hem de sonraki hukuki sürecin seyrini doğrudan etkilemektedir. Zaman kaybı, paranın failin elinden çıkıp izini kaybettirmesi riskini artırmaktadır.

Bankayı Arayarak “EFT İptali” İstemek ve Şüpheli İşlem Bildirimi Yapmak

Fark edilir edilmez yapılması gereken ilk işlem, parayı gönderdiğiniz bankayı arayarak EFT veya havale işleminin iptalini talep etmek ve işlemi “şüpheli işlem” olarak bildirmektir. Bu talep, işlemin niteliğine göre bankanın hesabı geçici olarak dondurmasını sağlayabilmektedir. Yargıtay, müşterinin EFT iptal talebini çağrı merkezi üzerinden ilettiği hâlde bankanın bu talebi yerine getirmemesini bankanın tam kusuru olarak değerlendirmektedir; bu nedenle iptal talebinin yapıldığına dair kayıt (çağrı kaydı, e-posta, dilekçe) mutlaka saklanmalıdır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi — E. 2023/2883, K. 2025/121, T. 15.01.2025 | EFT İptal Talebinin Yerine Getirilmemesi

Bankanın özen yükümlülüğü bağlamında müşterinin EFT iptal talebini çağrı merkezi üzerinden iletmesine rağmen bu talebi yerine getirmeyen bankanın tam kusurlu sayıldığı hükme bağlanmıştır.

Savcılık Şikâyetiyle Karşı Tarafın IBAN’ına Acil Bloke Koydurmak

Banka nezdindeki iptal talebiyle eş zamanlı olarak en yakın karakol veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmalıdır. Cumhuriyet savcısı, suç şüphesini öğrendiği anda banka hesap hareketlerini incelemek ve şüphelilerin ifadelerini almakla yükümlüdür. CMK m. 128 uyarınca hâkim kararıyla ilgili hesaba el konulabilmekte; ayrıca 5549 sayılı Kanun m. 19 uyarınca MASAK, şüpheli işlemleri 7 iş günü süreyle kendiliğinden askıya alabilmektedir. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde failin IBAN bilgisinin, dekontun ve tüm yazışmaların eksiksiz sunulması, acil bloke talebinin hızlı değerlendirilmesi açısından önemlidir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi — E. 2023/706, K. 2024/43, T. 08.01.2024 | Savcının İnceleme Yükümlülüğü

Soruşturmanın hızı bağlamında Cumhuriyet savcısının suç şüphesini öğrendiği anda banka hesap hareketlerini incelemek ve şüphelilerin ifadelerini almakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

İmzalar Atıldıktan Hemen Sonra Noter İşleminin (Satışın) İptali Mümkün müdür?

Noterde imzalar atıldıktan sonra dahi, hile ile sakatlanmış bir irade beyanına dayanan satış işleminin hukuken geçersiz sayılması mümkündür. TBK m. 36 uyarınca hileli davranışlarla yapılan bir sözleşme, aldatılan taraf için bağlayıcı değildir. Bu nedenle satıcının imzası noter huzurunda atılmış olsa bile, bu imzanın hileli bir kurgu sonucunda alındığı ispatlandığında, aracın mülkiyetinin satıcının rızası dışında elden çıktığı kabul edilmekte ve tescil kaydının iptaline karar verilebilmektedir. Bu süreç idari bir “iptal” başvurusuyla değil, mahkemeye açılacak tescil iptali davasıyla yürütülmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — E. 2024/3986, K. 2025/3504, T. 23.06.2025 | Rıza Dışı Elden Çıkma

Noter işlemine rağmen mülkiyetin korunması bağlamında aracın satıcının elinden hileli eylemler neticesinde çıkmasının “rızası dışında elden çıkma” olarak kabul edildiği hükme bağlanmıştır.

Hem Alıcı Hem Satıcı Mağdur: Hukuki Kusur ve Sorumluluk Kimde?

Sazan sarmalı dolandırıcılığının en çetrefilli yönü, hem satıcının hem alıcının kendisini mağdur olarak görmesi ve genellikle karşı tarafı suçlamasıdır. Ancak hukuken her iki tarafın da belirli ölçüde özen yükümlülüğü bulunmakta; bu özen yükümlülüğüne uyulmaması kusur olarak değerlendirilebilmektedir.

Paranın Hesaba Geçtiğini Teyit Etmeden İmzayı Atan Satıcının Ağır İhmali

Ruhsat sahibinin, parayı fiilen almadan veya hesabına geçtiğini teyit etmeden noter huzurunda “paramı aldım” beyanıyla imza atması, zararın oluşumunda müterafık (ortak) kusur olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak bu durum, aracın mülkiyetinin iadesine engel teşkil etmemekte; yalnızca olası bir tazminat talebinde kusur oranının belirlenmesinde dikkate alınabilmektedir.

Ruhsat Sahibi ile Parayı Gönderdiği IBAN Sahibinin Farklı Olması (Alıcının İhmali)

Alıcının aracı görmeden veya güvenli ödeme sistemlerini kullanmadan, ruhsat sahibi dışındaki üçüncü kişilerin IBAN’ına para göndermesi ağır bir kusur olarak değerlendirilebilmektedir. Bankanın da lehtar ismi ile IBAN numarasını karşılaştırmadan işlemi gerçekleştirmesi, bankanın özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir. Bu iki kusur birlikte değerlendirildiğinde, gönderilen paranın akıbetinin takip edilmemesi ve şüpheli işlemlere rağmen ödemeye devam edilmesi, illiyet bağını etkileyen bir unsur olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — E. 2020/8141, K. 2022/5175, T. 22.06.2022 | Alıcının Kusuru

Ödemenin takibi bağlamında gönderilen paranın akıbetini takip etmemenin ve şüpheli işlemlere rağmen ödemeye devam etmenin illiyet bağını etkileyen bir kusur olarak görüldüğü belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — E. 2019/1119, K. 2019/7745, T. 02.12.2019 | İsim-IBAN Uyuşmazlığı

Bankanın özen yükümlülüğü bağlamında bankanın lehtar ismi ile IBAN numarasını karşılaştırmadan işlemi gerçekleştirmesinin özen yükümlülüğüne aykırı olduğu hükme bağlanmıştır.

Araç Bedelinin Araç Sahibinin Hesabına Gönderilmemesi Durumunda Yargıtay Ne Diyor?

Yargıtay, bankaların “imtiyazlı tacir” sıfatıyla en hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle araç bedelinin ruhsat sahibinin hesabına değil üçüncü bir kişinin hesabına gönderildiği ve bankanın bu tutarsızlığı denetlemediği durumlarda banka aleyhine sorumluluk doğabilmektedir. Ayrıca noterlerin de Noterlik Kanunu m. 162 uyarınca işlemlerin hatalı yapılmasından doğan zararlardan kusursuz sorumlu olduğu, sahte kimlik kullanılan satışlarda illiyet bağının kesildiğini ispatlayamayan noterin zarardan sorumlu tutulacağı kabul edilmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi — E. 2017/5146, K. 2020/1471, T. 25.09.2020 | Bankaların İmtiyazlı Tacir Sorumluluğu

Bankaların sorumluluk standardı bağlamında bankaların imtiyazlı tacir olarak en hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — E. 2023/3940, K. 2025/2119, T. 14.04.2025 | Noterin Sorumluluğu

Sahte kimlikle yapılan satışta noterin sorumluluğu bağlamında noterin illiyet bağının kesildiğini ispatlayamadığı sürece zarardan sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Dolandırıcılığa Karışan “Üçüncü Kişi” İyi Niyetli Sayılır mı?

Sazan sarmalı dolandırıcılığında fail, devraldığı aracı genellikle çok kısa bir süre içinde bir galeriye veya başka bir kişiye satarak izini kaybettirmeye çalışmaktadır. Bu durumda gerçek malik ile aracı sonradan iyi niyetle satın aldığını iddia eden üçüncü kişi arasında bir hak çatışması ortaya çıkmaktadır.

Dolandırıcıdan Aracı Satın Alan Galeri veya Üçüncü Kişinin İyiniyet İddiası

Türk Medeni Kanunu’nun iyi niyeti koruyan hükümleri, kural olarak taşınır mülkiyetinin devrinde iyi niyetli üçüncü kişiyi korumaktadır. Ancak TMK m. 989 uyarınca, bir taşınırı rızası dışında elinden çıkan zilyet, taşınırı elinde bulunduran herkese karşı (iyi niyetli olsa dahi) 5 yıl içinde geri isteme davası açabilmektedir. Sazan sarmalı dolandırıcılığında satıcının imzası hile ile sakatlandığından, aracın satıcının rızası dışında elden çıktığı kabul edilmekte; bu nedenle aracı sonradan iyi niyetle satın alan galeri veya üçüncü kişi dahi “iyiniyetli üçüncü kişi” korumasından yararlanamamaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — E. 2024/4548, K. 2025/3050, T. 05.05.2025 | İyiniyetin Korunmaması

Üçüncü kişinin iyiniyet iddiası bağlamında satıcının iradesi hile ile sakatlandığı için alıcının (ve zincirdeki sonraki edinenlerin) “iyiniyetli üçüncü kişi” korumasından yararlanamayacağı ve aracın gerçek sahibine iadesine (tescil kaydının iptaline) karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Aracın Trafik Sicil Kaydına Mahkeme Kanalıyla “Satılamaz” Şerhi Konulması

Gerçek malik, aracın tekrar el değiştirerek izinin tamamen kaybolmasını önlemek amacıyla, açacağı tescil iptali davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunabilmektedir. Mahkemenin vereceği ihtiyati tedbir kararı üzerine, aracın trafik sicil kaydına “devri ve satışı yasaktır” şeklinde bir şerh işlenmesi sağlanabilmektedir. Bu şerh, dava sonuçlanana kadar aracın üçüncü kişilere devredilmesini engelleyerek gerçek malikin haklarını güvence altına almaktadır.

Kaybedilen Para Nasıl Geri Alınır? (Hukuk ve İcra Davaları)

Sazan sarmalı dolandırıcılığı yalnızca bir ceza dosyası değildir; paranın fiilen geri alınabilmesi büyük ölçüde hukuk mahkemelerinde açılacak davalara bağlıdır. Ceza yargılamasının sonuçlanmasını beklemek, bu hukuki hakların kullanılmasına engel değildir.

IBAN Sahibine Karşı “Sebepsiz Zenginleşme” Davası Açmak

Aracı devralamayan alıcı, parayı gönderdiği IBAN sahibine karşı TBK m. 77-82 uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açabilmektedir. Hesap sahibinin “parayı zaten başkasına teslim ettim” savunması, dekonttaki açıklamalar ve ortada haklı bir hukuki sebep bulunmaması karşısında geçerli kabul edilmemektedir; hesap sahibinin, hesabını bu şekilde özensizce kullandırmasının sonuçlarına katlanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu dava, hakkın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve herhâlde 10 yıl içinde açılmalıdır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — E. 2016/683, K. 2017/7149, T. 15.05.2017 | “Parayı Başkasına Teslim Ettim” Savunması

Sebepsiz zenginleşme davasında savunma bağlamında hesap sahiplerinin “parayı başkasına teslim ettim” savunmasının dekonttaki açıklamalar karşısında geçersiz olduğu ve hesap sahibinin özensiz davranmasının sonuçlarına katlanması gerektiği belirtilmiştir.

Ağır Ceza Mahkemesindeki Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) Süreci Beklenmeli midir?

Hukuk davalarının açılması için ceza davasının sonuçlanmasının beklenmesi gerekmemektedir; sebepsiz zenginleşme ve tescil iptali davaları, ceza soruşturması veya kovuşturması devam ederken de açılabilmekte ve yürütülebilmektedir. Ceza dosyasındaki deliller (banka kayıtları, ifadeler, bilirkişi raporları), hukuk davasında da delil olarak kullanılabildiğinden, iki sürecin paralel yürütülmesi genellikle mağdurun lehine olmaktadır. Ceza yargılamasının Ağır Ceza Mahkemesinde uzun sürebileceği göz önüne alındığında, paranın veya aracın geri alınması bakımından hukuk davalarının vakit kaybetmeden açılması önerilmektedir.

Tüketici Hakem Heyeti veya Arabuluculuk Süreçleri Sazan Sarmalında İşe Yarar mı?

Sazan sarmalı dolandırıcılığı, tipik olarak iki gerçek kişi (satıcı ve alıcı) arasında gerçekleşen bir işlem olduğundan ve taraflardan biri tacir/sağlayıcı sıfatıyla hareket etmediğinden, bu uyuşmazlıklar genellikle Tüketici Hakem Heyeti’nin görev alanına girmemektedir. Sebepsiz zenginleşme ve tescil iptali davaları da dava şartı arabuluculuk kapsamında yer almamaktadır; bu nedenle mağdurların doğrudan görevli hukuk mahkemesine (Asliye Hukuk Mahkemesi) başvurması gerekmektedir.

Emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları

Yargıtay 15. CD — E. 2018/6897, K. 2020/4980, T. 08.06.2020 | Sazan Sarmalının Tanımı — Temel Emsal
Sazan sarmalı dolandırıcılığının noter aşamasında güven tesis edilerek mağdurun yanıltıldığı bir kurgu olduğu netleştirilmiştir.
Yargıtay 3. HD — E. 2024/3986, K. 2025/3504, T. 23.06.2025 | Rıza Dışı Elden Çıkma
Hileyle alınan imzada aracın satıcının rızası dışında elden çıktığının kabul edildiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. HD — E. 2024/4548, K. 2025/3050, T. 05.05.2025 | İyiniyetin Korunmaması
Üçüncü kişinin iyiniyetli koruma kapsamından yararlanamayacağı ve tescilin iptal edileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. HD — E. 2020/8141, K. 2022/5175, T. 22.06.2022 | Alıcının Kusuru
Ödemenin takip edilmemesinin illiyet bağını etkileyen bir kusur olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 3. HD — E. 2023/3940, K. 2025/2119, T. 14.04.2025 | Noterin Sorumluluğu
Noterin illiyet bağını kesemediği sürece zarardan sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
İstanbul BAM 16. HD — E. 2017/5146, K. 2020/1471, T. 25.09.2020 | Bankanın Sorumluluk Standardı
Bankaların imtiyazlı tacir olarak en hafif kusurdan dahi sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 11. HD — E. 2019/1119, K. 2019/7745, T. 02.12.2019 | İsim-IBAN Uyuşmazlığı
Bankanın lehtar-IBAN karşılaştırması yapmamasının özen yükümlülüğüne aykırı olduğu hükme bağlanmıştır.
İstanbul BAM 4. HD — E. 2023/2883, K. 2025/121, T. 15.01.2025 | EFT İptali
EFT iptal talebinin yerine getirilmemesinin bankayı tam kusurlu kıldığı belirtilmiştir.
Yargıtay 3. HD — E. 2016/683, K. 2017/7149, T. 15.05.2017 | Sebepsiz Zenginleşme
“Parayı başkasına teslim ettim” savunmasının geçersiz olduğu ve hesap sahibinin sorumlu tutulacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 11. CD — E. 2023/706, K. 2024/43, T. 08.01.2024 | Savcının İnceleme Yükümlülüğü
Savcının şüpheyi öğrenir öğrenmez hesap hareketlerini incelemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sazan sarmalı dolandırıcılığı nedir?
Failin bir araç ilanını kopyalayarak kendisini malik gibi göstermesi, gerçek alıcıyı düşük fiyatla cezbetmesi ve noter aşamasında parayı “eş/kardeş/şirket hesabı” bahanesiyle kendi kontrolündeki bir hesaba yönlendirmesiyle işlenen, hem satıcıyı hem alıcıyı mağdur eden bir nitelikli dolandırıcılık türüdür (TCK 158/1-f).
Noterde imzayı attıktan sonra dolandırıldığımı fark ettim, aracımı geri alabilir miyim?
Evet. İmzanız hile ile sakatlanmış bir iradeye dayandığından, TMK m. 989 uyarınca aracın rızanız dışında elden çıktığı kabul edilebilir ve tescil kaydının iptali ile aracın iadesi için dava açabilirsiniz. Bu hak, aracı sonradan iyi niyetle satın alan üçüncü kişilere karşı da 5 yıl içinde kullanılabilir.
Parayı gönderdiğim IBAN’ın sahibi “ben de kandırıldım” derse ne olur?
Bu savunma tek başına yeterli değildir. Yargıtay’a göre hesap sahibinin “parayı başkasına teslim ettim” demesi, haklı bir hukuki sebep göstermedikçe sebepsiz zenginleşme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hesap sahibi, hesabını özensizce kullandırmasının sonuçlarına katlanmak zorundadır.
Dolandırıcının aracı sattığı galeri veya üçüncü kişi iyi niyetli olduğunu iddia edebilir mi?
Hayır, bu iddia genellikle kabul görmemektedir. Satıcının iradesi hile ile sakatlandığı için araç rıza dışı elden çıkmış sayılır; bu durumda TMK m. 989 uyarınca zincirdeki sonraki iyi niyetli alıcılar dahi korumadan yararlanamaz ve gerçek malike iade kararı verilebilir.
Banka, isim ile IBAN’ın uyuşmadığını kontrol etmek zorunda mıdır?
Yargıtay’a göre bankanın lehtar ismi ile IBAN numarasını karşılaştırmadan işlemi gerçekleştirmesi özen yükümlülüğüne aykırıdır. Bankalar imtiyazlı tacir sıfatıyla en hafif kusurlarından dahi sorumlu tutulmaktadır; bu durum banka aleyhine açılacak tazminat davalarında önemli bir dayanak oluşturabilir.
Sazan sarmalı dolandırıcılığında hukuk davası açmak için ceza davasının bitmesini beklemeli miyim?
Hayır. Sebepsiz zenginleşme davası ve tescil iptali davası, ceza soruşturması veya kovuşturması devam ederken de açılabilir. Ağır Ceza Mahkemesindeki süreç uzun sürebileceğinden, paranın ve aracın geri alınması için hukuk davalarının vakit kaybetmeden açılması önerilir.

Bu konuda hukuki destek almak isterseniz İstanbul Ceza Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Hukuki Destek Almak İster Misiniz?

Sazan sarmalı (üçgen) dolandırıcılığı mağduriyeti, aracın veya paranın iadesi için tescil iptali ve sebepsiz zenginleşme davaları, banka/noter sorumluluğuna ilişkin tazminat talepleri veya Ağır Ceza Mahkemesindeki nitelikli dolandırıcılık sürecine ilişkin profesyonel hukuki destek için vakit kaybetmeden iletişime geçin.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp ile Yazın
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki uyuşmazlık kendine özgü koşullar içermekte olup hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir. Av. Turgut Ekrem — turgutekrem.av.tr
Paylaş: 𝕏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu konuda hukuki destek mi gerekiyor?

Davanızın özelliklerini değerlendirmek için randevu talebinizi gönderin.

Randevu Al